İstanbul BAM 43. HD 2024/393 E. 2024/393 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/393
2024/393
14 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/393
KARAR NO: 2024/393
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/01/2024
NUMARASI: 2023/825 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Tarafların 24.12.1987 tarihinde Merkezi İstanbul’da olan ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nun ... sicil numarasında tescil edilerek tüzel kişilik kazanan ... Şirketi’ni 5.000.000 TL esas sermayeli ve payları eşit olacak şekilde bir aile şirketi olarak kurdukları, şirket esas sermayesi her biri 10.000 TL kıymetinde 500 adet nama yazılı paya ayrıldığı, şirket esas sermayesi içerisinde ...'ın 240 adet, eşinin 5 adet nama yazılı toplam 2.450.000 TL, ... 240 ve eşinin 5 adet nama yazılı toplam 2.450.000 TL tutarında eşit sermaye payları bulunduğu, on hisse karşılığı toplam 100.000 TL tutarındaki payın ise kurucuların babaları ...’a ait olduğu, şirketin 20.9.1989 tarihinde ticaret unvanını ... Anonim Şirketi şeklinde, esas sermayesini ise 1.000.000.000 olarak değiştirdiği, tarafların sermayedeki pay oranları yine aynı kaldığı, 2.11.1994 tarihinde ticaret unvanını ... Anonim Şirketi, olarak değiştirdiği, son olarak ticaret unvanını, 14.3.1997 tarihinde “... İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi” olarak değiştirdiği, şirketin amaç ve konusunun da değiştirildiği,15 Aralık 2005 yılında şirkete, esas sermayenin %25 sahip olan üçüncü bir ortak olarak ...'ın ortak olarak katıldığı, bu katılımdan sonra, müvekkili ... ve ailesinin şirketteki payı hep %37.5, ... ve ailesinin toplam payı ise %37.5 olarak kaldığı, 8 Haziran 2023 tarihi itibariyle şirketin esas sermayesi 4.000.000 (Dört Milyon) TL olduğu, şirketin tek yönetim kurulu üyesi ... tarafından yönetilmeye devam ettiği, 17.04.2019 yılında, ...’ın oğlu ...'ın ticaret unvanı, “İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi” olan şirketi 50.000 TL sermaye ile tek ortaklı olarak kurduğu, bu tarihten sonra, şirketin hakim ortaklarından olan ve tek başına aile şirketlerini yöneten, ..., aile şirketi olan ... A.Ş. (Bu şirketin unvanı ... A.Ş. olarak değiştirilmiştir) ile dava konusu ... Ticaret Anonim Şirketi’nin markalarını, müşteri çevrelerini, tasarımlarını, ... Yetkili Satıcılık Sözleşmelerini bir genel kurul kararı almadan, diğer ortaklara haber vermeden, %100 hissesi oğlu ...’a ait olan İstanbul ...Ticaret A.Ş.’ye, bu şirketle “Marka Lisans ve Franchise Sözleşmesi” yaparak, zımni olarak devrettiği, anılan sözleşmeye göre, sabit franchise bedeli olarak her yıl 30 bin dolar gibi komik bir tutarın ... Ticaret Anonim Şirketi’ne ödenmesinin kararlaştırıldığı, yine her yıl İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’nin yıllık cirosunun yüzde 0.5’i ... ödenmesine karar verildiği, sözleşmenin 10 yıllık olarak yapıldığı, ... Ticaret Anonim Şirketi’nin yazılı izni ile bu sözleşmenin Meridyen tarafından başka şirketlere devrine izin verildiği, bu servetin ...’a ait İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ne aktarılmasının servet transferi olduğu, aile şirketlerine ait değerlerin gizlice ...Ticaret Anonim Şirketi’ne aktarılmasının doğru olmadığı, aile şirketlerinin yöneticisi de olan kardeşi ...’a bildirilmiş ve esas itibariyle, İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’nin ...’a değil yüzde elli yüzde elli iki aileye ait olduğu, bu nedenle İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ndeki ...’ın sahip olduğu payların yüzde ellisinin kendisine verilmesini talep ettiği, ... bu talebi sözlü olarak kabul etmesine rağmen hukuki olarak payların devrini sağlayamadığı, henüz genel kurulda onaylanmayan 2023 yılı bilançosunu incelediğinde ise şirketin hem bankalara, hem de ortaklara borcu olduğu ve özkaynağını kaybetme tehlikesinin bulunduğu, esasen İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’nin ...A.Ş. ve ... Ticaret Anonim Şirketi ile yaptığı anlaşmalar sayesinde önce Atış yapı ile markalara 18.Milyon USD değer biçildikten sonra, %33 oranındaki payının, 6 Milyon USD değerle satılması, sonrasında ... İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi’ne ait hakların ... devredileceğinin öğrenilmesinden sonra, bu şirketin haklı nedenlerle feshi davası açılması şartlarının olduğu görülmüş ve müvekkilin daha fazla zarara uğratılmadan şirketin TTK m. 531 kapsamında haklı nedenlerle feshi talep edildiği, bu nedenlerle Davalı ... Ticaret Anonim Şirketi’nin TTK m. 531 hükmü uyarınca haklı sebeplerle feshine karar verilmesini, bu karar verilinceye kadar, bu şirketten İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ne haksız ve hukuksuz olarak yapılan servet aktarımının durdurulmasına karar verilmesini, en azından marka ve müşteri çevresinin gerçek değerinden yapılan sözleşmenin uyarlanmasını, yıllık en az 1 Milyon USD olması gereken lisans bedeli ile lisans bedeline ek olarak belirlenen yıllık cironun en az %15 olarak düzeltilmesini, bunun yapılamaması halinde marka lisans sözleşmesi ile franchise sözleşmesinin sonlandırılmasına ve mahkemenin diğer önlemleri alması için gerekli olan kararların verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı yanın ihtiyati tedbir yolu ile davalı şirketten İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ne haksız ve hukuksuz olarak yapılan servet aktarımının durdurulmasını, marka ve müşteri çevresinin gerçek değerinden yapılan sözleşmenin uyarlanmasını, yıllık en az 1 Milyon USD olması gereken lisans bedeli ile lisans bedeline ek olarak belirlenen yıllık cironun en az %15 olarak düzeltilmesini, bunun yapılamaması halinde marka lisans sözleşmesi ile franchise sözleşmesinin sonlandırılmasına ve mahkemenin diğer önlemleri alması için gerekli olan kararların verilmesini talep etmiş ise de, davacı yanın haklılık durumunun tespiti yargılamayı gerektirmekte olup, davanın esasını çözer ve davacının davanın sonunda ulaşacağı menfaati davanın başında temin edecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili kararlar hakkında ihtiyat-i tedbir kararı verilmediği takdirde davacının ekonomik olarak mahvına yol açacak sonuçların doğacağı, durumun eski haline döndürülmesinin imkansız bir hale geleceğini, ihtiyat-i tedbir taleplerinde araştırılması gereken en önemli husus dava kapsamındaki haklılığın yaklaşık olarak ispatı olup yerleşik Yargıtay içtihatlarında da bu hususun açıkça belirtildiğini, davacının %37.5 oranda pay sahibi olduğu davalı şirket, 1987 yılında kurulmuş ve diğer bir pay sahibi olan ...’ın tek başına yönettiği bir şirket olarak faaliyetlerine onun kontrolünde devam ettiğini, 8 Haziran 2023 tarihi itibariyle esas sermayesi 4.000.0000 TL olan bu şirket, aile şirketi olmasının yanı sıra bünyesinde birçok ekonomik değeri de barındırdığını, faaliyet gösterdikleri alan itibari ile geçmişten günümüze birçok marka, müşteri çevresi, tasarım, ... Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri gibi haklar ve değerler bulundurduğunu, ilgili ... Yetkili Satıcılık Sözleşmeleri, ..., ..., ..., ..., Tirisi gibi prestijli markalı saatleri, Mont Blanc kalemleri, Pomellato markalı mücevherleri, İstinyepark/İstanbul AVM’de yer alan satış mağazasını, yine Bodrumda bulunan satış mağazasını kapsadığını, davacının pay sahibi olduğu davalı şirkette bu denli önemli ve prestijli markaları barındıran sözleşmeler son derece önemli olup şirketin en önemli gelir kaynaklarından olduğunu ve malvarlığının hatrı sayılı bir bölümünü oluşturduğunu ancak yukarıda belirtilen bu paha biçilemez hakların Şirket’in %37.5 oranındaki hisselerinin sahibi olan davacının onayı alınmak bir yana, kendisine haber dahi verilmeksizin davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı (aynı zamanda müvekkilimizin kardeşi) ve davalı şirket ortağı ... tarafından %100 hissesi oğlu ...’a ait olan İstanbul ...Ticaret A.Ş.’ye, bu şirketle “Marka Lisans ve Franchise Sözleşmesi” yapılarak devredildiğini, ilgili sözleşme uyarınca; Sabit franchise bedeli her yıl 30.000 USD olarak belirlenmiş,İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’nin yıllık cirosunun yüzde 0.5’i ... ödenmesine karar verildiğini, sözleşmenin konusu olan lüks mücevher ve saat markaları, tasarımlar, mağazalar, müşteri çevresi, satış anlaşmaları düşünüldüğünde sözleşmede belirlenen tutarların, olması gereken asıl değerlerinin çok çok altında "göstermelik" ve komik olan rakamlar olduğu anlaşılacaktır. Üstelik bu sözleşmenin tarafının ...'ın oğluna ait şirket olması da adeta davalı şirketin tüm mal varlığı ve değerlerinin apaçık davalı şirketten kaçırılarak Yönetim Kurulu Başkanının kendisi ve oğlunun menfaatine göre transfer edildiğinin bir göstergesi olduğunu, Davalı şirketin belki de en önemli gelir kaynaklarından biri olan Marka Lisans ve Franchise Sözleşmesi’nden son derece yüksek bir gelir elde edilmesi beklenirken salt yıllık 30.000 USD gibi rakamın gelir olarak kaydediliyor oluşu bile menfaat dengesinin davacı aleyhine nasıl bozulduğunun apaçık bir göstergesi olduğunu, söz konusu işlemin Mahkemece tedbiren durdurulmaması halinde ise bu akış devam edecek, davalı şirket Yönetim Kurulu Başkanı’nın oğlunun şirketine yapılan servet aktarımı sürüdürülecek ve Müvekkilimizin davalı şirketteki pay sahipliği haklarına açıkça halel getirilmeye devam edilecek olup hali hazırda yapılan transferlerden hareketle açılan işbu davanın davalı şirket tarafından öğrenilmesi ile birlikte telafisi mümkün olmayan işlemler ile geri dönülemez hak kayıpları meydana gelebilecek ve kayıt dışı gerçekleştirecek işlemlerin tespit edilmesi imkansız olacağını, hal böyle iken, yapılan işlemleri tespit etmek zorlaşacak, tespit edilse dahi şirket bünyesine geri kazanımı mümkün olmayacak, davacı nezdinde maddi anlamda çok büyük ölçekli zararlar doğacağını, dava konusu İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ne haksız ve hukuksuz olarak yapılan servet aktarımının tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, en azından Marka Lisans ve Franchise Sözleşmesi’nin değerinin ilgili marka ve müşteri çevresinin gerçek değeri dikkate alınarak uyarlanmasına, yıllık en az 1 Milyonun USD olması gereken lisans bedeli ile lisans bedeline ek olarak belirlenen yıllık cironun en az %15 olarak düzeltilmesine, bunların yapılamaması halinde Marka Lisans Sözleşmesi ile Franchise Sözleşmesi’nin sonlandırılmasına ihtiyat-i tedbir yoluyla karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, anonim şirketin haklı nedenle feshi davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, anonim şirketin feshinin istenmesi halinde şirket hakkında verilecek tedbirlere ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu halde, tedbire ilişkin HMK'nın 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Somut olayda, talep edilen ihtiyati tedbir ve davalı şirketin mal varlığının dava dışı İstanbul ...Ticaret Anonim Şirketi’ne aktarıldığına ilişkin iddiaları bakımından, davacının sunduğu deliller davanın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Sonuç itibariyle, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18