SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1535

Karar No

2024/956

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1535

KARAR NO: 2024/956

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/12/2018

NUMARASI: 2014/982 Esas - 2018/1242 Karar

DAVA: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2024

Dairemizce verilen 18/11/2021 tarih ve 2020/517 Esas, 2021/1406 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih ve 2022/94 Esas, 2023/4346 Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirketin kalkınmada öncelikli bölgede yer alan K.Maraş'ta pamuk ipliği üretimi işiyle iştigal ettiğini, Bakanlar Kurulunun 28.08.2006 tarih ve 2006/10921 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar"ın Ekim/2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yatırım yapma kararı aldığını, bu kapsamda T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, yatırım teşvik belgelerini aldığını, akabinde, davalı bankanın K.Maraş Şubesine müracaat ederek, 2006/10921 sayılı Karar gereğince, Teşvik Kapsamında Yatırım Kredisi talebinde bulunduğunu, talebi olumlu karşılanan müvekkiline 19.04.2007 ile 21.11.2007 tarihleri arasında, 4 ayrı itfa planı ile toplam 8.961.000,00- Euro yatırım kredisi kullandırıldığını, her iki teşvik belgesinde faiz desteği mevcut olduğunu, her ne kadar Bakanlar Kurulu, 2009/15199 sayılı kararı ile 2006/10921 sayılı kararı yürürlükten kaldırmış ise de, geçici hükümle önceki teşvik kararları için Bakanlar Kurulunun 2006/10921 sayılı kararının uygulanacağının öngörüldüğünü, döviz kredilerindeki faiz desteği 2 puan olup, azami 1.000.000 TL olduğunu, kullanılan kredilerin geri ödemesinin 26.12.2007'de başlayıp, Ağustos-2014'de kadar devam etmekte olduğunu, kredi geri ödemelerinin itfa planına uygun olarak gecikme olmaksızın düzenli şekilde ödendiğini, her ne kadar kullanılan kredinin faiz desteği bütün faiz ödemelerini kapsamakta ise de, T.C. Ekonomi Bakanlığı ile Bankalar arasındaki faiz desteğine ilişkin Protokol ancak Mart-2010'da imzalanmaya başladığını, bu kapsamda davalı banka da 05.05.2010 tarihinde protokolü imzaladığını, ancak davalı bankanın, protokol imzaladığını müvekkili şirkete bildirmediği gibi, protokolü imzaladıktan sonra ödenen faizlerin 2 puanlık kısmını faiz desteği kapsamında Bakanlıktan talep etmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, çünkü ... sayılı kararın uygulanmasına ilişkin 2006/3 sayılı Hazine Müsteşarlığı Tebliği'nin 22. Maddesine göre faiz desteğine, Bakanlığa sadece bankaların müracaat edebilmekte olduğunu, davalı bankanın bankanın Ekonomi Bakanlığına müvekkili adına faiz teşviğinden yararlanması için, süresinde müracaat etmediğinden müvekkil şirket faizleri ödemek zorunda kalmış ve faiz teşviğinden yararlanamadığını, davalı bankanın protokol imzaladığı 05.05.2010 tarihinden itibaren toplam 335.970,15- Euro faiz ödemesi yapıldığını, ödenen bu faizlerin Bakanlıktan alınması gereken 2 puanlık kısmı 163.697,19- Euro olduğunu, dolayısıyla davalı bankanın faiz desteği için başvurmayarak, müvekkili şirketin 163.697,19 Euro zararına yol açtığını, faiz desteği için Bakanlığa müracaat edilmediğini öğrenen müvekkili şirketin zararın giderilmesi için davalı bankaya yaptığı yazılı ve sözlü müracaatlarından sonuç alamadığını ileri sürerek 163.697,19 Euro maddi zararın dava tarihinden itibaren Euro’ya uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB bankası efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacının yatırım teşvik belgeleri ile yurt dışında ... Ltd.’den 2007 yılında yurt dışı kaynaklı kredi kullandığını, müvekkili bankanın davacıya yurt dışından kredi kullanmasına aracılık ettiğini, davacının yatırım teşvik belgelerini ilgi tutarak 19.04.2013 tarihinde müvekkil bankaya talepte bulunduğunu, bu talebin müvekkili bankaca Ekonomi Bakanlığına iletildiğini, ancak bakanlığın talebe olumsuz yanıt verdiğini, yatırım teşvik belgelerindeki yatırım süresi, protokolün tanzim tarihinde sona erdiğinden davacının talebinin haksız olduğunu, müvekkili bankanın davacının ne vekili, ne ticari mümessili ya da ticari vekili olduğunu, davacının talebi olmadan kendiliğinden davacı adına böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığı gibi talebin hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu, tazminat koşullarının gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan kök ve ek bilirkişi raporları sonucunda, davacı şirketin Kahramanmaraş ilinde 10.793.069,00 USD tutarında Komple Yeni Yatırım yapmak amacıyla Ekonomi Bakanlığı'ndan 24/01/2017 tarih ve ... sayılı Teşvik Belgesi almış ve yatırımın başlama tarihi 26/12/2006, yatırımın bitiş tarihi de 26/06/2011 olarak belirlendiği, yine 2.246.368,00 USD tutarında Komple Yeni Yatırım yapmak üzere Ekonomi Bakanlığı'ndan 20/02/2007 tarih ve ... Sayılı Teşvik Belgesi almış ve yatırımın başlama tarihi 26/12/2006 ve yatırımın bitiş tarihi de 29/06/2011 olarak belirlendiği, Teşvik Belgelerinin sahibi davacı şirket 2006/10921 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yayımlanan 2006/3 Sayılı Tebliğ uyarınca kredi kullanmak üzere davalı ... A.Ş Kahramanmaraş Şubesine müracaat ile Teşvik Kapsamında Yatırım Kredisi talebinde bulunduğu, davalı bankanın anılan şubesi de, bankanın Malta'da kurulu ... Malta Şubesi'nden (Eski unvanı ...) temin edilecek yurt dışı kaynaklı döviz kredisine aracılık etmek suretiyle davacının talebini olumlu bularak, 19/04/2007 ile 21/11/2007 tarihleri arasında tanzim edilen dört ayrı İtfa Planı kapsamında toplam 8.961.380,00 Euro tutarında yurt dışı kaynaklı döviz kredisi davacı tarafça kullanıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Dairesi'ne yapılan bildirimler ile adı geçen kurum ile davalı banka arasında imzalanan 05/05/2010 tarihli Faiz Desteğinin Uygulanmasına İlişkin Protokol ile bankanın teşvik kapsamında yatırım kredisindeki konumu da belirlendiği, davacı tarafça yatırımın gecikmesinden dolayı gerekli ek süreler alındıktan sonra yatırımın tamamlanma vizesi 18/09/2012 tarihinde ikmal edildiği, davacının yatırımı ve kullandığı kredi 2006/10921 Sayılı Karar kapsamında iken, 16/07/2009 tarihinde ve 2009/15199 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar yürürlüğe konulmuş olup, işbu karar daha önce mer'i olan 2006/10921 Sayılı Kararı yürürlükten kaldırmış ve buna karşın yeni Kararın Geçici 2. maddesi 1. fıkrasında: (Bu kararın yürürlüğe girdiği tarihten önceki kararlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri ile ilgili uygulamalara, teşvik belgesinin dayandığı karar ve ilgili diğer kararlar çerçevesinde devam olunur) hükmü ile müktesep haklar korunduğu, Bakanlar Kurulu'nun aldığı 28/08/2006 tarih ve 2006/10921 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararda belirtilen haklardan olan "Faiz Desteği Hakkına" davacının sahip olduğu ve yukarıda belirtilen yeni Kararda düzenleme doğrultusunda da bunun davacı için müktesep hak teşkil ettiği, diğer yandan davalı tarafça kredi geri ödemeleri bakımından ödeme güçlüğü sebebiyle davacı yanın faiz desteğinden yararlanma hakkını kaybettiği yönündeki savunmasına dayanak herhangi bir belge ve delil ibraz olunmadığı, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin 2012/1 Sayılı Tebliğin Faiz Desteğinin Düzenleyen 13/1. Maddesinde de; Faiz Desteği Uygulamasına İlişkin Esaslar, Genel Müdürlük ile Aracı Kurumlar arasında imzalanan Protokol ile belirlenir hükmüne yer verilmiş ve 13/2. Maddesinde de: (Teşvik Belgesinde Faiz Desteği öngörülen yatırımcılar faiz desteğinden yararlanabilme için Genel Müdürlük ile Protokol imzalayan aracı kurumlardan birine başvururlar. Aracı kurum tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kredi kullanımı veya Finansal Kiralama Sözleşmesi yapılması uygun görülen projelere ilişkin Faiz Desteği Müracaatları, yatırımcı adına Protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde aracı kurumca Genel Müdürlüğe yapılır) hükmünü amir olup bu kapsamda ilgili Bakanlık ile banka arasında 05/05/2010 tarihli Protokol imzalanmış olup, Protokolün 8.maddesinde: (Faiz desteği yatırım süresi bitmiş Teşvik Belgesi kapsamında ilk kez yapılacak talepler için uygulanmaz) hükmünü getirmiş olup, 2009/1 Sayılı Tebliğin Geçici 1.maddesinde de;... Faiz Desteği ödemeleri, Müsteşarlık ile aracı kurumlar arasındaki Protokolün imzalandığı tarihten sonraki döneme isabet eden kısım için uygulanır hükmü mevcut olmakla birlikte yukarıda değinildiği üzere 05/05/2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin ödenmiş faizler için, Faiz Desteği Ödemesi Uygulanması yönünde şirketin müktesep hakkı bulunmakta olup, bu hakkın bertaraf edilmesi de mümkün olmadığı, diğer yandan davalı banka tarafından gerek kendi lehine ve gerekse ... Ltd. lehine ipotekler aldığı ve davacıdan aldığı bu ipotekleri " ipotek bedellerini tahsil ettiği" açıklaması ile Kahramanmaraş 1. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazdığı fek yazıları ile bildirip, ipoteklerin fek edildiği, bu ipoteklerin 9.000.000,00 TL ve 13.000.000,00 TL bedelli olup, bankanın yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca aracılık ettiği krediden doğmuş ve doğacak risklere karşı alınmış olduğu da açık olup basiretli davranma yükümlülüğü karşısında, bankanın uğrayabileceği risklere karşı kendisini koruma altına alırken, aracılık ettiği kredi ve bankacılık hizmetlerini de ifa ederken aynı şekilde ve keza ağırlaştırılmış sorumluluğunun gereği olarak hareket etmesi ve gereken dikkat ve özeni de göstermesi gerektiği, Banka 2006/3 Sayılı Tebliğinin 22.maddesinde ve Protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde Müsteşarlığa Faiz Desteği bakımından müracaat yükümlülüğünde olup, ayrıca daha sonra yürürlüğe giren 2009/1 Sayılı Tebliğin 17/2.maddesinde de Faiz Desteği Uygulamasının Müsteşarlık ile bankalar arasında imzalanan Protokol ile belirleneceği şeklindeki yeni düzenleme doğrultusunda yine davalı banka tarafından bu değişiklikten sonrada ve Hazine Müsteşarlığı ile 05/05/2010 tarihinde Protokol imzalanıp Faiz Desteği Uygulaması da başlamış olmasına karşın, davacı şirket yönünden Faiz Desteği hususunda herhangi bir bildirimde bulunmamış olduğu tespit edildiği, keza davalı banka tarafından Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne sonradan yaptığı ve döviz kredilerine aracılık ettiğini beyan ile Faiz Desteğine ilişkin müracaatı ise, sürelerin geçtiğinden bahisle reddedilmiş ve davacı şirket faiz desteğinden mahrum kaldığı, bu durum karşısında davacı şirketin Devlet Yardımları hakkındaki 2006/10921 Sayılı Karar ile 16/07/2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009/15199 Sayılı Kararda yer alan "Faiz Desteği"nin davacı Protokolün imzalandığı 05/05/2010 tarihiyle Yatırımın Tamamlanma Vizesinin alındığı 18/09/2012 tarihleri arasındaki dönem için şirket bakımından müktesep hak oluşturduğu, davalı bankanın Bakanlığa başvurusunun kabul edilmesi ve Hazine ile arasında Protokol imzalanmasından sonraki döneme ilişkin olmak üzere yatırımcıya ödenmesi gereken Faiz Desteğinin tahsili bakımından üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmedeki kusurlu hareketi sonucunda davacı şirketin Yatırım Teşvik Belgesine Bağlanmış %2 Faiz Desteğinden yoksun bırakılmış olması nedeniyle ve bilirkişi kurulunca rapor ve ek raporlarda tablo halinde hesaplandığı üzere uğramış olduğu zarar miktarının 164.804,15 Euro olduğu belirlendiği, davacının talep miktarı ve talep şekli de gözetilmek suretiyle davanın kabulüne 163.697,19-EURO alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kredilerin protokole konu faiz desteğinden yararlanamayacak nitelikte oluşu ve bu hususu teyit eden Ekonomi bakanlığı yazısına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı ilgili teşvik kapsamında müvekkili bankadan bir kredi kullanmadığını, yurt dışında kurulu bir bankadan kredi kullanmış olup, müvekkili bankanın ise bu krediye aracılık ettiğini, bunu teyit eden Ekonomi Bakanlığın 16.06.2016 tarih, 87153778-401.-E.71862 Sayılı ve "Faiz Desteği" konulu yazısının göz ardı edildiğini, davaya konu kredilerin kullanım tarihleri 2007 yılı içerisinde olmasına rağmen, müvekkil banka ile Hazine Müsteşarlığı arasında akdedilen protokol 05.05.2010 tarihli olup, bu protokolde, protokol öncesinde mevcut ve protokol sonrasında kullandırılacak kredilere ilişkin bir ayrım yapıldığını, buna göre, Protokol imzalanmadan önce yapılan taleplerle ilgili ise 7/2. Son cümlede; kredi kullandırıldıktan sonra yatırımcı talebine istinaden Müsteşarlıktan faiz desteği talebinde bulunulabileceğinin belirtildiğini, yani müvekkili bankaya protokol öncesi kullandırılan kredilerle ilgili, geçmişe dönük bir sorumluluk yüklenmediği gibi, bu krediler için, ilgili firmaca başvuru yapılması halinde ancak bu başvuru tarihinden sonraki dönemden itibaren faiz desteği uygulanabileceğinin belirtildiğini, buna göre, davacının protokol imza tarihinden önce kullanılmış kredileri ile ilgili protokol imzalamış herhangi bir bankaya başvurarak talepte bulunmasının yeterli olduğunu, davacı ise müvekkili bankaya 19.04.2013 tarihinde başvurduğunu, başvuru gecikmeksizin Bakanlığa iletildiğini, dolayısı ile müvekkili bankanın herhangi bir kusurlu davranışından söz edilmesi mümkün olmadığını, protokolde yatırım süresi bitmiş teşvik belgesi kapsamında ilk kez yapılacak talepler için faiz desteğinin uygulanmayacağı açıkça belirtildiğini, bu kapsamdaki davacının talebinin haksız olduğunu, davaya konu diğer YTB nin kapanma tarihi 26.06.2011 olup, bir an için aksi düşünüldüğünde, bu YTB ye dayanılarak kullanılan kredilere ilişkin en fazla bir yıla ait –diğer şartların mevcut olması halinde- faiz desteği talebinde bulunulabileceği sonucuna ulaşılabileceğini, itirazlarına rağmen hükme dayanak olarak gösterilen Bilirkişi raporlarında da bu husus da göz ardı edildiğini, protokolün 6/4.maddesinde; döviz kredisi veya dövize endeksli kredi kullandırılması halinde müsteşarlıkça faiz tahakkuk tarihindeki TCMB döviz satış kuru dikkate alınarak işlem yapılacağı düzenlendiğini, Hazine Müstaşarlığı faiz desteğini, döviz cinsinden değil faiz tahakkuk tarihindeki satış kuru üzerinden TL olarak ödediğini, ancak buna rağmen EURO üzerinden hüküm kurulduğunu, yani davacı faiz desteği alabilseydi ancak faiz tahakkuk tarihindeki satış kuru üzerinden TL olarak alabileceğini protokolün 6/3.maddesinde; "Teşvik belgesi bazında uygulanacak faiz desteği miktarı, III. Ve IV. Bölgede yapılacak yatırımlar için beşyüzbin Türk lirasını, araştırma ve geliştirme ve çevre yatırımları için üçyüzbin Türk lirasını geçmez." diye belirtildiği halde, bu sınırın aşılıp aşılmadığı değerlendirme konusu yapılmadığını, yine protokolün 5/2.Maddesinde ise; “faiz desteği içeren teşvik belgesi kapsamı yatırımın finansmanı için açılan kredi birden fazla itfa planı çerçevesinde kullandırılabilir. Faiz desteği, her halükarda ilk itfa planına göre kullanım tarihinden itibaren azami beş yıl süre ile uygulanır” ve protokolün 7.maddesinde atıf yapılan 2006/10921 sayılı kararın 9. Maddesinde ise; “Müsteşarlıkça da uygun görülmesi halinde azami ilk 4 yıl için ödenmek kaydıyla bütçe kaynaklarından karşılanabilir.” şeklinde düzenlemelerin olduğunu, buna göre, protokol tarihinden önce kullanılan kredilerle ilgili en fazla 20.04.2011 tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılabileceğini, bu yöndeki rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, ayrıca davaya konu kredilerle ilgili davacının yeni bir itfa planı yapıp yapmadığı, ödemelerin yapılıp yapılmadığı/yapıldı ise hangi tarihte yapıldığı, davacının kullandığı kredilerin faiz desteği alabilmek için önşart olarak öngördüğü ödeme planına uygun olup olmadığı değerlendirilmeden, ödemelerin belirtilen tarihlerde yapıldığı peşin kabulü ile hareket edildiğini, yabancı para borcunda seçimlik hak fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden kullanılmış ise bu durumda artık dava tarihinden itibaren faiz ödemesi söz konusu olamayacağını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, dairemizce 2020/517 E. 2021/1406 K. Sayılı ilamıyla "davacının teşvik kapsamında kullanmış olduğu krediyi yurt dışında mukim ... Ltd.’den doğrudan sağladığı, nitekim dosyaya sunulan kredi sözleşmelerinin ... (...) Ltd ile davacı şirket arasında imzalandığı ve yine bu sözleşmelere dayalı kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planının davacı tarafından imzalandığı, yine kredi kullanımı ile ilgili olarak Hazine Müsteşarlığına hitaben davalı bankaca düzenlenen belgede, teşvik belgesi ile yurt dışı kaynaklı yatırım kredisinin davacı şirkete transferinin sağlandığının belirtildiği, yurt dışından kullanılan kredinin davacıya aktarımını sağlayan davalı bankanın krediyi kullandıran olmadığı, bu kredinin teminatı olarak ... (...) Ltd tarafından davacının taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiği sabit olup, davacının teşvik belgesi kapsamında davalı bankadan kredi kullandığından söz edilemeyeceğinden yatırım teşvik belgesine dayalı faiz desteğinden dolayı davalı bankanın sorumluluğuna gidilemez." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/94 E. 2023/4346 K. Sayılı ilamı ile; "davalı banka, davacının yatırım teşvik belgeleri ile ... Ltd. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine aracılık ettiğinden ve söz konusu kredilerin teminatı olarak davacı tarafından ... lehine 9.000.000,00 euro ve davalı ... A.Ş. lehine 13.000.000,00 TL tutarında gayrımenkul ipoteği tesis edildiğinden davalı bankanın davacının faiz desteği kapsamındaki zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı bankaya husumet düştüğü nazara alınmak, faiz desteğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokolü imzalayan aracı kurumların listesinin Hazine Müsteşarlığı internet sitesinde yayınlandığı da gözönünde bulundurulmak, davalı banka ile T.C. Ekonomi Bakanlığı arasında imzalanan protokolün hükümleri değerlendirilmek suretiyle protokolün 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yatırımcının davalı bankadan süresinde faiz desteği talebinde bulunup bulunmadığı, davalı bankanın davacının zararını ödemekle yükümlü olup olmadığı değerlendirilerek esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken davalı bankanın kredi kullandıran olmadığı ve yatırım teşvik belgesine dayalı faiz desteğinden dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle dairemiz kararı bozulmuştur. Dairemizce bozma ilamına uyularak dosya yeniden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 24/05/2024 tarihli raporunda özetle; "Yukarıda açıklanan ve değerlendirilen hususlar dahilinde; Davacı ... Tic. ve San. A.Ş. tarafından Hazine Müsteşarlığından alınan 24.01.2007 tarihli ... ve 20.02.2007 tarihli 85907 sayılı Yatırım Teşvik Belgeleri kapsamında dava dışı ... Ltd. “den 6 dilim halinde 8.961.000,38 EUR yatırım kredisi kullandığı, söz konusu kredilerle ilgili olarak davalı bankadan 19.04.2013 tarihli yazı ile Faiz Desteği talebinde bulunduğu, söz konusu talebin dava davalı bankayla T.C. Ekonomi Bakanlığı arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli Protokol gereğince reddedildiği, Faiz Desteği talebinde bulunuları kredilerin yurtdışında yerleşik ... Ltd. tarafından kullandırılmış olması nedeniyle bahse konu Protokolün 4. Maddesi düzenlemesi de dikkate alındığında söz konusu kredilerin, yabancı bir ülkede yerleşik ayrı bir tüzel kişiliğe sahip banka tarafından doğrudan davacı şirkete kullandırılması nedeniyle davalı bankadan faiz desteği talebine konu edilemeyeceği, Yüce Mahkeme tarafından davalı bankanın faiz desteği talebinden sorumlu olduğunun kabulü halinde, gerek konuya ilişkin Tebliğler ve gerekse davalı banka ile Hazine Müsteşarlığı arasında imzalanan Protokol hükümlerine göre, faiz talebinde bulunulabilmesinin ön koşulunun bankaya müracaat edilmesi olduğu, davacı şirket tarafından talebiri ilk kez 19.04.2013 tarihinde yapılmış olması, daha önce bir talepte bulunulmaması dikkate alındığında, diğer taraftan söz konusu Protokole ilişkin bankanın davacı şirketi bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle davalı bankaya bu konuda bir sorumluluk yüklenemeyeceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak; Davacı ... San. A.Ş. tarafından Hazine Müsteşarlığından alınan 24.01.2007 tarihli ... ve 20.02.2007 tarihli 85907 sayılı Yatırım Teşvik Belgeleri kapsamında dava dışı ... Ltd. “den 6 dilim halinde 8.961.000,38 EUR yatırım kredisi kullandığı, söz konusu kredilerle ilgili olarak davalı bankadan 19.04.2013 tarihli yazı ile Faiz Desteği talebinde bulunduğu, söz konusu talebin dava davalı bankayla T.C. Ekonomi Bakanlığı arasında imzalanan 05.05.2010 tarihli Protokol gereğince reddedildiği, Faiz Desteği talebinde bulunuları kredilerin yurtdışında yerleşik ... Ltd. tarafından kullandırılmış olması nedeniyle bahse konu Protokolün 4. Maddesi düzenlemesi de dikkate alındığında söz konusu kredilerin, yabancı bir ülkede yerleşik ayrı bir tüzel kişiliğe sahip banka tarafından doğrudan davacı şirkete kullandırılması nedeniyle davalı bankadan faiz desteği talebine konu edilemeyeceği, Yüce Mahkeme tarafından davalı bankanın faiz desteği talebinden sorumlu olduğunun kabulü halinde, gerek konuya ilişkin Tebliğler ve gerekse davalı banka ile Hazine Müsteşarlığı arasında imzalanan Protokol hükümlerine göre, faiz talebinde bulunulabilmesinin ön koşulunun bankaya müracaat edilmesi olduğu, davacı şirket tarafından talebiri ilk kez 19.04.2013 tarihinde yapılmış olması, daha önce bir talepte bulunulmaması dikkate alındığında, diğer taraftan söz konusu Protokole ilişkin bankanın davacı şirketi bilgilendirme yükümlülüğü bulunduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle davalı bankaya bu konuda bir sorumluluk yüklenemeyeceği," şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı vekili rapora ilişkin itirazlarını sunarak yeni bir rapor alınmasını talep etmiş, davalı vekilince ise rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

GEREKÇE: Dava davacının teşvik belgesi kapsamında kullandığı kredi için devletçe karşılanan faiz desteğine ilişkin işlemlerin bankaca yapılmadığı gerekçesi ile uğradığı zararın tazminine ilişkindir. Kahramanmaraş ilinde faaliyette bulunan davacı şirketin 10.793.069 USD tutarında pamuk ipliği üretimi konusunda komple yeni yatırım yapmak üzere, Ekonomi Bakanlığından 24.01.2007 tarih ve 85628 sayılı teşvik belgesini aldığı, yatırımın başlama tarihinin 26.12.2006, yatırımın bitiş tarihinin ise süre uzatımı ile birlikte 26.06.2011 olduğu, yine pamuk ipliği konusunda tevsi niteliğinde düzenlenen 2.246.368 USD tutarında komple yeni yatırım yapmak üzere Ekonomi Bakanlığı'ndan 20.02.2007 tarih ve ... sayılı teşvik belgesini aldığı, yatırımın başlama tarihi 22.01.2007, yatırımın süresinin ise 22.01.2009 tarihinde sona erdiği, her iki yatırım teşvik belgesindeki yatırımın tamamlanma vizesinin ise, 18.09.2012 tarihinde ikmal edildiği, yapılacak yatırımın finansmanında kullanılmak amacıyla teşvik kapsamında davalı bankadan yatırım kredisi talebinde bulunduğu, davalı bankaca yurt dışında mukim ... (...) Ltd’den temin edilen krediye aracılık etmek suretiyle, 19.04.2007 ile 21.11.2007 tarihleri arasında tanzim edilen 4 ayrı itfa planın kapsamında toplam 8.961.000,00- Euro tutarında yurt dışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırmış olup, işbu kullandırımların davacı şirketin teşvik belgesine şerh düşüldüğü, söz konusu kredilerin teminatı olarak davacı şirket taşınmazı üzerine, ... lehine ipotek tesis edilmiş olduğu, 14.07.2009 tarih ve 2009/15199 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'ndaki Faiz Desteğinin Uygulanmasına ilişkin olarak, hazine müsteşarlığı ile davalı banka arasında 05.05.2010 tarihinde faiz desteğinin uygulanmasına yönelik protokol akdedildiği, davacı tarafından davalı bankaya 19.04.2013 tarihinde faiz desteği konusunda yapılan başvurunun olumlu sonuçlanmadığı dosya kapsamında sabit olup, uyuşmazlık davacının teşvik kapsamında kullandığı yurt dışı kaynaklı krediden dolayı davalı bankanın teşvik kapsamında sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, yatırım teşvik ve protokol hükümleri çerçevesinde, faiz desteği koşullarının mevcut olup olmadığı ve varsa davalı bankanın yükümlülükleri ve yükümlülüklerin ifasında kusurlu olup olmadığı ve varsa zararın hesaplanması noktasında toplanmaktadır.Bakanlar Kurulunun “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında” 2006/10921 Sayılı Kararında ve buna istinaden çıkarılan 2006/3 Sayılı Tebliğ’de, teşvik belgesi kapsamında yatırımlara sağlanabilecek destekler arasında faiz desteği öngörülmüştür. Anılan Bakanlar Kurulunun 2006/10921 Sayılı Kararının “Faiz desteği” başlıklı 9. Maddesinde; “(1) Kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar ile KOBİ’lerin yapacağı yatırımlar, ar-ge ve çevre konularında yapılacak yatırımların gerçekleştirilmesi için bankalardan (katılım bankaları dahil) kullanılacak en az 1 yıl vadeli yatırım kredileri ile ilgili olarak ödenecek faizin veya kar payının Yeni Türk Lirası cinsi kredilerde 5 puanı, döviz kredilerinde ise, 2 puanı, Müsteşarlıkça da uygun görülmesi halinde azami ilk 4 yıl için ödenmek kaydıyla bütçe kaynaklarından karşılanabilir.” 2006/3 Sayılı Tebliğin “Faiz desteği oranları ve tutarları” başlıklı 21. Maddesinde; “(1)Bankalardan, a) Kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar ile KOBİ’lerin yapacağı yatırımlar, ar-ge ve çevre konularında yapılacak yatırımların gerçekleştirilmesi için kullanılacak en az 1 yıl vadeli yatırım kredileri ile ilgili olarak, ilk 4 yıl için uygulanmak kaydıyla… her bir itfa planında belirtilen ödenecek faizin veya kar payının Yeni Türk Lirası cinsi kredilerde 5 puanı, döviz kredilerinde ise 2 puanı bütçeden karşılanabilir. (2) Yatırım kredisi için uygulanacak faiz desteği tutarı proje bazında azami..c) Kalkınmada öncelikli yörelerde yapılacak yatırımlar için 1 milyon Yeni Türk Lirasıdır.” Yine aynı tebliğin “Faiz desteği uygulamasına ilişkin usul ve esaslar” başlıklı 22. Maddesinde; “ (1) Teşvik belgesinde faiz desteği öngörülen yatırımcılar faiz desteğinden yararlanabilmek için Türkiye’de yerleşik şubesi bulunan yerli ve yabancı bankalar ile katılım bankalarından birine başvurabilirler. Bankaca yapılan değerlendirme sonucunda kredi kullandırılması uygun görülen projelere ilişkin faiz desteği miracaatları, yatırımcı adına protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde bankaca Müsteşarlığa yapılır” düzenlemesini içermektedir. Davacı şirketin teşvik belgeleri 2006/10921 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre, düzenlenmiş olup, bu teşvik belgesi kapsamında kredi kullanılmıştır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararı 2009/15199 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 21.maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmasına karşın, Geçici 2.Maddesinde " Bu kararın girdiği tarihten önceki kararlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri ile ilgili uygulamalara, teşvik belgesinin dayandığı karar ve ilgili diğer kararlar çerçevesinde devam olunur." hükmü yer almaktır. Bakanlar Kurulunun 2009/15199 Sayılı Kararın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yer aldığı 2009/1 sayılı Tebliğin 17'nci maddesinin ikinci fıkrasında "Faiz desteği uygulamasına ilişkin esaslar Müsteşarlık ve aracı kurumlar arasında imzalanan protokol ile belirlenir." ; Geçici 1 inci maddesinde ise, "28/08/2006 tarihli ve 2006/10921 sayılı Karara göre düzenlenen teşvik belgeleri kapsamı yatırımlar için faiz desteği ödemeleri, Müsteşarlık ile aracı kurumlar arasındaki.protokolün imzalandığı tarihten sonraki döneme isabet eden kısım için uygulanır." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu kapsamda, Hazine Müsteşarlığı ile davalı banka arasında düzenlenen “Faiz Desteğinin Uygulanmasına” ilişkin 05.05.2010 tarihli Protokolün “Amaç ve Kapsam” başlıklı 3.maddesinde; “Bu protokol, Karar uyarınca, bölgesel desteklerden yararlanacak yatırımlar, araştırma ve geliştirme yatırımları ile çerçeve yatırımlarının finansman maliyetlerinin düşürülmesi için bankanın kendi kaynaklarından veya dış kaynaklardan kullandıracağı teşvik belgesinde kayıtlı yatırım harcamalarına yönelik en az 1 yıl vadeli yatırım kredilerinde, Müsteşarlığın üstleneceği faiz desteği tutarına ilişkin olarak Müsteşarlık ve Banka tarafından yapılacak işlemlere ilişkin genel esasları belirlemek için düzenlenmiştir.” denilmiştir. Aynı Protokolün “Kredi Başvurusu ve Kredi Talebinin Değerlendirilmesi” başlıklı 7. Maddesi 1. Fıkrası:“Faiz desteğinden yararlanmak isteyen yatırımcılar yatırım süresi içerisinde teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilecek harcamalar için kredi kullanmak amacıyla Bankaya müracaat ederler." 2. Fıkrası: "Kredi başvuruları Banka tarafından; genel bankacılık mevzuatı, bankacılık teamülleri, Bankanın kendi iç mevzuatı ve kredi politikası doğrultusunda proje bazında değerlendirilir. Kredi kullandırıldıktan sonra yatırımcı talebine istinaden Müsteşarlıktan faiz desteği talebinde bulunulabilir.” aynı maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde; “Faiz desteği yatırım süresi bitmiş teşvik belgesi kapsamında ilk kez yapılacak talepler .. için uygulanmaz." dördüncü fıkrasında; "Protokol imzalanmadan önce Karar ve 2006/10921 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar uyarınca düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında kullandırılan kredilere, Bankalarca Müsteşarlıktan talep tarihinden sonraki dönem için teşvik belgesinin düzenlenmesine mesnet teşkil eden Kararda belirtilen süre ve azami destek miktarını aşmamak şartıyla faiz desteği uygulanabilir.”; İtfa Planı ile ilgili 8. maddesinin ikinci fıkrasında; “Protokolün yürürlüğe girmesini müteakip, faiz desteğine konu yatırım için kullandırılan kredilere ilişkin faiz desteği uygulaması, itfa planının Müsteşarlığa gönderilmesiyle başlar... ” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu itibarla, bankacılık işlemi dolayısıyla meydana gelen bir zararda müşterinin kusuru var ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112.maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Bir kredi ve güven kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Somut olayda; Davacının kullandığı faiz teşvikli kredi 2006 yılında yürürlüğe giren 2006/10921 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 8 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ yürürlükte bulunduğu dönemde kullanılmıştır. 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararın geçici maddesinde de davacının kullandığı kredi yönünden faiz teşvikinin 2006 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ve tebliğ hükümlerince değerlendirilmesi gerekmektedir. 8 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararın uygulanmasına ilişkin tebliğin 22. Maddesi "teşvik belgesinde faiz desteği ön görülen yatırımcılar faiz desteğinden yararlanabilmek için Türkiye'de yerleşik şubesi bulunan yerli ve yabancı bankalar ile katılım bankalarından birine başvurabilirler. Bankaca yapılan değerlendirme sonucunda kredi kullandırılması uygun görülen projelere ilişkin faiz desteği müracaatları, yatırımcı adına protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde bankaca müsteşarlığa yapılır." düzenlemesini içermektedir. Bu düzenlemede faiz teşviğinden faydalanabilmek için kredinin kullanılabileceği bankalar çerçeve olarak belirlenmiş, faiz desteği için müsteşarlığa başvuru yükümlülüğü krediyi kullanana değil krediyi veren aracı kuruma yani bankaya yüklenmiştir. Yine bu düzenlemede; bankanın müsteşarlığa başvurusu için krediyi kullananın bankaya yönelik başvurusu şart kılınmamıştır. Bahsi geçen kredi niteliği itibariyle faiz teşvikli yatırım kapsamında kullanılan bir kredi olup bankaya başvuru esnasında yatırım teşvik belgesi sunulduğu, bakanlıkça bu krediyi kullandıracak bankalara yükümlülükler getirildiği, davacıya ait yatırım teşvik belgesi üzerine davalı bankaca kullandırılan kredilerin kaydedilip şerh edildiği, davalı bankanın kendisine sunulan belgelerden kullandırdığı kredinin faiz teşvikli kredi olduğunu ve kendisine bir kısım sorumluluklar yüklendiğini bilecek durumda olduğu, ancak davalı bankanın 2013 yılında davalının kendisine yazılı başvurusuna kadar müsteşarlığa faiz teşviği konusunda herhangi bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2009 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ve bu kararın uygulanmasına ilişkin tebliğ ve banka ile bakanlık arasında düzenlenen 2010 tarihli protokolde bankanın faiz teşviği için müsteşarlığa başvurusu için yatırımcının talebinden bahsedilmekte ise de somut uyuşmazlığın tabi olduğu 2006 tarihli BKK ve uygulama tebliğinden buna ilişin bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eldeki uyuşmazlıkta müsteşarlığa başvuru yükümlülüğünün davalı bankada olduğu, bankanın bu sorumluluğunu yerine getirmediği, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünden kaynaklı en hafif kusurundan sorumlu oldukları anlaşılmakla davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla protokolün 7/2 maddesi gereği davalı bankanın sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu kredinin yurtdışı kaynaklı kredi olması sebebiyle faiz teşviğinden faydalanamayacağına ilişkin savunmalar yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi dosyası arasına alınan belgelerden "T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün 02.07.2013 tarih ve 46160 sayılı cevabi yazısı ile davacı şirkete ait yatırım teşvik belgelerinin süresinin dolmuş olmasından ve her iki belgenin tamamlama vizesinin 18.05.2012 tarihinde yapılmış bulunmasından dolayı davacının faiz desteğinden yararlandırılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, ayrıca T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün 16.08.2013 tarihli cevabi yazısı ile faiz desteğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokolü imzalayan aracı kurumların listesinin 2010 yılı Mart ayından itibaren Hazine Müsteşarlığı internet sitesinde yayınlandığı, davacı şirketle ilgili olarak yatırım süresinin bitmesi, ilk defa müracaat edilmesi sebebiyle faiz desteğinden yararlandırılmasının mümkün olmadığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne gönderilen 09.06.2016 tarihli müzekkereye verilen 16.06.2016 tarihli cevapta konuya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Tebliğler ve Protokolden de bahsedilmek suretiyle; ... San. A.Ş. 'nin doğrudan yurtdışında yerleşik ve bulunduğu ülke mevzuatına göre faaliyetini sürdüren ... Ltd. ünvanlı finans kurumundan 6 dilim halinde kullandığı kredi için, Bakanlık ile Protokol imzalayan ... A.Ş. aktifinde bulunmayan bu kredilerin sadece geri ödemelerinde aracılık etmesi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi çerçevesinde komisyon alması, kredinin kullanıldığı ... Ltd. 'in Türk Ticaret Kanununa göre kurulan şirket olmaması nedeniyle kullanılan kredi ile ilgili çıkabilecek sorunların ... Ltd. ile Ankara Mahkemelerince çözülmesinin mümkün olmaması gibi hususlar da dikkate alındığında, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde bahse konu kredilerle ilgili faiz desteğinden yararlanılmasının mümkün olmadığı yönünde cevaplar verilmiştir. Bakanlığın bahsi geçen yazıları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı bankaca tebliğ ve bakanlar kurulu kararları yerine getirilerek faiz teşviği için başvuru yapılması halinde teşvikten faydalandırılmayacağına ilişkin kesin bir sonuç ön görülmemektedir. Bakanlığın her üç yazısında ret cevabı farklı gerekçelere dayanmaktadır. İlk derece mahkemesi dosya içerisine alınan kök ve ek raporlar ile "kullandırılan kredinin yatırım teşvik belgesine kaydının davalı bankaca düşürmek suretiyle teşvik uygulama genel müdürlüğüne bildirimde bulunulmuş olması, davalı banka adına davacıya ait gayrimenkul üzerine ipotek tesis edilmiş olması, davalı bankanın kredi kullandırılmasında aracılık yapmış olması, davalı bankanın müsteşarlıkla yaptığı protokol hakkında davacıyı bilgilendirmemiş olması, kredinin 32 sayılı kararın 17. Maddesi a bendi kapsamında oması, Türkiye'de yerleşik kişilerin yurtdışından sağladıkları kredinin bankalar aracılığıyla kullanacakları hükmüne uygun şekilde davalı bankanın aracı banka olduğu, mevzuat gereğince krediye aracılık etmiş olduğu, aracı bankanın faiz desteği uygulaması için üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesi neticesinden sorumlu olduğuna yönelik rapordaki belirlemeler ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bozma ilamındaki "davalı banka, davacının yatırım teşvik belgeleri ile ... Ltd. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine aracılık ettiğinden ve söz konusu kredilerin teminatı olarak davacı tarafından ... lehine 9.000.000,00 euro ve davalı ... A.Ş. lehine 13.000.000,00 TL tutarında gayrımenkul ipoteği tesis edildiğinden davalı bankanın davacının faiz desteği kapsamındaki zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır." gerekçesi dikkate alındığında davalı bankanın davacının faiz desteğinden yararlanamaması sonucunu doğuran ihmallerinden sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Davacı tarafça davalı bankaya başvurulduğunda kredinin niteliği, faiz teşvikli olduğu hususu bilinmekle; davacıya kullandırılan kredinin faiz teşviğinden faydalanma imkanı bulunmayan bir kredi olduğunun kabulü halinde bu hususta müşterisini uyarıp faiz teşviğinden faydalanamayacağı yönünde uyarması gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmemiş olmakla davacının faiz teşvikinden faydalanamamasından dolayı doğan zarardan bu ihtimalde dahi sorumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dairemizce dosyaya alınan bilirkişi raporunda kullandırılan kredinin Malta'da kurulu dava dışı ... tarafından davacıya doğrudan kullandırılan bir kredi olması nedeniyle faiz teşviğinden faydalamayacağı aksi düşünse dahi davacı tarafça faiz teşviğinden faydalanmak için ilgili tebliğler gereği ilgili bankaya başvurulmadığı, davalı banka ile hazine bakanlığı arasında yapılan 2010 tarihli protokolde davalıya protokol yapıldığına ilişkin davacıya ihbar yükümlülüğünün getirilmediği gerekçeleriyle davalının sorumlu olmayacağı yönünde rapor düzenlenmiş ise de yukarıdaki gerekçeler ile bilirkişi raporundaki aksi yöndeki görüşe itibar edilmemiştir. İlk derce mahkemesince dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre faiz desteğinden yararlanamamasından kaynaklanan zararın 164.804,15 Euro olduğu, davacı talebinin ise bu miktardan düşük olduğu denetime elverişli rapor ile belirlenmiş olmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan istinaf incelemesi sonunda 6100 sayılı HMK 373 maddesi gereği davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın KABULÜ ile, 163.697,19-EURO alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 30.738,62 -TL harçtan peşin alınan 7.684,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 23.053,93 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3- Davacının peşin olarak yatırdığı 7.684,70 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 68.998,21 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacının yaptığı ilk masraf 34,55 TL, bilirkişi ücreti 3.400,00 TL, posta ve talimat gideri 117,80 TL olmak üzere toplam 3.552,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların HMK 120 madde gereğince yatırdığı gider/delil avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.685,00 TL harcın, alınması gerekli olan 30.738,62 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.053,62 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenhazineyeKaynaklanan)istinafdereceistanbuliadesinegerekçemahkemesiverilmesinekararıilerikabulüAlacakkaydınanumarası(Bankacılıkcevapİşlemlerinden

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim