İstanbul BAM 44. HD 2022/1114 E. 2023/1378 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2022/1114
2023/1378
16 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/1114
KARAR NO: 2023/1378
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 28/04/2022
NUMARASI: 2020/303 E. - 2022/62 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının ilk olarak, 1998 yılında İstanbul Levent'te faaliyete başlamış ... Sanayi A.Ş.'e ("... Gıda A.Ş.") ait bir restoranın adı olarak kullanılmaya başlandığını, ... Gıda A.Ş. aynı yıl içerisinde, işlettiği restoranda verdiği hizmette kullandığı ad ve işaretin marka olarak tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka başvurusu yapmış ve "..." ibaresini ... başvuru no ... tescil no ile 38., 41., 43. ve 44 sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, ... restoranlarında kullanılmaya başlanılan ..- Şekil (... marka tescil no.lu ) ve ... Şekil (... marka tescil no-lu ) ibareleri de 2002 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 29., 35. ve 43. Sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini, anılan markalar üzerindeki tek hak sahibinin müvekkili olduğunu, ... markasının yurtdışında da tescillettirildiğini Türkiye'de ve yurtdışında ... markalı bir çok restoranın işletilmekte olduğunu, davalı şirket ile "..." markasının kullanımı için Kasım 2011 tarihinde franchise sözleşmesi imzalandığını, Franchise Sözleşmesi devam ederken, davalı Şirket ile ... marka hak sahipleri arasında, Franchise Sözleşmesine aykırı olarak Koşuyolu Şubesi adı altında yeni bir ... restoranı açılması ve franchise ücretinin ödenmemesi sebepleriyle sözleşmenin Aralık 2018 tarihinde sona erdirildiğini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olarak, müvekkil şirketin markası "..." ibaresini kullanarak oluşturduğu ... tescil numarası ile " ..." , ... tescil numarası ile " ..." ve ... tescil numarası ile "..." ibarelerini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 29, 43,35. sınıflarda kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, dava konusu markaların müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derece benzerdir ve iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, davalı tarafından yapılan marka başvurusu kötü niyetli olduğunu, “...” ibaresinin müvekkilinin ve lisansörleri ile özdeşleşmiş, Türkiye ve uluslararası düzeyde iyi bilinirliği yüksek, tanınmış bir marka olduğunu belirterek; Müvekkilin ... markasının Davalı tarafından taklit edildiğinin ve bu durumunun Müvekkilimizin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, Müvekkilimizin tescilli ve hak sahibi olduğu ... markasına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan Davalı adına tescilli ... tescil nolu “ ...”, ... tescil nolu “ ...” ve ... tescil nolu “...” markalarının Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25. Vd. Maddesi gereğince ve kötü niyetli olarak tesciledilmiş olması nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıflar için hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkine, söz konusu markaların 3. kişilere devrinin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ...Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti (ESKİ UNVANI: ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ) ile ... Gıda Tur. Teks. Tic. San. A.Ş. İle 30.11.2011 tarihli Franchıse sözleşmesi akdedilmiş olup müvekkilinin uzun bir süre “...” markasını kullandığını, gerek davacı ile aralarındaki dostluk ilişkisi gereği gerekse aralarında geçen mail kayıtlarından görüleceği üzere davacı taraf ile anlaşma/protokol sürecinde olmaları sebebiyle müvekkiline “...” markasını 2018 yılı aralık ayı sonuna kadar markayı kullanma izni verildiğini, nitekim davacı tarafın da dava dilekçesinin 3. sayfasında20 18 yılı Aralık sonuna kadar davaya konu markanın kullanılmasına muvafakat edildiğini açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin davacı tarafın 2018 yılı aralık ayı sonuna kadar markayı kullanma izni vermesi üzerine tam da anlaştıkları gibi hatta daha öncesinde 2018 yılı Eylül ayında müvekkilin yönlendirmesiyle Koşuyolu Şubesi açısından yeni bir franchise sözleşmesi imzaladıklarını, devamında ise müvekkili tarafından 2018 yılı Nisan ayı itibariyle kendisine ait farklı bir markanın ( ...) tescili yapılarak ... markasının kullanımına son verildiğini ve müvekkilce kendine ait ... markasının kullanımına başlanıldığını, davacı tarafın şimdiye dek markasını koruma anlamında hiçbir tedbir almamış olup ... markası ile ilgili aynı sınıfta yer alan ve iltibas yaratan birçok markanın kullanımını engellememiş olup davacının markasının hukuki koruması kalmadığını, müvekkili şirkete ait “ ...” markasının esas unsuru ... ibaresi olup ayırt edicilik unsurunun bulunduğunu ve markanın davacı tarafa ait ... markasıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin, yemek sektöründe faaliyet gösterdiğini, karşılığı “parça, lokma” olan “...” ibaresi ilgili sektörde herkes tarafından kullanılabilecek ayırt edicilik unsurunu haiz olmayan bir ibare olduğunu, 6769 sayılı SMK'nın marka tescilinde mutlak ret nedenlerini düzenleyen 5. maddesinin (C) bendi uyarınca “...” kelimesinin yemek, kafe, restaurant sektöründe münhasır marka olarak kullanılması kabul edilmeyeceğini, davacı tarafın geçmiş zamanda bu ibareyi tescil ettirmiş olması ise başkaları tarafından marka içerisinde yer verilmesine engel teşkil etmeyeceğini belirterek; Re'sen tespit olunacak durumlar karşısında, eksik delillerimizin celp edildikten ve tanıkları dinlendikten sonra davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, ... sayılı marka yönünden, markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından davanın reddine, Davalı adına tescilli ... numaralı ... ve ... numaralı ... markalarının hükümsüzlüğüne, Davalı kullanımlarının davacının ... numaralı ... markasına yönelik tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın markasının tanınmış marka olduğuna dair hiçbir tespitin dosyada bulunmadığını, davacı tarafça böyle bir iddia ve talep olmadığını, bilirkişilerin davacıya ait markanın tanınmış marka olduğu yönündeki tespitlerinin kabul edilemeyeceğini, davacıya ait markanın tanınmış olup olmadığının tespiti konusunda öncelikli yetki Kurumda olup Kurum tarafından yapılan başvurunun kabul edilmemesi halinde ancak mahkeme kanalıyla tanınmış marka olup olmadığının tespit edileceğini beyan ederek İlk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar her ne kadar davalı vekilince istinaf edilmiş ise de; davalı vekili tarafından 07/11/2023 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yolu başvurusundan feragat ettiğini bildirmiştir. Davalı vekilinin vekaletnamesinden, kanunyolu başvuru hakkından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.İstinaf başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK m.349/2'de, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karar bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı vekili tarafından 23/10/2023 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat edildiği belirlenmekle 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf başvurusundan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE,2- Davalı tarafından peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan taraflara iadesine,3- İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12