İstanbul BAM 44. HD 2022/1781 E. 2023/1457 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2022/1781
2023/1457
23 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1781
KARAR NO: 2023/1457
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2022/104 E. - 2022/422 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait üç adet çekin, davalıların ticari ilişki içerisinde bulunduğu ... ile yapılan işin karşılığı verildiğini, 11/10/2013 tarihinde ... tarafından çeklerin çaldırıldığını, müvekkilince, buna rağmen davalı ...' ya ödeme yaptığını, davalılardan ... A.Ş.'nin söz konusu çek ile ilgili olarak icra takibi başlattığını, bu çek ile ilgili olarak İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2013/328 Esas sayılı dosyası ile ödemeden men yasağı kararı verildiğini, ...' nın müşteki sıfatıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin bu çekten dolayı davalılara herhangi bir borcunun olmadığını beyan ederek; dava konusu ... Bankası Merter Şubesine ait; ... seri numaralı, 31/03/2014 keşide tarihli ve 15.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... Tic. Ltd. Şti ile arasında 11/10/2013 tarihli Faktorin sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında davaya konu çekin temlik alındığını, davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, çekin ciro zincirinin tam olduğunu, müvekkilince çekin usulüne uygun olarak iktisap edildiğini beyan ederek; davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının keşidecisi olduğu, davaya konu çekin müvekkilinin elinden rızası hilafına çıktığını, mezkur çekin iptali için İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2013/328 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, davalı ... A.Ş tarafından başlatılan takibe müvekkilinin imzaya itiraz ettiğini ve İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi' nde 2014/610 Esas sayılı davanın açıldığını, imzanın müvekkiline ait olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin çekten sorumlu olmadığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin kaldırma kararından önce Mahkemece; "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 687/2. maddesi ve 6361 Sayılı Kanun'un 9/2. maddesi karşısında faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı, aynı kanunun 9/3. maddesi hükmünün ise, faktoring işleminin tarafı olmayan ve ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından uygulanabileceği, dava konusu çekin ciro zincirlerinin şeklen düzgün olduğu ve son olarak davalı faktoring şirketine ciro edildiği, çekin davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki iktisap ederken yasa, sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına uygun hareket ettiği, iktisapta iyi niyetli yetkili hamil olduğu, iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket ettiği, kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından, davanın ... A.Ş. yönünden esastan reddine, Menfi tespit davasının lehdar ile hamil aleyhine açılması halinde, davacı-borçlunun önce lehdara karşı senedin bedelsiz kaldığını, bilahare hamile karşı bedelsiz senedin bile bile kendisi zararına hareketle iktisap edildiğini 6102 sayılı TTK nun 818 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 687. maddesi gereğince kanıtlaması gerekeceği, davacı ile davalı ... arasındaki şahsi ilişkiden doğan defilerin, ancak bu defilerin doğumuna etken olan kişiler arasında ileri sürülebileceği, davacı çek bedelini ödediğini iddia etmiş ise de, defterlerinde bu çeke dair yapılan bir ödemeye yer verilmediği, çekin verilmesinden sonra davacı ile davalı ... arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği ve davalı ... tarafından çekin ödendiğine ilişkin bir kabul beyanı bulunmadığından, bu davalı ve diğer davalılar yönünden davacının keşideci olması ve davacı tarafından diğer davalıların kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanamadığından davanın reddine" karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2021/1392 Esas ve 2021/1348 Karar sayılı kararıyla; "...davacı ... vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddine, ancak davacı vekili dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup yemin delili hatırlatılmaksızın karar verilmiş olduğundan kararın 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinafın kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, belirtilen şekilde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak..." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "..Davacı vekilinin 09/03/2022 havale tarihli dilekçesinde; davalı ... yemin yaptırılmasını talep etmiş olup, davalı ... "Dava konusu çekin bedelinin (... Bankası Merter şubesi ... numaralı 31.03.2014 keşide tarihli 15.000TL bedelli) davacı keşideci tarafından tarafıma ödendiğini, davacıdan herhangi bir alacağımın kalmadığını dava konusu çekin elimden rıza dışında çıktığına dair namusum şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum .'' şeklinde yemin ettiği görülerek mezkur kaldırma ilamı da dikkate alınarak, davacının davasının, davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine" karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin rızası hilafında elinden çıkmış olan senet dolayısıyla davada bir kusuru bulunmamasına rağmen aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkilin bu masraflara katlanması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kararın aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve masraflar nedeniyle müvekkili yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesinin ... açısından verilen kabul kararı dışında diğer davalılar yönünden verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu çek bedellleri 3. şahısa ödemiş ve ve ... kusuru neticesinde çalınıp kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçtiğini ve en son ciranta olan ... tarafından müvekkile icra takibi yapıldığını, ciro silsilesinin bozuk olduğunu, faktoring dışında diğer cirantaların uydurma isim ve şirketler olduğunu ve fakat bu durumun yerel mahkeme tarafından araştırılmadığını, 3.şahıs alacaklı şirket basiretli tacir gibi davranmak durumunda olduğunu, aksi halde çalıntı çekler bu şekilde factoring şirketlerine getirilip haksız kazanç sağlanmakta ve alacaklı da yalnızca ben iyiniyetliyim savunmasına dayanarak para tahsil etmekte olduğunu beyan ederek müvekkilinin mağdur eden kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf; davaya konu çekin yapılan işin karşılığı ... verildiğini ve ... elinde iken çalınmasına rağmen bedelinin ... ödendiği ve İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/328 Esas sayılı dosyası ile ödemeden men yasağı verildiği halde, davalılardan ... A.Ş. icra takibi başlattığından, dava konusu ... Bankası Merter Şubesine ait ... seri numaralı, 31/03/2014 keşide tarihli, 15.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Davalı ... , dava konusu çekin bedelinin (... Bankası Merter şubesi ... numaralı 31.03.2014 keşide tarihli 15.000TL bedelli) davacı keşideci tarafından tarafına ödendiğini beyan etmiş olup, dava, bu davalı yönünden kabul edildiğinden, davada haksız çıkan taraf aleyhine yasa gereği vekalet ücretine hükmedileceğinden, vekalet ücretine hükmedilmesi için kusur aranmadığından bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf yönünden yapılan istinaf incelemesinde; Dava konusu çek ... adına düzenlenmiş olup TTK'nın 778/2-D maddesi yollaması ile TTK 677.maddesi gereğince dava konusu çekte lehtar ve birinci cirantanın imzasının ona ait olmaması davacı keşideciyi sorumluluktan kurtarmayacağı ve imzaların istiklali prensibi uyarınca lehtar imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği gibi imzasını inkar etmeyen keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu nedenle davacının keşideci olarak davalıların kötü niyeti ispatlanmadığı sürece çek bedelinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında ... finansman sağlayan ... şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas ve 2016/298 karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, davacı keşidecinin imzasını ikrar etmemesi nedeniyle çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ... tarafından, usullüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olup olmadığının araştırılmaması ... Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa ait olup, usule uygun kanıtlanmadığından, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin ayrı ayrı istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih ve 2022/104 E., 2022/422 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 256,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 768,49 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12