İstanbul BAM 43. HD 2024/316 E. 2024/360 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/316
2024/360
12 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/316
KARAR NO: 2024/360
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/01/2024
NUMARASI: 2023/617 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Sözleşmenin Feshi)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkillerden tasfiye halindeki ... Endüstrisi A.Ş. firması ile davalılardan ... Bankası (...) arasında 17.01.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer müvekkiller ..., ..., ... Bilimli bu genel kredi sözleşmesinden doğan borçlardan müştereken borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, kredi sözleşmesinden doğan borçların teminatını teşkil etmek üzere, müflisin maliki olduğu İstanbul, Tuzla, ... pafta, ... parse de kayıtlı taşınmaz üzerinde 10.04.2007 tarih ve ... yev.sayılı 28.000.000,00 USD bedelli, 17.09.2007 tarih ve ... yev.sayılı 3.500,000,00 TL bedelli ipotekler tesis edildiğini, davalı banka tarafından, akdedilen bu kredi sözleşmesinden doğan alacaklar Kartal ...Noterliği nden 15.11.2011 tarih ve ... yev . sayılı ihtarnamesi ile kat edildiğini, ... A.Ş. tarafından 20.07.2011 tarihinde İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/639 esas sayılı dosyası ile açılan davada iflasın ertelenmesi talep edildiğini , yapılan yargılama sonucunda 25.04.2012 tarih ve 2012/479 esas sayılı kararı ile davanın kabulü ile iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini, verilen bu kararın Yargıtay incelemesinde iken müflis şirket tarafından yine İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 esas sayılı dosyası ile 19.04.2013 tarihinde açılan davada iflas erteleme süresinin 1 yıl daha uzatılması talep edildiğini ve açılan bu davanın iflas ertelemesi kararı verilmesine ilişkin kök dava olan 2011/639 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talep edildiğini, müflis tarafından 18.04.2014 tarihinde; iflas ertelemesine ilişkin olarak 2011/629 esas sayılı dosyası ile verilen kararın halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine ilişkin sürenin sonunda, sürenin bir yıl daha uzatılması için açılan 2013/272 esas sayılı dosyası ile açılan davanın da derdest olduğuni, birinci uzatma süresinin 24.04.2014 tarihinde dolacak olması nedeni ile iflas erteleme süresinin 25.04.2014 tarihinden itibaren 2. kez uzatılması için 2014/179 esas sayılı dosyası ile yeni bir dava açıldığını, yine müflis tarafından 22.04.2015 tarihinde 2015/482 esas ayılı dosya ile açılan davada, iflasın 3 kez uzatılması, verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarının devamı ve davanın 1 uzatma davasının görüldüğü 2013/272 esas sayılı doyası ile birleştirilmesinin talep edildiğini, İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda kararda belirtilen gerekçeler ile 19.10.2016 tarihinde ... karar sayısı ile verilen kararda davanın reddine karar verilerek müvekkili ... Endüstrisi A.Ş. Firmasının iflasına karar verildiğini, İflas kararı ile birlikte verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırıldığını ve davalı banka tarafından 20.03.2017 tarihinde İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile toplam banka alacağının 93.409.459,89 USD + 937.528,94 TL olduğu belirtilerek kredinin teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, açılan bu takibin halen derdest olduğunu, takip devam ederken, davalı banka müflisten olan tüm alacağını ve bu alacağın teminatını teşkil eden rehin haklarını örneği ekli olarak sunulan Beşiktaş ...Noterliğinin 13.08.2021 tarih ve ... yev.sayılı temlik sözleşmesi ile, diğer davalı ... A.Ş.ne 19.000.000,00 USD bedel ile temlik ettiğini, davalı banka tarafından gerçekleştirilen temliğin TBK.183. maddesindeki genel kurala uygun olduğunun kabulü de mümkün olmadığını, yapılan temlik işlemine konu olan davalı bankanın alacağının niteliğinin borçlunun rızası alınmadan devrinin de mümkün olmadığını, bu nedenler ile iş bu davanın açılmasında şirket ortağı ve yöneticisi konumunda olan diğer davacı müvekkillerinde hukuki menfaati ve dava ehliyeti olduğunun tartışmasız olduğunu, yargılama süresinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas ve İstanbul Anadolu ... İflas Dairesinin ... esas sayılı dosyasından, ipotekli gayrimenkulün satışına yönelik olarak yapılan satış işlemlerinin ve temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulmasına, yapılacak yargılama neticesinde, davalılar arasında yapılan temlik işleminin geçersizliğinin tespiti ile temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 02.01.2024 tarihli ara karar ile "...Her ne kadar davacı vekili 5411 sayılı Bankacılık Kanununa dayanmakta ise de bu yasada bankanın normal bir tacire göre daha yüksek derecede özen yükümlülüğünün elbette bulunduğu; ancak taraflar arasındaki ilişkinin kredi sözleşmesinden kaynaklı olduğu, bankanın krediyi kullandırdığı, kredi sözleşmesi çerçevesinde sahip olduğu haklar çerçevesinde ödenmeyen kredi borcu için hesabı kat edebileceği, icra takibine girişebileceği; bunun için bankacılık kanununun davacı bankaya yüklediği ilave bir özen yükümlülüğünün söz konusu olmadığı; bankanın bu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağını da dilediğine temlik edebileceği; bu nedenle HMK 389. Maddede düzenlenen ihtiyati tedbiri gerektirecek bir düzenlemenin söz konusu olmadığı; Elbette temliğin geçerliliği yönünden temliğe konu alacağın gerçekten doğup doğmadığı, miktarının gerçekten temlik edilen miktar kadar olup olmadığı hususları yargılama esnasında incelenecek olup, temliğin bu çerçevede tamamen ya da kısmen geçerli olup olmadığı gerekirse alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilecek ise de; Davacı tarafın talep ettiği gibi 5411 sayılı bankacılık kanununda ihtiyati tedbiri bu olayda gerektirecek bir düzenleme bulunmadığından talebin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Bankası A.Ş. tarafından 20.03.2017 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmiş olup, takip konusu alacak davasına konu temlik sözleşmesi ile davalı ... A.Ş.'ye temlik edilmiş durumda olduğunu, bu temlik sözleşmesi ile ayrıca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyalarına konu alacakların da davalı ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, müvekkili ... A.Ş.'nin iflas etmiş olması ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmasına ve takibin devamına engel olmadığından, takip alacaklısı durumunda olan davalı ... A.Ş.,'nin takibe devam ederek takip konusu taşınmazı açık arttırma yolu ile sattırabileceğini, ancak taraflarınca açılan huzurdaki davada alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin geçersiz olduğunun kabulü halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe devam eden davalı ... A.Ş.'nin takip alacaklısı sıfatının ortadan kalkacağını, bu durumda müvekkili şirket lehine taşınmazın üzerine tesis edilen üst hakkının üçüncü bir kişiye ihale edilmesi halinde gerek davacı şirket yönünden, gerekse müflis şirketin alacaklıları açısından telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağını, dolayısı ile huzurda görülen davada temlikin geçersizliğine karar verilse dahi verilecek olan bu hükmün infaz kabiliyetinin fiilen ortadan kalkacağını, dosya kapsamında detaylıca belirtilen nedenler ışığında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/01/2024 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak tedbiren yargılama süresince İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul Anadolu 3. İflas Dairesinin 2016/75 E. sayılı dosyasından ipotekli gayrimenkulün satışına yönelik olarak yapılan satış işlemlerinin ve temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, davalılar arasında yapılan temlik işleminin geçersizliğinin tespiti ile temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin iptali istemine ilişkin davada ipotekli gayrimenkulün satışına yönelik olarak yapılan satış işlemlerinin ve temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulması istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Eldeki uyuşmazlığa konu olan ihtiyati tedbir taleplerinden ilki ipotekli icra takibine ilişkin olup, davada İİK'nun 72.madde hükümlerinin kıyasen uygulanması gerekir. İİK 72/2 maddesi “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda davalı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu icra takibi başlatıldığı, davanın ise takipten sonra açıldığı anlaşılmaktadır.Bu durumda eldeki davada takibin durdurulması niteliğinde satışın durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemez.Eldeki uyuşmazlığa konu olan ihtiyati tedbir taleplerinden ikincisi ise temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulması istemine ilişkin olup, Türk Borçlar Kanunu'nun 183/1.maddesinin "kanun, sözleşme ile veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir " şeklinde düzenlendiği, Bankacılık mevzuatında da alacağın temlikine engel yasal düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır.Sonuç itibariyle yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin ipotekli gayrimenkulün satışına yönelik olarak yapılan satış işlemlerinin ve temlik sözleşmesine dayanılarak yapılan tüm işlemlerin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39