Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1468
2024/1509
17 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1468
KARAR NO: 2024/1509
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 28/03/2024
NUMARASI: 2024/494 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet, rekabet yasağı ve bağlılık sır saklama yükümlülüklerinin ihlali kapsamındaki fiilleri sebebiyle davalı yanın müvekkillerinin diğer ortakları olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. üzerindeki yönetim hakkı ve temsil yetkisi ile imza yetkisinin kaldırılması ve müdürlükten azline karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, yargılamanın ve yargılama sonucu verilecek kararın kesinleşmesinin uzun yıllar sürdüğü dikkate alındığında, ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olan müvekkilleri bakımından telafisi imkansız ortaklık zararlarının ortaya çıkmasının engellemesi ve hükmün etkinliğinin sağlanması için, Davalının, ... San. ve Tic. Tid. Şti üzerindeki temsil, yönetim ve imza yetkisinin kaldırılmasını hususunda yargılama sonuçlanıncaya kadar geçerli olmak üzere ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 23.08.2024 tarihli ara karar ile "...ihtiyati tedbir kararının verilmesinin temel şartı olan yaklaşık ispat ve telafisi imkansız zararların doğmasına ilişkin koşulların bu aşamada oluşmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak; ihtiyati tedbir talebinin 6100 sayılı HMK'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yüzde 50 ortağı ve şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olan müdürü ve ortağı olduğu şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştiren, rekabet yasağına, bağlılık ve sır saklama yükümlülüklerini ihlal eden eylemlerde bulunan davalının imza yetkisine sahip olduğu her anın müvekkilleriyle ortağı olduğu şirketin zararına işlemler gerçekleştirerek Şirket'i zarara uğratma tehlikesinin devam edeceğini, davalının müdürü ve ortağı olduğu şirkete karşı haksız rekabet teşkil eden, rekabet yasağına, bağlılık ve sır saklama yükümlülüklerini ihlal eden eylemleri gerçekleştirdiği de görülecek olup, ihtiyati tedbir kararının verilmesinin temel şartı olan yaklaşık ispat ve telafisi imkânsız zararların doğmasına ilişkin koşullarının oluştuğunu, davalının ikame ettiği Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/906 Esas sayılı dosya üzerinden görülen “şirketin feshi” davası neticesinde Mahkemece “davacı iddialarının aksine fiktif ve şirketi zararlandırıcı işlemlerin tespit edilemediği, davalı şirketin borca batık durumda olmadığı, aktif olarak faaliyetine devam ettiği, borca batık durumda olmadığı, aksine kar eden bir şirket olduğu, davacının iddiasının aksine şirkete ve ortakların haklarına zarar verecek işlemlerin bulunmadığı, bu nedenle TTK'nun md. 636/3 anlamında davalı şirketin haklı sebeple fesih şartları somut olayda oluşmadığı" kanaatine varılarak davalı yanın ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, karar henüz kesinleşmediğinden davalının şirket üzerindeki imza yetkisini kullanabilir durumda olduğunu, davalının şirket ile aynı iştigal alanında faaliyet gösteren bir ticari işletmeyi satın alarak ve başkalarını resmiyette ortak ve müdür göstererek rakip ticari firmayı yönettiğini, her türlü ticari sırlarına vakıf olduğu Şirket ile rekabet ettiğini, davalının tek sahibi olduğu ...'dan yapılan 02.06.2022 tarihli 650.000 TL tutarındaki ödemenin gerçekleştirildiği tarihin, ...'nın ...'dan ... ve ...'a devrin gerçekleştiği tarih olan 02.06.2022 tarihi ile aynı olduğunu, bu ödemenin davalı tarafından şirketin satın alınmasına ilişkin olarak yapıldığını ancak resmiyette ... ve ... şirketin ortağı olarak gösterildiğini , şirketin ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi şeklindeki ticaret unvanı 18.07.2022 tarihli ve 10619 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunduğu üzere ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirildiğini, ...'un davalıdan ...'in yönetimi için emir ve talimat aldığını, davalının , ...'i satın aldıklan sonra tek ortağı olduğu Türkova şirketindeki birçok çalışanın ...'e geçirdiğini, davalının müvekkillerin ortağı olduğu ...'in müşterisine sahip olup, ... için kullandığını, ... müşterilerine ... ile çalışmaları konusunda teklif götürdüğünü, yüzde 50 ortaklık bulunması sebebiyle ortaklıktan çıkarılması için genel kurulda karar alınamayan davalının , ...'in tüm müşteri bilgilerine, üretim sırlarına vakıf olarak, kendisinin başka şirket kurarak müvekkili şirketi ve ortakları maddi ve manevi zarara uğratmasına rağmen ...'in halen daha münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, müvekkillerinin davalının haksız rekabet eylemlerinden daha fazla zarar görmemesi, şirket için alınan kararlardan imzalanan evraklardan şüphe duyulmaması ve şirketin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için davalının münferiden yönetim, temsil yetkisinin ve imza yetkisinin kaldırılması gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, limited şirket müdürünün azline ilişkin derdest davada davalının temsil, yönetim ve imza yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davacıların ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamından ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin eski unvanının ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu; davalının %50 (hisse tutarı 550.000,00), davacılar ...’ın %25 (hisse tutarı 275.000,00) ve ...’ın %25 (hisse tutarı 275.000,00) pay sahibi oldukları, ... ve ...’ın şirket müdürü sıfatıyla, münferiden şirketi temsile 09.05.2029 tarihine kadar yetkili oldukları anlaşılmıştır. Tüzel kişilerin seçilmiş organları eliyle yönetilmesi asıl olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 630/2. Maddesinde her ortağın , haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, TTK'nın 630/3.maddesinde yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 625. ve 626. maddelerine göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidirler. TTK'nın 644. maddesi yollaması ile limited şirketlerde de uygulanması gereken aynı kanunun 395. maddesinde şirkete borçlanma yasağı ve kapsamı ile 396. maddesinde rekabet yasağı düzenlenmiştir. Bu hükümlerin incelenmesinde, bu yasakların yine yönetim kurulu üyeleri (limited şirketler için şirket müdürleri) yönünden geçerli olduğu görülmektedir. TTK'nın 630. maddesinde geçici hukuki koruma konusunda özel bir hüküm bulunmadığından genel hüküm olan 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389. vd. maddeleri uygulanmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3. maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Somut olayda dosyaya sunulan deliller ve yargılamanın geldiği aşama itibarıyla tedbir isteyen iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaçtır.Bu durumda ihtiyati tedbirin konusu dikkate alındığında müdür olan davalının temsil , yönetim ve imza yetkisinin kaldırılmasını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış değildir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında, taraflarca yeniden tedbir talep edilmesi her zaman mümkün olup, mahkemece ara kararının verildiği aşamada yaklaşık ispat gerçekleşmediğinden, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15