İstanbul BAM 43. HD 2024/747 E. 2024/871 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/747
2024/871
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/747
KARAR NO: 2024/871
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET
MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2023
NUMARASI: 2023/538 Esas - 2023/548 Karar
DAVA: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce ilgili şirketin tek yetkilisi olduğunu, tüm ticari faaliyetleri yürüttüğünü, taraflar arasında ticari olarak bir anlaşma zemini sağlandığını, kişiler arasında hisse devrine karşın protokolde anlaşıldığını, Noter kanalıyla devir işlemi gerçekleştirilmesinin sonrasında müvekkil iradesinin fesada uğratıldığını anladığını, durumu hemen karşı tarafa ilettiğini, tedbir istenilen karşı taraf müvekkilin gayri resmi ortağı olan arkadaşının oğlu olduğunu, gerçeğe aykırı şekilde devir işlemini gerçekleştirdiğini, hukuka aykırı olarak müvekkilinin imzalarını taklit etmek suretiyle evrakları tanzim ve ticari sözleşmeleri imza ettiğini, Şirket bünyesinde bulunmamasına rağmen müvekkiline ait eşyaları şirket bünyesindeymiş gibi elden çıkardığını, şirket bünyesindeki nakdi tutarların hukuka aykırı şekilde boşaltıldığını, müvekkili ile noter devri sonrasında şirket genel kurulu yapılmamış olmasına karşın hukuka aykırı bir şekilde genel kurul yapılmaksızın şirket hisse devri ve nakdi tutarların sicil gazetesine ilan edildiğini ve bankada bulunan tüm nakdi tutarların sıfırlandığını, tarafların bir araya gelip bu hukuksuzluğun düzeltilmesi adına görüştüğünü, müvekkilinin şirketin yeniden devri konusunda uzlaşılmasına karşın hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, hukuka aykırı bir şekilde işlemlerin sürdürüldüğü ticari ortaklar vesilesi ile müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin bu durumda zor durumda kaldığını, tüm ticari birikimi ile birlikte ticari hayatındaki marka tanınırlığı ve güvenirliği yok edildiğini, öncelikli olarak ilgili şirketin idaresi açısından nakdi tutarların ve malların kaçırılmaması adına öncelikle teminatsız olarak bankacılık işlemlerinin durdurulmasını ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına müvekkil aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasını, tüm bu nedenlerle taleplerinin kabulü ile, zarar verilmesini önlemek adına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvurucu tarafın hiçbir somut bilgi ve delil sunmadan mahkemeye başvuru yaptığını, ihtiyati tedbir talep eden tarafın talebini temellendirmeye çalıştığını tüm hususların gerçek dışı olduğunu, cevap dilekçesi ekindeki noter evrakları, ödeme dekontları ve araç devir sözleşmeleri ile beyanların gerçek dışı olduğu ortaya konulduğunu ayrıca genel kurul yapılmadan hisse devri yapıldığının da iddia edildiğini ancak cevap dilekçesi ekindeki 01/08/2023 tarihli karardan anlaşılacağı üzere tarafların pay devrinin kabulüne ilişkin kararında alınarak noter onayı yapıldığını, başvurucu taraf dilekçesinde bahsettiği imza taklidi suretiyle evrak tanzimi hususunda hiçbir somut delil sunmadığı gibi bir olaydan da bahsetmediğini, imza taklidi ya da sahte evrak düzenlemesi de mevcut olmadığını, Üsküdar ... Noterliği 01/08/2023 tarih ve ... Yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile de pay devri gerçekleştirildiğini,(Ek-1) taraflar arasındaki pay devrinin kabulüne ilişkin 2023/01 numaralı 01/08/2023 tarihli talep edenin de imzası bulunan karar ile şirket defterlerine pay devri hususu işlendiğini ve Kadıköy ...Noterliği 02.08.2023 tarih ... yevmiye no ile noter onayı yapıldığını(ek-2), pay devrinin gerçekleşmesi ile birlikte yine devrin gerçekleştirildiği 01/08/2023 tarihinde 100.000,00 TL pay devir ücreti başvurucu tarafın hesabına gönderildiğini(Ek-3), ilgili işlemlerin tamamlanması sonrasında 07/08/2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanının yapıldığını(ek-4), 60.000,00 TL ayrıca cari borca karşılık olarak gönderildiğini(ek-5), şirket bünyesindeki bir aracın piyasa değerinin 425.000,00 TL olmasına rağmen 210.000,00 TL bedel ile başvurucuya devredildiğini(ek-6), başvurucu tarafın tüm haklarını fazlası ile almasına kendisine ödenen ücret ve devredilen eşyalara karşı hiçbir ihtirazi kayıt koymadan kabul etmesine rağmen kötü niyetli olarak ve gerçek dışı beyanlarla müvekkil şirket ve yetkilisini zor durumda bırakmak maksadı ile mahkemeye başvurduğunu, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerine hukuki çerçevede devam etmekte ve faaliyetini sürdürdüğünü, başvurucu şirketin boşaltılması başlıklı dayanaksız iddiaları ile gerçeklerin hiçbir ilgisinin bulunmadığını, başvurucunun tek amacının gerçek dışı beyanlarla müvekkili şirketi zor duruma sokarak haksız menfeat elde etmek olduğunu, konunun yargılamayı gerektirdiğini, somut hiç bir delile daynamayan ve gerçek dışı beyanlarla oluşturulan tedbir talebinin reddini talep ettiğini, başvurucunun noter kanalıyla şirket hisselerini devrettiğini ve devir karşılığı tüm haklarını eksiksiz aldığını, başvurucunun amacının somut hiç bir delile dayanmadan gerçek dışı beyanlarla müvekkil şirketin ticari hayatına engel olarak zor durumda bıraktığını ve bu yolla haksız kazanç elde ettiğini, kötüniyetli amacına mahkemeyi aracı kılmaya çalıştığını, tüm iddialar açısından konu yargılamayı gerektirtiğini, tedbir talebi açısından yasanın aradığı hiç bir şartın gerçekleşmediğini, bu haliyle başvurucu tarafın tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...HMK'nun 389. maddesindeki şartlarının mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. İhtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde dilekçe içeriğinin taraflar arasında ticari olarak bir anlaşma zemini sağlandığını, kişiler arasında hisse devrine karşın protokolde anlaşıldığını, hukuka aykırı bir şekilde genel kurul yapılmaksızın şirket hisse devri ve nakdi tutarların sicil gazetesine ilan edildiğini ve bankada bulunan tüm nakdi tutarların sıfırlandığı iddiasıyla teminatsız olarak bankacılık işlemlerinin durdurulmasını ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına müvekkil aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasının talep edildiği anlaşılmıştır. HMK 389/1 md uyarınca sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbire hükmedilebileceği düzenlenmiş olup davanın konusu iddiaların yargılamayı gerektirdiği, somut bir delil olmadığından, yerinde görülmeyen tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önce ilgili şirketin tek yetkilisi olduğunu, tüm ticari faaliyetlerini yasaya uygun şekilde yürüttüğünü, fakat hukuka aykırı bir şekilde yönlendirilerek şirketin elinden alındığını, tedbir istenilen karşı taraf müvekkilinin gayri resmi ortağı olan arkadaşının oğlu olduğunu, gerçeğe aykırı şekilde devir işlemini gerçekleştirdiğini, hukuka aykırı olarak müvekkilinin imzalarını taklit etmek suretiyle evrakları tanzim ve ticari sözleşmeleri imza ettiğinin ortaya çıktığını, şirket bünyesinde bulunmamasına rağmen müvekkiline ait eşyaları şirket bünyesindeymiş gibi elden çıkarmakta olduğunu, şirket bünyesindeki nakdi tutarların da hukuka aykırı şekilde boşaltılmakta olduğunu, müvekkili ile noter devri sonrasında şirket genel kurulu yapılmamış olmasına karşın hukuka aykırı bir şekilde genel kuruk yapılmaksızın şirket hisse devri ve nakdi tutarların sicil gazetesine ilan edildiğini, bankada bulunan tüm nakdi tutarların sıfırlanmakta olduğunu, tarafların bir araya gelip bu hukuksuzluğun düzeltilmesi adına görüştüğünü, müvekkiline şirketin yeniden devri konusunda uzlaşılmasına karşın hiçbir işlem gerçekleştirilmediğini, hukuka aykırı bir şekilde işlemlerin sürdürüldüğünün ticari ortaklar vesilesi ile müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin bu durumda zor durumda kaldığını, tüm ticari birikimi ile birlikte ticari hayatındaki marka tanınırlığı ve güvenirliğinin yok edilmekte olduğunu, ayrıca adı geçen şirket devrinden kaynaklı ödemelerin gerçekleştirilmediğini, şirketin mevcuttaki aktifinde bulunan taşınır taşınmaz mal varlığı ve bankalarda bulunan miktarların dahi belirlenen tutarların çok üzerinde olduğunu, hisse devri evrakında bulunan miktarın gerçeği yansıtmadığının göstergesi olduğunu, müvekkilinin zor durumda kaldığını, bu hususlara ilişkin suç duyurusunun da gerçekleştirildiğini, müvekkilinin satış işleminden ötürü gerçekleşmesi gereken para transferinin yerine getirilmemesi nedeniyle sıkıntı çekmesinin yanı sıra bir de ticari kazancının yok edilmesi, nakdi kazançlarının tüketilmesi, ayni gereçlerinin elden çıkarılması ve ticari haklarının yok edilmesi durumlarından ötürü geri dönüşü olmayacak bir zararla karşı karşıya kaldığını, öncelikli olarak ilgili şirketin idaresi açısından nakdi tutarların ve malların kaçırılmaması adına öncelikle teminatsız olarak bankacılık işlemlerinin durdurulması ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına müvekkili aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasını gerektiğini, belirtilen sebepler neticesinde taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yerel mahkemenin red kararının ortadan kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep; taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi sonrasında irade fesadına uğradığı iddiası ile şirketin bankacılık işlemlerinin durdurulmasını ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına kendi aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş bu karara karşı talep eden vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir talep edenin taraflar arasında ticari olarak bir anlaşma zemini sağlandığını, kişiler arasında hisse devrine karşın protokolde anlaşıldığını, hukuka aykırı bir şekilde genel kurul yapılmaksızın şirket hisse devri ve nakdi tutarların sicil gazetesine ilan edildiğini ve bankada bulunan tüm nakdi tutarların sıfırlandığı iddiasıyla teminatsız olarak bankacılık işlemlerinin durdurulmasını ve ticari sicil açısından yönetim sıkıntısı yaşanmaması adına müvekkil aleyhine mani olacak şekilde ihtiyati tedbir uygulanmasının talep etmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir. " Aynı Kanun'un 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda; taraflar arasında hisse devir sözleşmesi bulunduğu, noter işlemi ile devrin sağlandığı, şirket genel kurul kararının da bulunduğu, dosya içindeki evraklardan anlaşılmaktadır. Dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli olmadığı gibi tedbir talebinin uyuşmazlık konusunda olmadığı talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45