İstanbul BAM 43. HD 2024/442 E. 2024/621 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/442
2024/621
26 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/442
KARAR NO: 2024/621
KARAR TARİHİ: 26/04/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/01/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/859 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/04/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, davalı şirkete Bayilik Sözleşmesi ve protokol kapsamında teslim edilen ariyet malzeme ve ekipmanların davacıya teslimine, ariyetlerin teslim edilmemesi halinde ariyetlerin güncel piyasa bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiş, ayrıca ariyetlerin davacı şirkete veya davacı şirketin göstereceği 3. kişiye teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "HMK’nın 389/1. maddesine göre, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Ancak, davaya konu uyuşmazlığı esastan çözer nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez. Buna göre yerleşik Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği ve HMK'nın 391. maddesinin gerekçesinde açıklandığı üzere "dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde" başka bir deyişle "davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde" ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.Somut uyuşmazlıkta; davacının iddiaları yargılamayı gerektirmekte olup, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi bulunduğuna dair talep ve karar tarihi itibarı ile dosyada mübrez belge ve delillerin yaklaşık ispat için yeterli olmadığı, ayrıca netice-i talebi karşılayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen Sözleşmeler ile düzenlenen, davalının akaryakıt ve otogaz işletmeciliği yapabilmesi ve bayilik faaliyetini eksiksiz gerçekleştirebilmesini teminen, davacı şirket tarafından 26.10.2018 tarihinde Kurumsal Kimlik 6 Ada/ Totem, Dev Totem ve Otomasyon Dönüşüm, ...-(220V) ... marka L... PANO, 2014 10m3 ... LPG Tankı, 2014 1x4 ... LPG Dispanser ve 4 adet 4x8 ... marka Akaryakıt Dispanseri ve diğer ekipmanlar ariyeten davalı bayiye teslim edildiğini, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin, Taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi'nin; 24.03.2022 tarihinde sona ermesi ve Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi'nin 10.08.2018 tarihinde sona ermesi akabinde ariyete konu edilen ekipmanların davalı Bayi tarafından Müvekkil Şirket'e iade borcunu da muaccel hale gelmiştir. Bu nedenle Müvekkil şirket tarafından Üsküdar ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 21.06.2022 tarihli ihtarnamesi ve ile Müvekkil Şirket tarafından davalı bayiye ariyet olarak verilen tüm malzemenin eksiksiz ve sağlam olarak 5 gün içerisinde iade ve teslimi, ayrıca Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi'nin feshedilmesi nedeniyle Üsküdar ... Noterliği'nin 19.09.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı bayiye ariyet olarak verilen tüm malzemelerin eksiksiz ve sağlam olarak 7 gün içerisinde iade ve tesliminin davalı bayiye ihtar edildiğini, lakin, söz konusu ariyetlerin mülkiyeti davacı Şirket'e ait olup tüm işlevleriyle kullanılabilir şekilde davacıya teslim edilmesi gerekli iken, hiçbir şekilde teslim edildiğini, menkullerin maliyetinin oldukça yüksek olduğunu, menkullerin davalı bayi zilyetliğinde bulunması davacının her geçen gün telafi edilemez zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı'nın davacı ile bayilik ilişkisinin sona ermiş olması sebebiyle ariyetleri teslim etmeyerek davacı şirketin logo ve amblemi altında satış yapma ihtimali de ayrıca mevzuata aykırı olup tüketiciyi de yanıltmaya sebebiyet vereceğini, ihtiyati tedbir için yasada aranan tüm şartlar mevcut iken, mahkemece bu şartlar gözetilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, mübrez bayilik sözleşmesi ile ariyet sözleşmesinden ayrıca bayilik sözleşmesinin sona erdiğine dair belgelerden ihtiyati tedbir haklılığının açıkça ortada olduğunu, davacının zarara uğradığı ve davasını yaklaşık olarak ispat ettiğini, halihazırda davalı yana teslim edilmiş olan ariyetlere ilişkin teslim tesellüm belgesi ve ilgili ariyetlerin davacıya ait olduğunu gösterir sözleşmelerin dosyaya kazandırıldığını, dosyadaki mevcut delillerden de görüleceği üzere bayiye ariyet olarak teslim edilmiş olan menkullerin davacının mülkiyetinde olduğunu ve taraflar arasındaki tüm sözleşmeler sona ermesine rağmen Şirket’e iade edilmediğini, buna ek olarak, davalı yan tarafından ilgili menkullerin davacı Şirket’e teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamış, hatta ilgili ariyetlerin davacı Şirket’e ait olmadığı ve/veya ait olsa bile davacıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir iddianın da öne sürülmediğini, bu noktada davalı yan tarafından da itiraz edilmeyen ve davalının uhdesine bırakılmış ve iadesi gereken malzeme ve ekipmanların davacıya ait olduğu yazılı deliller ile sübuta ermiş olup mevcut durumda davacı Şirket’in huzurdaki davayı açmaktaki haklılığı da gözler önüne serildiğini, Davalının, davacının maliki olduğu ihtiyati tedbir talebine konu olan ariyetleri bayilik sözleşmesinin sona ermesi sonucunda davacıya geri verme yükümlülüğünün doğmuş olması sebebiyle, haksız zilyet sıfatıyla yedinde bulundurması sonucu meydana gelecek zararları önleme adına, mülkiyeti davacıya ait ariyete konu malzeme ve ekipmanların davalı bayi istasyonunda yıpranmak suretiyle hızla meydana gelen değer kaybının önlenmesi, davalının başka dağıtıcı firmalardan veya yasadışı yollardan temin ederek satışa sunacağı ürünlerden dolayı nihai kullanıcı konumundaki tüketicilerin hak ve menfaatlerinin EPDK mevzuatı çerçevesinde korunması, Kamu Sağlığı'nın ve Kamu Güvenliği'nin, davalı bayinin istasyonundaki olası kaçak akaryakıt satımı ve denetimsizlik nedeniyle tehlikeye düşürülmesinin önüne geçilmesi, Tüketicilerin, piyasada davacı markası adı altında satılan ürünlere duyduğu güvenin sarsılmaması, Davalının davacı şirketin malzeme ve ekipmanlarını kullanarak elde ettiği haksız kazancın daha da artmasının önlenmesi ve sabitlenmesi, dava konusu ariyet malzeme ve ekipmanların tedbiren kullanılmasının önlenmesini teminen, ariyete konu menkullerin davalıdan alınarak davacıya ya da davacının muhafazası için göstereceği 3. kişiye teslim edilmesi konusunda öncelikle teminatsız, bunun kabul görmemesi halinde ise makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, derdest Bayilik sözleşmesi uyarınca ariyet olarak verilen demirbaşların sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davalının elinde bulunan ariyet malzeme ve ekipmanların kullanılmasının önlenmesi yönünden tedbiren davacı yada davacını göstereceği 3. Kişiye teslimi yönünde ihtiyati tebdir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmiş bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK 389 . Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Ariyet olarak bırakılan menkuller yönünden talep edilen ihtiyati tedbirler yönünden uygulamada farklı kararlar verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesinde Y.19.H.D 17/10/2019 tarih ve E: 2019/2981 -K: 2019/4812 sayılı kararı ile ariyet malların teslimine ilişkin davada davaya konu menkullerin teslimine ilişkin ihtiyati tedbirin hüküm soncuna yönelik olduğuna karar verilmiştir. Somut olayda taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin feshedildiği hususu ihtilafsızdır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede ariyet olarak verilen demirbaşlarının sözleşmenin feshedilmesi halinde iade edileceği düzenlenmesi gereğince ariyet malların iadesi istemi ile açılan davada talep edilen tedbir hüküm sonucuna yönelik olup, işin esasınını çözecek ve hüküm sonucunu elde edecek şeklide tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesi de sonuç itibarıyla doğrudur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41