İstanbul BAM 43. HD 2024/731 E. 2024/868 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/731
2024/868
30 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/731
KARAR NO: 2024/868
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/07/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/472 (Derdest)
DAVA: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... Bankası Anonim Şirketi ile kredi sözleşmesi akdedildiğini, dava dışı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosya üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, bu takipte 30/05/2013 tanzim tarihli, 10/02/2014 vade tarihli ve 14.000.000,00-TL bedelli bononun takibe dayanak gösterilerek takipte 3.927.262,20-TL asıl alacak ve 11.536,33-TL işlemiş faiz talep edildiğini, takibe dayanak belgede müvekkillerinin isim, unvan ve imzalarının yer almakta olduğunu, müvekkili ... Limited Şirketi tarafından imzalanan kısımdaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerine ödeme emri ekinde takibe dayanak belge gönderilmediğini, ayrıca UYAP dosyasında da takip dayanağı belgenin taranmadığını, talepleri üzerine 24/03/2023 tarihinde takip dayanağı belgenin taratıldığını ve bu şekilde belgenin görülebildiğini, müvekkillerinin ... Bankası Anonim Şirketi ile 14.000.000,00-TL bedelli bono verilmesini gerektiren bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkillerinin böyle bir bonoya imza atmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla bir an için bu bonoyu müvekkillerinin tanzim ettiği varsayımında, müvekkilinin dava dışı bankaya 14.000.000,00-TL borcu var ise ve takipte 3.927.262,20-TL talep edilmiş ise, müvekkillerinin dava dışı bankaya yaklaşık 10.000.000,00-TL ödeme yapmış oması gerekmekte olduğunu, ancak müvekkillerinin böyle bir ödeme de yapmamış olduğunu, bununla birlikte müvekkilinin dava dışı ... Bankası Anonim Şirketi'ne 1.405.000,00-TL ödeme yaptığını, ancak dava dışı bankanın bu ödemeleri de icra dosyasına bildirmediğini, ardından takibe konu edilmiş alacağı davalı şirkete temlik ettiğini, müvekkilinin dava dışı bankaya müşteri çekleriyle ödeme yaptığını, alacağı temlik alan davalı tarafın dosyaya bildirilmeyen ödemeleri yeniden müvekkilinden tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, müvekkilinin ödemiş olduğu borçları tekrar ödeme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkili ...'a ait Altunizade'de bulunan taşınmazların satışını talep ettiğini ve satış avansının yatırıldığını, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen taşınmazlarının satılmasının ciddi zararlara sebebiyet vereceğini, tüm bu nedenlerle telafisi imkansız zararlara uğramasının önüne geçmek adına öncelikle takibin veya satışın tedbiren durdurulmasını; mahkememizin aksi kanaatte olması durumunda dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava sonunda takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde özetle; takip dayanağının 14.000.000,00-TL bedelli bono olduğunu, dava dilekçesinde bonunun davacılar tarafından tanzim edilmediği bildirilmiş ise de, b.orçlu şirketlerin ayrı ayrı kaşe ve imzasının bulunduğunu, ...'ın da açıkça 14.000.000,00-TL için avalist olduğuna dair kendi el yazısı ile beyanı bulunduğunu, davacılar tarafından bono ile aynı tarihte akdedilen genel kredi sözleşmesinin de 14.000.000,00-TL bedelli olduğunu, bononun kredi ilişkisine istinaden verildiğinin açık olduğunu, davacı vekilinin müşteri çekleriyle ödeme yaptıklarını beyan ettiğini, asıl borçlu ... İnşaat'ın ... Bankası A. Ş. nezdinde karşılıksız çıkan 11 adet müşteri çeki bulunduğunu, borçlulara Büyükçekmece... Noterliği'nin .. yevmiye numaralı ve 07/02/2024 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, ihtarnamede 3.967.262,20-TL borçları olduğunun bildirildiğini ve hesap özeti gönderildiğini, borçluların ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, davacıların yaklaşık ispat ile dahi ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiren bir bilgi ve belge sunamadıklarını, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zira davacıların asıl amacının Altunizade'de bulunan satışını talep ettikleri taşınmazın satış sürecinin uzatılması olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, kabul anlamına gelmemekle, her ne kadar %15 teminata hükmedilmiş ise de "icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlu %115 oranında teminat yatırarak icza veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine engel olabilir, yoksa teminat yatırmış olsa dahi icra takibi durmaz, alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir" belirtildiğini bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminatın %115 olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Maddi hukuka göre kimin haklı veya haksız olduğu İİK'nun 264. maddesi kapsamında yapılacak inceleme veya açılacak menfi tesbit, itirazın iptali ya da istirdat davasında araştırılacak ve değerlendirilecektir. 2004 sayılı İİK'nın 72/2. maddesine göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. 2004 sayılı İİK'nın 72/3.maddesi ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmünü içermektedir. Davacıların iddialarına, dosyaya sunulan kayıt ve belgelere ve dosyamıza kazandırılan takip dosyası kapsamına göre davacı vekilinin dava dilekçesindeki icra işlemlerinin durdurulması yönündeki tedbir talebinin yerinde olmadığı, ancak icraya yatan paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına ilişkin talebine ilişkin yasal koşulların oluştuğu sonucuna varılmış, İİK.'nın 72/3. maddesinin son cümlesi gereğince, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağının 14.000.000,00 TL bedelli bono olduğunu, dava dilekçesinde bononun davacılar tarafından tanzim edilmediği bildirilmiş ise de borçlu şirketlerin ayrı ayrı kaşe ve imzasının bulunduğunu, ...'ın da açıkça 14.000.000 TL için avalist olduğuna dair kendi el yazısı ile beyanı bulunduğunu, kaldı ki davacılar tarafından bono ile aynı tarihte akdedilen genel kredi sözleşmesinin de 14.000.000 TL bedelli olduğunu, bononun kredi ilişkisine istinaden verildiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacılar vekilinin banka ile aralarında bu bedelli bir bono verilmesini gerektiren ilişki olmadığını belirttiğini, ancak banka ve taraflar arasında genel kredi sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, bono ile hem aynı bedelli hem de aynı tanzim tarihli olduğunu, davacılar vekilinin müşteri çekleriyle ödeme yaptıklarını beyan ettiğini, ancak asıl borçlu ... İnşaat'ın ...Bankası A.Ş. nezdinde karşılıksız çıkan 11 adet müşteri çekinin bulunduğunu, borçlulara Büyükçekmece ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 07/02/2014 tarihli kat ihtarının gönderildiğini, ihtarnamede toplam nakdi borç tutarının 3.967.262,20 TL olduğunun bildirildiğini, hesap özetinin de gönderildiğini, borçluların söz konusu ihtarnameye herhangi bir itirazı/cevabının olmadığını, davacıların yaklaşık ispatı ile dahi ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiren bir bilgi/belge sunamamış olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zira davacıların asıl amacının Altunizade'de bulunan satışını talep ettikleri taşınmazların satış sürecini uzatmak olduğunu, bu sebeple ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla teminat oranına da itiraz ettiklerini, alacağın %15'i oranında teminata hükmedilmiş ise de "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında borçlu %115 oranında teminat yatırarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesine engel olabilir. Yoksa teminat yatırmış olsa dahi icra takibi durmaz, alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir." olarak belirtildiğini, belirtilen sebepler neticesinde ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını ve teminatın devamına karar verilmesi halinde ise teminatın %115 olarak belirlenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Talep; menfi tespit davasında İİK'nın 72/3. maddesi kapsamında icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İlk derece mahkemesince 27/07/2023 tarihli ara karar ile takip çıkış tutarı 3.938.798,53 TL'nin %15'i oranında teminat yatırılması halinde İİK 72/3 fıkrası gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına karar verilmiş, bu tedbir kararına karşı itiraz üzerine 29/02/2024 tarihli duruşmada tedbire itirazın reddine şeklinde karar oluşturulmuştur. Karara karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tarafça, davacı hakkında takip dayanağı takip dayanağı 14.000.000,00 TL bedelli bononun kredi ilişkisine istinaden verildiğini, davacılar vekilinin müşteri çekleriyle ödeme yaptıklarını beyan ettiğini ancak asıl borçlu ... İnşaat'ın ... Bankası A.Ş. nezdinde karşılıksız çıkan 11 adet müşteri çeki bulunduğunu, borçlulara Büyükçekmece ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 07.02.2014 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, ihtarnamede toplam nakdi borç tutarının 3.967.262,20-TL olduğu bildirildiğini, borçluların söz konusu ihtarnameye herhangi bir itirazı/cevabı olmadığını, bu sebeplerle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını ayrıca teminat oranına da itiraz ettiklerini belirtilmiştir. Davaya konu bononun incelenmesinden; Takip dayanağı 14.000.000,00 TL bedelli, 30/05/2013 tanzim tarihli, 10/02/2014 vade tarihli, keşide yeri İstanbul olan bononun keşidecisinin davacılar ... Ltd.Şti ve ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti , lehtarının ... Bankası A.Ş. olduğu, avalistinin davacı ... olduğu görülmektedir. Bu bonoya dayalı olarak İstanbul 30.ATM'nin 2014/78 d.iş nolu ve 18/02/2014 tarihli ihtiyati haciz kararı bulunduğu görülmektedir. İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72/3. maddesi, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2. maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça imza itirazında bulunulmuş olmakla birlikte dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle mahkemenin ihtiyati tedbir kararı vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45