Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/704
2024/952
25 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/704
KARAR NO: 2024/952
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/03/2024
NUMARASI: 2023/1219 Esas - 2024/236 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin terkin edilen şirketten 100.000 TL cari hesap alacağı bulunduğunu, şirketin usulsüz olarak tasfiye edildiğini belirterek davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesince; "İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, tetkikinde, Tasfiye Halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil kaydının 14/09/2022 tarihinde terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir. Bu nedenle gerek TTK'nın 547. maddesi ve gerekse geçici 7. maddesi uyarınca yapılacak ihya işleminin, ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerektiği uygulamada kabul edilmiştir. Bu kapsamda, belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirketin, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabileceği, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacağı kabul edilmelidir. Yasa hükmünden anlaşılması gereken ek tasfiye işlemi, özellikle şirkete ait bir mal varlığının bulunması, şirkete karşı süren derdest bir dava veya takibin bulunması şeklinde anlaşılmalıdır. Somut olayda, davacı taraf, ihyası istenen şirketten alacaklı oldukları iddiasıyla şirketin ihyasını talep etmiş ise de, ihyası talep edilen şirkete karşı açılmış bir dava ya da icra takibi bulunmadığı, bu haliyle açılan davada hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 24.11.2011 tarihinde ... ticaret sicil numarası ile İstanbul'da tescil edildiğini, söz konusu şirket Beyoğlu ... Noterliği'nin 12.09.2022 Tarih ... Sayı tasdikli 08.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı genel kurul kararına istinaden 12.09.2022 tarihinde terkin edildiğini, ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile müvekkil şirketin akdedilen cari hesap sözleşmesi gereği 02.08.2017 hesap dönemi sonundan bugüne bakiye 100.000,00 TL alacağı bulunduğunu, ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, tasfiye dışında müvekkil şirket ile akdedilen cari hesap sözleşmesi hesap dönemi sonunda bakiye 100.000,00 TL borcu ödemeksizin usulsüz olarak ve davacı şirketin bilgisi dahilinde olmadan kötüniyetle tasfiye edildiğini, her ne kadar ticari şirketlerin, tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkini ile sona ermekteyse de tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekliliğinin izahtan vareste olduğunu, tasfiye işlemleri usulüne uygun tamamlanmadığı takdirde tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse dahi şirketin tüzel kişiliği sona ermeyeceğini, nitekim 6335 Sayılı Kanun ile 3102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen geçici 7. Madde ile bu hususun hükmolunduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. Maddesinde: "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. " hükmü düzenleme alanı bulduğunu, tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa dahi, şirketinin ihyası sağlanarak tüzel kişiliğin davalara taraf edilmesi mümkün olduğunu, ihya davası açılması için aranan hukuki yararın bulunması koşulu davacının istemlerinin hükme bağlanmasında yine davacının menfaatinin bulunması anlamına gelmekte olup Ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş olan şirketin, haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsilinin hukuken olanaklı olmadığı, bunun sonucu olarak, münfesih şirket adına tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, hukuki işlem tesis edilemeyeceği, tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı hususlar nazara alındığında; tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanabilme ehliyeti son bulacağından, yargı mercileri nezdinde temsil edilmesi ve yargılamaya taraf olamayacağının izah edilemeyeceğini, sicilden terkin edilmesi nedeniyle tüzel kişiliği sona eren uyuşmazlık konusu şirket aleyhine icra takibi başlatılabilmesi için, ihya davası açılarak önce şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiğini, ihya kararı neticesinde taraf teşkili sağlanmış olacağından şirket borçlu sıfatına sahip olabileceğini, zira taraflarınca ihyası talep edilen şirket aleyhine icra takibi başlatılmak istenmiş ancak mersis kayıtlarında bulunmayan ve terkin edildiği anlaşılan şirket aleyhine icra takibine başlanması mümkün olmadığından bu talebinin icra müdürlüğü tarafından kabul edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere yerel mahkemenin, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. TTK 547 . Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir. İhyası talep edilen tasfiye halinde ...sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, 14/09/2022 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği görülmüştür. Somut olayda Davacı tasfiye edilen şirketten cari hesap alacağı bulunduğu ve şirket hakkında takip başlatılabilmesi ya da dava açabilmesi için tüzel kişiliğinin bulunması gerektiği belirtilerek ihya talebinde bulunmuştur. Bu hale göre, davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine açılmış herhangi bir davadan ya da icra takibinden söz edilmediği gibi davada ileri sürülen iddialar bakımından şirketin ihyasının talep edilmesinde mevcut bir hukuki yararın bulunduğu da ispat edilebilmiş değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihya davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak TTK 547/2 maddesi uyarınca açılan davalarda davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmayıp, yasal hasım konumunda olduğundan lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına; davalı tasfiye memuru lehine davacıdan maktu vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 1-Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL'nin peşin yatırılan 269,85 TL'den tenzili sonucu eksik bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalı tasfiye memuru kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 17.900-TL'nin maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tasfiye memuruna verilmesine, 6-Yasal hasım olması nedeniyle davalı ... lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 7-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafın istinaf istemi kabul edilmekle birlikte davanın usulden reddine karar verilmesi nedeniyle istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25