SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 43. HD 2024/451 E. 2024/475 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/451

Karar No

2024/475

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/451

KARAR NO: 2024/475

KARAR TARİHİ: 28/03/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2023

NUMARASI: 2023/350 Esas - 2023/771 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 13/01/2016 tarihli Tuzla 400 Yataklı Devlet Hastanesi Zayıf Akım Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya malzeme sattığını, davacının bu malzemelerle ilgili 28/11/2016, 31/10/2016 ve 31/10/2016 tarihli 3 fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememizce yapılan 2017/790 E sayılı dosyada defterler incelenmiş, davacı alacağını kendi defterleriyle ispat etmiş; celp edilen BA ve BS formlarının da uyumlu olduğu görülmüş ve davanın asıl alacak bakımından kabulü ile takibin devamına, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararımız istinaf aşamasındayken davalı taraf yargılamaya dahil olmuş, kararı istinaf ederken ekine taraflar arasında yargılama sırasında 08/03/2018 tarihli yapılmış protokol sunulmuştur. İst. Bam 43 HD nin 2020/1220 E, 288 K sayılı kararla protokolün taraflar arasındaki borcu sona erdiren belge niteliği olabileceğinden, bu durumun değerlendirilmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacının, davalının istinaf dilekçesine cevap dilekçesi ile sonrasındaki beyanlarından, protokol altındaki imzanın inkar edilmediği, protokolün mevcut olduğu ve mahkememize bildirilmediği, aradan geçen sürede hile, hata vb bir sebeple geçersiz sayılması için dava açılmadığı, soruşturma isteminde bulunulmamış olduğu, bu haliyle davacı yetkilinin davacı şirket adına imzaladığı protokol ışığında takibe konu üç fatura için alacak kalmadığı net olarak anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, müvekkil şirket yetkilisinin hile ve baskı altında kaldığını, protokolün geçerli bir delil olamayacağını, usulsüz olduğunu ileri sürmüşse de bu itirazlar soyut kalmış, temellendirilmemiştir. Protokolün 3. Maddesindeki düzenlemenin gereği olarak tarafların birbirinden yargılama gideri olmayacağı anlaşılmış, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme aşamasında sunulan fatura ve defterleri doğrulayan BA-BS formları ile davacı tarafından hizmetin verildiği ispat edilmiş olup ispat yükünün davalıya geçtiğin, davalının, alacağın doğmadığına ilişkin hiçbir evrak sunamadığı, iddiasının aksini ispatlayamadığı gibi, haklılığının çok açık olduğu bu dosyada geçerliliği mevcut olmayan, hangi şartlarda hazırlandığı belli olmayan ve icra ceza mahkemelerinde davacı aleyhine açılan ceza davalarından hapis kararı çıkacağı tehdidi kullanılarak davacının kandırıldığı sözde protokolü sunduğunu, bu davanın davalı tarafından habersiz açılmış olduğu iddialarının asılsız olduğunu, zira habersiz açılmış olsa dahi sonradan, yerel mahkemede yapılan ilk celsede (14.02.2018 tarihli celse) ön inceleme tutanağında açıkça "..davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak ön inceleme duruşmasına mazeretsiz katılmadığı temsilen vekili göndermediği görüldü..." ifadelerine yer verilmiş olup davalının dosya hakkında bilgisi olduğunun aşikar olduğunu, kaldı ki başlatmış olduğumuz icra takibine dahi davalıya çıkarılan tebligat bila dönmüş olduğu halde, daha usulüne uygun tebligat yapılmadan davalı vekili takibe itirazını dosyaya sunduğunu, davalı bu derece olaylara vakıf iken dosyadan haberlerinin olmadığını, şeklinde savunma yapıyor olması inandırıcılıktan yoksun olduğunu, zira yerel mahkeme dosyası incelendiğinde görülecektir ki ne davalı asil ne de davalı vekili dosyada hiçbir celseye katılmamış olup davalının vekili de 12.09.2019 tarihinde dosyaya vekalet sunduğunu, davalının dosyaya ancak istinaf aşamasında sunmuş olduğu tek hususun 08.03.2018 tarihli anlaşma protokolü olduğunu, işbu protokolü de davacıyı tehdit ve hile ile korkutarak imzalattığını, protokolün bizim açısından herhangi bir geçerliliği olmamakla birlikte davacının işbu protokolü imzalarken iradesi fesada uğratılmıştır ve yanıltılmış olup ancak bu protokol davalı açısından tek taraflı feragatname mahiyetinde olduğunu, zira o dönem taraflar arasında görülmekte olan birden fazla dosya bulunmakta olup; davacıya karşı açmış oldukları ceza dosyalarından davacı aleyhine hapis cezası çıkacağını, protokolü imzalamazsa bu ceza dosyalarını geri çekmeyeceklerini ve davacının hapse gireceğini söyleyerek davacıya asılsız bilgiler verildiğini, davalı tarafından iddialarına tek dayanak olarak 08.03.2018 tarihli protokol gösterilmiş ve üstelik bu savunmanın genişletilmesi yasağı delinerek yapılmış, işbu protokol davacının iradesini yansıtmadığından mahkemenin karar verilmesine yer olmadığı kararının kaldırılması ve davanın kabul edilerek itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, taraflar arasında geçerli bir ibra protokolü bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 303.376,00 TL asıl alacağın 8.662,58 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 14/02/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece, B/A bildirimleri celbedilmiş ve davacının ticari defterleri de incelenerek davalının takibe konu faturalara ilişkin B/A bildiriminde bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce, istinaf aşamasında sunulan anlaşma protokolünün borcu sona erdiren belge niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmıştır. Yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece, anlaşma protokolü borcu sona erdiren bir belge olarak kabul edilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı vekilince sunulan 08/03/2018 tarih ve anlaşma protokolü başlıklı belge içeriğinde, diğer hükümlerin yanı sıra dava konusuna ilişkin olarak “...nin ... aleyhine başlattığı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından doğan herhangi bir alacağı(asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti) bulunmadığını kabul ve taahhüt eder. (...)” ibareleri yer almaktadır. Davacı vekili ise bu belgenin müvekkilinin iradesinin fesada uğratılarak imzalatıldığını, kendileri açısından geçersiz olduğunu belirterek anılan belgeye karşı koymuştur. Davalı tarafından davacı muhatabına çekilen Kartal ... Noterliğinin 01/08/2019 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, anlaşma protokolü gereğince İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından feragat edilmesi ihtar edilmiştir. Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Kadıköy ... Noterliğinin 22/08/2019 tarih ve ... YN'lu cevabi ihtarnamesinde, her ne kadar 08/03/2018 tarihli protokol imzalanmış olsa da, iradesinin fesada uğratıldığını ve protokolün kendisi açısından geçerli olmadığını ihtar etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 36/1. Maddesine göre, taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. TTK'nın 37/1. Maddesi ise, taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir, şeklinde düzenlenmiştir. TBK'nın 38/2. Maddesi de, bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir, şeklindedir. Davacı taraf, ceza dosyalarından davacı hakkında hapis cezası çıkacağı, protokolü imzalamazsa bu ceza dosyalarını geri çekmeyeceklerini ve davacının hapse gireceğini söyleyerek davacıya asılsız bilgiler verildiği, davalı avukatlarının davacının o esnada durum hakkında hukuki bilgisinin bulunmadığının, bulunmasının da beklenemeyeceğinin farkında olup davacıyı tek başına olduğu bir esnada yakalayıp hileli sözlerle protokolü istemeden imzalamasına yol açtıklarını ileri sürmüştür. Davacı bir tüzel kişi tacir olup, TTK'nın 18/2. Maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekli olup, 08/03/2018 tarihli anlaşma protokolü imzalanırken kendisine söylendiği ileri sürülen az yukarıdaki beyanların korkutma veya aldatma olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna göre, imzası inkar edilmeyen söz konusu protokol geçerli ve davacı yönünden de bağlayıcıdır. Davacı taraf, protokole göre, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından doğan herhangi bir alacağı bulunmadığını kabul etmiş olup, bu haliyle takibe konu borç sona ermiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.28/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdanesastanKaynaklanan)İptalikararistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(Ticarikararıilerinumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim