İstanbul BAM 44. HD 2021/1358 E. 2024/1000 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2021/1358
2024/1000
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1358 Esas
KARAR NO: 2024/1000
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/04/2021
NUMARASI: 2020/417 E. - 2021/380 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, çekin davalıdan alındığını, müvekkilinin alacaklı olması sebebiyle bu çeki 04/05/2019 tarihinde bankadan tahsil ettiğini, bu çek dışında taraflar arasında başka ilişki bulunmadığını, çekin bir ödeme aracı olduğunu, müvekkilinin aldığı çekin parasını geri vermek durumunda olmadığını, davalı tarafın bu çekin bedelini neden geri istediğini, ispatlamak durumunda olduğunu belirterek menfi tespit davasının kabulüne %20 tazminata hükmedilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu ...'ün, ... şirketinin de tek sahibi olduğunu, müvekkili ile davacı arasında havlu alım satımı konusunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin anlaşmaya istinaden bahse konu çeki davacıya verdiğini, davacının da havluların tırlara yüklenme resimlerini tırın yola çıkması gibi bir sürü resmi müvekkiline gönderdiğini, malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin vermiş olduğu çekin bankadan tahsil edildiğini belirterek davanın reddine, ve davacı aleyhinde %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Eldeki uyuşmazlığın esasına gelecek olursa öncelikle takibin neye dayandığı ve takibe dayanak alacak iddiası doğrultusunda tarafların üzerinde bulunan ispat külfetlerini açıklamak gerekecektir.Takibin konusu alacaklısının davacı lduğu ,borçlusunun davalı (takipte alacaklı) olduğu çekin davacı tarafından tahsil edilmesine rağmen çekin karşılığı olarak vaad edildiği dile getirilen malların çek borçlusuna teslim edilmemesi ve teslim olgusu olmaması nedeniyle çek borçlusunun ödemiş olduğu çek bedelinin iadesidir.Takip alacaklısı olan dosyamız davalısının ödemiş olduğu çek bedelinin iadesini talep edebilmesi için öncelikle çekin neye ilişkin verildiğini ispat etmesi gerekmektedir.Çünkü bir kambiyo senedi olan çek illetten mücerrettir.İlletten mücerret olması nedeniyle bir ille(sebebe( bağlanacak yani talil edilecek ise medeni kanunda ifadesini bulduğu şekliyle bu vakıadan kendi lehine hak çıkaracak olan çek borçlusu yani davalının çekin verilme nedenini ispat etmesi gerekmektedir.Çekin verilme nedeni ise yalnızca yazılı delille ispat olunabilecektir.Nitekim hukukumuzda senede karşı senetle ispat kuralı geçerlidir.Eldeki dosya içeriğinde davalı (çek borçlusu) tarafından çekin taraflar arasındaki havlu alım satımına ilişkin verildiği yönünde herhangi bir yazılı delil sunulmadığından ,davalının ödemiş olduğu çek bedelinin iadesini talep edemeyeceği kanaatine varılmış ve çek alacaklısı (takip borçlusu) olan davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu" şeklindeki gerekçeleri ile; "Davanın kabulü ile; 1-Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-İİK 72/5 . Maddesi uyarınca takip konusu miktar olan 465.360,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde çek dolayısı ile alacaklı olduğunu, kendi ifadesi ile söz konusu çekin bir kere davacıya verildiğini ve alacaklı durumuna geçtiğini ifade ettiğini, her ne kadar davacı tarafından senedin mücerretliğine dayanılsa da gerçek şu ki taraflar arasında Whatsapp yazışmalarınca da görüleceği üzere bir ticari ilişki kurulduğunu, yerel mahkemeye bahsi geçen yazışmaları suduklarını, yazışmanın içeriğinde havluların yüklendiğine dair karşı tarafın beyanları söz konu olup müvekkilinin de buna güvenerek malların kendisine ulaştırılmasını beklediğini, ancak herhangi bir şekilde ödemenin karşılığı olan malların müvekkiline müvekkile gelmediğini, Whatsapp görüşmelerinde taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin gayet açık bir şekilde anlaşılır olduğunu, davacının bir şekilde verilen çek için alacaklı olduğu iddiası ele alındığında durup dururken bir kimsenin başka bir kimseye böylesine yüklü bir ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı oluğu açıkça anlaşılacağından, arz ve izah ettikleri hususlarca da görüleceği üzere haksız ve mesnetsiz açılan bu davanın reddi gerekmekte iken yerel mahkemece kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğundan davanın istinafen incelenerek kaldırılmasını ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine ilişkin menfi tespit davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine, ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 04/05/2019 vadeli 420.000,00 TL bedelli ... Bankası Beykoz şubesinden verilen çek olduğu, davacı tarafça çekin avans olarak verildiği, çek bedeli karşılığında mal veya hizmet alınmadığı ileri sürülmüştür. ... Bankası İstanbul Beykoz Şubesine ait ... numaralı çekte keşide tarihinin 04/05/2019, çek bedelinin 420.000,00 TL lehtarın ... olduğu çekin arkasında işbu çek bedelinin ...'ın talebi doğrultusunda ... emrine bloke edildiğinin belirtildiği, çekin ... tarafından ödendiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının takipten önce taraflar arasında havlu alım satımı hususunun gerçekleştiğini, ...'ın ...'den havlu aldığı, havluların araca yükleniş fotoğraflarının gönderilmesi üzerine, ... tarafından ...'e 420.000,00 TL bedelli çekin verildiği, ... tarafından çek bedelinin tahsil edildiği, ... tarafından havluların teslim edilmediği ileri sürülerek ...'e ödediği çek bedelinin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı borçlu ... tarafından menfi tespit davası açıldığı anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Somut olayda, ispat yükü davalı alacaklıdadır. Çek bir ödeme vasıtasıdır. Davalı çekin avans olarak verildiğini, çek karşılığında mal teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Ödediği çek bedelinin istirdatı için icra takibi başlatmış ancak davacı tarafça menfi tespit davası açılmıştır. Mahkemece ispat yükünün davalıda olduğu ve iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin WhatsApp yazışmalarına dayandığı anlaşılmakla, dosyaya sunulan yazışmaların incelenmesinde taraflar arasında uyuşmazlığı çözecek nitelikte yazışmaya rastlanmamıştır. Davalı vekilinin delilleri arasında, ticari defterlere dayanmadığı, defter inceleme talebinde bulunmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflar ve WhatsApp yazışmalarının çekin avans çeki olduğunu ve bedelsiz kaldığını, ödediği bedelin iadesi gerektiğini ispatlayamadığı, ispat yükümlülüğünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, davalı alacaklı tarafından ispat yükümlülüğünün yerine getirilemediği anlaşılmakla mahkemece bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, kazanılmış haklar saklı tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/04/2021 tarih, 2020/417 E., 2021/380 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, düzeltilmiş gerekçe ile; 3-Davanın kabulüne, -Davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, -İİK 72/5. Maddesi uyarınca takip konusu miktar olan 465.360,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatının (93.72,00 TL ) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.788,74 TL karar harcından peşin alınan 7.947,19 TL'nin mahsubu ile 23.841,55 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 7.947,19 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 176,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 8.185,49 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 71.150,40 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02