İstanbul BAM 43. HD 2024/715 E. 2024/800 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/715
2024/800
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/715
KARAR NO: 2024/800
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2023
NUMARASI: 2023/1177 D.İş - 2023/1161 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle; Genel yetki kuralları gereğince İhtiyati haciz başvurularında yetkili mahkeme aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahının bulunduğu mahkeme olduğunu, müvekkilinin kanuni ikametgahı ... Mahallesi ... Sokak ... Dikmen/Ankara adresi olduğunu, yetkili mahkeme Ankara Ticaret Mahkemeleri olduğunu, mahkememizin 2023/1177 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati haciz kararına ... iş emri 27.10.2023 tarihinde yapmış oldukları diğer itirazlarla birlikte yetkisiz mahkemede verilmesinden dolayı yetki itirazında bulunduklarını, itirazlarının kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: İhtiyati haciz isteyen vekili itiraza karşı cevap dilekçesinde özetle: ihtiyati hacze itiraz nedenleri kanunen sınırlı olduğunu, itirazın reddi gerektiğini, ihtiyati hacze dayanak bonoda yetki şartı bulunduğundan ve istanbul mahkemeleri ile icra dairelerinin yetkili olduğunu, itiraz eden borçlunun yetkiye itiraz etme hak ve yetkisi bulunmadığını, taraflar herhangi bir ihtilaf bulunması halinde istanbul mahkemelerinin yetkili olacağı hususunda yetki sözleşmesi yapıldığını,yetki itirazı süresi içerisinde sunulmadığını, taraflar arasında yetki sözleşmesi mevcut olduğunu, borçlu vekili 27/10/2023 tarihli dilekçesinde bir ilk itiraz olan yetki itirazını ileri sürmeyerek bu hakkını kaybettiğini, Bono üzerinde herhangi bir tahrifat söz konusu olmadığını, bizzat borçlunun kendisi tarafından bono düzenlenirken yapılmış bir işlem olduğunu, borçluya boş olarak verilen bono borçlu tarafından doldurulup imzalandıktan sonra mahkemeye sunulduğu şekliyle müvekkiline teslim edildiğini, itiraz eden borçlu tarafından yapılan tüm itirazların reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin borçlu itiraz edene yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...İhtiyati haciz kararına dayanak bononun incelenmesinde bononun süresinde ibraz edildiği, bono tanzim edilirken taraflar arasında HMK'nın 17. Maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığının anlaşıldığı bu sebeple yetki itirazının yerinde olmadığı, itiraz eden vekilince ileri sürülen diğer itiraz sebeplerinin -bononun müvekkilinin iradesi ve rızası dışında tanzim edildiği, bono üzerinde tahrifat yapıldığı vb.- esas yargılamanın konusunu oluşturduğu ve İİK'nun 265.maddesindeki sebeplerden herhangi birini teşkil etmediği anlaşılmış ve ihtiyati hacze itiraz eden tarafın itirazının reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, söz konusu ihtiyati haciz kararı hukuka aykırı olup ilk derece mahkemesine 27/10/2023 tarihinde taraflarınca işbu karara karşı itirazlarını sunduklarını, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu davada yetkili mahkeme olmadığını, genel yetki kuralları gereğince İhtiyati haciz başvurularında yetkili mahkeme aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahının bulunduğu mahkeme olduğunu, müvekkilinin kanuni ikametgahı ... Mahallesi ... Sokak ... Dikmen/Ankara adresi olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkemenin Ankara Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama süresince sundukları yetki itirazlarının mahkeme tarafından dikkate alınmadan karar verildiğini, davaya konu bonoda düzenleme tarihinin alacaklı tarafından sonra eklendiğini, belgede düzenleme tarihinin 26.02.2021 yazması ancak 26 daki 2 rakamında müvekkilinin rızası ve iradesi dışında bariz tahrifat ve düzeltme olması, herhangi bir parafın da bulunmaması hasebiyle davaya konu bononun şeklen batıl olduğunu, müvekkilinin ilgili şirkete aval verdiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, düzenlenme tarihinde tahrifat olup olmadığının tespiti yönünde dahi mahkemece inceleme yapılmadığını, hal böyle iken eksik inceleme ile verilmiş olan karar usule ve yasaya aykırılılık oluşturduğunu, İstinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin kabulü ile kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, İİK 265. maddesi uyarınca itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 20.10.2023 tarihli ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara karşı yapılan itiraz üzerine 07.12.2023 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İhtiyati hacizde yetkili mahkeme, İİK 258. maddesi yollamasıyla İİK 50. maddesine göre belirlenir. Anılan maddede ise, HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, bonoya dayalı olarak, alacaklı, borçlunun yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki genel yetkili, (HMK. 6.md.), borçluların birden fazla olması halinde bunlardan birinin yerleşim yerindeki (HMK. 7. md) veya bonoda öngörülen ödeme yerindeki ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun (TTK) 777/3. maddesine göre ödeme yeri gösterilmeyen bonoda, düzenlenme yerinin ödeme yeri olduğunun kabulü gerekeceğinden, bononun düzenlenme yerindeki mahkemelerden birinden (HMK.10.md) yahut bonada yetkili mahkeme gösterilmişse ve şartları mevcutsa bonoda yetkili olarak gösterilen mahkemeden (HMK 17.md) talepte bulunabilecektir. Ancak yetki şartının geçerli olması için HMK 17. maddesine göre, bonoyu düzenleyenlerin tacir olması şartı aranmaktadır. Somut olayda lehdarı ..., keşidecisi ...San. Tic. AŞ., aval vereni ... olan talebe konu bono metninde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, ödeme ve düzenleme yeri ile keşideci ve aval vereninin adresinin Ankara olduğu görülmektedir. HMK 17. maddesi uyarınca yetki sözleşmesinin veya yetki şartının geçerli olması için her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir. Bononun keşidecisi ve lehtarının tacir olmaları sebebiyle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin şart geçerlidir. 26/02/2021 tanzim tarihli, 05/09/2023 vadeli 100.000,00 TL olarak keşide edilmiş bonoyu ihtiyati hacze itiraz eden ..., avalist olarak keşideci yararına imzalamıştır. Avalistin, lehine aval verdiği keşideci gibi sorumlu olması ve 6102 sayılı TTK’nun 7.maddesinde öngörülen teselsül karinesi nedeniyle kambiyo senetlerinin özelliği de gözetildiğinde HMK'nın 17. maddesine gereğince yetki sözleşmesinin avalisti bağlayacağı kuşkusuzdur. Buna göre talebe konu bononun İstanbul Mahkemeleri'nin yetkisine dair yetki şartı içermesi sebebiyle ihtiyati haciz kararı veren mahkeme yetkilidir. İhtiyati hacze itiraz edenin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Diğer yandan ihtiyati hacze itiraz eden tarafça talebe konu bonoda düzenleme tarihinin alacaklı tarafından sonra eklendiği, düzenleme tarihinin 26.02.2021 yazması gerekirken 26 daki 2 rakamında borçlunun rızası ve iradesi dışında tahrifat ve düzeltme olduğu, herhangi bir paraf bulunmadığı , aval verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı ileri sürmüş ise de bu hususlar menfi tespit davasına konu olabilecek nitelikte olup, kanunda sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında sayılmadığı değerlendirildiğinde mahkemece ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02