SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2024/360 E. 2024/921 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/360

Karar No

2024/921

Karar Tarihi

13 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/360

KARAR NO: 2024/921

KARAR TARİHİ: 13/06/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/07/2023

NUMARASI: 2023/246 Esas - 2023/697 Karar

DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı .... Ltd. Şti.'nin ...'ne ... mersis numarasında kayıtlı olduğunu, davacı ... ... Tic. Ltd. Şti.'de %40 hissedar olduğunu, şirkette davacının haberi olmadan gerçekleşen genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararları sonucu, davacının hissesinin 0,001 oranına düşürüldüğünü, Davacı ... un “limited şirketin esas sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile payının tespiti” talepli İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/673E. sayılı dosyasında dava açtığını, Yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2020 tarih ve 2019/582 E.- 2020/23 K. sayılı ilgili genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğuna ve ...'un davalı şirkette %40 oranında pay sahibi olduğuna karar verildiğini, kararın, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08.03.2022 tarih, 2021/11-701 E. ve 2022/275 K. sayılı kararı ile 10.01.2023 tarihinde kesinleştiğini, Davacının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı gereğince ... Tic. Ltd. Şti.'deki %40 oranındaki hissedarlığının kayıt ve tescilini 13.01.2023 tarihinde ...'ne yaptığı başvuru ile istediğini ,Ticaret Sicil Müdürlüğü nün; ilgili mahkeme kararı gereğince sicil kayıtlarının değiştirilmesinin mümkün olmadığı, kararın icrası için son yapılan hisse devri ile 2022 tarihli iki sermaye artırımı kararının iptal edilmesi ve ayrıca, kararı veren mahkeme tarafından, pay oranlarının 23.10.1995 tarihli ortaklar kurulu kararındaki son ortaklık yapısına uygun hale getirilecek şekilde değiştirilerek maddi hatanın düzeltilmesi gerektiği açıklaması ile talebi reddettiğini belirterek; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24.03.2023 tarih, ... sayılı ve "Yazı hk. / ... Limited Şirketi hk." konulu kararının kaldırılmasına müvekkilin şirket bünyesinde sahibi olduğu %40 hissesinin kayıt ve tescilinin yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını ve bu nedenle de davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, Tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından istenebileceği düzenlendiğinden (TTK m. 28/1) itirazın da yine ancak ilgililer tarafından yapılabileceğini yalnızca şirket ortağı sıfatına haiz olan/olduğu iddia edilen davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığının açık olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 22. maddesi, "Başvuruya yetkili kişiler" başlığını taşımakta ise de; maddenin içeriğinde açıkça ilgililerden bahsedildiğini, ayrıca da maddenin içeriği, TTK m. 28 ile aynı doğrultuda olup; açıkça ilgilileri yani tescil başvurusu yapmaya yetkili kişilerin ve Ticaret Sicili Müdürlüğünün kararına itiraz edebilecek kişilerin aynı kişiler olduğunun düzenlendiğini, Buna göre gerek TTK'nın 622. Maddesinin atfıyla cari olan TTK 450'ye göre gerekse de Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin aşağıda aynen yer alan ilgili maddesi gereğince dava konusu mahkeme kararının tescilinin ancak ilgili şirketin müdürlerince talep edilebileceğini beyanla; Davanın usulden reddine karar verilmesini, esas yönünden ise İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş tescilli kararlar ve iptal edilmemiş tescilli genel kurul kararları arasında uyumsuzluk bulunduğu için, anılan mahkeme kararının fiilen tescili veyahut da bu tescille kayıtların düzeltilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22. maddesinde "Başvuruya yetkili kişiler" başlığı altında ilgililerden söz edildiği, TTK md 622 göndermesiyle TTK md 450'ye göre: tescili ancak ilgili şirketin müdürlerinin talep edebileceği, açıklanan Yargıtay ilamı ve yasal düzenlemeye göre; tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından istenebileceği (TTK m. 28/1)sabittir. Bu nedenle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2020 tarih 2019/582 E. ve 2020/23 K. sayılı kararı gereğince yalnızca şirket ortağı sıfatına haiz olan davacının tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, kaldı ki tescilin gerçekleşebilmesi içinde iptal edilen genel kurul kararları dışında ve sonraki tarihte yapılan sermaye artırımı kararlarının da iptali, pay oranlarının yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Bu haliyle davacının talebinde aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmış, davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ... Tic. Ltd. Şti.'nde %40 oranında pay sahibi olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olup, bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından uygulanmamasının hukuka aykıro olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kesinleşen mahkeme kararı ile davacıya ait olduğunu tespit ettiği hisseleri davacı adına kayıt ve tescil etmemesi mümkün olmayıp, söz konusu müdürlük kararının hukuka aykırı olduğunu, nitekim Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin "Mahkeme veya resmi kurumun kararına dayanan tescil" başlıklı 26. maddesi;"(1) Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir olgunun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil eder. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166. maddesinin ikinci fıkrası hükmü saklıdır. (2) Mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır. Tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlük 36 ncı madde gereğince işlem tesis eder." şeklinde olup, mahkeme kararları ile ilgili ticaret sicil müdürlüklerine herhangi bir takdir hakkı tanınmadığı, her halükarda mahkeme kararına istinaden sicil kayıtlarında gerekli tescil istemlerinin yapılması gerektiğinin düzenlendiğini, kanunun açık hükmü gereği, mahkeme kararına istinaden gerekli tescil işlemlerinin yapılması zorunlu olduğundan, talebinin reddine herhangi bir gerekçe gösterilemeyeceği ve bu nedenle işbu itiraza konu kararın hukuka aykırı olduğu açık olmakla birlikte, kararda gösterilen gerekçelerin kesinleşmiş mahkeme kararını yok saymak ve mahkeme hükmünü yerine getirmemek niteliğinde olduğunu, zira İstanbul Ticaret Sicili Müdürü tarafından temel olarak, söz konusu mahkeme kararının güncel sicil kayıtlarıyla çeliştiği iddia edilmişse de, netice itibariyle sicil kayıtlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine dair açılmış bir davanın sicil kayıtlarıyla çelişmesi son derece doğal olup somut olayda davacının payının sahte belge ve kararlarla %40'tan %0,01'e düşürülmesi söz konusu olduğundan, davacının payının %40 olduğunun tespitine dair kararın şu anki sicil kayıtlarıyla uyumlu olmasının mümkün olmadığını, zaten sicil kayıtlarındaki yanlışlığın düzeltilmesi amacıyla dava ikame edildiğini, hal böyle iken, müdürün hangi tür mahkeme kararının gereğini yerine getireceğinin taraflarınca anlaşılamadığını davacının, ... Tic. Ltd. Şti.'de %40 hissedar olduğu, mahkeme kararları ile kesin hale geldiğinden ve müvekkilin hissesinin düşürülmesine dair mutlak butlanla batıl karardan sonra şirket tarafından alınan tüm kararların yok hükmünde olduğu, dolayısıyla müdürlük kararında değinilen 2022 tarihli yok hükmündeki kararlar gerekçe gösterilerek kesinleşmiş mahkeme kararının uygulanmamasının mümkün olmadığını, yine mahkeme kararı ile mutlak butlanla batıl olduğu tespit edilen kararlardan sonraki tüm işlemler ve sicil kayıtları yok hükmünde olduğundan, bunlarla ilgili ayrıca dava açılmasına gerek olmadığı, tüm sicil kayıtlarının kaldırılması gerektiğini, nitekim yokluk bir hukuki işlemin hiç meydana gelmemiş olmasını ifade ettiğini, bir genel kurul kararından söz edebilmek için hukuken genel kurul sayılan bir organın toplanmış ve bu toplantıda bir karar alınmış olmasının şart olduğunu, somut olayda davacının hissesinin düşürülmesine dair mutlak butlanla batıl karardan sonra şirket tarafından alınan kararların herhangi birisinde hukuken genel kurul sayılan bir organın toplanmış olmasından bahsedilemeyeceğinden, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ibraz edilen kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden kaldırılması gerektiğini, davacının tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı yönündeki değerlendirme hukuka aykırı olduğunu, şirket ile ilgili herhangi bir hususun tescili için başvuru yapıldığı şeklinde bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığını, yoklukla malul olan kararlardan sonra alınan tüm kararların da yok hükmünde olduğu açık olduğundan, tescilin gerçekleşmesi için sonraki tarihte yapılan sermaye artırım kararlarının da iptalinin gerektiğinin kabul edilemeyeceğini, yokluk bir hukuki işlemin hiç meydana gelmemiş olmasını ifade edeceğini, bir genel kurul kararından söz edebilmek için hukuken genel kurul sayılan bir organın toplanmış ve bu toplantıda bir karar alınmış olmasının şart olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, istem konusuyla ilgili olarak ticaret siciline tescil koşulları bulunup bulunmadığı ve ticaret sicil müdürlüğünün ret kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.Davacı ... tarafından açılan “limited şirketin esas sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ile payının tespiti” talepli İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/673E. sayılı dosyasında açılan davada ilgili genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğuna ve ...'un davalı şirkette %40 oranında, ... %60 oranında pay sahibi olduğuna karar verilmiş ve bu karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.03.2022 tarih, 2021/11-701 E. ve 2022/275 K. sayılı kararı ile onanarak 10.01.2023 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı tarafından söz konusu mahkeme kararındaki hususların tescil edilmesi için 12/01/2023 tarihli dilekçe ile ticaret sicil müdürlüğüne başvurulmuş, ancak ticaret sicil müdürlüğünün 24/03/2023 tarih ve 33850 sayılı kararıyla istem reddedilmiştir.Davacı tarafça, mahkeme kararları ile ilgili ticaret sicil müdürlüğüne herhangi bir takdir hakkı tanınmadığından bahisle ticaret sicil müdürlüğü kararına itirazın kabulüne karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 28/1. Maddesine göre, tescil isteminin ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 22/2-e maddesine göre de, limited şirketlerde, genel kurul kararlarının iptaline dair mahkeme kararlarının tescilinde, müdürler, tescil başvurusu yapabilecek ilgililer olarak sayılmıştır.TTK'nın 622. maddesindeki, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır, şeklindeki düzenleme uyarınca limited şirketler hakkında da uygulanacak olan TTK'nın madde 450. Maddesine göre genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhâl ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır.TTK'nın 34/1. maddesinde ise, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde yine ilgililerin sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir. Genel kurul kararının iptali ve butlanına ilişkin mahkeme kararının tescilini isteme yetkisi müdürlere ait iken, somut olayda davacının, ortak sıfatıyla mahkeme kararındaki hususların tescil isteminin reddedilmesine ilişkin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kararına itiraz etmiştir. Bu konuda itiraz yetkisi de şirkete ait olup davacının ilgili sıfatı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın aktif husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı tarafça, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 26. Maddesine dayanılmış ise de, tescil istemine konu mahkeme kararında resen tescile ilişkin bir karar bulunmadığından anılan maddenin somut olayda uygulanma yeri yoktur. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülentaraflarınesastanSicilözetisavunmalarınınkararistinafKararınadereceİtirazistanbulTicaretgerekçeMemurununsebeplerikararıileriiddianumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim