SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2024/668 E. 2024/801 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/668

Karar No

2024/801

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/668

KARAR NO: 2024/801

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/12/2020

NUMARASI: 2019/301 Esas - 2020/704 Karar

DAVA: Menfi tespit -İstirdat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Taraflar arasındaki Menfi tespit -İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı bankanın İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibe süresi içerisinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davalı bankanın takip dayanağı olarak dava dışı ... A.Ş ile aralarında düzenledikleri kredi sözleşmelerini ileri sürdüklerini, müvekkili şirketin davalı banka ile dava dışı şirket arasında yapılan kredi sözleşmelerinde kefaleti bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisinin davalı banka tarafından hazırlanan kefalet sözleşmesi başlıklı matbu evrakı imzaladığını, matbu evrakta hangi sözleşmeye istinaden kimin borcundan dolayı kime karşı hangi miktarda kefil olunduğuna dair bir açıklama olmadığını ve herhangi bir düzenleme tarihinin de bulunmadığını, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın matbu evrak haricinde 17.08.2016 tarihinde el yazısı ile kefalet sözleşmesi kapsamında ...Ltd.Şti'nin asaleten/kefaleten kullandığı/kullanacağı tüm kredilere 6.000.000,00 TL tutarında müteselsil kefil olacağını belirtir belge düzenleyerek banka yetkilisine teslim ettiğini, bu kefaletin dava dışı ...A.Ş'nin davalı bankadan kullandığı/kullanacağı kredilerden doğmuş/doğacak borç için düzenlenmediğini, davalı bankanın, dava dışı şirketin kullandığı kredi borcunu ödememesi nedeniyle alacağının tahsil edilmesi için elinde bulundurduğu davacı şirketin kendi adına doğmuş/doğacak borçlarına karşı düzenlediği kefalet sözleşmesini dava dışı şirketin davalıya olan/olacak borçları için düzenlenmiş gibi göstermeye çalışarak takip yoluna başvurduğunu, davalı banka tarafından müvekkili şirkete Beşiktaş ... Noterliği'nin 12.10.2018 tarih ve ... sayılı ihtarnamesini keşide ederek ...A.Ş ile akdettikleri kredi sözleşmelerine istinaden adı geçek şirkete kredi kullandırdıklarını, borçlu şirketin 10.10.2018 tarihi itibariyle 2.845.966,00 TL nakit, 934.852,60 TL gayrinakit borçlu bulunduğunu, müvekkili şirketin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kendi temerrüdünden dolayı kefalet limiti çerçevesinde borçtan sorumlu olduğunu, bu nedenle belirtilen borçların ihtarnamenin tebliği ile 1 gün içinde ödenmesinin bildirildiğini, davalı banka ihtarname konusu alacağın dava dışı borçlu şirket tarafından ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibin kesinleşmesi nedeniyle müvekkili şirketin banka hesaplarında bulunan toplam 11.390,82 TL nakit parasını haczettirdiğini, davalı banka ile davacı şirket arasında dava dışı şirketin borçlarından sorumlu olacağına ilişkin kefalet sözleşmesi bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin varlığını kabul etmemek kaydıyla dava dışı borçlu ... A.Ş'nin 17.08.2016 tarihli sözleşmesi gereğince kullandığı krediye ilişkin davalı bankaya hiçbir borcunun kalmadığını, açıklanan nedenlerle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibinin müvekkil yönünden dava sonuna kadar durdurulmasına, müvekkili şirketin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı banka tarafından haczedilen toplam 11.390,82 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline iadesine, belirtilen alacak kalemlerinin toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin tüm alacaklarına dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili Bankanın Ataşehir Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... San. Dış Tic.A.Ş. Firması arasında 04.12.2017- 17.08.2016- 03.02.2016- 16.06.2014 tarihli kredi sözleşmeleri imzalandığını ve krediler kullandırıldığını, davacının kefalet imzasının bulunduğu sözleşmenin 17.08.2016 Tarihli 6.000.000,00-TL bedelli Kredi Sözleşmesi olduğunu, kefalet beyanında “… Oto Tur San. Dış Tic.AŞ.’nin asaleten/kefaleten kullandığı/ kullanacağı krediler ….” yerine “… San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin asaleten/kefaleten kullandığı/ kullanacağı krediler ….” yazılmasının sehven yapıldığını, davacı şirketin o dönemdeki şirket yetkilisi kefil olarak imza atan ...'ın aynı zamanda ... Oto Tur San. Dış Tic.AŞ.’nin de yöneticisi olduğunu, davacının, dava dışı borçlu ... A.Ş.’nin 17.08.2016 tarihli kredi sözleşmesi gereğince kullandığı krediye ilişkin davalı bankaya hiçbir borcu kalmamıştır şeklindeki iddiasının da gerçek dışı olduğunu, dava dışı ... A.Ş ve kefil ...'a ve ayrıca davacı ... San. Ve Dış Tic.Ltd.Şti firmasına borçların ödenmesi için Beşiktaş .... Noterliği'nin 12.10.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, bunun sonucunda davacı şirketin ihtarnameye itiraz etmediğini, daha sonra kefiller hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile takip başlatıldığını ve ödeme emirlerinin borçlulara gönderildiğini, davacı şirket tarafından takibe itiraz edilmediğini, bu sebeple takibin kesinleştiğini ve haciz şerhlerinin işlendiğini, açıklanan nedenlerle; davacı tarafından hukuki olmayan, haksız ve kötü niyetli davasının reddine, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. tüm dosya kapsamı ve davalı tarafından sunulup mahkememiz kasasına alınan kredi sözleşmesi aslına göre davalı bankanın Ataşehir Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ... Oto Tur San. Dış Tic.A.Ş. Firması arasında 04.12.2017- 17.08.2016- 03.02.2016- 16.06.2014 tarihli kredi sözleşmeleri imzalandığı ve krediler kullandırıldığı, davacının kefalet imzasının bulunduğu sözleşmenin 17.08.2016 Tarihli 6.000.000,00-TL bedelli Kredi Sözleşmesi olduğu, kefalet beyanında “… San. Dış Tic.AŞ.’nin asaleten/kefaleten kullandığı/ kullanacağı krediler ….” yerine “… San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin asaleten/kefaleten kullandığı/ kullanacağı krediler ….” yazılmasının sehven yapılmış olduğu, zira davacı şirketin o dönemdeki şirket yetkilisi kefil olarak imza atan ...'ın aynı zamanda ... San. Dış Tic.AŞ.’nin de yöneticisi olduğu ve adı geçen kefalet beyanının davalı tarafından sunulan ve kasada bulunan kitapçık şeklindeki kredi sözleşmesinin içeriğinde 7. sayfada yer alıp, dava dışı ...'nin kullandığı 6.000,000,00 TL lik krediye ilişkin olduğu ve bu şekilde banka kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın kat ihtarına karşı ve icra takibine karşı hiçbir itirazı olmadığı, davacı iddialarının kabulü halinde davacı şirketin kendisinin asıl borçlu olacağı kredi borcu için yine kendisinin (kaşe altındaki imza ile) kefili olduğu anlamına geleceği ve bu durumun mevzuat ve uygulama açısından yerinde görülemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Genel Kredi sözleşmesinde imzası bulunmayan müvekkilinin şirketin kefil olarak sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl borçluya kefil olduğuna dair imzası bulunmayan müvekkilinin kefil olarak sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin, dava konusu kefalet sözleşmesinin sehven hatalı düzenlendiğini, gerçekte davacı şirketin dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğu gerekçesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığını, mahkemenin yetersiz ve itiraz edilmiş bilirkişi raporuna dayanarak karar vermesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu,istirdat taleplerinin eksik inceme ile reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Mahkemenin vezneye yatırdıkları ve iadesine karar verdiği nispi harç miktarını gerekçeli kararında sehven eksik olarak hesapladığını, İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.12.2020 tarih ve 2019/301 esas, 2020/704 karar sayılı kararının kaldırılarak, davalı bankaya hiçbir borçlarının olmadığının tespitine, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin davacı müvekkili yönünden iptaline, davalı banka tarafından haciz edilen toplam 117.000,00 TL nin davalıdan alınarak müvekkiline iadesine, takip talebinde belirtilen alacak kalemlerinin toplamının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, sehven hatalı hesaplanan nispi dava harcının 48.719,25 TL olarak düzeltilmesine, tüm alacaklarına dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, yargılama gideriyle avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine, davacı aleyhine dava konusu alacağın %20’ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve davalı banka tarafından haczedilen bedelin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde;davacının kefaletinin geçerli olup olmadığı, davacının icra takibine konu edilen alacak nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır. Davalı takip alacaklısı tarafından dava dışı ... ve davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 2.810.112,94 TL asıl alacak, 40.885,80 TL işlemiş temerrüt faizi ve 2.044,29 TL BSMV olmak üzere toplam 2.853.043,03 TLnin tahsili istemiyle ilamsız takip yapılmış, davacı tarafça takibe itiraz edilmediğinden takibin derdest olduğu görülmüştür. Dosya kapsamına göre davalı banka ile dava dışı ... San. ve Dış Tic. A.Ş. Arasında 16/06/2014, 03/02/2016, 17/08/2016 ve 14/12/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin 17.08.2016 tarihli 6.000.000,00 TL tutarındaki genel kredi sözleşmesinde davacı şirketin kefalete ilişkin bölümünde kaşe ve şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, davalı banka tarafından Beşiktaş ...Noterliği aracılığı ile 12.10.2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamede 10.10.2018 tarihi itibariyle 2.845.966,00 TL nakdi kredinin (1) gün içinde %57 oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin ayrıca 934.852,60 TL gayrinakdi teminat mektubu bedelinin depo edilmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat istemiyle eldeki dava açılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 583/1. Maddesine göre, kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. TBK'nın 582. Maddesine göre de kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de bu borç doğduğunda veya koşul gerçekleştiğinde hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. TBK'nın 589. maddesi gereğince kefil, asıl borç ve borçlunun kusur ve temerrüdünden kefalet limiti ile, kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından ise kefalet limiti ile sınırlı olmaksızın sorumludur (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 07.03.2017 tarihli 2016/13721 E., 2017/1838 K. sayılı ve 21.12.2016 tarihli 2016/6502 E., 2016/16085 K. sayılı emsal kararları). Bir başka anlatımla kendi temerrütü oluştu ise bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğu başlar. Kefil, kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumlu olmakla birlikte banka tarafından yeni bir sözleşme düzenlenerek kredi kullandırılması durumunda yeni sözleşmede, ilk sözlemeye kefalet eden kefilin imzası bulunmaması ve ilk sözleşmede yeni imzalanan sözleşmeye atıfta bulunulmaması halinde bu yeni kullandırılan krediden dolayı ilk sözleşmeye kefalet edenin sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Somut olayda davacı şirketin, 17.08.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin kelafet sözleşmesi başlıklı kısmında, dava dışı asıl borçlu şirket ile birlikte kaşesi ve şirket yetkilisinin imzasının yer aldığı, ayrı bir kağıda tarih atılmak suretiyle "yukarıda yer alan kefalet sözleşmesi kapsamında ... Gıda San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti’nin asaleten/kefaleten kullandığı/ kullanacağı tüm kredilere 6.000.000 TL tutarına kadar müteselsil kefil olmayı kabul ediyorum" şeklinde kefalet beyanın bulunduğu görülmüştür. Kefalet sözleşmesinin altına ilaveten bu şekilde yazılan beyan geçerli kefalet sözleşmesini geçersiz hale getirmeyeceğinden mahkemenin davacı şirketin 17.08.2016 tarihli kredi sözleşmesinde yer alan kefaletinin geçerli olduğuna ilişkin kabulü yerindedir. Bununla birlikte dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... San. ve Dış Tic. A.Ş.'ne iskonto, taksitli kredi ve KMH kredileri ile teminat mektubu verilmek suretiyle kredi kullandırılmış olduğu belirtilmiş ise de kat ihtarına konu olan 3 adet iskonto kredisinin, 1 adet taksitli kredinin ve 1 adet diğer kredinin 16/06/2014, 03/02/2016, 17/08/2016 ve 14/12/2017 tarihli kredilerden hangisi kapsamında kullandırıldığı anlaşılamamaktadır. Bu halde dava dosyası yeniden bankacı bilirkişiye tevdi edilip, bilirkişiye banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi tanınmak suretiyle icra takibine konu kredilerin hangi tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusu ile davacı vekilinin sair istinaf sebebi bu aşamada incelenmeksizin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu bu aşamada incelenmediğinden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülen-İstirdatileriistinafdereceusuldenkabulüistanbulkaldırılmasınaolmadığınaMenfigerekçenumarasısebeplerikararıtespitmahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim