İstanbul BAM 43. HD 2024/696 E. 2024/887 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/696
2024/887
6 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/696
KARAR NO: 2024/887
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/02/2024
NUMARASI: 2023/227 Esas - 2024/72 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının mülkiyetinde bulunan Konya ili Sarayönü ilçesi ... köyü ... mevkiinde kain tapuda ... parsel 8900 m2 taşınmazın 12/08/2011 tarihinden itibaren 5+3 yıl süreyle geçerli olmak ve 5. Yıldan sonraki dönemde devam edebilmesi davalının açık yazılı devam iradesine bağlı olmak üzere, müvekkili şirket lehine intifa hakkı tanınmasına ilişkin olarak müvekkiil şirket ile davalı arasında 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesi akdedildiğini, İntifa Sözleşmesi' nin intifa hakkı ve bedeli başlıklı Malik, 5P lehine tapuya tescil tarihinden başlamak üzere ilk dönem için 79,414,USD İkinci dönem için ise 47,649 USD olarak tespit edilen toplam 127,063 USD ivaz karşılığı ... lehine birinci dönem tescil tarihinden 18/09/2015'1e kadar ikinci dönem 18/09/2015 den itibaren 3 yıl süreyle geçerli olmak üzere İntifa hakkı tesis etmeyi ... lehine tesis edilen intifa hakkının, gayrimenkulun bulunduğa tapu kaydına tescil edilmesini kabul ettiği şeklinde düzenlenen sözleşme gereğince müvekkili şirkete tesis edilecek intifa hakkı için 5+3 yıllık intifa bedeli peşin ödendiğini, intifa sözleşmesi ve intifa resmi senedi ile sabit olduğu üzere 12/08/2011 tarihinde 5+3 yıl süre ile müvekkiil lehine tanınmış intifa hakkı süresinden önce sonlanmış olup müvekkili şirketin taşınmaz malikinden kalan intifa süresine ilişkin olarak KDV hariç 61.394,81 USD alacağı bulunmakta olduğunu, davalı taraf muaccel olan borçlarını ödemediğinden taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshedildiğini, davalı tarafa intifa hakkının tapudan terkini yönünde ihtarname gönderildiğini, borçların ödenmesi yönünde davalı tarafa ihtarname tebliğ edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin alacağını ödememesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasından söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın iş bu takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalının takip tutarının %20 'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacı yan huzurdaki davanın taraflar arasında yapılan 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de söz konusu dava taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayalı bu sözleşmeden kaynaklanan bir dava olmadığını, huzurdaki dava ve talepler yönünden davacının temel ilişki olarak dayandığı faturayı 11/08/2011 tarihli intifa sözleşmesini davaya konu icra takibi yönünden kabul etmemeleri ve müvekkilinin ikametgahının Konya ilinde olması nedeni ile huzurdaki dava yönünden Konya Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olması nedeni ile yetkiye itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkiline yapmış olduğu toplam 100.000 USD ödeme davaya konu intifa bedeli olarak ödenmiş havaleler olmadığını, söz konusu havalelerin taraflar arasındaki diğer ticari ilişkiler nedeni ile değil de bilakis davaya konu intifa sözleşmesi ve intifa senedine hasren yapıldığı davacı ayrıca ve açıkça ispatlamasının gerektiğini, ivaz bedeli borcuna mahsup edildiği iddiasının da doğru olmadığını, taraflar arasında yapılan intifa sözleşmesinde ve tapuya tescil edilen intifa senedinde kesinlikle bu şekilde iadeye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, intifa senedinde de görüleceği üzere intifa hakkının süresinden önce kaldırılması halinde davacının iddia ettiği gibi sadece ve müvekkilinin intifa hakkının terkinini talep etmesinin durumuna hasretilmiş olmadığını, intifa sözleşmesi ve intifa senedi hükümlerine göre davacı yanında süresinden önce intifa hakkı kaldırma hak ve yetkisinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle hukuka ve usule aykırı olan davanın reddine, davacı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... tarafların 2015-2016-2017-2018 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış oldukları, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dava konusunun, davalının, davacının bayisi olması nedeniyle kurulan intifa sözleşmesinden kaynaklandığı, icra takibine konu alacağın Davacı ... AŞ.’nin Davalı ... adına 08.10.2015 tarih, ... no, “Ladik istasyonunun İntifa Terkin Bedeli” açıklaması ile düzenlediği 72.445,88 USD (KDV Dahil) bedelli faturadan kaynaklandığı, faturanın açık fatura şeklinde düzenlendiği, fatura içeriğinin sözleşmenin “Malik’in Sözleşmeyi Tek Taraflı Fesih Hakkı” başlıklı 4. Maddesinin a bendi kapsamında usulüne uygun tanzim edildiği, davacının 72.445,88 USD asıl alacağa 3.160,32 USD işlemiş faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış olmakla, davacının davasını kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki 72.445,88 USD asıl alacak, 3.160,32 USD işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 75.606,20 USD TL’ ye ilişkin itirazın iptali ile takibin asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 4/a.maddesi gereğince hesaplanacak (yıllık %5,769 oranını geçmemek üzere) faizi ile birlikte devamına, alacağın likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen nakdi alacak 204.276,67 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 40.855,334 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yan taraflar arasında yapılan 11.08.2011 tarihli intifa sözleşmesinde 5 yıllık ilk dönem intifa bedelinin 79.414,00 USD olduğunu ve 3 yıllık ikinci dönem intifa bedelinin 47.649,00 USD olmak üzere toplam 127.063,00 USD ivaz karşılığında olduğunu ve tesis edilen intifa hakkı için 5+3 yıllık bedeli peşinen ödediklerini iddia ettiğini, davacı 17.05.2010 tarihli " fesih protokolü" ile müvekkilden 27.063,00 USD alacaklı olduğunu ve bu alacağının davaya konu intifa ivaz bedeli borcuna mahsup edildiğini iddiası da doğru olmadığını, davacı müvekkilin intifa hakkının kaldırılmasını talebi üzerine intifa hakkının müvekkilin sonlandırması sonucu tapudan intifa hakkını terkin ettirdiklerini ve taraflar arasındaki intifa senedi ve intifa sözleşmesi hükümleri gereğince tapu maliki müvekkilin intifanın terkin edilmesini talep etmesi halinde işlememiş intifa süresinin bedelinin müvekkil tarafından davacıya iade edileceğinin intifa senedinde belirtildiği iddiaları ile huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı dava dilekçelerinin 2. maddesinde özetle, davalı müvekkilin intifa hakkının terkinini talep etmesi ve müvekkilin bu talebi neticesinde süresinden önce intifanın terkin edilmesi halinde işlememiş intifa süresinin bedelini davacıya ödemekle yükümlü olacağının "intifa sözleşmesinde" hüküm altına alındığını iddia ve beyan ettiğini, davacı yan dava dilekçesinde, müvekkilin davalıya keşide ettiği Konya ... Noterliği'nin 17.09.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı keşide ederek, tapudan terkinini talep ettiğini, davalı tarafın davacı şirket lehine tesis edilen intifanın derhal tapudan terkinini talep ederek intifa sözleşmesini süresinden önce sona erdirmesi üzerine intifa hakkı 08.10.2015 tarihinde tapu sicilinden terkin edildiğini iddia ve beyan ettiğini, intifa senedine göre müvekkilin ancak ve ancak iki durumda tek taraflı olarak intifa hakkının terkinini talep etme hak ve yetkisi bulunduğunu, ayrıca dava dilekçelerinde müvekkilin talebi ve müvekkilin sonlandırması nedeni ile intifa hakkını kaldırdıklarını beyanlarının aksine müvekkile gönderdikleri Kadıköy ... Noterliği'nin 23.10.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede intifa haklarının son bulması nedeni ile intifa haklarını terkin ettirdiklerini açıkça beyan ettiğini, davacı yanın intifayı Müvekkilin terkin talebi ve sonladırdığı gerekçesi ile terkin ettikleri iddia etmekle birlikte söz konusu Konya ... Noterliği'nin 17.09.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname davacıya 21.09.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının müvekkile keşide ettiği Kadıköy ... Noterliği'nin 23.10.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinde belirtikleri gibi müvekkil ...'in sözleşmenin devamı yönünde iradesini göstermemesi üzerine, intifa hakkı sona ermiş olması da gerçeğe aykırı olduğunu, intifa sözleşmesi ve intifa senedi hükümlerine göre davacınında süresinden önce intifa hakkı kaldırma hak ve yetkisi olmadığını, yapılan sözleşme ve intifa senedine rağmen davacının süresinden önce kendiliğinden intifa hakkını sonlandırması ve tapudan terkin etmesi taraflar arasında yapılan intifa sözleşmesine ve intifa senedi hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında imzalanan intifa sözleşmesinin "...’in Sözleşmeyi Tek Taraflı Fesih Hakkı" başlıklı 4. Maddesinde özetle; ...; “ikinci intifa dönemine” ilişkin kabul iradesini yazılı olarak göstermeyerek, işbu sözleşmeyi ilk dönem intifa süresinin hitamında tek taraflı olarak feshetmesi halinde, İntifa sözleşmesinin sona erdiği tarihten, intifa dönemi sonuna kadar işlememiş süre olarak kabul edilecek döneme tekabül eden, toplam 37,500,00 USD tutarındaki intifa bedelini ve faizini ..., tarafından tanzim olunacak faturalar mukabilinde, fatura tarihlerini takip eden 10 gün içerisinde ...’ye nakden ve defaten ödeyeceği ve ...’in feshe bağlanan edimlerini yerine getirmesini müteakip en geç 30 gün çerisinde ..'nin işbu intifa sözleşmesinin tapu şerhini terkin edeceğini kararlaştırıldığını, davacı yan 5 yıllık ilk dönem intifa hakkını henüz ilk dönemin hitamı gelmeden 10-11 ay gibi bir süre önce kendi iradesi ile terkin etmesi nedeni ile bu ilk döneme ilişkin geriye kalan 10-11 ay sürenin müvekkilden talep etme hakkı olmadığı gibi ayrıca 3 yıllık ikinci döneme ilişkin intifa bedelini de talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkilin davacıya keşide ettiği Konya ... Noterliği'nin 17.09.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarında intifa hakkının terkin talebinin taraflar arasında hiç bir hukuki sonucu ve yaptırımı olmadığı gibi müvekkilin bu ihtarnamedeki terkin talebini sözleşmede belirtilen ikinci dönem için devam etmeme iradesine yönelik bir beyan olarak da kabul etmek, bu şekilde yorumlamak da mümkün olmadığını, davacı dava dilekçesine ve icra takibine konu faturada toplam 61.394,81 USD intifa terkin bedeli ve 11.051,07 USD KDV bedeli olmak üzere toplam 72.445,88 USD talep ettiğini, davacı davaya konu icra takibinde ve huzurdaki davada talep ettiği asıl alacağa sözleşmenin imza tarihinde geçerli 12 aylık Amerikan Doları (USD) Libor+ 5 üzerinden 5 yıl süre için hesaplanacak faiziyle birlikte talep ettiğini, takas talebi bulunduğunu, 6098 sayılı TBK’nun 139. maddesine göre, iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebildiğini, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebileceğini, TBK 143. maddesinde ise, takas, ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesiyle gerçekleştiğini, bu durumda her iki borç, takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona erdiğini, cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüller saklı olduğunu, yargıtay 19.Hukuk Dairesinin güncel içtihatlarına göre intifaya konu taşınmaz üzerinde intifanın devam edip etmediği araştırılmasını, zira intifanın devam etmesi halinde davacının sonlandırılmayan intifa için dava açma hak ve yetkisi yoktur bu nedenle mahkeme dava dosyasında intifanın devam edip etmediğini yada hangi tarihte hangi nedenle sonladırıldığını araştırmaksızın karar tesis ettiğini, bu nedenle verilen karar usul ve yasa ile Yargıtay 19.H.D. nin güncel içtihatlarına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle mahkemece, bizce yeterli olmayan inceleme ve gerekçeye dayandırdığı hatalı kararının ortadan kaldırılması için istinaf kanun yoluna müracaat etme zarureti hasıl olduğunu, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2019 tarih,2016/977 E.-2019/1069 K.Sayılı Kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme'nin, 5+3 yıl süreli intifa hakkının ilk 5 yıllık dönem sonunda sona ermesi nedeniyle ikinci dönem intifa bedelinin iadesinde, İntifa Sözleşmesi'nin 2. maddesi uyarınca ikinci dönem için ödenen KDV hariç 47.649,00 USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi yerine, sözleşmenin 4.a. maddesindeki iade edilecek tutarın 37.500,00 USD olduğuna dair düzenlemeye göre (37.500,00 USD+KDV=) 44.250,00 USD asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece intifa bedelinin ödendiği tarih ile intifa iade alacağı için fatura düzenlendiği tarih arası işlemiş faiz tutarı yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığını, davalı taraf intifa terkin bedeli faturasına süresi içerisinde itiraz etmediği ve fatura münderecatına itiraz ettiğine dair savunması bulunmadığından, faturaya konu intifa iade bedeli alacağını yükümlü olduğunun bu açıdan da kabulü ile kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, yargıtay kararı doğrultusunda, sözleşmenin ilk dönem intifa süresinin sonunda sona ermesi nedeniyle davalının ikinci dönem için ödenen intifa bedeli ve faizini iade etmekle yükümlü olduğunun kabulüne, bu kapsamda mahkemece ilk tesis edilen karardaki gibi 72.445,88 USD asıl alacak ve 3.160,32 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 75.606,20 USD üzerinden başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kullanılmayan süreye ilişkin intifa bedelinin iadesi istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davacı ve davalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Taraflar arasında uzun süredir bayilik sözleşmesine dayanan ilişki bulunduğu, taraflar arasında 2003 yılında kurulan sözleşmeye dayalı intifa hakkının 17/09/2010 tarihli fesih protokolü ile sonlandırıldığı, protokolün ikinci maddesine göre; intifa hakkının süresinden önce sonlandırılması nedeniyle davalının davacıya 27.063,00 USD ivaz borcu olduğunun kararlaştırıldığı, yine bu protokolün 2/4 maddesi gereği bahsi geçen ivazın fesih tarihini müteakip 30 iş günü içerisinde ...'nin banka hesabına defaten ödenmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Taraflar arasında 11 Ağustos 2011 tarihinde düzenlenen intifa sözleşmesi gereğince müteveffa davalıya ait Konya İli, Sarayönü İlçesi, ... Köyünde bulunan ... parsel sayısında kayıtlı üzerinde akaryakıt satış istasyonu bulunan taşınmaz üzerine davacı lehine intifa hakkı kurulması konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin intifa süresi ve bedeli başlıklı maddesine göre "malik, a) ... tapuya tescil tarihinden başlamak üzere ilk dönem için 79.414,00 USD, b) ikinci dönem için ise 47.649,00 USD olarak tespit edilen toplam 127.063,00 USD ivaz karşılığında ... lehine birinci dönem (tescil tarihinden- 18/09/2015'e kadar) ve ikinci dönem (18/09/2015'den itibaren 3 yıl) süre ile geçerli olmak üzere intifa hakkı tesis etmeyi" üstlendiği, bu düzenlemenin son cümlesinde yine ... "anılan intifa ivaz tutarlarını malikin ... neznindeki borçlarına karşılık takas/ mahsup etme hakkına sahiptir" düzenlemesinin bulunduğu, yine sözleşmenin malikin sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı başlıklı 4. maddesinde "malik bizzat veya bağlantılı olduğu gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla kurulu akaryakıt istasyonunda ... bayisi olarak fiilen işleticilik faaliyetlerinde bulunuyor ise; herhangi bir sebep göstermeksizin en az 3 ay öncesinden ikinci intifa dönemine tekabül eden 3 yıl süre ile daha sözleşmeye devam iradesinin yazılı olarak göstermediği takdirde; işbu intifa sözleşmesi aşağıda yazılı hükümler dahilinde ilk 5 yıllık intifa döneminin hitamında sona erecektir." ...; "ikinci intifa dönemine ilişkin kabul iradesinin yazılı olarak göstermeyerek işbu sözleşmeyi ilk dönem intifa süresinin hitamında tek taraflı olarak feshetmesi halinde a)intifa sözleşmesinin sona erdiği tarihten, intifa dönemi sonuna kadar işlememiş süre olarak kabul edilecek döneme tekabül eden toplam 37.500,00 USD (37.500,00 Amerikan Doları) tutarındaki intifa bedelini işbu sözleşmenin imza tarihinde geçerli 12 aylık Amerikan Doları (USD) Libor + 5 üzerinden 5 yıl süre için hesaplanacak faizi ile birlikte USD cinsinden veya fatura tarihinde geçerli TCMB Döviz Satış Kurulu üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olarak... ... tarafından tanzim olunacak faturalar mukabilinde fatura tarihlerini takip eden 10 gün içerisinde ...'ye nakden ve defaten ödemeyi... kabul etmiştir." 7. maddesi ile "taraflar işbu sözleşmenin yorumu ve uygulanmasından doğabilecek her türlü itirafta yetkili yargı mercilerinin İstanbul Merkez Mahkeme ve İcra Müdürlükleri olduğunu kabul ve beyan etmişlerdir." düzenlemeler içermektedir. İntifa sözleşmesi davalı tarafça 1. Dönem sonunda sözleşmeye uygun olarak sona erdirilmiş, davacı tarafça da tapudan intifa hakkı bedel karşılığında terkin edilmiştir. Davacı tarafça davalıya kesilen 61.394,81 USD asıl alacak ve 11.051,07 USD KDV olmak üzere toplam 72.445,88 USD tutarlı 08/10/2015 tarihli faturanın tanzim edilerek davalıya Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile 05/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği ve 10 gün içerisinde bedelinin ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince bilahare İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası ile bahsi geçen fatura, intifa sözleşmesi, ihtarname dayanak gösterilerek 72.445,88 USD asıl alacak, 3.162,32 USD işlemiş (libor + 5) faiz olmak üzere toplam 75.606,20 USD bedelli takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.Uyuşmazlık bir ayni hak olan intifa hakkından kaynaklanmakla birlikte intifa hakkının kendisi uyuşmazlık konusu değildir. Davada intifa hakkına veya intifa hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek bir talep söz konusu olmayıp, süresinden önce intifa hakkının sonlandırılması nedeniyle fesih tarihi ile süre sonuna kadar olan devre için peşin ödenen intifa hakkı bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Bu durumda eldeki uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK 12. Maddesinin uygulanma ihtimali bulunmayıp, taraflar arasında yapılan sözleşmenin yetki şartı geçerlidir. Taraflar arasında düzenlenen intifa sözleşmesinin 7. Maddesi gereği yetkili olarak belirlenen İstanbul icra dairelerinde takip yapılması ve İstanbul mahkemelerinde dava açılıp görülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine ve buradan hareketle mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede intifa bedeli birinci dönem için 79.414,00 USD, ikinci dönem için 47.649,00 USD olmak üzere toplam 127.063,00 USD olarak belirlenmiş, ödeme şeklini düzenleyen ikinci maddenin son bölümünde "... anılan intifa ivaz tutarlarını malikin ... nezdindeki borçlarına karşılık takas / mahsup etme hakkına sahiptir. ... anılan toplam intifa ivazını (a-) intifa hakkının tapuya tesciline müteakip 45 iş günü içerisinde peşin olarak ödenecek 50.000,00 USD, (b-) 2012 yılının Ocak ayı içerisinde ödenecek 50.000,00 USD) şekli ve tarihleri belirlenmiştir. Sözleşmede bakiye 27.063,00 USD'nin ödeme şekli konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı tarafça müvekkiline yapılan toplam 100.000,00 USD ödemenin intifa bedeli olmadığı, başka bir borcun ödemesi olduğu şeklinde savunma yapılmış ise de sözleşmedeki bu açık düzenleme, davalı hesabına gönderilen havalelerin sözleşmedeki ödeme tarihleri ile birebir örtüşmesi, davalı tarafça davacıdan başkaca alacağı olduğuna dair herhangi delil ve iddianın ileri sürülememesi, bilakis davacıya gönderdiği az yukarıda bahsedilen ihtarnamede kendi borcu olan 3.631,70 TL cari hesap borcunu belirtmiş olduğunuz hesaba yatırıldığı şeklindeki beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı vekilinin bu yöne ilişkin savunmaları ile istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Yine bakiye 27.063,00 USD bedelin davalının bir önceki fesih sonucu kalan bakiye borcuna mahsup edildiğine yönelik davacı iddiasının; önceki fesih protokolündeki belirlenen rakam ile bu sözleşmede eksik ödenen rakamın birebir örtüşmesi, yeni intifa sözleşmesinde davacıya davalıdan olan alacaklarının intifa bedelinden mahsup / takas etme imkanı veren sözleşme maddesi birlikte değerlendirildiğinde; bu miktar intifa bedelinin de takas / mahsup yolu ile davalıya ödendiği sonucuna ulaşılarak, davalının bu yönlere ilişen istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. Dairemizce verilen kaldırma kararı sonrası sözleşme hükümlerine uygun ve denetime elverişli şekilde düzenlenmiş bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın tüm istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf sebepleri yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça 2. Dönem için 47.649 USD KDV hariç ödeme yapılmış olmasına rağmen sözleşmenin 4.a maddesinde sözleşmenin 2. Dönem için feshedilmesi halinde iade edilecek intifa bedeli rakamla ve yazı ile ayrı 37.500 USD olarak belirlenmiş olması, davalı tarafında cevap dilekçesinde davayı kabul etmemek kaydıyla bu miktarın esas alınabileceğine ilişkin beyanıyla davacının maddi hataya ilişkin savunmasına karşı çıktığı görülmektedir. Eldeki uyuşmazlıkta davacının davalıya ödediği intifa bedelinin tutarı uyuşmazlık konusu olmayıp iade edilecek tutar uyuşmazlık konusudur. İade edilecek tutarda sözleşmede açıkça belirlenmiş olması ve karşı tarafın da maddi hatayı kabul etmemesi karşısında iade edilecek tutarın 37.500 USD +KDV olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sözleşmenin 4/a maddesine göre 37.500 USD tutarın 5 yıl süre için hesaplanacak faiziyle birlikte istenebileceği düzenlenmiş ise de intifa bedelinin davalıya ödendiği tarih itibarıyla davalının iade sorumluluğu bulunmamaktadır. İntifa bedelinin kullanılmayan süresine karşılık gelen tutar yönünden davalının iade yükümlülüğü intifa hakkının terkin edildiği 08/10/2015 tarihi itibarıyla gerçekleşmiştir. Davalıya kullanılmayan döneme ilişkin intifa bedelinin ödenmesi talepli Kadıköy ... Noterliğinden gönderilen ihtarı 05/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve 10 gün süre verilmiştir. Bu durumda sözleşmenin 4/a maddesi ile kararlaştırlan 37.500,00 USD lik 2. dönem için talep edilebilecek tutara, bahis edilen ihtarname ile verilen sürenin bitiminden sonra 16/11/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde, ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmemesinde bir isabetsizlik yoktur. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturada Vergi Usul Kanunu gereği içeriğinde bulunması gereken hususlarda düzenleyen lehine bir karine oluşur. Ancak her karine gibi bu karineninde aksinin ispatı mümkündür. Davalı ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu davacının düzenlediği takibe konu faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı da belirlenmiştir. Bu durumda davacı tarafın faturanın iade edilmemiş olmasının içerdiği miktar kadar alacakları olduğunu ispat ettiğine yönelik istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir. Davanın kabul edilen kısmının dava tarihindeki değeri 135.308,30 TL, reddedilen kısmının değeri 86.218 TL olarak belirlenmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Alınması gerekli olan 9.242,91 TL harçtan davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.310,70 TL harcın, mahsubu ile bakiye 6.932,21 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45