İstanbul BAM 44. HD 2024/517 E. 2024/1007 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2024/517
2024/1007
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/517
KARAR NO: 2024/1007
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/12/2023
NUMARASI: 2023/119 E. - 2023/306 K.
DAVANIN KONUSU: Telif Hakkı Devir Sözleşmesinin İptali, Olmadığı Takdirde Feshi.
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... dava dilekçesi ile, kendisinin 2000 yılından beri yurt dışında işçi olarak çalıştığını, davalı ... ile aralarında 07/02/2009 tarihli telif, edisyon ve menajerlik yetkisi devrine ilişkin sözleşme yapıldığını, davacının söz konusu bu sözleşmeyi hiç istemediği halde iradesi dışında imzalamak zorunda bırakıldığını, davalı tarafın bu sözleşme ile doğabilecek tüm riskleri kendisine yüklediğini, iradesi dışında imzalanan taraflar arasındaki 07/02/2009 tarihli sözleşmenin hata, hile, gabin nedeniyle iptalinin gerektiğini iddia ederek, kendisi ile davalı ... arasında düzenlenen 07/02/2009 tarihli telif, edisyon ve menajerlik yetkisi başlıklı sözleşme akdinin iptaline, olmadığı takdirde feshine ... lehine Beyoğlu ... Noterliğinin 10/02/2009 tarih ... sayılı teminat amaçlı satış vaadi sözleşmesine ihtiyati tedbir konulmasına, taraflar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gün ve saatinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalı tarafça davanın esasına ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği gibi ön inceleme duruşmasına da katılmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Somut uyuşmazlıkta gabin yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 21. Maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. Maddesinde ön görülen hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı görülmüştür. Yine, yanılma veya aldatma yada korkutma yönünden ise 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 31. Maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 39. Maddesinde ön görülen hak düşürücü süre içerisinde dava açılmamıştır. Ayrıca, sözleşmenin 7. Maddesiyle belirlenen sözleşme süresi de sona ermiştir. Bu durumda böyle bir davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi, hak düşürücü süre de geçtiğinden davanın reddi..." şeklindeki gerekçeleri ile; "Davacının davasının REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın telif haklarının devri üzerine olduğunu, aslen 4 kişinin işbirliği halinde telif haklarını aralarında devir etmek yerine, kendi üzerinden davalıya devri hakkında olduğunu, bu devirler esnasında kendisinden birkaç taşınmazla ilgili teminat amaçlı satış vaadi sözleşmesinin alındığını, diğer bir ifadeyle hukuki yararının bulunmakta olduğunu, yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterlerin, ikrar veya yemin delilleri ile sözleşme ilişkisinin ispatlanabilir olduğunu, Tüm bu delillerle sözleşme ilişkisinin ispatlandığını, tanık beyanlarının telif hakkı devri olmadığını savunarak ilk derece mahkemesince kurulan red kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekilinin istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu 07/02/2009 tarihli sözleşmenin iptali, feshi davasıdır. 07/02/2009 tarihli sözleşmenin 7. Maddesinde sözleşmenin süresinin 10 yıl olup, hiçbir şekilde ve tek taraflı olarak fesh edilemeyeceği belirtilmiştir. Dava tarihi 21/12/2022 tarihinde sözleşmenin 10 yıllık süresi dolmuştur. 6098 Sayılı TBK 28. Maddesine göre; Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir. 6098 Sayılı TBK 39. Maddesine göre; Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Davanın kanunda öngörülen süre içinde açılmadığı, sözleşmenin 10 yıllık süresinin dava tarihinden önce dolduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/12/2023 tarih ve 2023/119 E., 2023/306 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02