SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2024/844 E. 2024/883 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/844

Karar No

2024/883

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/844

KARAR NO: 2024/883

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 29/03/2024

NUMARASI: 2024/287 Esas (Derdest)

TALEP: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün İhtiyati tedbir talep edenler vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati tedbir talep edenler vekilleri Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 25/03/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; T.T.K'nun 253. maddesinde; “Haklı sebeplerin varlığı hâlinde temsil yetkisi, bir ortağın başvurusu üzerine, mahkemece kaldırılabilir. Gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde mahkeme temsil yetkisini ihtiyati tedbir olarak kaldırıp bu yetkiyi bir kayyıma verebilir. Kayyımın atanmasını, görevlerini, mahkemece verilen temsil yetkisini ve bunların sınırlarını, mahkeme resen tescil ve ilan ettirir.” hükmünün amir olduğunu, ticari ilişkinin devamı için en gerekli unsur olan, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortağın kendi kusurundan kaynaklı olarak faaliyetlerin meydana gelmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, öte yandan 6100 sayılı HMK 389.maddesi gereğince de, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, müvekkillerinin azınlık haklarının en iyi biçimde korunması ve mağduriyetin kat ve kat artmasının önüne geçilmesi için tedbir amaçlı olarak şirket kontrolünün hakim ortaktan el çektirilmesi ve yönetimin kayyıma devredilmesini veya bu talepleri kabul görmez ise davalı şirkete denetim kayyımı atanmasını, davalı şirketin yönetiminin de hukuka aykırı işlemler yapmasını engellemek ve yine şirkette bulunan gayrimenkulün herhangi bir şekilde üçüncü kişilere satılmasını engellemek maksadıyla mahkemece İstanbul İli Esenyurt İlçesi, ... Mahallesi ... Ada .. Parsel ’de kayıtlı 47.322,30 m2 arsa vasfındaki taşınmaz üzerine satışı engelleyecek tedbir konulmasına karar verilmesini, 6102 sayılı TTK madde 408/2-f gereğince, "... Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı..." hususunun genel kurulun yetkisinde olduğunu, müvekkillerinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, genel kurul kararı için gerekli toplantı ve karar nisabının, hakim hissedarlar tarafından sağlanabildiğini ve bu sebeple şirketin tek malvarlığı olan taşınmazın devrinin genel kurulla yapılabileceğini ve mal kaçırmasının gündeme gelebileceğini, bu sebeple, davalı şirketin en önemli mal varlığı olan taşınmazın üçüncü kişilere devri veya üzerinde ayni hakka ilişkin başkaca işlem yapılması halinde işbu dava neticesinde elde edilmesi muhtemel sonucun tamamen ortadan kalkacağını, dava sonunda haklı nedenle fesih kararı verildiğinde; taşınmazın devri durumunda tasfiyesi gereken bir malvarlığı olmayacağından, müvekkillerinin tasfiye sonu hiçbir pay alamayacaklarını, fesih yerine müvekkillerinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değerlerinin ödenerek şirketten çıkmalarına karar verilmesi halinde de bu kez paylarının hiçbir değeri kalmadığından elde edebilecekleri ayrılma akçelerinin de olmayacağını, şirketin taşınmazı devretmesi ihtimalinde dava sonunda elde edilmesi amaçlanan hakka ulaşılmasının imkansız hale geleceğini, HMK 390/3 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir için tam ispat değil, yaklaşık ispatın arandığını, şirketteki çoğunluk gücünün açıkça kötüye kullanıldığı, müvekkillerinin şirket pay sahibi olarak en önemli mali hakları olan kar payı alma haklarının yıllardır ihlal edildiğini, şirketin arsanın; hakim hissedara ait başka bir şirkete bedelsiz olarak kullandırıldığını, bu haliyle şirketin fiilen gayri faal hale getirildiğini, son olarak da şirketin sermayesinin yaklaşık 50 kat arttırılmak üzere genel kurul çağrısı yapıldığını ve sermaye artırımı kararı alındığında azlık olan müvekkillerine rüçhan haklarının kullandırılıp kullandırılmayacağı bir yana mali olarak bu güce sahip olmadıklarını, bunun neticesinde paylarının azalacağı nazara alındığında artık HMK 390/3 maddesi gereğince, yaklaşık ispatın oluştuğunun kabul edilerek, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin ve üzerinde inşaat dahil olmak üzere herhangi bir tasarruf işleminin gerçekleştirilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir verilmesini, 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında karar alınacak sermaye arttırımı ile, davalı şirkette azınlık pay sahibi olan müvekkillerinin paylarının kötü niyetli olarak yok edilmesinin hedeflendiğini, bunun şu an yapılmasındaki amacın ise, davalı şirketin tek malvarlığı olan taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat projesi olduğunu, bu inşaat projesi ile birlikte taşınmazın değeri artmadan müvekkillerinin fiilen şirket ortaklığının dışında bırakılmak istendiğini, bu nedenle, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması taleplerinin yanı sıra, öncelikli olarak 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasının tedbiren önlenmesini HMK md. 389 vd. uyarınca talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda davacılar vekili, davalı şirkete ait taşınmaz üzerine tedbir konulmasını,bu taşınmaza ilişkin üçüncü kişiler nezdinde yapılan sözleşmelerin durdurulması ve bu taşınmaz ile ilgili hak ihlaline sebebiyet verecek işlemlerin önlenmesi ve davalı şirkete yönetim olmadığı taktirde denetim kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep etmiş ise de; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup yönetim veya denetim kayyımı atanmamasının davacılar yönünden hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığı gibi şirketin yönetiminin dava konusu olmaması , talep sahibi davacıların, hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunmadığı gibi ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan delillerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması ve şirketin yönetimi ile yapılacak genel kurulun dolaylı dahi olsa uyuşmazlık konusu olmadığı göz önüne alınarak tüm ihtiyati tedbir taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Şirketin tek malvarlığı, şirket kayıtlarında da görülen ve ayni sermaye olarak şirkete koyulan dosyadaki mübrez taşınmaz olup işbu taşınmaz değerlendirilmeksizin nakdi sermaye 50 kat artırılarak azınlık pay sahiplerinin payları sıfırlanmak istendiğini, ticari ilişkinin devamı için en gerekli unsur olan, ortaklar arasındaki güven ilişkisi sona erdiğini, somut durumda davalı nezdinde sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortak kendi kusurundan kaynaklı olarak faaliyetlerin meydana gelmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana geldiğini, öte yandan 6100 sayılı HMK 389. maddesi gereğince de, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, nitekim somut durumda, müvekkiller'in azınlık haklarının en iyi biçimde korunması ve mağduriyetin kat be kat artmasının önüne geçilmesi için tedbir amaçlı olarak Şirket kontrolünün hakim ortaktan el çektirilmesi ve yönetimin kayyıma devredilmesini veya bu talebin kabul görülmez ise davalıya denetim kayyımı atanması gerektiğini, zira dava sonunda davalıya ilişkin olarak haklı nedenle fesih kararı verildiğinde; Taşınmaz'ın daha öncesinde devri durumunda tasfiyesi gereken bir malvarlığı olmayacağından ve yine Sayın başkanlığın da yapılan inceleme sonucunda görüleceği üzere, davalı'da aktif bir bilançonun da bulunmaması hasebiyle Müvekkiller'in tasfiye sonu hiçbir pay alamayacakları çok belirgin olduğu bir sonuç ortaya çıktığını, işbu fesih yerine Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce müvekkiller'in paylarının karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değerlerinin ödenerek ayrılma akçesi ile Davalı'dan çıkmalarına karar verilmesi halinde de bu kez paylarının asıl malvarlığı değerini oluşturan Taşınmaz'ın elden çıkarılması nedeniyle elde edebilecekleri ayrılma akçeleri de söz konusu olmayacağını, tüm bu bilgiler ile dava dilekçesinde açıklandığı hususlar çerçevesinde taşınmaz'ın üçüncü kişilere devrinin ve üzerinde inşaat dahil olmak üzere herhangi bir tasarruf işleminin gerçekleştirilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi zaruri olduğunu, dosyaya sunmuş olunan deliller bu zaruretin ne kadar açık ve önemli olduğunu da gösterdiğini, HMK m. 390/3 uyarınca, ihtiyati tedbir için tam ispat değil, yaklaşık ispat arandığını, davalıdaki çoğunluk gücünün açıkça kötüye kullanıldığını, Müvekkiller'in Davalı nezdinde pay sahibi olarak en önemli mali hakları olan kar payı alma haklarının yıllardır ihlal edildiğini, Davalı nezdindeki Taşınmaz'ın hakim ortağa ait başka bir şirkete bedelsiz olarak kullandırıldığını, bu haliyle Davalı'nın fiilen gayri faal hale getirildiğini, son olarak da Davalı'nın nakdi sermayesinin yaklaşık 50 kat arttırılmak üzere genel kurul çağrısı yapıldığı ve sermaye artırımı kararı alındığında azlık olan Müvekkiller'e rüçhan haklarının kullandırılıp kullandırılmayacağı bir yana mali olarak bu güce sahip olmadıkları bunun neticesinde paylarının azalacağı nazara alındığında artık HMK m. 390/3 gereğince, yaklaşık ispatın oluştuğunun kabul edilerek, Taşınmaz'ın üçüncü kişilere devrinin ve üzerinde inşaat dahil olmak üzere herhangi bir tasarruf işleminin gerçekleştirilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekli olup Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 26.03.2024 tarihli ara kararı uyarınca verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının ivedilikle kaldırılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Talep; şirketin haklı sebeple feshi, bunun mümkün olmaması halinde davacının çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesine ilişkin davada; şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konularak satışının ve her türlü ayni hakkının devrinin kısıtlanmasına, taşınmaza ait 3. Kişiler nezdinde yapılan sözleşmelerin tedbiren durdurulmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına, olmadığı takdirde denetim kayyımı atanmasına ve tedbir yoluyla 2023 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmasının önlenmesi için ihtiyati tedbir taleplerinin reddine yönelik kararın istinaf incelemesidir. Davacı tarafça; davalı şirketin hakim ortağı tarafından usulsüz işlemler yapıldığı gerekçesiyle şirketin feshinin talep edildiği, şirkete ait tek mal varlığı olduğu iddia edilen taşınmaz üzerine tedbir konulmasının ve yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği görülmektedir. İlk derece mahkemesince 26/03/2024 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacıların şirket adına kayıtlı taşınmazların 3. Kişilere devri ile taşınmazlar üzende herhangi bir takyidat tesisisin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi yönünden yapılan değerlendirmede; haklarında tedbir istenilen şirket adına kayıtlı taşınmazlar uyuşmalık konusu olmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde bulunmamıştır. Davalı şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması talebinin reddine yönelik istinaf istemi yönünden yapılan değerlendirme de; TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Şirketlerin normal şekilde seçilmiş yönetim tarafından idare ve temsili asıldır. Eldeki davada davalı şirketin yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine engel bir durum ve şirkette organ boşluğu bulunmadığı gibi yönetiminin başka yoldan sağlanamaması ve genel kurulun toplanamaması gibi bir durum da söz konusu değildir. Ayrıca davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, bu durumda eldeki davanın konusu da dikkate alındığında mevcut yönetim kurulu üyelerinin tedbiren görevden alınmalarını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış olmadığından davalı şirketin seçilmiş yönetim kurulu üyelerinin tedbiren görevden alınarak şirkete yönetim yada denetim kayyım atanması isteminin reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Şirketin yapılacak genel kurulunun tedbiren durdurulmasına ilişkin talep yönünden; eldeki uyuşmazlığın konusu dikkate alındığında şirketin en geniş karar organı olan genel kurulun toplanmasının durdurulmasına yönelik talebin uyuşmazlığın çözümüne katkı sunmayacağı, mahkemenin şirketin en geniş yetkili kurulunun toplanmasını engelleme imkanı bulunmadığı, maddi hukuktan kaynaklı hakları engeller mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep edenler tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileriİstemli)reddinederecesebepleriistanbulTicariŞirketesastangerekçenumarasımahkemesikararı(Fesihtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim