İstanbul BAM 43. HD 2021/1129 E. 2024/279 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2021/1129
2024/279
28 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1129
KARAR NO: 2024/279
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/03/2021
NUMARASI: 2019/378 Esas - 2021/287 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, başlatmış olduğumuz icra takibine, ikametgah adresinin "... Mah. ... Cad. No:... Orta/Çankırı" olduğunu beyan ederek, yetki yönünden itirazda bulunduğunu, iki tarafın tacir olduğunu, ticari ilişkilerinden kaynaklı olarak icra takibi başlatıldığını, ilgili faturalar ve cari hesap dökümleri incelendiğinde bu durum açıkça görülebileceğini, başlatılan takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sonucu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da, görüşmeler neticesinde olumlu bir sonuç alınamadığını, ticari defterleri incelendiğinde aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkilinin 124.009,02 TL tutarında muaccel bir alacağının olduğunu, herhangi bir ödemenin yapılmadığını, açıklanan nedenlerle, başlatılan icra takibine yapılan itirazların kaldırılmasını, kötü niyetli borçlu aleyhine % 40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı asil tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibine itiraz ettiğini, dosya alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, borca, işletilen faize, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, itirazlarının kabulünü ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Kök raporda davalı ticari defterlerinin incelenmemiş olunması nedeni ile bilirkişiden davalı ticari defterlerinin incelenerek ek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, bu doğrultuda bilirkişinin davalı ticari defter ve belgelerini de incelemek suretiyle düzenlemiş olduğu 15/01/2021 tarihli ek raporda özetle; kök raporda davacı tarafından davalı adına düzenlenen ancak davalı tarafa teslim ve tebliği ispata muhtaç kaldığı belirtilen 25/08/2017 tarih ... nolu 459,02 TL ve 27/09/2017 tarih ... nolu 5.968,70 TL bedelli faturaların davalı tarafından incelemeye ibraz olunan 2017 yılı işletme defterine kayıtlı olduğunun tespit edildiği, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takip ve dava konusu cari hesap bakiyesini esas faturaların tamamının davalı ya ait 2017 yılı işletme defterine gider hanesi satın alınan hizmet bölüğü emtia hanesine zamanında ve usulüne uygun olarak kaydedildiği ancak işletme defterinin yukarıda açıklanan yapısı ve kapsam nedeniyle yapılan tahsilat ve te diye kayıtlarını görmenin mümkün bulunmadığı, bununla birlikte davalı tarafından 20.10.2020 tarihli dilekçe ekinde incelemeye ibraz olunan fatura/tahsilat/tediye belgeleri ile davacı şirketin davalı taraf ile ticari ilişkisini takip ettiği120 alıcılar hesabı 120.02 alt hesap kodunda takip edilen fatura / tahsilat ve tediye makbuz bedellerine ilişkin kayıtları çapraz incelemeye tabi tutulmak / eşleştirmek suretiyle taraflar arasında ihtilaf bulunmadığının anlaşıldığı, davalı tarafın dosyaya sunmuş bulunduğu dilekçeler ekinde yer alan belgelerden hukuk yorumu mahkeme ait olmak üzere davalı alacak tutarını ispat edecek nitelikte değerlendirilmediği, neticeten davacının davasının kabulü halinde takip ve dava tarihi itibari ile gerek davacı şirketin ticari defterleri ve gerekse davalı tarafça sunulan ticari defter ve belgeler kapsamında davalı borçlarının 124.009,13 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür. Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller karşısında; davacı tarafça icra takibiyle talep edilen 124.009,13 TL alacağın her iki tarafın birbiri ile örtüşen ticari defterlerinde kayıtlı göründüğü, HMK'nun 222.maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi lehine ve aleyhine delil olabileceği, davalı tarafça her ne kadar dava dışı ... İnşaat firması tarafından davalıya yapılacak ödemelerin tarafların rızası ile davacıya yapıldığı, ... İnşaattan iki adet çek alınarak davacıya verildiği ve ... İnşaat tarafından davalı adına davacıya yapılacak ödemelerin fazla ödeme makbuzu bulunduğu ileri sürülmüş ise de bu hususların davacı tarafça kabul edilmediği gibi davalı tarafça HMK'nun 200.maddesi uyarınca tanıkla ispatı caiz olmayıp yazılı delil ile ispat edilmesi gerekir iken davalı tarafça ispat edilemediği, zira davalı taraf ile dava dışı üçüncü taraf arasındaki ilişkilerin davacı tarafı bağlamayacağı, davalı tarafça her ne kadar sonradan yemin deliline dayanılmış ise de cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmamış olunması karşısında sonradan yemin deliline dayanılamayacağı, netice itibariyle davacının icra takibi ile talep ettiği alacağını ispat ettiği, davalı tarafın ödeme savunmasını ispat edemediği, bu nedenle davanın kabulüne" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, bu hususu davacı tarafında bildiğini, davacı tarafın sadece teslim edilmemiş ve müvekkili tarafından mal teslim edilmemiş olması nedeni ile müvekkilinin faturaları iade etmemesinden kaynaklı bir borç alacak ilişkisi nedeni ile oluşmuş olan gerçek dışı borç alacak ilişkisi olduğunu, davanın ilerleyen aşamalarında davacıya yemin teklifi etmelerine rağmen yeminden kaçtığını ve yemin etmediğini, davacının gerçek olmayan bu alacak dolayısıyla yeminden korktuğunu, gerçekten bir alacağı olan kişinin davanın başında da sonunda da yeminden kaçmayacağını, bu hususun kendilerinin haklılığının bir göstergesi olduğunu, müvekkili hakkında verilmiş olan karar ile birlikte reddedilen kısım nedeni ile avukatlık asgari tarifesi üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken kararın verilmediğini, bu hususun da usulü bir eksiklik olduğunu, bu yönde de karar verilmesini talep ettiklerini, belirtilen sebepler neticesinde reddedilen kısım nedeni ile avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesi neticesinde davalının davacı müvekkiline olan borcunun sabit hale geldiğini, davalı tarafın istinaf gerekçesi olarak ileri sürdüğü nedenlerin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın yerel mahkeme kaldırılmasına yönelik talebinin yerinde bir talep olmadığını, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının dava konusu açık hesaptan kaynaklı takip miktarı kadar alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile " cari ilişkiden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili" açıklamasıyla ve takip talebine cari hesap ekstresi eklenerek 124.009,02 TL asıl alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun yetki ve borca itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; tarafların ticari defterlerinin birbirine mutabık olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya takip tarihi itibarıyla 124.009,13 TL borcunun bulunduğu, bilirkişi raporu ile sabittir. Davalı tarafça kendi ticari defterlerine kaydettiği 4 adet fatura içeriği malların teslim edilmediği, bu faturaların sadece KDV karşılığının istenecek olmasına rağmen sonradan tüm fatura bedelinin istendiğini, davalıya güvenerek ... İnşaat A.Ş den olan alacağının davacıya ödenmesine rıza gösterdiğini, davacının bu şirketten 2 adet çek ve bir miktar parayı tahsil ettiğini birbirlerin şifahen ibra ettiklerini savunmuştur. Davalı tarafın bahsi geçen savunmasını HMK 200 vd. Maddeleri gereği yazılı belge ile ispatlaması gerektiği, davalının bu savunmalarına ilişkin herhangi yazılı bir belge sunmadığı gibi kendi ticari defterlerinde aksi yönde ve davacı iddialarını doğrular nitelikte ve davacı kayıtları ile birebir mutabık kayıtlar bulunduğu anlaşılmakla 4 adet faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü ve davalının başka şirketten olan alacağın davacıya ödenerek şifahen ibralaşıldığına ilişkin savunmasının ispat edilmediğinin kabulü gerekir. Davalı tarafın cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmamış oluğu da anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ayrıca davanın tamamen kabulüne karar verilmiş olmakla davalı yararına vekalet ücretine karar verilmemiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. kabul HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.118,00 TL harcın, alınması gerekli olan 8.471,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.353,05 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39