İstanbul BAM 43. HD 2024/810 E. 2024/872 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/810
2024/872
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/810
KARAR NO: 2024/872
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/12/2023 (Değişik İş Ek Kararı)
NUMARASI: 2023/481 D.İş - 2023/481 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilince icra takibinin varlığı müvekkilinin mobil bankacılık uygulamasına gelen bildirimle öğrendiğini, dosyaya konu edilen 10/11/2023 ödeme tarihli 3.000.000,00.-TL bedelli senedin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir senedi tanzim etmediğini, İşbu hususta imzaya açıkça itiraz etmekte olduklarını belirtmekle beraber ihtiyati haciz talep eden şirket ve yetkilileri hakkında da taraflarınca resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunacağını, işbu sebeplerle huzurdaki dosyanın yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz kararından rücu edilmesine, aksi kanaat halinde ise anılan icra dosyasının tedbiren durdurulmasına ve maddi gerçeğe ulaşması için yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Talep; İİK'nun 257. Maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararına İİK'nın 265. Maddesi gereğince verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK 265. maddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz." hükmü amirdir. Buna göre İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup, bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak ihtiyati hacze itiraz edilmesi mümkün değildir. İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin 20/01/2024 tarihli itiraz dilekçesinde belirttiği itirazlarının İİK. 265. maddesinde belirtilen sebepler arasında yer almadığı anlaşılmış ve itirazın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20/01/2024 tarihinde numarası belirtilen dosyaya itirazlarının sunulduğunu, 19/03/2024 tarihli duruşmada itirazlarının reddine karar verildiğini, kararın hatalı ve eksik inceleme neticesinde verilmiş olduğunu, dosyaya konu edilen 10/11/2023 ödeme tarihli 3.000.000,00 TL bedelli senetin müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir seneti tanzim etmediğini, işbu hususta imzaya açıkça itiraz ettiklerini belirtmiş olmalarına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususun değerlendirilmediğini, itirazlarının reddedildiğini, ayrıca yine ihtiyati haciz talep eden şirket ve yetkilileri hakkında da kendilerince resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulacağını, bunun dışından karşı tarafla müvekkili arasında müvekkilin müşteki olduğu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/78949 soruşturma numaralı dosyasının devam ettiğini, işbu dosyanın çek karşılığı araba satışı konusunda anlaşma yapmış olup karşı tarafın işbu çekleri aldıktan sonra anlaşılan arabaları müvekkiline vermemelerine ilişkin olduğunu, işbu duruma ilişkin şikayetleri kapsamında devam ettiğini, işbu dosyanın celbini talep ettiklerini, izah edilen sebeplerle huzurdaki dosyanın yargılamayı gerektirdiğinin açık olduğunu, ihtiyati haciz kararından öğrendikleri ve sözde alacaklı tarafından varlığı iddia edilen senedin 3.000.000,00 TL bedelli olduğunu, ancak yalnızca bu senedin 20.000,00 TL'lik kısmı için ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira istemde bulunan tarafın tamamen müvekkilinin işlerini bozmaya yönelik olarak bu şekilde hareket ettiğini, belirtilen sebepler neticesinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, icra takibine itiraz etmeleri ve alacaklıya karşı tazminat ve menfi tespit davası açacak olmaları nedeniyle itiraz ve davaları sonuçlanıncaya kadar teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesini, dosyanın yargılama yapılmasını gerektirdiğinden verilen ihtiyati haciz kararından rücu edilerek yargılamanın yapılmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep; kambiyo senedine(bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 10/11/2023 ödeme tarihli 3.000.000,00 TL bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir. İhtiyati hacze itiraz eden tarafça bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı ileri sürmüş ise de, keşideci imzasının inkar edilmesi hususu bir menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olup, kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında sayılmadığı değerlendirildiğinde imza inkarının ihtiyati hacze itiraz aşamasında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45