İstanbul BAM 43. HD 2024/585 E. 2024/564 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/585
2024/564
18 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/585
KARAR NO: 2024/564
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 21/12/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/905 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalılar ve diğer ortakların müştereken hareketle ... İnşaat San. ve Tic. Limited şirketinin 24.02.1993 tarihinde kurduklarını, müvekkilinin uzun süre bahsi geçen ve diğer aile şirketlerinde yönetici sıfatıyla görev ve sorumluluk aldığını, ortaklar arasında yaşanan sorunlar nedeniyle tüm aile şirketlerindeki yetki ve sorumluluklarını istifa etmek suretiyle bıraktığını, sonrasında fiili ve yasal tüm yetkilerin davalılar tarafından kullanıldığını, davalıların müştereken hareketle tüm aile şirketlerini ele geçirme kastıyla hareket ederek şirketleri yönettiklerini, taraflar arasında ortaklığı sürdürmeyi katlanılmaz kılan ihtilaflar yaşandığını, çok sayıda dava açıldığını, davalıların şirketleri ele geçirmek ve menfaat sağlamak amacıyla 17.05.2023 tarihinde ... Ltd. Şti. şirketini kurmak suretiyle rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle haksız rekabete başladıklarını, kurulan yeni şirketin ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile fiilen aynı ürünleri sattığını, aynı isimle aynı pazara hitap ettiği yine aynı şirket üzerinden müvekkilin de hissedar olduğu ... A.Ş'nin 17.05.2023 tarihinde ... Ürünler Ltd. Şti. şirketini kurmak suretiyle rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle haksız rekabete başladıklarını, kurulan yeni şirketin ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile fiilen aynı ürünleri sattığını, aynı isimle aynı pazara hitap ettiğini, yine aynı şirket üzerinden müvekkilinin de hissedar olduğu ... A.Ş' nin ürünlerini sattığını, bu şekilde davalıların diğer hissedarlardan ayrı ve haksız hareket etmek suretiyle kişisel menfaat ve kazanç elde ettiklerini, şirketin fiili ve yasal yöneticileri olmaları nedeniyle tüm yetkilerin yasaya aykırı ve sınırsızca kullandıklarını, bu kapsamda sahte olarak düzenlenen faturaları ödemek suretiyle şirketin dışına para çıkardıklarını ve bunu haricen tahsil etmek suretiyle menfaat temin ettiklerini, buna ilişkin İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/817 E sayılı dosyası ile sorumluluk davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, benzer şekilde başka müşteri/şirketlerle sahte fatura alışverişi yapıldığını, şirketin yıllardır zarar ettiğini ve kar dağıtımı yapılamadığını, öz sermayesinin erimiş olduğunu, müvekkili tarafından bilgi ve inceleme hakkının engellendiğini, kendileri tarafından kurulan yeni şirketlerin idare merkezi olan yönetim binasında üst kiracı yaptıklarını, bu halde dahi kira tahsili yoluyla aile şirketlerinden haksız menfaat sağladıklarını, genel kurullarda müdürlerin azli ve bilgi taleplerinin karşılıksız kaldığını, bu halde davalıların şirketin içini boşaltmak ve yeni kurulan şirkete aktarmak suretiyle haksız menfaat sağladıklarını, yaptıkları tüm iş ve işlemlerden özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, bu halde telafisi güç bir zarar ile karşı karşıya kalındığını beyanla, tedbiren bu aşamada davaıların temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına, neticede müdürlerin azline ve şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "HMK'nun 389. maddesindeki şartlarının mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Bu itibarla Mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı gibi davacı tarafın tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, davacının istemini yaklaşık ispat ile ispatlayamadığına mahkememizce kanaat getirildiğinden HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların müştereken hareketle ... Limited Şirketini kurmaları rekabet yasağına aykırılık fiili olup tek başına azil nedeni ve yaklaşık değil tam ispat olgusu olup yargıtay görüşünün de bu yönde olduğunu, davalıların açık bir şekilde, izin alınmaksızın rekabet yasağına aykırı davrandıkları ve haksız rekabet etmek suretiyle, şirketlerin diğer ortaklardan bağımsız olarak ticari faaliyette bulundukları ve bu şirket üzerinden gelir elde ettikleri ekli sunulan kanıtlardan anlaşıldığını, müdürlerin yönetim aczi içinde olduğu ve şirketin öz sermayesinin yaklaşık %35 civarında eridiği ve zarar ettiği yine sunulan şirkete ait belgelerden anlaşıldığını, mahkemenin "asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığı" yönündeki değerlendirmesi ve gerekçesi hukuka aykırı olduğunu, TTK 630 m düzenlenen görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılmasının koşulları oluştuğunu, dava dilekçesinde ayrıntılı izah edildiği üzere davalı müdürlerin aile şirketlerinin tümünde yasal ve fiili bir egemenlik sağladıkları, ortakları idare binasına girmelerine dahi izin vermedikleri, sahte fatura düzenleyerek şirketi zarara uğratıkları ve buna ilişkin sorumluluk davaları açıldığı, ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin ünvanını kullandıkları ve ürün yelpazesinde olan ve ayrıca ... A.Ş. tarafından üretilen ürünler davalılar tarafından kurulan ... Ürünler Ltd. Şti vasıtası ile ... isimli e-ticaret şirketi üzerinden satışı yaptıkları, davalıların müvekkilin paydaşı olduğu aile şirketlerinin imkanlarından faydalanma sureti yeni kurdukları ... Ürünler Ltd. Şirketi üzerinden haksız kazanç elde ettikleri,şirketin kötü yönetimi nedeni ile yıllardır zarar etmekte ve kar dağıtımı yapılamadığı, davalı şirket müdürlerinin yıllardır 3 aile şirketi tarafından kiracı olarak kullanılan ... Mah. ... Sok. No:... Kartal/İstanbul adresindeki 4 katlı binaya ait kira sözleşmesi sonlandırılarak yönetici paydaşlar / davalılar tarafından yeni kurulan ... Ürünler Ltd. Şti. adına yenilenerek ve aile şirketleri alt kiracı yapılarak, bu kira sözleşmesi ile yeni kurulan şirkete kira bedeli üzerinden kar transferi yaptıkları kanıtları ile izah edildiğini, tüm bu olay ve olgular davalıların sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaların dayanağı ve kanıtları olduğunu, noter ihtarnamelerinden ve dosya bilgileri verilen davalardan anlaşılacağı üzere davalı müdürler bilgi, belge ve inceleme hakkını mütemadiyen engellemekte olduğunu, rekabet yasağı en genel anlamıyla müdürün, şirketin uğraştığı ticaret dalında ne kendi, ne de başkası hesabına iş görememesi, başka bir işletmeye sınırsız sorumlu ortak, komanditer ortak veya limitet şirketin ortağı sıfatıyle iştirak edemeyeceği anlamına geldiğini, davalılar 17/05/2023 tarihinde fiili faaliyet alanı ... İnşaat San. Ve Tic.Ltd.Şti ile aynı olan ... Limited Şirketini kurmak sureti rekabet yasağına aykırı olarak haksız rekabete başladığını, müdürlükten azil davasında ise çoğu zaman müdürün yükümlülüklerini ihlal etmesi ve bu sebeple ortakların ve/veya şirketin zarara uğratıldığı iddiası olduğundan yargılama esnasında görev ve yetkilerinin sınırlandırılması yönünde İhtiyati tedbir kararı talep edildiğini, Yargıtay kararlarında müdürlükten azil davasında, müdürlük yetkilerinin sınırlandırılması veya kaldırılması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu suretle şirkete kayyım atanmasını dolaylı olarak kanuna uygun gördüğünü, bu yönüyle Yargıtay'ın müdürlükten azil davasında müdürün temsil ve ilzam yetkisinin ihtiyati tedbir kararı ile geçici olarak kaldırılması ve şirkete yönetici kayyım atanmasını uygun gördüğünü, şirketin 2919,2020,2021 ve 0222 genel kurullarında karar çoğunluğu sağlanamadığından "zorunlu bağımsız denetim şirketi" ataması dahil yatırım, tedbir ve kurumsalaşma ya yönelik hiç bir karar alınamadığını,
yasal olarak bağımsız denetime tabi olan şirketin bağımsız denetimi yapılamadığını, ortaya çıkan sonuç itibariyle genel kurulun işlevsiz hale geldiği dikkate alındığında şirketin organsız kalma yaptırımları ile karşı karşıya kaldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde davalıların yönetim, temsil ve ilzam yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla kaldırılmasına ve yönetim kayyımı atanmasına, kayyımın, münferit imzayla, şirket müdürlerinin tüm yetkilerini kullanmak üzere yetkilendirilmesine, kayyımın göreve başlamasından sonra kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, aksi halde çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi uyarınca, davalının temsil ve ilzam yetkisi muhafaza edilmekle birlikte, davalının temsil ve ilzam yetkisinin kullanılmasının atanacak bir kayyımının denetim ve onayına bağlanması suretiyle gerekli hukuki koruma sağlanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, limited şirket müdürlerinin azli ve kayyım atanması istemiyle açılan davada şirkete tedbiren yönetim olmadığı takdirde denetim kayyımı atanması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, davalı şirketin kötü yönetildiği ve şirket kaynaklarının aktarıldığı iddiasıyla davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2. Maddesinde, her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak anılan maddede bu halde alınacak önlemlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, limited şirket yöneticisinin azli davasında yapılan kayyım talebi hakkında ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır. Davacı taraf istinaf dilekçesinde çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi uyarınca, davalının temsil ve ilzam yetkisi muhafaza edilmekle birlikte, davalının temsil ve ilzam yetkisinin kullanılmasının atanacak bir kayyımının denetim ve onayına bağlanması suretiyle gerekli hukuki koruma sağlanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmesini de talep etmiş ise de, HMK'nın 357/1. Maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemeyecek olup, ilk derece mahkemesinden talep edilmeyen denetim kayyımı talebinin bu aşamada incelenmesi mümkün değildir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41