İstanbul BAM 43. HD 2024/727 E. 2024/818 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/727
2024/818
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/727
KARAR NO: 2024/818
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 15/02/2024
NUMARASI: 2024/94 Esas (Derdest)
TALEP: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacılar vekili müvekkili ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 2022 yılında bir ticari ilişki kurulduğunu, müvekkili tarafından birtakım kimyevi maddelerin ... e satışı gerçekleştirildiğini, satış işlemine istinaden müvekkili tarafından iki adet fatura düzenlenerek ... Plastik'e gönderildiğini, ... Plastik tarafından satış bedeline karşılık gelmek üzere toplam 1.696.800 USD bedelli 10 adet çek düzenlenerek davacı müvekkiline teslim edildiğini, ne var ki verilen çeklerin tamamının karşılıksız çıktığını, satış bedeline karşılık gelmek üzere ödeme alınamadığını, davalıların müvekkili şirketin alacaklısı olduğu ... Plastik Şirketi'ne tamamen aykırı olması ve bunun sonucunda sahte belgelerle konkordato alınarak alacaklı müvekkilinin mağdur edildiğini, şimdilik 650.000,00 TL tutarındaki maddi zararının belirsiz alacak davası olarak dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, ayrıca müvekkili ... bakımından 10.000,00-TL tutarındaki manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı borçlu vekili ile birlikte onlarca hukuka aykırı rapor hazırladığı ve bu doğrultuda milyarlarca lire alacağın aklanmasına yardım ettiği hususunda somut şüpheler bulunan ve bu işlemler halen savcılık ve mahkeme tarafından soruşturulan 1 ve 2 numaralı davalı tarafların şirketlerini tasfiye etmeye ve mal kaçırmaya başladıklarını, müvekkilinin gerek ... Plastik gerekse davalı bağımsız denetçiler tarafından her aşamada başka bir tür hukuksuzluğa başvurularak devamlı surette farklı kollardan mağdur edildiğini, tüm bu süreçlerin nezdinde ikame edilen işbu dava süresince devam etmesinin davacı müvekkil nezdinde telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet vereceğinden öncelikle dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davalıların mülkiyetinde bulunan trafik siciline kayıtlı taşınırlar ve taşınmazlar üzerinde söz konusu taşınır ve taşınmaz malların üçüncü şahıslara devir ve temlikinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalılardan ...'in ve diğer davalıların davalı ... A.Ş. Nezdinde sahip oldukları hisselerin üçüncü kişilere devir ve temlikinin engellenmesine yönelik tedbir kararı verilmesini, talep edilen tedbirlerin tamamının dava konusuna ve dava konusu malvarlığına ilişkin olduğunu, dilekçede ayrıntılı olarak açıklanan tüm nedenlerle ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin kabulünü talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmemiş olmakla ve bu talep yargılamayı gerektirmekle İİK 257/1 ve 2. maddeleri koşulları oluşmadığından davacı tarafın ihtiyati haciz istemi ve yukarıda açıklanan tüm nedenlerle ihtiyati tedbir isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, anayasal ve yasal bir zorunluluğun yerine getirilmediğini, somut olayda konkordato sürecindeki dava dışı şirkete yönelik mevzuatı hukuka aykırı makul güvence veren bağımsız denetim raporunun davalılarca hazırlandığını, bunun sonucunda sahte belgeler ve konkordato alınmasına ve dolayısıyla davacının mağdur olmasına sebebiyet verildiğini, davalıların mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz mal varlığının üzerine tedbir talep ettiğini, yine davalı ...'in ... Aş'deki hisselerine yönelik tedbir istenildiğini, taleplerin uyuşmazlık ile doğrudan doğruya bağlantılı olduğunu, tedbir kararı verilebilmesi için yasal unsurların oluştuğunu, ihtiyati haczin reddine yönelik verilen kararın da yerinde olmadığı, taleplerin tamamının dava konusu olduğunu, KGK tarafından gerçekleştirilen inceleme sonucunda tanzim olunan karar ile davalıların yasal mevzuata aykırı rapor düzenlediklerinin sabit olduğunu belirtmiş, gerekçesinde ayrıca geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve geçici ödemeye karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep derdest tazminat davasında davalıların mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin aksi kanaat oluşması halinde davalıların taşınır ve taşınmaz mal varlıklarının 3. Şahıslara devir ve temliklerinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi yönünden uyuşmazlık konusu olmayan mallar üzerine tedbir konulamayacağı, ihtiyati haciz yönünden ise İİK 257 ve devamı maddelerinde belirtilen şartların uyuşmadığı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince istinaf başvuru dilekçesinde "geçici ödeme talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek" geçici ödeme talebinde bulunmuş de istinaf konusu İstanbul 11 ATM 'nin 2024/94 E. Sayılı dosyasından 15/02/2024 tarihinde verilen istinafa konu ara kararın da geçici ödemeye ilişkin herhangi bir talep, değerlendirme ve ara kararın bulunmadığı görülmekle bu yöne ilişkin istinaf incelemesi yapılmamıştır. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Bu hukuki güvence (koruma) karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin talep edilebilmesi kanunda belirtilen belirli şartların varlığına bağlıdır. HMK’nun 389. maddesinin birinci fıkrası “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde düzenleme içermektedir. Yasal düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir konulması talep edilen mal ya da hakkın uyuşmazlık konusu olması gerekir.Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.04. 2004 tarihli 2004/1820 E., 2004/4014K., 21. Hukuk Dairesi’nin 19.01.2012 tarihli 2012/1008E., 2012/511K. sayılı, 23. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2013 tarihli 2013/681E., 2013/811K. sayılı, bir kararlarında “…para alacağına ilişkin uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir değil, İİK’nun 257. maddesinde düzenlenmiş ihtiyati haciz talep edilebileceği…” kabul edilmiştir. Uyuşmazlık konusu tabiri HMK 389. maddede geçen hukuki bir tabir olup çekişmesiz yargı işlerini de kapsar şekilde kullanılan davanın konusunu yargılama sonunda hüküm altına alınması istenilen şeyi karşılamaktadır. Eldeki uyuşmazlık hüküm altına alınmasını istenilen şey bir miktar paranın ödenmesi talebi olduğundan davalılara ait menkul ve gayrimenkullerin uyuşmazlık konusu olmadığından tereddüt yoktur. Bu durumda uyuşmazlık konusu olmayan davalıların menkul ve gayrimenkulleri hakkında devir ve temliğinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haczin hukuki niteliği gerek doktrin, gerekse uygulamada tartışma konusu olup Yargıtay içtihatlarında ihtiyati haczin geçici bir haciz, dava veya icra takiplerine takaddüm eden emniyet tedbiri olduğu, bir icra takip işlemi olmadığı belirtilmekte, doktrinde ise muhafaza ve emniyet tedbiri, ihtiyati tedbirin özel bir nevi, koruma tedbiri, teminat tedbiri olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımlamalara göre ihtiyati haciz olağan haciz yolları dışında bir haciz yoludur.İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz. İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur. Nitekim yasanın 260/ (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir. Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır. Somut olayda; davacı davalı ... denetim Aş ile şirketin ve denetçi ...'in dava dışı ... Plastik LTD. Şti'nin konkordato talebine ilişkin davaya İİK 286/1-E maddesi gereği düzenleyip mahkemeye sundukları "makul güvence veren denetim raporu" nu kasten gerçeğe aykırı düzenleyerek konkordato talep eden şirket alacaklısı davacıları zarara uğrattığı gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğunu belirterek ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02