SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2024/616 E. 2024/723 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/616

Karar No

2024/723

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/616

KARAR NO: 2024/723

KARAR TARİHİ: 16/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/02/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/168 Esas

TALEP: Kayyım Atanması

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ: 17/05/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün kayyım atanmasını isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati tedbir olarak şirkete kayyım atanmasını talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkil, ... A.Ş.'nin 200.000,00 TL tutarındaki sermayesini temsil eden paylarının %13,125'ine tekabül eden 26.250 adet hissenin sahibi olduğunu, ...'un yönetim kurulu başkanı ile aynı oranda paya sahip olduğunu, söz konusu şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... olduğunu, Çağrı ilanında belirtilen tarih ve yerde toplantı gerçekleştirilmiş olup, bu toplantıda alınmış olan gündemin "Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu'nun okunması ve müzakeresi" başlıklı 2 numaralı, "Finansal Tabloların Okunarak Onaylanması" başlıklı 3 numaralı ve "Şirket sermayesinin 200.000,00 TL (İkiYüzBin TL) den, 3.900.000,00 TL (ÜçMilyonDokuzYüzBin TL) ye çıkarılması ile ilgili şirket ana sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6. Maddesi tadilinin görüşülmesi" başlıklı 7 Numaralı maddelerine karşı tarafımızca olumsuz oy kullanılarak muhalefet şerhi tutanağa geçirildiğini, ayrıca söz konusu muhalefet şerhleri toplantı başkanlığına elden teslim edildiğini, davalı şirket yönetimi tarafından Şirket ile gereği gibi ilgilenilmemekte ve faaliyet yıllarından uzun zaman sonra genel kurul toplantıları gerçekleştirilerek, faaliyet dönemi içerisinde gerçekleşen olaylardan ortakların zamanında ve verimli bir şekilde haberdar olması engellenmekte olduğunu, bu durum aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanma amacına da aykırılık göstermekte olduğunu, ancak davalı şirket yönetimi tarafından 20 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında işbu taleplerimize karşılık olarak verilen cevap kağıdında gündemin 7. Maddesini oluşturan sermayenin artışına ilişkin sorularımıza gündem maddesinin henüz görüşülmediği ileri sürülerek bilgi vermekten kaçınılmış ve devamı sorularımız için de Şirketin finansal tablolarına nasıl ulaştıklarını sorgulamak suretiyle kaçamak cevaplarla yersiz ithamlarda bulunulduğunu, buna göre davalı şirketin faaliyet raporu ve bilançosundan da anlaşıldığı üzere, 2022 yılı faaliyet dönemi sonucunda Şirketin özkaynakları 18.751,27 TL olarak açıklandığını, şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin toplamı ile bu özkaynak tutarının oranlanması neticesinde, yukarıda açıklanmış olan kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince Şirketin sermayesinin her halde karşılıksız kaldığı ve böylelikle Şirketin münfesih hale geldiğini, dava konusu Şirketler'de olduğu gibi bazı durumlarda şirket içi menfaat çatışmaları artarak pay sahipleri veya yöneticilerin kendi menfaatlerini şirket menfaatinin önünde tutma ihtimalleri gündeme gelmekte olduğunu, Sayın Mahkemenin de şayet yönetici kayyum talebimizi kabul etmez ise denetim kayyum taleplerinin sayılan ve re'sen nazara alınacak sebeplerle kabul etmesi gerektiğini, davalı Şirket'in 20.11.2023 günü saat 14:00'da yapılan 2022 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 2, 3 ve 7 nolu kararların iptaline, İşbu kararların TTK m. 449 uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, Şirket finansal tabloları gerçeğe aykırı olduğundan Şirket bilançosunun teyit edilmesine ilişkin olarak envanterinin çıkarılması için bilirkişi incelemesi yapılmasının karar verilmesine, bu halde şirket kötü yönetildiği, zarara uğratıldığı için şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu 22/02/2024 tarihli ara kararı veren ilk derece Mahkemesince kayyım atanması talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut olayda, açıklanan nedenlerle ve tüm yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanma şartları yaklaşık ispat kuralı gereği iddia ve sunulan deliller ve talebinin şekli gözetildiğinde kayyım atanması tedbiri talebinin reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir olarak şirkete kayyım atanmasını talep eden davacı vekili 22/02/2024 tarihli ara karara karşı sunduğu istinaf dilekçelerinde özetle; davalı şirket yönetimi, davalı şirketin son durumundan bihaber olarak hareket etmekte ve pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler sunarak pay sahiplerinin yanıltılmaya çalışıldığını, nitekim davalı şirketin faaliyet raporu ve bilançosundan da anlaşıldığı üzere, 2022 yılı faaliyet dönemi sonucunda Şirketin özkaynakları 18.751,27 TL olarak açıklandığını, şirketin sermaye ve kanuni yedek akçelerinin toplamı ile bu özkaynak tutarının oranlanması neticesinde, TTK 376. md 2. fıkrası gereğince Şirketin sermayesinin her halde karşılıksız kaldığı ve böylelikle Şirketin münfesih hale geldiğini, böyle bir durum karşısında TTK 376. md gereğince Şirket tarafından gerekli önlemler alınmak üzere derhal genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini ve sermayenin üçte biri ile yetinme, yani sermayenin azaltılıp zararın bünye dışına atılması veyahut sermayenin tamamlanması önlemlerinden birinin alınması gerektiğini, aksi takdirde Şirketin sona ereceğini, bu husus karşısında Şirket yönetimi tarafından basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle TTK. 376/2 md uyarınca her türlü tedbirleri almak için bilgilendirme yapması, rapor oluşturması ve genel kurulu derhal bu konu özelinde toplantıya çağırması gerekirken; 2022 faaliyet döneminin bitmesinin üzerinden uzun zaman geçirmiş olmakla birlikte, faaliyet raporunun 5.3. kısmında şirket sermayesinin karşılıksız kalmadığı şeklinde bilgi verildiğini, keza şirket bilançosu içerisinde yer alan 12.674.179,36 TL tutarındaki stokların varlığının doğruluğu şimdiye kadar hiç kanıtlanmamış, bu hususta herhangi bir bilgi de verilmemiş olduğundan Şirketin borca batıklığını, sermayesinin karşılıksız kalması hususunu önleyecek malvarlığının bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla birlikte, davalı tarafça pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler verildiğini, nitekim şirket kayıtlarında mevcut olduğu belirtilen stokların gerçekten var olup olmadığı hakkında herhangi bir bilgi verilmediği gibi, tüm bu stok miktarına rağmen Şirketin karlılığında ve faaliyetlerinde herhangi bir iyileşmenin olmaması Şirket tarafından pay sahiplerine gerçeğe aykırı bilgiler verildiğine yönelik iddialarını desteklediğini, öte yandan tarafımızca edinilen bilgi gereğince davalı şirket tarafından finansal tablolarında yer alan stoklar hakkında stok affından yararlandığının öğrenildiğini, bilindiği üzere stok affı, kayıtlarda yer alan stok miktarı ile fiil durumdaki stok miktarının birbirlerine uygun hale getirilmesi imkanını sağladığını, buna göre davalı şirket tarafından stok affına başvurulması ile yukarıda da izah ettiğimiz üzere finansal tablolarında gerçeğe aykırı bilgi verildiği sabit hale geldiğini, bu yönde davalı şirketin mükellefi olduğu vergi dairesine müzekkere yazılması gerektiğini, tüm bunların dışında davalı tarafından 2023 yılı faaliyet dönemine ilişkin genel kurulun 09 Mart 2024 tarihinde yapılmak üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 20 Şubat 2024 tarihli 11026 sayılı nüshasında genel kurul çağrı ilanında bulunulduğunu, yapılacak işbu genel kurul gündemine bakıldığında, gündemin 7. Maddesi "Şirketin tasfiye sürecine girmesi, yeni unvanının onaylanması ve tasfiye kurulunun belirlenmesi" başlığını taşıdığını, dolayısıyla davalı şirket, sona ermenin hukuki ve doğal sonucunu oluşturan tasfiye sürecine girmektedir. Bu yönüyle davalı şirket yönetiminin şirketi kötü yönettiğini, yanlış kararlar alınmak suretiyle şirketin sonunun getirildiğini gözler önüne serdiğini, kötü yönetildiği bu denli açık olan şirkette, basiretli bir tacir gibi davranan yönetim kurulunun bulunduğundan bahsetmek imkansız hale geldiğinden, fiili durumda şirketi gereği gibi yöneten yönetim kurulunun bulunmadığını, bu doğrultuda şirketin faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla şirkete, yönetim ve temsil kayyımı atanması zaruri hale gelmiş olup, Mahkemece kayyım taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil etmekte Mahkemece verilen 22.02.2024 tarihli ara kararında kayyım atama şartlarının yaklaşık ispat kuralı gereği ispat edilemediği, Şirketin kötü bir şekilde yönetildiği izahtan vares olup keza tedbir kararının verilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince tam olarak ispat etmek şart olmayıp, doğru olma ihtimalinin yüksek olması yeterli görülmüş ancak gerek yukarıda belirtilen şirketin fiili durumu, stok miktarları gerekse de dava dilekçesinde ileri sürülen şirketin sermayesinin karşılıksız kaldığı hususu dikkate alındığında şirketin kötü yönetildiğinin yaklaşık ispat kuralının ötesinde tam olarak ispatlandığını gösterdiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen 22/02/2024 tarihli ara kararların kaldırılmasını ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Talep, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemli davada şirkete kayyım atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak kayyım atanmasının şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir olarak şirkete kayyım atanmasını isteyen davacı taraf, şirketin kötü yönetildiğini, bilançonun gerçeği yansıtmadığı ve sermaye artışının iç kaynaklardan yapılması gerektiğinden bahisle davalı şirkete kayyım atanması talep edilmiştir. Türk Ticaret Kanununda şirket genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davalarda, şirkete tedbir mahiyetinde kayyım atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı şirketin 20/11/2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurulunun yönetim kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresine ilişkin 2. maddesi, finansal tabloların okunarak müzakeresine ilişkin 3. maddesi ve sermaye arttırımına ilişkin 7. maddesinin iptali dava konusu edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, anonim şirketin münfesih olma durumlarının ortaya çıkması halleri dahil şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Davacı tarafça, şirkette organ boşluğu bulunduğu iddia edilmediği gibi, ayrıca, uyuşmazlık konusu olmayan bir hususta ihtiyati tedbir verilmesi mümkün olmayıp, davanın niteliğine göre, davalı şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanmasının şartları oluşmamıştır. Bu sebeple, ilk derece mahkemesince kayyım atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından kayyım atanmasını talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Kayyım atanmasını talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı kayyım atanmasını talep eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Kayyım atanmasını talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsürülenileriistinafKayyımreddinederecesebepleriAtanmasıistanbultarihigerekçeesastannumarasımahkemesikararıtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim