İstanbul BAM 43. HD 2023/1738 E. 2024/286 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1738
2024/286
28 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1738
KARAR NO: 2024/286
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/10/2020
NUMARASI: 2018/74 Esas - 2020/649 Karar
DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dilekçesinde; davalı banka ile ... Şirketi arasında Genel Kredi sözleşmesi mevcut olup, ...nun da bu sözleşme içerisinde müteselsil kefil olarak yer almakta olduğunu, şirket ve kefilin, geçerli adreslerinin sözleşmede yazılı olup, her türlü tebligatın bu adrese yapılması halinde geçerli olacağı ve hüküm ihtiva edeceğini, bankanın göndermiş olduğu ihtarnamenin her iki tarafa da geçerli ve usulüne uygun tebligat yapılmadığını, her türlü tebligatın ve bu arada, kefile muacceliyet ihtarının da, sözleşmede gösterilen geçerli adrese yapılması gerektiği, bu hususun kanun hükmü olduğu, Türk Medeni Kanunun 887. Maddesi gereğince, kefile usulüne uygun tebligat yapılmadan kefil hakkında İİK 150/1 Şartları oluşamaz ve kefil hakkında icra takibi yapılamaz olduğunu, davalı bankanın bu açık kanun hükmüne rağmen kefil hakkında geçerli yasal, usule uygun bir muacceliyet ihtarında bulunmadan kefil hakkında icra takibi yaptığını ve neticesinde şahsına ait evi icra yoluyla sattığını, bu nedenlerle kefil sıfatı ile tarafına gönderilen muacceliyet ihtarının, sözleşmede yazılı geçerli adrese yapılmadığı, ve tebligatın usulsüz ve geçersiz olduğunun karar altına alınmasını, ... Bankası Kozyatağı Şubesi tarafından Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile gönderilen 1 Ağustos 2014 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın iflasına karar verildiğinden huzurdaki davanın İİK'nun 194.md gereğince durdurulmasın karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı, dosyaya konu GKS sebebiyle borçlu olmadığının tespitini İstanbul Anadolu Adliyesi 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/799 Esas sayılı dosyası ile talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili İstanbul Anadolu Adliyesi 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/799 Esas sayılı dosyası ile hesap kat ihtarnamesinin kayyuma bildirilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunun tespitini talep etmiş ise de; dosya içeriğinden davacının dosyaya konu GKS sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Eldeki davadaki itirazlarının İstanbul Anadolu Adliyesi 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/799 Esas sayılı dosyası değerlendirileceğinden huzurdaki davada davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığı gibi eldeki davanın derdestlik sebebiyle de reddi gerekmektedir. Ayrıca hemen belirtilmelidir ki; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere davacıya yapılan tebligatlarda herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak hukuk yargılamasında usul, esastan önce geldiğinden, davanın HMK 114/1-h,ı bentleri gereği hukuki yarar ve derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen 2016/799 Esas sayılı davada derdestlik bulunduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiğini, davalardaki talep sonucunun birbirinden farklı olduğundan derdestliğin söz konusu olmadığını, HMK'nın 114/1-ı hükmündeki derdestlik dava şartından bahsedilmek için tarafları talep sonucu ve dayanılan maddi vakıaların aynı olduğu ve halen görülmekte olan iki davanın bulunmasının zorunluğu olduğunu, burada önem arz eden hususun daha önce açılmış bir davanın bulunması ve bu davaların aynı olması olduğunu, davaların birinde ihtarnamenin iptali, diğerinde ihtarname sebebiyle borçlu olunmadığı hakkında menfi tespit kararı verilmesi istenildiğinden, taleplerin farklı olduğunu, derdestliğin bulunmadığını, diğer taraftan mahkemenin gerekçeli kararında ihtarname tebligatının usulüne uygun olduğu hakkında bir tespit yapıldığını, ilgili bilirkişi raporuna karşı kendilerinden 13/10/2019 tarihli dilekçe ile ayrıntılı ve kapsamlı şekilde itiraz edilerek ek inceleme ve yeni bir bilirkişi heyetine inceleme yaptırılması talep edildiği halde rapora itirazların karşılanacak şekilde inceleme yapılmadığından bilirkişi raporunun kesinleşmesinin söz konusu olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesini ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE: Dava; asıl borçluya gönderilen hesap kat ihtarının ve borçlu kefile gönderilen muacceliyet ihtarının usulünce tebliğ edilmediğinden bahisle geçersiz ve yok hükmünde olduğunun tespiti, Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile gönderilen 1 Ağustos 2014 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin iptaline karar verilmesine yönelik tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince İstanbul Anadolu 6 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/799 E. Dosyasında görülen dava eldeki davanın aynı dava olduğundan bahisle derdestlik dava şartının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, derdestlik dava şartının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. Eldeki 2018/74 Esas sayılı dosyanın dava dilekçesinde talep sonucu; 1-... Limited Şirketine ( esas borçluya ) hesap kat ihtarının kredi sözleşmesinde, gösterilen geçerli adrese yapılmadığı, geçersiz ve yok hükmünde olduğunun tespitini, 2-Kefil sıfatı ile tarafıma gönderilen muacceliyet ihtarının sözleşmede yazılı geçerli adrese yapılmadığı ve tebligatın usulsüz olduğunun karar altına alınmasını, 3-... Bankası Kozyatağı Şubesi tarafından Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile gönderilen 1 Ağustos 2014 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir. Taraflar arasında aynı davaya ilişkin derdest olduğu kabul edilen İstanbul Anadolu 6 ATM'de görülen 2016/799 E. Dosyasındaki talep sonunun ise; 1-firma ve banka arasında mevcut cari hesabın ve uygulanacak faiz oranının bilirkişi vasıtası ile hesaplanarak güncel bakiyesinin tespit edilmesini, 2-hesap kat ihtarının kayyuma bildirilmesi gerektiği, bu işlemin yapılmamış olduğu nedeniyle hesap kat ihtarının kesinleşmemiş oluğunun tespitine, 3-Genel kredi sözleşmesinin ve kefaletin geçersiz olduğunun tespiti ve iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir. Derdestlik, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde dava şartı olarak “aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" şeklinde düzenlenmiş olup, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir davanın ikinci kez açılamayacağını ifade eder. Aynı dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus ileri sürülmese bile re'sen gözetilerek ikinci dava dava şartı yokluğundan reddedilir. Derdestliğin olması için aynı davanın iki kez açılması gerekir. Her iki davadaki taleplerin farklı olduğu, hesap kat ihtarının geçersiz olduğunun tespitine yönelik talebin her iki davada bulunduğu ancak ilk davada bu iddianın dava sebebinin kat ihtarının kayyuma bildirilmesi gerektiği, eldeki davada ise tebligatın sözleşmedeki adrese yapılmaması olduğu dolayısıyla dava sebeplerinin farklı olması nedeniyle aynı davanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince derdestlik dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. 6100 sayılı HMK 114.maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. HMK 115. maddesi hükmü gereği dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmedir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6.maddesi ve 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada ve devam eden süreçte halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297) ( Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2018/60E- 2020/3257 K sayılı 30.06.2020 tarihli kararı) Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için tek başına yeterli olmadığı gibi ideal veya ekonomik yarar da yalnız başına yeterli değildir. Davacının, hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olması gerekir. Davacının uyuşmazlık konusu davadaki talepleri ... Bankası Kozyatağı Şubesi tarafından Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile dava dışı asıl borçlu ve kefiller ile davacı ipotek veren ...'na gönderilen hesap katı ve ödeme talepli 1 Ağustos 2014 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin tebligatlarının usulsüz olduğunun tespiti ile ihtarnamenin iptali istemidir. İddia edilen husus açılacak bir menfi tespit davasında yada takip başlatılması halinde itiraz üzerine açılacak itirazın iptaline ilişkin davalarda ileri sürülebilecek hususlardır. İddiaya konu hususlar kaybolacak ve hemen karar alınmasını gerektirecek hususlardan da değildir. Bu durumda bu aşamada eldeki davada hukuki yararın bulunduğundan bahsetme imkanı yoktur. Eldeki uyuşmazlıkta davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereği reddine karar verilmesi gerekirken derdestlik dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibarıyla doğru olan karara karşı yapılan istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince derdestlik dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de sonucu itibarıyla doğru olan karara karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39