İstanbul BAM 43. HD 2023/1297 E. 2024/177 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/1297
2024/177
13 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1297
KARAR NO: 2024/177
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2023
NUMARASI: 2022/268 Esas - 2023/137 Karar
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Taraflar arasındaki Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacıya ulaştırılmak üzere 28/03/2019 tarihinde davacının kardeşi ... tarafından davalı ... kargo Trabzon/Aralık şubesinden davalı firmaya verilen ve ... takip numarası ile davacı müvekkilinin adresinde davacıya teslim edilmesi gereken ve içeriğinde bir adet ... akıllı telefon ve özel olarak trabzonda bulunan gözlükçü akrabasına yaptırılmış numaralı propresi gözlü camı iki adet ve bir adet optik çerçevenin müvekkiline teslim tarihi olan 30/03/2019 tarihinde teslim edilmediğini, müvekkilinini davalının şubesine giderek kargoyu teslim almak istediğinde kargonun kimlik ibraz etmeyen birine teslim edildiğini öğrendiğini, davalı firmaya uğranılan zararın ödenmesini ihtarname ile talep edildiğini ancak bir cevap alınmadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin teslim edilmeyen kargodan dolayı 15.290,00 TL zararı olduğunu beyanla 15.290 TL maddi zarar ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, 22.11.2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile TMSF'ye devredildiğini, dava şartı yokluğu sebebiyle işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket yönetiminin, İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.11.2015 tarih 2015/2903 D. İş sayılı kararı ile kayyumlara devredildiğini, sonrasında ise 677 sayılı KHK ile 22.11.2016 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, açıklanan bu nedenle huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın, yetkili yer mahkemesinde açılmadığını, kargo taşımacılığında taraflarca kabul edilen taşıma sözleşmesi gereğince gönderici ticari gönderilerinin taşıyıcı’ya teslimi esnasında, sevk irsaliyesini, ayrıca varsa gümrük belgelerini, eşyanın taşınması için gerekli olan tüm vesikaları vermek zorunda olduklarını, bu belgelerin hakikate ve şekle uygun almamasından, eksikliğinden veya yokluğundan göndericinin sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete verilen kargoların kapalı şekilde verilip, kapalı bir şekilde de alıcısına teslim edildiğini, sadece şikayetçinin beyanına dayanılarak kargo içeriğinin cep telefonu ve gözlük olduğunu, bu eşyaların da dava dilekçesi ile beraber ibraz edilen ... ve ... numaralı faturalar ile 15.2900,00TL değerinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin göndericilerinden kargoları tüm evrakları ile beraber teslim almakta olduğunu, kabul fişine dahi yazılmayan, yazılmadığı gibi faturaları da ibraz edilmeyen eşyaların değerinin 15.290,00 TL olduğu iddiasını şikayetçi yanın ispat etmesi gerektiğini savunarak haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış bulunan işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..TTK'nın 855.maddesi gereğince emtia taşımalarında olağan zaman aşımı süresi 1 yıl olup dava tarihi itibariyle 1 yıllık süreden sonra dava açılmıştır. Öte yandan aynı yasa maddesinin 5. fıkrasındaki 3 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanmasını gerektirir ağır kusurun varlığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. Ancak, zaman aşımı esasa ilişkin def'i niteliğinde olduğundan zaman aşımından evvel aktif husumet ehliyetinin hadise biçiminde mahkememizce değerlendirilmesi gerekmektedir. Esasen taşımacılık sözleşmesi dava dışı gönderici ile davalı arasında akdedilmiştir. Davacının malın sahibi olması, taşıma sözleşmesinden doğacak tazminat davalarında davalı taşımacıya husumet yöneltebileceği anlamına gelmez. Hal böyleyken, aktif husumet ehliyeti zaman aşımı olgusundan önce ve re'sen gözetilmesi gerektiğinden öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesi yerinde olmadığını, 6100 Sayılı HMK 'nın 50, 51 maddelerinde taraf ehliyetini düzenlendiğini, davacının taraf ehliyetinin bulunduğunu, mahkemece davanın esasına girilerek elde edilecek sonuca karar vermesi gerekirken davanın husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararının yerinde olmadığını, Ticaret Mahkemesinin TTK'nın 855.maddesi gereğince emtia taşıma şeklinde ihtilafa uygulanacak maddenin belirlenmesinin hatalı olduğunu, davaya konu ihtilafın tüketici işlemi olduğunu, 6502 sayılı Tüketici Kanununda ayıplı hizmet nedeniyle açılacak davalarda zaman aşımı süresinin 2 yıl olarak belirlendiğini, müvekkilinin talebinin de 2 yıllık sürede olup, süre yönünden davanın reddine karar verilemeyeceğini, müvekkili tarafından arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 13.02.2020 tarihinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini, arabuluculuk tutanağının süreyi kestiğini, Mahkemenin arabuluculuk tutanağını değerlendirmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesinde davaya konu ihtilaf için bilirkişi incelemesi yaptırdığını ve bilirkişi raporu ile müvekkilinin zararının tespit edildiğini, istinaf başvurularının kabulü ile davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine konu kargonun kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece davacı alıcının davalı kargo şirketi ile arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.6100 sayılı HMK. 114-(1)-c maddesi uyarınca görev, mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine karar verilir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3/1-k Maddesinde Tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak 3/1-ı bendinde ise Tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu taşıma sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir.Aynı Kanun'un 73/1. Maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu ve 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.TBK'nın 129. maddesi uyarınca kendi adına sözleşme yapan kişi sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir yükümlülüğü koydurmuşsa edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir. Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez.Taşıma sözleşmeleri niteliği gereği 3. Kişi yararına yapılan sözleşme olup, somut olayda davacının alıcısı olduğu kargo sözleşmesi ile dava dışı 3.kişi tarafından kendisine gönderilen eşyaların maliki olduğunu ileri sürmesine göre taşıma sözleşmesinin davacı lehine yapıldığı ve gerek dava dışı gönderici gerekse lehine sözleşme yapılan davacının sunulan delillere göre tüketici sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı gönderici davacı lehine davalı ile sözleşme yapmış olup, sırf davacının davalı ile sözleşme yapmaması işlemin tüketici işlemi olma özelliğini ortadan kaldırmayacağından lehine sözleşme yapılan davacının tüketici ve davaya konu taşıma sözleşmesinin de tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekmiştir.Her ne kadar davanın ilk açıldığı İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş ise de verilen kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği gözetilerek, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Buna göre HMK'nın 355. Maddesi uyarınca yalnızca kamu düzenine aykırılık sebebi ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, mahkemenin davaya bakmaya görevli olmadığı hususu gözetilmeden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile görevsiz mahkemece verilen kararının kaldırılmasına ve dairemizce görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının, HMK.'nun 353(1)a-3 uyarınca usulden KALDIRILMASINA,1-Kararı veren mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca, taraflardan birinin, görevsizlik kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL ANADOLU 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile İHTARINA,3-HMK.'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve istinaf aşaması dahil yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama harç ve giderlerinin davanın açıldığı mahkemece karara bağlanmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu kararı veren İlk Derece Mahkemesince taraflara resen tebliğine, 5- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde davacıya iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20