İstanbul BAM 43. HD 2024/903 E. 2024/917 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/903
2024/917
13 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/903
KARAR NO: 2024/917
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2024
NUMARASI: 2024/266 Esas - 2024/397 Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TMSF tarafından müvekkili şirketin alacaklı olduğu .... AŞ'nin hisselerinin satış ve devrine ilişkin usulsüz ve hukuka aykırı karar tesis edildiğini,TMSF'nin şahsi malvarlığına/hissesine kayyım olarak atandığı gerçek kişiler ile TMSF'nin kayyım olarak atandığı şirketlerin ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş. şirketlerinde bulunan hisselerinin ... Grubu Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü kapsamında ihale yoluyla satışı kararlaştırıldığını, işbu Satış İlanı ile bu satış ilanına konu ihale yoluyla satış kararının iptali ile ihtiyati tedbir kararı verilerek satış işleminin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, iptali talep edilen satış ilanı ile bu satış ilanına konu ihale yoluyla satış kararı usul ve yasaya aykırı olup, satışın gerçekleşmesi halinde müvekkilinin hak ve alacaklarını tahsil etme ihtimali büyük ölçüde ortadan kalkacağından ve müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğrayacağından işbu huzurdaki davayı ikame etme zarureti doğduğunu, idari makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tâbi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercilerinin görevli olduğunu, satış ilanı ve satış ilanına konu ihale yoluyla satış kararının iptali talep edilmesi nedeniyle TTK ve TMK hükümleri uygulama alanı uyuşmazlığın çözümünde adli yargı merci olan Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olacağını, müvekkili ... ile ... A.Ş. arasında akdedilmiş olan 14/03/2016 tarihli danışmanlık sözleşmesi kapsamında müvekkili ...'in alacaklarına ilişkin olarak danışmanlık sözleşmesinde yer alan yetki şartına dayanarak müvekkili ... tarafından Singapur'da açılan dava sonucunda Singapur Yüksek Mahkemesi tarafından ... numaralı dosya üzerinden, 22 Mayıs 2019 ve ... numaralı karar ile bu karara binaen aynı mahkeme tarafından aynı numaralı dosya üzerinden ... numaralı 19 Kasım 2019 tarihli karar verileek 1.925.755,85 EURO ile 81.498,62 Singapur Doları'nın ... tarafından müvekkil ...'e asıl alacak üzerinden 22.05.2019 tarihinden fiili ödeme gününe kadar işleyecek olan yıllık % 5,53 oranında faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/572 esas sayılı dosyası üzerinden Singapur Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi'nin ... numaralı davada vermiş olduğu ... numaralı 22 Mayıs 2019 tarihli kesinleşmiş karar ve aynı mahkemenin aynı dava kapsamında vermiş olduğu ... numaralı 19 Kasım 2019 tarihli kesinleşmiş mahkeme kararının tenfizinin talep edildiğini ve halen derdest olduğunu, TMSF tarafından hisselerin satışına karar verilen ... A.Ş.'nin en değerli varlıklarını teşkil ettiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu Holding şirketinin davaya konu satış ile içi boşaltılmak suretiyle, müvekkilinin alacaklarının tahsil edilmesinin büyük ölçüde güçleşeceğini, imkansız hale geleceğini, böyle bir sonucu doğuracak olan satış işleminden önce üçüncü kişilerin menfaatini korumaya yönelik önlemlerin alınması gerekirken, bu konuda hiçbir önlemin alınmayışının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ihale şartnamesi ekinde yer alan varlık listesinde ve inceleme kolaylığı olması açısından sunulan tablolarda görüleceği üzere ... hissedarlarından biri müvekkili ...'in alacağı bulunan ... olduğunu, aynı şekilde ... ve ... hissedarı olduğu görülen ...Tic. A.Ş.'nin de % 100 hissedarı ... hissedarı olduğu ... A.Ş. olduğunu, bu şirketlerin satışı halinde müvekkilinin alacaklı olduğu ... şirketinin en değerli, en fazla gelir ve nakit akışı sağlayan şirketleri bu davaya konu işlem ile satılmak istenen ... gaz şirketleri olduğunu, bu şirketlerin satışı halinde müvekkilinin alacaklı olduğu ... şirketinin en değerli, neredeyse tüm gelirini ve kârını sağlayan varlıklarını kaybetmiş olacağını, böylece müvekkilinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olan alacaklarını tahsil edememe tehlikesiyle karşılaşılabileceğini, gerek Anayasa gerekse de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında himaye altına alınmış mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olacağını, bu doğrultuda ... Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü 'nün satışına konu hisseler ... malvarlığına dahil olduğundan, satış kararı ile ... malvarlığında meydana gelecek ciddi azalmanın ... yüklü meblağda alacağı olan müvekkilinin alacağını tahsil edememesine sebebiyet vereceği aşikar olup, dava konusu satış kararının ve satış ilanının iptalinin zaruri olduğunu, satış kararı ve satış şartnamesinin mevzuata aykırı olduğunu, dava konusu ihalenin gerçek rekabet şartlarını taşımadığını, belirsiz bir ortamda ve belirsiz şartlarda düzenlendiğini, iptali talep edilen ihale yoluyla satış kararı, ticari ve iktisadi bütünlük oluşturularak şekilde satışa ilişkin olduğunu, muhammen bedelin denetime ilişkin bir değerleme raporu olmaksızın hukuka aykırı olarak tespit edildiğini, ... ve ... TMSF tarafından devir alınan şirketlerden olmayıp, TMSF'nin kanunla kendisine verilen yetkileri sınırını aşarak kullandığını, TMSF'nin ...'a sadece yönetim kayyımı olarak atanmış olup, devir alınmayan şirketin satışı hakkında karar veremeyeceğini, ticari ve ekonomik bütünlük arzeden hukuka uygun bir satış kararı tesis edilmediğini, İptali talep edilen satış ilanı ve satış ilanına konu ihale yoluyla satış kararı doğrultusunda ihale günü olan 08/05/2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan işlemlerin usule, hukuka, hakkaniyete, TTK'nın kurucu nitelikteki emredici hükümlerine ve kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, müvekkili şirketin alacaklarının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararları ile hüküm altına alınmış olması ve tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin telafisi imkansız zararlar ile karşılaşacağı hususlarının birlikte değerlendirilmesi halinde yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinin sabit olduğunu belirterek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Akfel Gaz Grubu Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Satış Komisyonu Başkanlığı tarafından düzenlenen Ticari ve İktisadi Bütünlük Satış İlanı ve buna konu ihale yoluyla satışa ilişkin TMSF kararının öncelikle ve ivedilikle teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı ile durudurulmasına, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Akfel Gaz Grubu Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Satış Komisyonu Başkanlığı tarafından düzenlenen Ticari ve İktisadi Bütünlük Satış İlanı'nın ve buna konu ihale yoluyla satışa ilişkin TMSF kararının iptali ile haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği ... hissedarı olduğu ...Tic. A.Ş.'ne Sulh Ceza Hakimliği kararı ile kayyım olarak TMSF'nin atandığı, TMSF'nin kamu kurumu olduğu, dava konusu şirkete ait hisselerin satılmasına ilişkin kararın idari işlem niteliğinde olduğu, yasayla kurulan ve kamu tüzel kişiliğine sahip TMSF'nin tek taraflı kamu gücü kullanılarak tesis edilen satış işleminin ve diğer işlemlerin idari işlem niteliğinde olması nedeniyle bu işlemlerin iptaline yönelik incelemenin idari mahkemelerince yapılması gerektiği ve dolayısıyla bu işlemin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemelerinin görevli olduğu, mahkememizin bu davada görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak HMK'nın 114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmamasından dolayı dava şartı yokluğundan davalı TMSF hakkında açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş bu kapsamda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ... Grubu Hisseleri Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Satış Komisyonu Başkanlığı tarafından düzenlenen “Ticari Ve İktisadi Bütünlük Satış İlanı” ve bu satış ilanına konu ihale yoluyla 08/05/2024 tarihli olarak belirlenen satış kararının HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca tedbiren durdurulması yönündeki isteminin de görevsiz olan mahkememizce değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden REDDİNE , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca, Satış İlanı uyarınca ihalenin çok kısa bir süre içerisinde 08.05.2024 tarihinde yapılacak olması nedeniyle hızlıca aksiyon alınarak görevli olduğunu düşünüldüğünden İdare Mahkemeleri nezdinde ilk önce dava ikame edildiğini ancak İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nin 29.04.2024 tarihli, 2024/774 Esas, 2024/897 Karar sayılı kararı ile idari yargıda açılan dava, adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği kabul edilerek görev yönünden ret ile neticelendiğini, idari yargının verdiği görevsizlik kararı üzerine, davacının herhangi bir hak kaybı yaşamaması ve hukuken mağdur olmaması için adli yargıda istinafa konu bu dava ikame edildiğini ancak usulden reddine karar verildiğini, İdari yargıda görevsizlik kararı verildikten sonra adli yargıda da görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle, davacının herhangi bir hak kaybı yaşamaması ve hukuken mağdur olmaması için görevli yargı yerinin bir an evvel belirlenebilmesi gerektiğini, dava konusu 05.04.2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Satış İlanı uyarınca yapılacak ihale, 08.05.2024 tarihinde yapılacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihalenin durdurulması amacıyla tedbir/yürütmeyi durdurma kararı verilmesini ve görevli yargı yerinin belirlenerek ihalenin iptaline karar verilmesini karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, şirkete kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun şirketin ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında ihale yoluyla satışına dair kararının iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın tabi olduğu yargı yolu noktasındadır.Dava konusu satışına karar verilen ... A.Ş., ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'ye Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun kayyım olarak atanmış olduğu ve Fon Kurulunun kararı ile şirket yönetim kuruluna atamalar yapıldığı ihtilaf konusu değildir. ... A.Ş., ... A.Ş. Ve ... A.Ş.'de bulunan hisselerden Fon Kurulu kararı ile oluşturulan ... Gaz Grubu Hisseleri ticari ve iktisadi bütünlüğünün ihale yoluyla satışına karar verilmiştir. 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19/3. maddesinde, kendisine kayyım atanan şirketlerin, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun gözetiminde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetileceği, bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebileceği düzenlenmiştir.Anılan Kanunun 19/9. Maddesinde, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyımlık görevini yürüttüğü şirketlerin genel kurullarının yetkilerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olunmaksızın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından kullanılabileceği, 10. Fıkrada ise, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın, bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanına veya Fon Kuruluna devredebileceği kabul edilmiştir.Kanun'un 20/1. Maddesinde de, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkilerin, bu Kanun ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Başbakanlık tarafından onaylanan 10/11/2016 Tarihli ve 6758 Sayılı Kanun’un 19. maddesi kapsamında hazırlanan Yetki Devri Yönergesi’nin “Devredilen Yetkiler” başlıklı 5’inci maddesinin c ve ç bentleri ile “şirketin yahut varlıklarının veya malvarlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verme yetkisi” ve "gerektiğinde 6102 sayılı TTK hükümlerine tabi olmaksızın genel kurul yetkilerini kullanabilme yetkisi" Fon Kuruluna devredilmiştir.Dava konusu edilen ... Grubu Hisseleri Ticari Ve İktisadi Bütünlüğünün ihale yoluyla satışına ilişkin olarak alınan karar anılan düzenlemeler uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulununca verilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 111. Maddesi uyarınca kurulun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip bir kuruluştur. 2557 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre, idari işlemin iptali ile idari eylem ve işlemlerden dolayı açılan tam yargı davaları idari davalardır. İdari davalar ise ilgisine göre Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi'nde görülür.İdari işlem, yetkili idarenin, kamu hukuku alanında kamu gücü ile hareket ederek, idari faaliyetle ilgili doğrudan hukuki sonuca yönelik, tek yanlı irade açıklamasıyla aldığı ve re'sen icra olunabilen kararlardır.TMSF Fon Kurulu'nun ... Gaz Grubu Hisseleri Ticari Ve İktisadi Bütünlüğünün satışına ilişkin kararı, kamusal bir görevin ifası amacıyla, kamu gücü kullanılarak, tek taraflı olarak alınmış idari bir karar olup, uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nu değil, 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler Fona verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde kıyasen uygulanacak olduğundan TMSF'ye karşı açılan eldeki dava adli yargının görev alanında değildir. ... Grubu Hisseleri Ticari Ve İktisadi Bütünlüğünün satışına ilişkin TMSF kararı Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında gerçekleşmediğinden ve açıklanan nedenlerle davanın idari karakteristikte olması karşısında eldeki dava idari yargının görev alanına girmektedir. Bu nedenle davalı TMSF yönünden yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25