İstanbul BAM 43. HD 2023/1504 E. 2024/205 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1504
2024/205
14 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1504
KARAR NO: 2024/205
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2022
NUMARASI: 2020/525 Esas - 2022/690 Karar
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İkitelli O.S.B. ... Blok Sk. ... Sitesi Apt. No ... Başakşehir/İSTANBUL adresinde 2017 yılı itibari ...'e ait taşınmazda kiracı sıfatı ile bulunduğunu, ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. ünvanları ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin Covid-19 salgını nedeni ile bir süre iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, işyerinin kapalı olduğu bu süreçte taşınmaz sahibi ...'ün, işyerinin kapısını kırmak suretiyle içeriye girmiş işyerinde bulunan envanter yevmiye defterleri, ortaklar pay defterleri, yıllar itibari ile alış satış ödeme makbuzları, tahsilat makbuzları, çek tahsilat ve ödeme makbuzları, çek fotokopileri, şirketlerin ticaret sicil gazeteleri imza sirküleri, kapasite raporları, sanayi sicil belgeleri, işletmenin faaliyetinde kullanılacak kıymetli evrak ve belgeleri, boş satış faturası koçanları, kullanılmamış boş irsaliyeler, tüm kıymetli evraklar, ofis molbilyaları, 3 adet metal kalıp, raflar mülk sahibi tarafından atıldığını veya el konulduğunu, ticari işletmesinde bulunan tüm ticari defterler, faturalar, vergiye esas belgeler belirtilen tüm belge ve evrakların, rızası dışında elden çıktığını ve zayi olduğunu belirterek müvekkilinin olayın gerçekleştiği Ağustos 2020 ayı ve geçmiş yıllara ait envanter yevmiye defterleri, ortaklar pay defterleri, yıllar itibari ile alış satış ödeme makbuzları, tahsilat makbuzları, çek tahsilat ve ödeme makbuzları, çek fotokopileri, şirketlerin ticaret sicil gazeteleri imza sirküleri, kapasite raporları, sanayi sicil belgeleri, işletmenin faaliyetinde kullanılacak kıymetli evrak ve belgeleri, boş satış faturası koçanları, kullanılmamış boş irsaliyeler, tüm kıymetli evrakların zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosya TTK. Madde 82 çerçevesinde incelenmiştir. Dava, davacı şirketin bulunduğu taşınmaz sahibi ... tarafından iş yeri kapısının kırılarak suretiyle iş yerinde bulunan envanter yevmiye defterleri, ortaklar pay defterleri, ödeme ve tahsilat makbuzları, çek fotokopileri, imza sirküleri, sanayi sicil belgeleri, kapasite raporları, kıymetli evrak ve belgeler, boş satış faturası koçanları, boş irsaliyeler, tüm kıymetli evrakları, ofis mobilyaları, raflar, 3adet metal kalıbın atılması veya el konulması ile zayi olduğu belirtilerek iş bu dava açılmış olup, davacının bu olay sebebiyle yapmış olduğu şikayetin 14/08/2020 tarihinde olduğu ve davanın 19/08/2020 tarihinde açıldığı görülmekle davanın öngörülen 15 günlük yasal sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda detaylı olarak bahsedildiği üzere, bir tacir tarafından saklanması gereken defter ve belgeler, saklama süresi içinde, yangın, deprem, su baskını gibi bir afet veya hırsızlık sebepleriyle zayi olursa, tacirin (ölmüşse mirasçılarının), durumu öğrendikten itibaren on beş gün içerisinde işletmenin olduğu yerdeki mahkemeye başvurarak zayi belgesi alması gerekmektedir. Kanunda zayiliğine karar verilebilecek belgeler sayılmış olup yine hangi durumlarda zayiliğine karar verilebileceği de tahdidi olarak sayılmıştır. Somut olayda, her ne kadar davacının iddiaları kanun maddesinde sayılı hırsızlık sebebine dayanmış ise de, davacının şikayetçi olduğu ... hakkında, hırsızlık suçundan yapılan soruşturma sonucu Küçükçekmece CBS tarafından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş olup, davacının dava konusu ettiği belgelerin hırsızlık olayı sonucu zayi olduğunun ispat edilemediği ve diğer zayilik sebeplerinin de mevcut olayda bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Blok Sk. ... Sitesi Apt. No:... Başakşehir/İstanbul adresinde faaliyet göstermekte iken Covid salgını dönenimde alınan tedbir kararları neticesinde iş yerini kapatmak durumunda kaldıklarını, iş yerinin kapalı kaldığı süreci fırsat bilen kiralanan maliki ...'ün iş yerinin kapısını kırmak suretiyle içeriye girdiğini, ticari defter ve kayıtlarının da bulunduğu tüm evrak ve müvekkile ait eşyaların ofisten atıldığını veya el konulduğunu, bu durumun tespiti ile birlikte müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, zayii olan ticari defter ve kayıtları için eldeki davayı ikame etmiş olduklarını, yerel mahkemece müvekkili tarafından suç duyurusu neticesinde kiraya veren ... hakkında verilen takipsizlik kararına dayalı olarak defterlerin zayi olduğunun ispat edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, ancak gerek hukuk hakiminin ceza mahkemesi tarafından yapılan her tespitle bağlı olmaması gerek ise de ceza yargılamasında ispat ve delil hususunun hukuk mahkemesinde aranan ispat ve delil kavramından farklı olması durumları gözetilmeden karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, eldeki davaya ilişkin olarak her ne kadar yerel mahkeme tarafından takipsizlik kararına dayalı olarak ispat edilmediği şeklinde gerekçe gösterilmiş ise de dosyada mübrez takipsizlik kararından da görüleceği üzere yeterli delilin bulunmaması neticesinde şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, o halde takipsizlik kararında kesin deliller ile müsnet suçun işlenmediğine ilişkin ibare bulunmadığına göre yerel mahkemenin salt bu karara dayalı verdiği davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından savcılık dosyasındaki deliller değerlendirilmeksizin karar verildiğini, müvekkilinin eşyalarına el konulduğunu ve taşındığını, yerel mahkemenin bu olayların sabit olduğu değerlendirmesi ile defter ve belgelerin zayi olduğu yönünden değerlendirme yapması gerekirken kesin delil ile ispat bulmayan takipsizlik kararı gerekçesi ile davanın reddi karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE: Dava; TTK’nun 82/7 maddesi uyarınca zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı vekili istineaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektiren zayi olma durumları sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda davacı şirkeler; işyerinin kapalı olduğu pandemi döneminde iş yeri sahibi tarafından tüm ticari defter ve evrakları ile bir kısım menkul eşyanın çalındığını iddia etmiştir. Davacının bu yöne ilişkin soyut iddialarından başkaca dosyada bir delil bulunmadığı, işyerini temizleten ve temizleyen kişilerin beyanına göre iş yerinde moloz ve tahta kırıklarından başka bir şey bulunmadığı, işyerinden evrakları aldığı iddia edilen iş yeri sahibinin davacı beyanların doğrulamadığı ve davacının iddia ettiği kolilerin bulunmadığı ceza soruşturmasına ilişkin ifade tutanaklarına geçmiştir. Yine işyerinden alınan malzemelere ilişkin taşıyanlarca tutulan tutanakta da zayi olduğu beyan edilen defter ve evraklara ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Yapılan soruşturma sonucu Küçükçekmece C. Başsavcılığının 2020/34541 soruşturma, 2021/6602 karar numaralı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacıların ticari defter ve evrakların korunması için gerekli tedbirleri almaları gerekirken, defterin muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri, defterlerin çalındığına dair iddiaların yaklaşık olarak dahi ispat edilmediği, anlaşılmakla ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 11. H.D'nin 04/02/2008 tarih ve E:2006/14049-K:2008/956; 28/11/2014 tarih ve E:2014/10531- K:2014/18525 sayılı ilamı ) Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59