İstanbul BAM 43. HD 2024/618 E. 2024/710 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/618
2024/710
15 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/618
KARAR NO: 2024/710
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/06/2019
NUMARASI: 2018/376 Esas - 2019/703 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2024
Dairemizden verilen 07/04/2022 tarih ve 2020/870 Esas 2022/439 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2024 Tarih ve 2022/5893 Esas 2024/336 Karar sayılı ilamıyla dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili, müvekkil sigorta şirketine nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan, dava dışı ... San A.Ş.'nin Tayvan’da yerleşik ... firmasından 06.07.2017 tarih ve ... no.lu fatura ile satın aldığı ve toplam 6 konteyner içinde ithal ettiği 4 set enjeksiyon makinesi emtiasının, varma limanı olan Kumport limanından Çankırı'ya nakliyesi işinin davalı tarafından 09.10.2017 tarih ve ... no.lu fatura karşılığında üstlenildiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen nakliye sırasında aracın tek taraflı yapmış olduğu kaza sonucu oluşan zarar nedeniyle ödenen 451.318,47-TL sigorta tazminatının 180.000,00.-TL tutarındaki kısmının davalının sigortacısı dava ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesi üzerine bakiye 271.318,47.-TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan rücuen tazmini için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, dava konusu konteyner içerisindeki plastik enjeksiyon makinası emtiasının Kumport Limanından, sigortalı şirketin Çankırı Şabanözü’ndeki fabrika binasına karayolu ile nakliyesi işinin 09/10/2017 tarihinde müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, taşıma sırasında aracın yolun sol kısmına yatarak devrildiğini, ekspertiz raporunda makinanın tamir edilemez ve kullanılamaz durumda olduğu belirtilmiş ise de, makinenin halen sigortalı ... Makine A.Ş.'de aktif çalışır durumda olduğunu, müvekkilinin taşımayı 180.000 TL sigorta bedeli üzerinden sigortalattırdığını, taşınan malın kıymeti hakkında bilgi verilmediğinden ek poliçe düzenlenemediğini, müvekkilinin sadece sigorta poliçesi kapsamındaki 180.000,00 TL tutardan sorumlu olduğunu, davacı tarafça müvekkili hakkında giri- şilen takibin haksız ve dayanaksız, itirazlarının yerinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini ,yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, sigortalı ... AŞ’ye ait taşımaya konu 4 set enjeksiyon makine emtiasının 09/07/2017 tarihinde sigortalıya ait fabrikanın bulunduğu Çankırı Şabanözü'ne taşınması işinin davalı tarafça üstlenildiği, taşıma sırasında araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın yolun sol tarafına devrilmesi şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsünün % 100 oranında tam kusurlu olduğu, taşımaya konu makinelerin zarar gördüğü, bu haliyle onarımı söz konusu olsa da onarımının ekonomik olamayacağı, ayrıca şase bölümünde de esnemenin oluştuğu, bu nedenle makineden istenilen verimin alınmasının mümkün olmadığı, sovtaj değeri tenzilli zarar/ziyan tutarı olarak tespit edilen tutarın kadri maruf olduğu, yurtiçi karayolu ile taşıma yapan davalının TTK m.879 gereği adam ve yardımcılarının kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, davacı tarafça sigortalıya ödenen hasar bedelinin tamamının sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin sigortacılık mevzuatına ve tekniğine uygun bir ödeme olup olmadığının irdelenmediğini, CİF şekli ve sonuçlarının tartışılmadığını, bilirkişi heyeti içerisinde deniz nakliyat sigortaları konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmadığını, raporun yetersiz olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazanmış olup olmadığının araştırılmadığını, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli ve buna bağlı olarak rücu edilebilir değerin doğru ve sigortacılık tekniğine uygun bir biçimde belirlenmediğini, hasarlanan malın alıcı tarafından kullanılıyor olmasına rağmen pert kabul edilmesinin çelişki arz ettiğini, hasarlanan mal bedeline %10 'luk ilave bir ödemenin yapılması ve bu bedelin de rücu edilebilir tazminata ilave edilmiş olmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE: Dava, davacı ... şirketi tarafından yurt içi taşımaya konu emtianın taşıma esnasında uğradığı hasardan dolayı sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödediği zarar bedelini, yurt içi taşıma işini yapan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizin 07/04/2022 tarih ve 2020/870 Esas 2022/439 Karar sayılı kararı ile; "Somut olayda, davalı taşıyıcı şirketin dava dışı sigortalı-taşıtan ... San.AŞ’nin ait yurt dışından ithal ettiği enjeksiyon makinesinin yurt içi nakliye işini üstlendiği, emtianın sigortalı-taşıtan firma tarafından davacı ... şirketine abonman sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alındığı, emtianın nakliyesi sırasında araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın yolun sol tarafına devrilmesi şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, emtianın hasar gördüğü, hasar nedeniyle ortaya çıkan zarar bedelinin sigortalı taşıtan firmaya davacı sigortacısı tarafından ödendiği, bu bedelin kısmen davalı taşıyıcının sigorta şirketinden tahsil edildiği, bakiye alacağın davalıdan rücuen tahsilinin istendiği dosya kapsamından sabit olmakla esasen uyuşmazlık, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında bulunan dava dışı sigortalı ... AŞ ile davacı ... Sigorta AŞ arasında, 11.02.2017 başlangıç-11.02.2018 bitiş tarihli nakliyat emtea sigorta poliçesi (abonman) akdedildiği ve buna göre sigortalı şirketin “Tüm Dünya Ülkeleri-Türkiye/ Türkiye-Tüm Dünya Ülkeleri için muhtelif mutfak ev aletleri ve süpürge cinsi emteaların gemi, kamyon, uçak ve trenle uluslararası taşınmasının sigorta örtüsü altına alındığı, bu poliçeyle bağlantılı olarak dava konusu taşımaya ilişkin dava dışı sigortalı ... AŞ’nin Tayvan ülkesinden ithal ettiği dava konusu enjeksiyon makinasının Türkiye’ye deniz yoluyla taşınmasının sigortalandığı, hasar ödemesine ilişkin olarak sigortalı şirkete yapılan 25.12.2017 tarihli banka dekontunun ibraz edildiği görülmüştür. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Bu durumda, dava konusu hasarın yurt dışı taşıma sırasında meydana gelmediği, hasarın yurt içi taşıma sırasında oluştuğu, davacı ... şirketi ile sigortalısı arasında dava konusu yurtiçi taşımanın sigorta poliçesi kapsamına alındığı iddia edilmediği gibi bu hususta taraflar arasında akdedilmiş dava konusu taşıma tarihine şamil sigorta poliçesi sunulmadığı gözetildiğinde davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğundan söz edilemez. Dolayısıyla bu poliçenin işbu dava konusu taşımayı kapsamadığı, dosyada mübrez 25.12.2017 tarihli ödeme makbuzuna göre davacının sigortalısına hasar bedelini ödediği başka bir deyişle ortada ex gratia bir ödemenin söz konusu olduğu sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre de talep hakkının bulunduğu kabul edilmekte olduğu, dosya kapsamı incelendiğinde davacının sigortalısından işbu davaya konu tazminata ilişkin ibraname ve temlik belgesini dosyaya ibraz etmediği sadece sigortalısına yaptığı ödemeyi gösteren dekontu ibraz ettiği, başka bir deyişle TBK m.183 anlamında yazılı ve hakların davacıya temlik ettirildiğine dair temliknamenin sunulmadığı bu çerçevede dosyadaki deliller kapsamında davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.353/1.b.2 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine" karar verilmiştir.Dairemizce verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2024 Tarih ve 2022/5893 Esas 2024/336 Karar sayılı bozma ilamı ile " Davacı ... şirketi ile dava dışı ... Tic. San. A.Ş. arasında Kati Abonman Sigorta Poliçesi ile Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede taşımanın başlangıç ülkesi Tayvan, bitiş ülkesi Türkiye, varış yeri Şabanözü/Çankırı olarak belirlenmiştir. Her ne kadar poliçe ön yüzünde nakil vasıtası olarak gemi belirtilmiş ise de poliçenin teminatına ilişkin genel ve özel şartlar ile klozların ekte belirtildiği söylendikten sonra poliçenin arka yüzünde vasıta türü olarak gemi, kamyon, uçak ve tren belirlenmiştir. Bu durum karşısında bölge adliye mahkemesince ödemenin ex gratia ödeme olduğu yönündeki gerekçe isabetli olmayıp, davacı şirketçe dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamı dahilinde yapıldığının kabulü ile davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekirken hatalı değerlendirme bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle Dairemiz kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Somut olayda, davalı taşıyıcı şirketin dava dışı sigortalı-taşıtan ... San.AŞ’nin ait yurt dışından ithal ettiği enjeksiyon makinesinin yurt içi nakliye işini üstlendiği, emtianın sigortalı-taşıtan firma tarafından davacı ... şirketine abonman sigorta poliçesi ile sigorta örtüsüne alındığı, emtianın nakliyesi sırasında araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle aracın yolun sol tarafına devrilmesi şeklinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği, emtianın hasar gördüğü, hasar nedeniyle ortaya çıkan zarar bedelinin sigortalı taşıtan firmaya davacı sigortacısı tarafından ödendiği, bu bedelin kısmen davalı taşıyıcının sigorta şirketinden tahsil edildiği, bakiye alacağın davalıdan rücuen tahsilinin istendiği dosya kapsamından sabit olmakla esasen uyuşmazlık, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında bulunan dava dışı sigortalı ... AŞ ile davacı ... Sigorta AŞ arasında, 11.02.2017 başlangıç-11.02.2018 bitiş tarihli nakliyat emtea sigorta poliçesi (abonman) akdedildiği ve buna göre sigortalı şirketin “Tüm Dünya Ülkeleri-Türkiye/ Türkiye-Tüm Dünya Ülkeleri için muhtelif mutfak ev aletleri ve süpürge cinsi emteaların gemi, kamyon, uçak ve trenle uluslararası taşınmasının sigorta örtüsü altına alındığı, bu poliçeyle bağlantılı olarak dava konusu taşımaya ilişkin dava dışı sigortalı ... AŞ’nin Tayvan ülkesinden ithal ettiği dava konusu enjeksiyon makinasının Türkiye’ye taşınmasının sigortalandığı, hasar ödemesine ilişkin olarak 15.12.2017 ödeme tarihli banka dekontunun ibraz edildiği görülmüştür.Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Bu durumda, davacı ... şirketi ile dava dışı ... Tic. San. A.Ş. arasında Kati Abonman Sigorta Poliçesi ile Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup, poliçede taşımanın başlangıç ülkesi Tayvan, bitiş ülkesi Türkiye, varış yeri Şabanözü/Çankırı olarak belirlenmiştir. Her ne kadar poliçe ön yüzünde nakil vasıtası olarak gemi belirtilmiş ise de poliçenin teminatına ilişkin genel ve özel şartlar ile klozların ekte belirtildiği söylendikten sonra poliçenin arka yüzünde vasıta türü olarak gemi, kamyon, uçak ve tren belirlenmiştir. Dava konusu hasarın yurt içi taşıma sırasında oluştuğu, bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı şirketçe dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin poliçe teminat kapsamı dahilinde yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı, satımın CIF satım olması nedeniyle alıcının korunacak menfaati bulunmadığından sigorta yaptıramayacağını savunmuş ve bu hususu istinaf nedeni yapmıştır. CIF satış ile ilgili hükümlerin tartışılmasının davacı tarafın husumet ehliyetinin tespiti için gerekli olduğu anlaşılmakla CIF satış türünün incelenmesi gerekir.CIF satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir. Buna göre, taşıma sözleşmesi satıcı tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir. CIF kaydı satışta hasarın emtianın yükleme limanında gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup,bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır.CİF satışa konu poliçede sigortalı, satıcı olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlıdır.Somut olayda taşımaya konu emtianın 06.07.2017 tarihli satım faturası ve gümrük beyannamesinde satış şekli CIF olup, CIF teslim şeklinde mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtia alıcı adına sigorta ettirilip, ücreti ödendikten sonra satıcının artık bir menfaati kalmayacağından taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı dava dışı sigortalı alıcının korunacak menfaati bulunduğu gibi emtianın Kumport Limanı’ndan yurtiçi kara yolu ile taşımasında oluşabilecek hasarlar için de dava dışı alıcı / taşıtan tarafından sigorta ettirildiği görülmekle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde değildir. Diğer yandan hasar gören emtianın kullanılış amacı, meydana gelen hasarın niteliği gözetildiğinde eksper raporu ile örtüşen denetime ve hüküm kurmaya elverişli taşıma ve sigorta uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan raporuna göre taşımaya konu makinenin tamamen hasarlandığının kabulü yerinde olup, makine için belirlenen sovtaj bedeli düşülerek yapılan ödemeden sonra makinenin dava dışı sigortalıya terk edilmesi makinenin pert olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu nedenle davalı vekilinin bilirkişi heyeti içerisinde deniz nakliyat sigortaları konusunda uzman bir bilirkişinin bulunmadığına, raporun yetersiz olduğuna, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli ve buna bağlı olarak rücu edilebilir değerin doğru ve sigortacılık tekniğine uygun bir biçimde belirlenmediğine, hasarlanan malın alıcı tarafından kullanılıyor olmasına rağmen pert kabul edilmesinin çelişki arz ettiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Davacı ile dava dışı sigortalısı arasında düzenlenen sigorta sözleşmesinde "her hasar anında tazminat ödemesi bu toplam bedelin %10 fazlası üzerinden yapılacaktır" özel şartı bulunmaktadır. Somut olayda tazminat tutarının belirlenmesinde %10 ilavenin dava dışı sigortalının doğrudan bir zararı olduğu ispatlanmamıştır. Kaldı ki davacı ... şirketi ile dava dışı sigortalı arasındaki sözleşme hükmünün sigorta sözleşmesine taraf olmayan davalıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle tazminat tutarının belirlenmesinde %10 ilave bedelin dahil edilmemesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde olup, bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Buna göre davacı tarafça ödenen 451.318,47 TL'den %10 luk ilave bedel ve dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenen 180.000 TL düşüldüğünde talep edilebilir alacak 226.186,63 TL olup, bu bedele 15.12.2017 ödeme tarihinden 27.03.2018 takip tarihine kadar avans faizi uygulandığında (102 gün x 9,75/100 faiz oranı x 226.186,63 TL / 365 gün hesabıyla) işlemiş faiz 6.162,81 TL'dir. Bu durumda asıl alacak 226.186,63 TL, işlemiş faiz 6.162,81 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. İtirazın iptaline ilişkin davalarda uygulanması gereken İ.İ.K. 67/2 maddesi; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesini içermektedir. Somut uyuşmazlıkta zarar miktarının bilirkişi aracılığıyla tespit ettirildiği ve sonucuna göre davanın reddini savunan davalı tarafın sorumluluk miktarının belirlendiği, bu durumda alacağın önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit niteliği taşıdığından söz edilemeyeceği gözetildiğinde kabul edilen kısma yönelik icra inkar tazminatı koşulları oluşmamıştır. Diğer yandan davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takibinde kötüniyetli olması şarttır. Eldeki davada her ne kadar reddedilen kısım yönünden davalı hakkında yapılan icra takibi haksız ise de davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından reddedilen kısma yönelik kötüniyet tazminatı koşulları oluşmamıştır. Yapılan yargılama sonunda, dosyada mevcut deliller, uyulan Yargıtay bozma kararı ve tüm dosya mündericatı değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 2-Davalı-takip borçlusunun Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında asıl alacağın 226.186,63 TL'lik kısmı ve işlemiş faiz alacağın 6.162,81 -TL' lik kısmı yönünden icra takibine vaki itirazının iptaline, itirazın iptaline karar verilen asıl alacak yönünden takibin işleyecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacının yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Davalının yasal koşulları oluşmayan kötü niyeti tazminatı talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 15.871,80 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 3.366,14 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 1.393,55 TL harcın mahsubu sonucu bakiye 11.112,11 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından sarf olunan 2.400 TL bilirkişi ücreti, 138,50 TL posta/tebligat/ müzekkere gideri ile 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.574,40 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 2.146,02 TLsinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davacı tarafından yatırılan 3.366,14 TL peşin nispi harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 8-Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına, 9- Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, 10-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince takdir olunan 36.852,27 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine 11-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine reddedilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine 12-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 121,30 TL, posta ve tebligat gideri 791,30 TL olmak üzere toplam 912,60 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19