İstanbul BAM 43. HD 2021/876 E. 2024/946 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2021/876
2024/946
14 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/876
KARAR NO: 2024/946
KARAR TARİHİ: 14/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/02/2021
NUMARASI: 2019/325 Esas - 2021/195 Karar
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, ... plaka no'lu ... marka 2017 model kamyonu, 22.03.2018 tarihinde Davalı mengerlerden satın aldığını, alınan aracın gıda nakliyatında kullanıldığını bu nedenle aracın kasasının davalı ... yaptırıldığını, kamyonun 28.05.2019 tarihine kadar herhangi bir arıza vermeyen aracın bu tarihi kadar çalıştırılamadığını, acil servisten gelen ekibin aracın aküsünün bittiğini daha sonra da akünün kutup başlarının yanması nedeni ile araçta elektronik beyin hasarının meydana geldiğini, oluşan bu hasarın aracın garanti kapsamına dahil olmadığını belirtilerek tamir bedeli olan 4.000 Euro talep edildiğini, 14 ay boyunca sorunsuz çalışan aracın kutup başlarının yeterince sıkılmaması nedeni ile böyle bir hasarın oluşacağını, meydana gelen zararın aracın üretiminden mi yoksa kasa yapımı sırasında 2 nolu davalının hizmet ayıbından mı kaynaklandığının taraflarca tespit edilemediğini, bu nedenle tarafların kusur oranları ile oluşan zarardan sorumlu olduklarını, bilirkişi marifeti ile tespitinin gerektiğini beyanla, ödemesi yapılan 29.597,82 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan sorumluluklarına göre tahsiline, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, Türk Ticaret Kanununa göre ayıp açıkça belli ise 2 gün içinde, açıkça belli değil ise, 8 gün içinde satıcıya ihbar edilmesi gerektiğini, böyle bir ihbarda bulunulmadığını, dosyaya sunulan faturaya göre aracın 22.03.2018 tarihinde satın alındığını, arızanın ise 22.05.2019 tarihinde meydana geldiğini, ihbar sürelerine riayet edilmediğini, dava konusu araçta herhangi bir imalat hatası veya ayıp bulunmadığını, davacı aracı satın aldıktan sonra kasa yaptırdığı sırada araca aküye ilave kablolara takıldığını ve iddia edilen arıza meydana geldiğini, kutup başına takılan ilave kablonun aracın orijinal aksamında bulunmadığını, meydana gelen arızada müvekkil şirketin bir ilgisini bulunmadığını, serviste yapılan incelemede kutup başına ilave kablolar takıldığı ve aracın kutup başının gevşek kalması üzerine sürekli ark kıvılcım yaparak kutup başını erittiği, ve ... no'lu arızaya sebep olduğunu, bu nedenle garanti kapsamında olmadığını, meydana gelen arızanın üretim kaynaklı olmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının satın aldığı kamyonun kasasını yaptırdığını, kasanın yapılmasından bir yıl sonra aracın arızalandığını ve onarım bedelini kabul etmediklerini; müvekkilinin arızanın oluşumunda bir kusurunun olmadığını, kasanın yapılmasından sonra aracın uzun süre kullanıldığını, kasanın yapılmasından sonra aracın uzun süre kullanıldığını, arızanın davacının ihmallerinden kaynaklandığı kanaatinde olduklarını, bütün bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, konunun incelenmesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi tarafından verilen 17/02/2020 tarihli raporda "araç satın alındıktan 15 ay sonra , kapalı kası yapımından 14 ay sonra kamyonun kutup başının gevşek kalması üzerine sürekli ark nedeniyle kıvılcım yaparak kutup başının eriyip yandığı, kutup başındaki bu ark atlaması sebebiyle kamyonun elektronik beyin değişken yüke maruz kalması nedeniyle hasarlandığı, kutup başı gevşemesinin devam ettiği zamanlarda aracın sabahları zor çalışacağı, aracın malikinin bu durumu görüp kutup başını sıkması veya servise müracaat etmesi gerektiği, dava konusu ... plaka no'lu kamyonun elektronik beyinde hasar meydana gelmesinin imalat hatasınından veya kasa yapımından kaynaklanmadığı, davacı tarafa ait ...plaka sayılı no'lu kamyonun akünün kutup başının gevşemesi nedeni ile toplam zarar ve ziyanın 29.597,82 TL olduğunu, bu zararın imalat hatasından veya kasa yapım hizmet hatasından kaynaklanmadığından davalı firmaların bu bedelden sorumlu olmayacakları " şeklinde rapor sunmuştur. İtiraz üzerine alınan ek raporda da aynı sonuçlara varıldığının görüldüğü görülmüştür. Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 11/01/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda da araçtaki hasarın imalat hatasından veya kasa yapımından kaynaklanmadığının, akü kutup başlarının gevşek kalması sebebiyle beyin hasarından kaynaklandığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporlarındaki değerlendirmelerde araçtaki ayıbın akü kutup başının gevşek kalması sebebiyle beyin hasarından kaynaklandığı, kasa yapımında kutup başlarının gevşek kalması halinde aracın 12,5 ay süre ile kullanılamayacağı en fazla 2-3 ay çalışabileceği hususunun yer aldığı, tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, aracının olağan kontrollerini zamanında yapması gerektiği, kasa yapımından veyahut aracın satın alınmasından arızanın meydana geldiği tarihe kadar gerekli olağan muayenelerini zamanında yerine getirmediği ve araçtaki kutup başı gevşekliğini fark etmediği, bu durum karşısında oluşan zararın tazminini davalılardan talep etmesinin mümkün olmayacağı kanaati ile usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu ... plakalı, ...kamyon markalı 2017 model aracı 22/03/2018 tarihinde yetkili satıcı davalı ... şirketinden satın aldığını, müvekkilinin araç için kullanım amacına uygun olarak davalı ...şirketine kasa yaptırıldığını, söz konusu aracın 05/05/2018 tarihinde trafiğe çıktığını, 28/05/2019 tarihine kadar sorunsuz bir şekilde çalıştığını, 28/05/2019 tarihinde ise aracın arızalandığını ve çalışmadığını, araç için acil servisten gelen yetkili ekibin aracın aküsünün bittiğini, daha sonra ise akünün kutup başlarının yanması sebebiyle araçta elektronik beyin hasarının meydana geldiğinin bildirildiğini, oluşan hasarın garanti kapsamında olmadığı için müvekkilinin onarım bedeli olarak 4.000,00 Euro (29.569,82 TL) ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin kusuru ya da hatası olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı bu bedelin tahsili için açılan davada davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olmakla kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında aracın akü kutup başının zamanla gevşeyip ark oluştuğunu, bu durum nedeniyle elektronik beyinde hasar meydana geldiğini, bu durumun imalat hatasından veya kasa yapımından kaynaklanmadığı ifade edilerek araçta kutup başlarının gevşediği durumlarda araç malikinin kutup başını sıkması veya servise müracaat etmesi gerektiği şeklinde değerlendirme yapıldığını, dava konusu aracın kullanımının 1 yıl olduğunu, birinci el alınan ve ilk kez trafiğe çıkan aracın bir yıllık kısa bir sürede yolda kalacak şekilde arızalandığını, bu hususun beklenebilir ya da makul kabul edilebilir bir durum olmadığını, üstelik aracın normal bakım süresi gelmeden araçta arıza meydana geldiğini, bu halde araç malikinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını, araç maliki olan müvekkili şirket yetkililerinin ya da araç sürücüsü çalışanların aracın teknik aksamını bilmeleri ve aracı kontrol etmelerinin kendilerinden beklenmesinin doğru olmadığını, müvekkili şirket yetkililerinin de çalışanlarının da araç ile ilgili teknik bir arızayı anlayabilecek ve çözebilecek bilgiye sahip olmadıklarını, kamyonun satın alınması ya da kamyona kasa takılması sırasında davalılar tarafından da akü başlığının zamanla gevşeyebileceği yönünde bir uyarıda bulunulmadığını ve herhangi bir bilgi verilmediğini, bu sebeple meydana gelen arızada davalıların sorumlu olmadığının kabul edilmesinin hatalı olmadığını, dava konusu aracın ... Marka, ... Model olduğunu, araçta akü kutup başlarının gevşediğini gösteren bir uyarı sistemi ya da ikaz ışığının bulunmadığını, aracın tanıtım broşürlerinde, kullanım talimatlarında ya da garanti sözleşmesi içeriğinde akü kutup başlıklarının periyodik olarak kontrol edilmesi ve sıkılması ile ilgili bir uyarı ya da özel bir düzenlemenin de yer almadığını, ayrıca aracın satıcısı davalı ... şirketinin ve üretici şirketin araçla ilgili tanıtım bilgilerinde aracın akıllı bakım sistemine sahip olduğunu, arızalanmadan önce uyarı verdiği, iki yıl kilometre sınırsız bir şekilde garanti kapsamında olduğu ve aracın her türlü kasa yapısına uygun olduğunun açıkça belirtildiğini, buna rağmen aracın arızalanıp yolda kalana kadar hiçbir uyarı vermediğini, dosya kapsamında aracın kutup başlıklarının üretim aşamasında sağlam bağlanıp bağlanmadığı ya da araca kasa bağlanması sırasında akü kutup başlarının gevşek bırakılmış olup olmadığı konularının değerlendirilmediğini, hayatın olağan akışında herkesin araç kullanmakta olduğunu ve araçta arıza uyarısı olmadığı ya da aracın yolda kalmadığı sürece akü ile ilgili herhangi bir işlemin yapılmadığını, standart bir araç kullanımında akü başlıklarına yalnızca akü değişimi sırasında bakılmakta olduğunu, bu hususun olağan bir tüketici davranışı olduğunu, somut olayda ise aracın olağan kullanımı sırasında olağandışı bir arızanın meydana geldiğini, bu arıza nedeniyle oluşan zararın tek başına müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili şirketin 2010 yılından beri çiğ köfte ve meze üretimi ile satış işini yapmakta olduğunu, çok sayıda satış noktasına ürün gönderdiğini, müvekkilinin dava konusu aracı gıda sevkiyatı yapmak amacıyla satın aldığını, bir yıllık kullanımın sonunda aracın yolda kalacak şekilde arızalandığını, bu durumun olağan ve normal sayılması, müvekkiline araçla ilgili teknik aksamını kontrol etme yükümlülüğünün getirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği ve ayıplı hizmette bulunulduğu iddia olunan araç nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının iddiasına konu zararın davaya konu araçta üretim kaynaklı ayıptan mı yoksa aracın kasasının ayıplı olarak yapılmasından mı ortaya çıktığı ve davalıların oluşan zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava konusu ... plakalı, ..., 2017 model bir kamyondur. Davacı şirket, davalı ... Ticaret Türk A.Ş 'den 22/03/2018 tarihinde dava konusu aracı satın almıştır. Alınan aracın kasası davalı ..şirketine 25/04/2018 tarihinde yaptırılmıştır. Davacı tarafça, davalı ... Ticaret Türk A.Ş'den satılanın üretimden kaynaklı ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini talep edilmiş, diğer davalı ...şirketinden ise ayıplı hizmet nedenine dayalı olarak zarar tazmin talebinde bulunulmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Görüldüğü üzere ayıba karşı tekeffül satıcının satış sözleşmesine dayalı bir yükümlülüğü olup, somut olayda davalı ... Ticaret Türk A. Ş, dava konusu aracın satıcısı olduğundan ayıba ilişkin hükümler gereğince şartların bulunması halinde sorumluluğu yoluna gidilebilir. Diğer davalı .....şirketi ise davaya konu araca kasa yapım hizmeti sunmuş olup hizmeti ayıplı olarak sunmuş olması halinde bu ayıplı hizmetten oluşan zararın olması halinde sorumlu olabilecektir. Somut olayda dosyada kapsamındaki belgeler, alım faturası, servis iş emri föyü, tamir faturası ve bilirkişi heyet raporu değerlendirildiğinde, dava konusu kamyonun 22/03/2018 tarihinde satın alındığı, aracın trafiğe çıkış tarihinin 05/05/2018 olduğu, kapalı kasa yapımının 25/04/2018 tarihi olduğu, kamyondaki arızanın ise 22/05/2019 tarihinde meydana geldiği yani kamyonun satın alınıp kasanın yapımından ve trafiğe çıkıştan yaklaşık 12,5 ay sonra kamyonun kutup başının gevşek kalması üzerine sürekli ark nedeniyle kıvılcım yaparak kutup başını eriyip yandığı, kutup başındaki bu ark atlaması nedeniyle kamyonun elektronik beyin değişken yüke maruz kalması nedeniyle hasarlandığı anlaşılmaktadır. Alınan bilirkişi heyet raporu dosya kapsamına uygun ve taraf itirazlarını da karşılar ayrıntılı düzenlenmiş olup hüküm kurmaya elverişlidir. Bilirkişi raporunda elektronik beyinde hasar meydana gelmesinin imalat hatasından veya kasa yapımından kaynaklanmadığı tespit edilmiş olup bu durumda davalıların oluşan zarardan bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca davacının tacir ve aracın kamyon olduğu gözönüne alındığında olağan kontrollerin davacı tarafça yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25