İstanbul BAM 43. HD 2023/1828 E. 2024/459 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1828
2024/459
27 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1828
KARAR NO: 2024/459
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/07/2023
NUMARASI: 2023/434 Esas - 2023/487 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2024
Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin araç kiralama faaliyeti yürüttüğünü, davalı ile aralarında “...” logosu ve kimliği altında sözleşme süre, şart ve kapsamı çerçevesinde ve Gaziantep ve Konya ili sınırları dahilinde kullanımına verilmesi konusunda 29.05.2013 tarihli “Yerel Temsilcilik Sözleşmesi” tanzim edildiğini, akabinde 3 yıllık sürenin sonuna yaklaşılmasına müteakip 31.03.2018 tarihli “Yerel Temsilcilik Sözleşmesi” tanzim edildiği, müvekkili şirket tarafından 15.08.2022 tarihinde davalı şirketin elektronik posta adresine "Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü" gönderildiğini, bu uzlaşma protokolü kapsamında mevcut bayilik ilişkisinin sonlandırılarak, müvekkili şirket tarafından hazırlanan yeni bayilik ilişkisi şekil ve şartlarını taşıyan sözleşmenin imzalanması gerektiği, tarafların mutabık olması halinde çalışmaya devam edileceği ve mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesi gerektiğine yönelik hak ve yükümlülüklerin bildirildiğini, davalı şirket tarafından uzlaşma ve uzlaşma yönetimi protokolünün kabul edilmediğini ve müvekkili şirkete ait araçlar da iade edilmediğini, davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçları müvekkili şirkete iade etmemesi nedeniyle müvekkili şirketin, bayilik ilişkisinin sona erdirildiğine yönelik iradesi baki kalmak suretiyle, araçları kendisine teslim edilmediğinden olası zararların engellemek adına ilgili firmaya fatura düzenlemeye devam ettiklerini, ancak davalı şirketin tanzim edilen faturalar karşılığında ödeme yapmaktan imtina etmesi üzerine açık hesaba kaydedilen muaccel borç tutarı günden güne arttığını beyan ederek davanın kabulüne, mülkiyetleri müvekkile ait olan araçların davalıdan alınarak davacıya iadesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi zararın şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmi alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, dava sonucunda oluşan yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde bayilik sözleşmesine değinilmiş ise de, uyuşmazlığın temelinin, davacının araç kiralama işi yapmasına bağlı olarak, araç kiralamadan kaynaklandığı, kira ilişkisinin varlığı ile buna dayalı alacağın bulunup bulunmadığı Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğuna" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından, davaya konu alacağın bayilik sözleşmelerinden kaynaklı olması ve ticari iş niteliğinde olduğu ve ticaret mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olup işbu görevsizlik kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında mevcut olan bayilik sözleşmesi kapsam ve şartları altında (Yerel Temsilcilik Sözleşmesi) davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalıya gönderilen Ankara ... Noterliği’nin 13.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı nedenle tek taraflı olarak 01.11.2022 tarihinde feshedildiğini, işbu fesih ihtarında mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan ve davalının zilyetliğinde bulunan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesinin de talep edildiğini, haklı fesih sonucunda mülkiyeti ... A.Ş.'ye ait olan araçların iadesi ve müvekkilinin uğramış olduğu ve uğrayacağı maddi zararların tazmini gerektiğini, davalı şirketin, bakiye borcunu ödemediği gibi araçların zilyetliğinin devri sonucunu doğuran bayilik ilişkisi sona ermesine rağmen yürütülen ticari ilişki kapsamında, bayilik ilişkisinin gereği gibi tasarrufta bulunmak üzere kendisine tevdi edilen 123 adet aracı da müvekkili şirkete iade etmekten imtina ettiğini, araçlar üzerinde zilyetliğinin devri maksadı hukuken mevcut olmadığından haksız bir şekilde kendi hakimiyetinde ve tasarrufunda bulundurduğunu, anılan sebeplerle bayilik sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle davalı şirket zilyetliğinde bulunan mülkiyeti müvekkili şirkete ait 123 adet aracın iadesi, iade edilmemesi nedeniyle haksız kullanım bedeli dahil doğmuş, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik- 100.000,00 TL kısmi alacaklarının ve doğacak tüm maddi zararların fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle karşı taraftan tazmini gerektiğini, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/434 Esas - 2023/487 Karar sayılı ilamının yapılacak olan istinaf incelemesi ile görevsizlik kararının ortadan kaldırılıp yerel mahkemenin görevli olduğuna dair karar verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın mahkemeye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; taraflar arasında imzalanan yerel temsilcilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davacıya ait olan araçların iadesi, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; uyuşmazlığın çözümünde görevli olan mahkemenin belirlenmesi noktasındadır. Taraflar arasında 31.03.2018 tanzim tarihli konusu “...” markasının sözleşme süre, şart ve kapsamı çerçevesinde ve belirlenen bölge / il/ ilçe sınırları dahilinde temsilcinin kullanımına verilmesi olan "yerel temsilcilik sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşme şartları başlıklı 1. ve 2. maddelerinde davacı şirketin yükümlülüklerinin, ... markasının tanıtımını, etkin bir şekilde yönetimini, pazarlama, reklam, halkla ilişkiler ile ilgili tüm faaliyetleri temsilcileri de kapsayacak şekilde ulusal ve yerel olarak planlama ve uygulama, aylık kira bedelleri temsilci davalı şirket tarafından karşılanmak üzere anlaşmaya varılan sayı/model/nitelikteki aracın temin edilerek kiralama faaliyetlerinde kullanılmak üzere 36 ay süre ile temsilci davalıya ayrı bir sözleşme kapsamında sağlama, temsilcinin sözleşmeye konu olan hizmetleri verebilmesi için gerekli demirbaş eşya, donanım, yazılım, ofis standartları ve iş süreçlerini belirleme, özel bilgisayar programı konusunda eğitim vererek merkez ve temsilciler arasında eş zamanlı bilgi akışını ve işlerin bu program üzerinden yürütülmesini sağlama, gelen tüm rezervasyon taleplerini temsilciye ulaştırma, tüm temsilcilerin denetim, yönetim ve koordinasyonunu sağlama şeklinde; temsilcinin yükümlülükleri ise belirlenmiş olan sayı model/marka ve nitelikteki aracı filosunda hizmet vermeye uygun şekil ve şartlarda bulundurma ve sürekliliğini sağlama, hiçbir sekil ve şartta hasarlı, bakım süresi geçmiş, arızalı, iç dış temizliği yapılmamış, eksik ekipmanlı araçlarla hizmet vermeme, hizmet verilecek ofisin sahibi veya en az 3 yıllık kira sözleşmesi ile kiracısı olma, yeterli sayıda aracın park edebileceği ve yıkama hizmetini alabileceği bir park yeri bulunan ofise sahip olma şeklinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin mali konular başlıklı 3.maddesinde ise temsilcinin bir defaya mahsus olmak üzere katılım payı olarak 170.000,00 TL (KDV dahil) nakden ve defaten ödemekle yükümlü olduğu, bu bedelin kesinlikle iade edilmeyeceği, komisyon oranlarının kira kontratı açılan her bir kiralama işlemi için sigorta, benzin, hasar, ceza vb ek hizmet bedelleri hariç sadece araç kira bedelleri üzerinden ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve amacı dikkate alındığında; taraflar arasında araç kiralama ilişkisi değil, araç kiralama hizmeti verilmesine yönelik bayilik ilişkisi bulunduğu, davalı tarafından davacıya Türk Borçlar Kanunu'nun 299.maddesi anlamında "kira bedeli" olarak para veya mal olarak herhangi bir edim üstlenilmediği, davacının katılım payı alacağı dışında davalıdan kiralama bedelleri üzerinden komisyon alacağı, davalının bu yükümlülüklerinin kira bedeli olarak değerlendirilebilecek unsurlardan olmadığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehini Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.Üçüncü grup ticari davalar ise yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olaya gelindiğinde; uyuşmazlığın kira ilişkisinden değil, bayilik ilişkisinden kaynaklandığı, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu, davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18