İstanbul BAM 44. HD 2023/1421 E. 2023/1294 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
bam
2023/1421
2023/1294
2 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1421
KARAR NO: 2023/1294
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 27/04/2023
NUMARASI: 2021/635 E. - 2023/326 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalıdan yapacağı yedek parça alımının teminatı olmak üzere ... Bankası Ortaköy Şubesinin, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.01.2015 olan 500.000,00-TL bedelli ... numaralı teminat çekinin, müvekkil şirketin merkezinde davalı şirketin müdürü ...’ya teslim edildiğini, davalı tarafından düzenlenen çekin bilgileri bulunan çek alındı bordrosunun gönderildiğini, davalı tarafından hazırlanan bordroda belirtildiği şekliyle "teminat olarak teslim alınmıştır" ibaresinin mevcut olduğunu, davacının yedek parça alımı talebinin davalı tarafından bir küçük mal haricinde yerine getirilmediğini, yedek parça alımı işinin teminatı olarak verilen teminat çekinin bedelsiz kaldığını, cari hesapta dava konusu teminat çeki dışında davalının davacıdan 22.601,34 TL alacaklı göründüğünü, bu borcun müvekkilin kabulünde olduğunu, dava konusu 500.000,00 TL miktarlı teminat çekinin kabulünde olan bu meblağın dışındaki 477.398,66 TL lik bedel açısından müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, müvekkil tarafından davalıya Üsküdar ... Noterliğinin 19.12.2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak davalı tarafından çekin iade edilmediğini, ihtarnameye cevap dahi verilmediğini beyanla, dava konusu teminat çeki nedeniyle davalıya 477.398,66-TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin adresi Gaziemir/İzmir olduğundan davayı görmeye yetkili mahkemelerin İzmir ATM olduğunu, davanın davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, davayı kabul etmediklerini, müvekkil daha önceki iştigal konusunun da otomotiv sektörü olduğunu, 20.05.2014 tarihinde ... Servis Tic. A.Ş ile yaptığı iş yeri devir sözleşmesi ile ... A.Ş. den ... İzmir'in bayiliğini ve işyerini 01.07.2014 tarihinde devir aldığını, ... A.Ş. ile ticaret yapan davacı ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin aynı ticareti iş yerini devir alan müvekkil şirket ile sürdürmek istediğini, ticari ilişkinin bu şekilde başladığını, ... Ltd. Şti.'nin 26.02.2013 tarihinden itibaren tamamen tek kişilik şirkete dönüştüğünü, davacı şirketin kurucusunun tek hissedarı ve tek yetkilisinin ... olduğunu, davacının 21.10.2013 tarih ve sayı 8426 sayfa 417 'de yayınlanarak; 09.10.2013 tarihinde kurulduğunun tescil ve ilan olduğunu, davacı şirketi kuran ...’nın kısa bir süre sonra bu şirketi: ... isimli kişiye devrettiğini, davalıdan ... araçlarına ait yedek parça satın alan dava dışı ... Ltd. Şti. nin bu parçaları davacı ... A.Ş.'ye sattığını, onun üzerinden ihracat ve satış yaptığını, davacının ve dava dışı ...'in ticari defterleri incelendiğinde bu hususun tespit edileceğini, müvekkilinin Temmuz ve Ağustos 2014 aylarında kendisinden yüklü miktarda mal alan dava dışı ...’ten borcun tahsili için girişimde bulunduğunu, 20.08.2014 tarihinde ... Bankası Çekmeköy İstanbul şubesine ait 15.12.2014 vadeli 500.000,00 TL bedelli ... numaralı çeki aldığını, ... yetkilisi ve ...'nın kurucu ortağı olup o an resmiyette gözükmeyen ama birlikte ticaret yaptıkları ... tarafından müvekkili şirkete hitaben senet tanzim ederek verdiğini, (dosyada 23.09.2014 tarihli 500.000-TL miktarlı bono verildiğine dair ... imzalı belge sureti) müvekkilinin, ... yetkilisi ...'nında şahsen zorda olduğu düşüncesi ile bu senedi kabul etmediğini, iade ettiğini, bu durumda ticareti devam ettirmek isteyen ... ve ... taraflarına dava konusu 30.01.2015 keşide tarihli, ... çek nolu çeki verdiklerini, çekin organik bağ ve aynı zamanda sıkı bir ticari ilişki içinde olan dava dışı ...’in borçları için davacı ... tarafından keşide edilerek verildiğini, davacının dava konusu çekin teminat çeki olduğuna dair iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacının bu idiasını yazılı delil ile kanıtlamasının zorunlu olduğunu, davacının dilekçesinde sunduğu çek teslim belgesinin kesinlikle davalı ile alakası olmadığını, 23.09.2014 tarihini taşıyan bu belgede ismi ve imzası olan ... isimli kişinin müvekkili ... Paz. Tic. A.Ş. ile hiçbir alakasının olmadığını; müvekkili şirkette böyle bir kişinin o tarihte ve öncesinde çalışmadığını, kişinin şirket işlemlerinde hiçbir yetkisinin olmadığını, ... isimli kişinin 12.07.2011 ve 14.11.2014 tarihleri arasında ... Tic. A.Ş. Nin bir başka kuruluşu olan ... Yedek Parça San. Ve Tic, A.Ş.’de çalıştığının tespit edildiğini, davacının dayandığı bu belgedeki imzanın kime ait olduğu konusunda da bir bilgilerinin olmadığını, ... ile davacı ve dava dışı ... arasındaki ilişki yukarıda izah edildiği şekilde muğlak olduğunu, davacının sunmuş olduğu çek alındı bordrosunu kesinlikle kabul etmediklerini, davacının nereden ve nasıl temin ettiği ya da düzenlendiği belli olmayan bu belgenin kesinlikle müvekkil şirkete ait olmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İstanbul 13. ATM 30/03/2017 tarih, 2015/22 Esas, 2017/222 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul BAM 44. H.D. 23/09/2021 tarih, 2021/858 E. 2021/951 K. sayılı kararı ile; "Davalı taraf, çekin veriliş nedenini talil etmiş olup, ispat yükünü üzerine almıştır. Bu hususta, davacı tarafça delil olarak sunulan çek alındı bordrosu önem taşımaktadır. Davalı, söz konusu belge altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, Mahkemece bu husus araştırılmamış, gerekli imza incelemesi yapılmamıştır. Diğer yandan, davalının, dava konusu çeki şirket çalışanı ... vasıtasıyla aldıklarını iddia etmiş olması nedeniyle, çekin teslim alındığına ilişkin belge altında isim ve imzası bulunan ...'nın tanık olarak beyanına başvurulması, yine davanın aydınlanması bakımından önem taşımakta olup, davacı vekilinin bu yöndeki talebi Mahkemece isabetsiz bir şekilde reddedilmiştir. Ayrıca her ne kadar Mahkemece, davacı ile ... firması arasında organik bağ bulunduğu değerlendirilmiş ise de, bu hususta gerekli araştırmanın yapılmadığı, yapılan değerlendirmenin bir gerekçeye dayanmadığı anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından davalı aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğu beyan edilmiş olup, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/8270 sr. numaralı dosyasının celbedilip diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş; Çek alındı bordrosundaki imzanın inkâr edilmesi nedeniyle, söz konusu imzanın, belgenin kayıt tarihi itibariyle şirket temsilcilcisine ait olup olmadığı, Davalının, dava konusu çeki şirket çalışanı ... vasıtasıyla aldıklarını iddia etmiş olması karşısında, davacı tarafından sunulan ve dava konusu çeke ilişkin 23.09.2014 tarihli teslim alındı belgesindeki imzanın aidiyeti ile çekin, adı geçen ... tarafından teslim alınıp alınmadığının araştırılması, bu hususta adı geçenin tanık olarak beyanının alınması, Davalının savunması dikkate alınarak, ... ile davacı şirket arasındaki organik bağ iddiasının hukuka uygun olarak sıkı bir şekilde araştırılması, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/8270 soruşturma sayılı dosyası celbedilip, var ise dosyada mevcut ifade tutanaklarının celbedilmesi, yukarıda eksikliği belirtilen hususlar giderildikten sonra celbedilen tüm bilgi ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken, esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verildiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının 6100 sayılı HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince iadesine karar verilmiştir.İstanbul 13. ATM 27/04/2023 tarih, 2021/635 Esas, 2023/326 K. sayılı kararı ile; "Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, İstinaf İlamında işaret edilen hususlarda celp edilen deliller ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı ...A.Ş.'nin, dava dışı .... A.Ş.'den devraldığı iş yerinde ... İzmir'in bayiliğini yürüttüğü ve daha evvel ...A.Ş. ile ticaret yapan davacı ... ve dava dışı ... ile de bu kapsamda ticari ilişkilerini sürdürdüğü, davalının usulüne uygun tutulan ve HMK.m.222 uyarınca lehine delil olan ticari defter ve belgelerine göre davacı ...'dan 22.601,34-TL cari hesap alacağı, dava dışı ...'ten de dava konusu çek haricinde 501.920,31-TL cari hesap alacağı bulunduğu ve bu hususun talimat yoluyla incelenen davacı ...'nın ticari defterleri ile de sabit olduğu, ancak dava dışı ... tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, dosyada bir sureti bulunan 23.09.2014 tarihli ... imzalı belgede ... Ltd. şti. tarafından alınan mallar karşılığı ... Otomotiv A.Ş.'ye verilen 19.12.2014 tarihli 500.000-TL'lik çekten kaynaklanan borcu şahsen kabul ettiğini, söz konusu borcun ödenmesi amacıyla ... Otomotiv A.Ş.adına 23.10.2014 tarihli, 500.000-TL 'lik bononun tarafından tanzim edildiğini beyan ettikleri, ancak, davalı savunmasına göre ...'nın bu meblağı şahsen ödeyemeyeceği inancıyla bononun alınmadığı, dolayısıyla bu belgeninde davalı savunmasını doğruladığı, alınmayan bono yerine bu kez ...'nın yetkilisi olduğu şirket adına imzaladığı 31.01.2015 keşide tarihli, ... çek nolu dava konusu çeki aldıkları ve çekin dava dışı ...'in borcundan mahsup edildiği, davacı ... Dış Ticaret A.Ş.'nin 09.10.2013 tarihinde kurulup tescil edildiği, şirketin tek yetkilisi ve ortağı ...'nın bütün hisselerini ve temsil yetkisini Aralık 2013 tarihinde ...'ya satıp devrettiği, dava dışı ... İnşaat San ve Tic Ltd Şti'nin 07.02.2012 tarihinde kurulup tescil edildiği, 26.02.2013 tarihinden itibaren tek yetkili ve ortağının ... olduğu, her iki şirket arasında organik bir bağ bulunduğu, her ne kadar ... ve kardeşinin, ... şirketi yetkilisi ...'nın adresini silahla kurşunlattığı, aralarında husumet bulunduğu ileri sürülmüş ise de; bahsi geçen olayın 27.08.2015 tarihinde gerçekleştiği, davaya konu çekin ise daha önce 30.01.2015 tarihinde keşide edilmiş olduğu, davaya konu çekin teminat maksadıyla verilmeyip, dava dışı ...'in davalıya olan borcuna mahsuben verildiğine ilişkin iddianın tüm delillerle ispatlandığı anlaşılmakla," davanın reddine, davalı alacaklı yararına davaya konu çek tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm beyanlarını tekrar ettiklerini, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin davalı şirketten yapacağı yedek parça alımının teminatı olmak üzere ... Bankası Ortaköy Şubesi'nin keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 30.01.2015 olan, 500.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı teminat çekini, 23.09.2014 tarihinde müvekkil şirketin eski merkez adresi olan, yine kavacık’ta davalı şirketin temsilci olarak görüşmeye gönderdiği ...'ya teslim ettiğini, merkezi İzmir'de bulunan davalı şirket tarafından düzenlenen ve çekin bilgileri bulunan çekin alındı bordrosunun müvekkile kargo ile gönderildiğini, davalı şirket tarafından bizzat hazırlanan bordroda da belirtildiği şekliyle "teminat olarak teslim alınmıştır" ibaresi mevcut olduğunu, müvekkilin yedek parça alımı talebinin, davalı şirket tarafından bir küçük parti mal hariç yerine getirilmediğini, bu yedek parça alımı işinin teminatı olarak verilen teminat çeki bedelsiz kaldığını, müvekkil şirket tarafından teminat olarak verilen ve bedelsiz kalan çek aslının teslim edilmesi talebiyle, Üsküdar ... Noterliği'nin 19.12.2014 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, işbu ihtarnamenin 24.12.2014'te davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen teminat çekinin müvekkile iade edilmediğini, ihtarnameye cevap verilmediğini, davalı şirket aleyhine işbu dosya kapsamında işbu çekten dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açıldığını, davanın reddedildiğini, davalı şirketin bu dava içerisinde müvekkilin ihbar olunan ... şti ile sıkı bir organik bağ içerisinde olduğunu, anılan çekin kendilerinin bu şirketten alacaklarına karşılık müvekkil şirketten alındığını, çeki teslim alan ...'nın kendileri ile bir ilgilerinin olmadığı gibi iddialarda bulunduğunu, ret kararı ile müvekkilin bir anda icra takibi ve haciz tehdidi altınad kaldığını, müvekkil şirketin çekten borçlu olmadığı bedeli avukatlık ücreti, faizi ve mahkeme masraflarıyla davalı şirkete ödemek zorunda kaldığını ve müvekkilin zarara uğradığını, istinaf incelemesi sonucu İstanbul BAM 44 H.D. 23.09.2021 tarih 2021/858 E 2021/951 K sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, yerel mahkemenin yeniden yargılama neticesinde yine hatalı karar vererek davanın reddine hükmettiğini, bozma sonrasında yerel mahkemece dava dışı ... ile müvekkil şirket arasındaki organik bağ iddiasına yönelik yapılan araştırmada anılan şirketler arasında herhangi bir organik bağ tespit edilmemiş olmasına rağmen hükmün şirketler arasında organik bağ olduğu kanaatine dayandırılmış olmasının hatalı olduğunu, dosya kapsamında toplanan delillerle çek teslim tutanağındaki imzanın, tanık ...'ya ait olduğu ispat edildiğini, bu durumda çek alındı bordrosundaki imzanın aidiyetinin bir önemi kalmadığını, çek alındı bordrosunun kargo ile müvekkil şirkete teslim edildiğinin de yine dosya kapsamında toplanan delillerle sabit olduğunu, çek alındı bordrosundaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığının tespitinin maddi gerçeğin ortaya çıkması bakımından yetersiz olduğunu, yerel mahkeme gerekçeli kararında çek teslim tutanağındaki imzanın tanık ...'ya ait olduğu ve davalı şirketin ... ile hiçbir ilişkisinin olmadığı yönündeki savunmasının gerçek olmadığı hususlarının ispatlandığına dair tek bir tespite dahi yer verilmemiş olmasının hükmü hatalı hale getirdiğini, davalı tarafın dava konusu çeki dava dışı ...'in borcuna mahsuben aldığının kabulü hukuken mümkün olmadığını, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarını kabul etmediklerini, davacının dilekçesinin 2.maddesinde davacı şirket ile dava dışı ihbar olunan ... Ltd. Şti arasındaki organik bağın bulunmadığına yönelik tüm beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, mahkemenin gerekçe ve değerlendirmesinin doğru olduğunu, organik bağ ile ilgili açıklamaları için dosyadaki tüm dilekçe ve beyanlarımıza ve özellikle 19.02.2015 T. davaya cevap ve 20.04.2015 tarihli cevaba cevap dilekçemize, 26.04.2022 T. Dilekçelerine atıfta bulunduklarını, bu iki şirket arasında çok sıkı ticari ilişki bulunduğunu, davacı vekili de organik bağ iddialarına ilişkin verdikleri 24.03.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinin 4. sayfasında ihtirazı kayıt koymaksızın, davacı şirket ile ihbar olunan şirket arasındaki organik bağ konusunda mahkeme içi ikrarda bulunduğunu, davacının dilekçesinin 3.maddesinde çek alındı bordrosuna ilişkin olarak dosya içeriğine, delil ve bilirkişi raporuna aykırı olarak birtakım iddialarda bulunduğunu, bu iddialarla ilgili olarak davanın başından beri yazdıkları tüm beyan ve dilekçelerine tekrar atıfta bulunduklarını, davacının tüm beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, davacının başından beri kabul edilmeyen çek alındı bordrosu ile dava konusu çekin teminat çeki olarak verildiğini ispatlamaya çalıştığını, yerel mahkemece de bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere söz konusu bordronun davalı şirketle hiçbir alakasının olmadığının kanıtlandığını, davacı yan tanık ...'nın beyanlarını çarpıttığını, davacının 4.madde başlığı altında ileri sürdüğü ... hakkındaki iddialarını da kabul etmediklerini, davalının ileri sürdüğü iddiaların daha önceki beyanlarının tekrarı mahiyetinde olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. (Sonraki aşamada ödendiği belirtilerek istirdatı talep edilmiştir.) Davacı tarafından davalı ... A.Ş.'den yapacağı yedek parça alımının teminatı olmak üzere ... Bankası Ortaköy Şubesi'nin İstanbul keşide yeri, 30.01.2015 keişde tarihli 500.000,0 TL bedelli ... numaralı teminat çekinin davalı şirketin müdürü olan ...'ya teslim ettiğini, davalı şirket tarafından çek alındı bordrosu düzenlenerek kendilerine gönderildiğini, davalı şirketin müvekkilinden cari hesaptan kaynaklı 22.601,34 TL alacaklı göründüğünü, dava konusu teminat çekinin bu meblağın dışında kalan 477.398,66 TL'lik bedel açısından davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ödeme yasağı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 16.01.2015 tarihli ara kararı ile dava konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. Ayrıca 22.01.2015 tarihli ara kararı ile de ödeme yasağı konulmasına karar verilmiştir.Dava konusu çek incelendiğinde keşidecinin ... A.Ş., lehtarın ... A.Ş. keşide yerinin İstanbul, keşide tarihinin 30.01.2019 tarihi olduğu, 500.000,00 TL bedelli olduğu, süresi içinde bankaya ibraz edildiği, İstanbul 13. ATM'nin kararı uyarınca herhangi bir işlem yapılamadığının belirtildiği, dava konusu çekin 6102 sayılı TTK 781. maddesine göre çek vasfına haiz olduğu kambiyo senedi vasfında olduğu anlaşılmıştır. Davalı cevap dilekçesinde müvekkiline ... İzmir bayiliğini ve iş yerini 01.07.2014 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'den devraldığını, davacı şirketin 09.10.2013 tarihinde kurulduğu, kurucusunun ... olduğu, dava dışı ... Ltd Şti'nin 02.03.2014 tarihinde kurulduğu, ...'nın kurucu ortak olduğu, hisselerin tamamının daha sonra ...'ya geçtiğini, davacı şirketi kuran ...'nın daha sonra şirketi ... isimli kişiye devrettiğini, ... yetkilisi ve kurucusu ortağı olan o an resmiyette gözükmeyen ama birlikte ticaret yaptıkları ...'nın 23.06.2014 tarihli yazı ile 500.000,00 TL bedelli 19.12.2014 tarihli senedin ... tarafından verildiğini, ancak ...'nın senedi kabul etmeyerek iade ettiğini, daha sonra dava dışı ...'in borçları için davacı ... tarafından dava konusu çekin verildiğini, 23.09.2014 tarihini taşıyan ... isimli kişinin davalı şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, çek alındı bordrosunu kesinlikle kabul etmediklerini, bordro üzerinde adı belli olmayan kimin imzaladığı belli olmayan bordronun hukuki bir geçerliliği bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece ... talimat yolu ile dinlenmiş olup İzmir 6. ATM'nin 2021/203 Talimat sayılı dosyasında tanık ... şirketine danışmanlık yaptığını, otomotiv sektöründe çalıştığını, dava konusu çeki ismini hatırlamadığı davalı şirket yetkilisinden 2015 yılının Eylül ayında teslim aldığını, hiçbir zaman anılı şirkette müdürlük yapmadığını, kendisinin ... şirketinde o dönem çalıştığını, ... şirketinin ...'na devir edildiğini, ...'ta servis müdürü olarak çalıştığını, ...'ın aynı şirkette karşılıksız çekleri çıktığı için davacı şirkete buna ilişkin çek verildiği için gittiğini, ...nın da karşılıksız çeki bulunduğundan şirket yetkilisini arayıp onların da rızası üzerine çeki aldığını ve ...na teslim ettiğini, dava konusu çekin ...'dan ...'in borcunun ödenmesi için verildiği, ... borcu ödediği durumda çeki geri istemeyeceğini, bunun karşılığında kendisine yedek parça verirsiniz dediğini, bu çekin ... borcunu ödemesi için teminat olarak verildiğ, öderse de yedek parça alınması için verilen çek olduğunu, ...'nın borcunu ödemediğini, dolayısıyla bu çekin borç için alınan bir çek olduğunu belirtmiştir. 23.09.2014 tarihli belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir. 23.09.2014 tarihli belgede dava konusu çekin teminat olarak ...'ya teslim edildiği, söz konusu çekin karşılığı olarak yedek parça tedariği yapılacağı, bu çekin ön ödeme olarak verildiği, teslim alanın ... olduğu görülmüştür. Çek alındı bordrosundaki ... Otomotiv A.Ş. adına atfen atılı imzanın şirket yetkilisi ...'nun eli ürünü olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. 13.06.2016 tarihli mali müşavir tarafından düzenlenen raporda davacının davalıya 22.601,34 TL cari hesap borcunun bulunduğu, ... firmasının davalıya 1.920,31 TL cari hesap borcu bulunduğu, mahkemenin verdiği tedbir kararı nedeniyle ... firmasının cari hesabına alacak kaydedilen 500.000,00 TL çek bedelinin davalı şirketçe tahsil edilememesi nedeniyle davalı şirketin ... firmasından toplamda 501.920,31 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Beykoz CBS 2017/8270 Soruşturma no'lu yetkisizlik kararının itiraz üzerine kaldırıldığı, dosyanın Beykoz CBS'ye iadesi için İzmir CBS'ye gönderildiği, Beykoz CBS'ye iade edilen dosyanın Beykoz CBS'nin 2018/621 Sr no'lu dosyası olduğu, bu dosyada 14.10.2019 tarihinde 2019/4485 K. sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu çekin davacı tarafından davalıya teminat olarak mı yoksa dava dışı ... firmasının borcuna mahsuben mi verildiği noktasında toplanmaktadır. İade kararımız üzerine mahkemece yapılan inceleme neticesinde çek bordrosu üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş, ... tanık olarak dinlenmiş, ve Beykoz CBS 2017/8270 Sr. no'lu dosyası celbedilerek inceleme yapılmıştır. Çek kural olarak ödeme aracı olmakla, davacı tarafça çekin teminat amaçlı verildiği ileri sürüldüğünden ispat yükünün davacıda olduğu kanaatine varılmıştır. 23/09/2014 tarihli tutanaktaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının anlaşıldığı, bu yönde başkaca delil sunulamadığı, çekin teminat amaçlı olarak verildiğinin ispatlanamadığı aksine dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile çekin teminat amaçlı olarak değil, dava dışı ... firmasının davalıya borcunun ödenmesi amacıyla verildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporundan, ... firmasının davalıya toplamda 501.920,31 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirketle dava dışı ... firması arasında organik bağ bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafça çekin teminat amaçlı verildiği ve borçlu bulunmadığı ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. İlk derece Mahkemesi, Dairemizin HMK m.353/1-a-6 maddesi uyarınca verilen ve yerinde tartışılan kararı doğrultusunda yargılama yapmış, teknik ve hukuki değerlendirme isabetli bulunmuş, neticeten, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının istinaf sebebi yaptığı tüm hususların hali hazırda Dairemizin evvelki kararında ve ilk derece Mahkemesinin gerekçeli kararında karşılandığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2021/635 E., 2023/326 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32