SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/920

Karar No

2024/1465

Karar Tarihi

11 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/920

KARAR NO:2024/1465

KARAR TARİHİ:11/10/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/12/2020

NUMARASI:2018/693 Esas - 2020/900 Karar

DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/10/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... aleyhine ... sayılı Dosyas üzerinden müvekkilin 79.129,64 TL bakiye asıl alacağının ve tüm fertlerinin tahsiline ilişkin olarak takip başlatıldığını, ancak; işbu takibe davalı itiraz etmiş olmakla takibin durduğunu haksız ve yerinde olmayan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına kararı verilmesini, zira somut olayla üçlü bir ilişki zinciri söz konusu olduğunu, müvekkili ile davalı arasındaki ilişkinin dava dışı ... Şti nedeniyle ortaya çıktığını, müvekkili Av. ... in 22 yılı aşkın süredir bu şirketin müdürü ve ortağı olduğunu, davalı banka ile (dava dışı)...Şti arasında 18 yıllık sözleşmesel ilişki mevcut olduğunu, bu şirketin tüm masraflarının davalı banka tarafından karşılandığını, bu şirketin kuruluş amacının; münhasıran davalı bankaya hizmet vermek olduğunu, bu şirket ile davalı banka arasındaki ilk sözleşmenin 29.05.1996 tarihinde "Kredi Kartı Pazarlama Sözleşmesi" olarak imzalandığını, ve 18 yıldan bu yana devam ettiğini, bu şirketin davalı bankanın Türkiye sınırları içerisinde kartlarının tanıtımını pazarlanmasını ve banka tarafından kabul edilebilir nitelikteki müşterilerin banka bünyesine dahil edilmesine yönelik faaliyetleri sürdürmekle görevlendirildiğini, daha sonra tarafların münhasıran ilgili bankaya hizmet verecek şekilde dava dışı şirketin faaliyet alanını genişlettiklerini, bundan dolayıdır ki; bu şirketin kestiği faturaların muhatabının yalnız ve yalnız davalı banka ve tahsilatlarının da bu banka olduğunu, hal böyle iken bir araya gelen tarafların, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) talimatları uyarınca 12.01.2010 tarihli "...Şti arasındaki "Banka Ürünleri Pazarlama Sözleşmesinin Feshedilmesine Dair Sözleşme" İle müvekkili şirketin davalı bankaya münnasır olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerinin sona erdirilmesine karar verdiklerini, bu Fesih Sözleşmesi bağlamında dava dışı ... Şti'nin davalı bankanın talimatları uyarınca; bünyesinde görev yapan bir kısım personelin hak ve alacakları ödeyerek iş ilişkilerine son verdiğini, vergi iadelerinin gerçekleşmesi için gerekli prosedürel faaliyetler başlatıldığını, ... AŞ.'nin amme borçlusu ... Şti ile akdettiği ana sözleşmelerden kaynaklanan tüm yükümlülükleri doğrultusunda... Şti'nin sağladığı hizmetlerden doğan ve doğacak mali tüm sorumluluklarının davalı banka tarafından karşılanacağının kabul ve taahhüt edildiğini, Fesih Sözleşmesinin şartlara uygun yürütülmesi, şirketin tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilmesi için müvekkili Av ... in (dava dışı) ... Şti'nin davalı ... nin da taraf olduğu 12.04.2011 tarihli "Hukuk Danışmanlığı Hizmet ve Ücret Sözleşmesi" nin de akdettiğini ve bu sözleşme ile hem davalı Bankanın ve hem de (dava dışı) ...Ltd Şti nin ücrete ilişkin yükümlülükler altına girdiğini, davalı ... ile .... Şti arasında akdolunan sözleşmelerde davalı ... ... Şti'nin tüm yükümlülüklerini üstlendiğini hal böyle iken; davalı Bankanın; Beşiktaş ... Noterliği'nin 16/09/2013 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile "Hukuk Danışmanlığı Hizmet ve Ücret Sözleşmesi" ni feshettiğini (muhatap) müvekkili Avukal ...'e bildirdiğini, dava dışı .... Şti'nin davalı borçlu ile akdettiği sözleşmeler nedeni ile münhasıran davalı borçlu bankaya hizmet veriyor ve vermiş olmakla ortaya çıkan bu borcun da davalı bankanın işlemleri nedeni ile doğduğunu, bankanın da her türlü işletmesel gideri karşılamayı taahhüt ettiği nazara alındığında muhatap davalı borçlu bankaya hizmet veriyor ve vermiş olmakla ortaya çıkan bu borcun da davalı bankanın işlemleri nedeni ile doğduğunu, 12/01/2010 tarihli .... ile ... Şti arasındaki Banka Ücretleri Pazarlama Sözleşmesinin Feshedilmesine dair sözleşmenin şirketin tasfiyesi başlıklı 3.maddesinde şirketin tasfiyesine kendisi karar verir bu karardan sonra Citibank tasfiye sürecinde .... Şti ne her türlü iş birliğini sunmayı taahhüt eder. Bu meyanda ... tasfiye kapanana kadar masraf kira, ücret, tazminat, dersdest ya da daha ileride karşılaşılacak davalar ile ilgili ücretler, tasfiye memuru ücreti, harç, vergi ve burada sayılmamış olup neticede.... Şti'nin ödemek durumunda kalacağı sair yasal zaruri giderlerin tamamının kendisine ait ve raci olacağını gayrı kabıl-i rücu kabul, ikrar ve taahhüt eder.... Şti envanterine kayıtlı bulunan demirbaşların bankaya devri için her türlü iş birliğini sunar düzenlemesinin bulunduğunu, hal ve gerçekler böyle iken davalı borçlu bankanın anılan sözleşmeler gereği müvekkilinin karşı karşıya kalacağı her türlü hukuki, idari, cezai yaptırımın yükümlüsü olduğunu açıkça kabul, beyan ve taahhüt etmişken anılan icra dosyasına itiraz etmesinin yerine olmadığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 kötü niyet ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın vergi idaresinin dava dışı ... Şti'ne ait vergi borçlarını kendisinden talep ettiğini, bu şekilde kendisinden talep edilen amme alacaklarından ...ın sorumlu olduğu iddiasıyla icra takibinde bulunduğunu, takibe yapılan itiraz üzerine huzurdaki davayı açtığını, davacı taraf iddia ettiği şekilde dava dışı .... Şti'nin vergi borçlarını ödememiş ise yaptığı ödeme yalnızca adı geçen şirkete rücu edebileceğini, bu hususun 6183 sayılı AATUHK mükerrer 35.maddesinde düzenlendiğini, bu nedenle davada müvekkili bankanın taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin gerek dava dışı ... Şti'ne gerekse davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, fesih sözleşmesinin feshinden önceki harcamaları, fesih sözleşmesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden müvekkilinden talep edemeyeceğini, fesih sözleşmesinin feshinden sonraki harcamaları ise fesih sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle müvekkilinden talep edemeyeceğini, dava dışı ... Şti'ne ait defter ve belgelerin müvekkili tarafından anılan şirkete teslim edilmediği şeklindeki iddianın gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın ...nin dava dışı ....Şti'ne borçlu olduğu şeklindeki varsayımı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın bu varsayımdan hareket ederek müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuki dayana olmadığını, bu iddianın taraf sıfatı yokluğun nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde, itirazın iptaline ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; ... sayılı icra dosyası ile davacı-alacaklı tarafça, davalı-borçlu aleyhine, 30.11.2017 tarihli takip talebi ile toplam 709.129,64-TL alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, 11.12.2017 tarihinde ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, 14.12.2017 havale tarihli itiraz dilekçesiyle borca ve ferilerine itiraz edildiği, icra takibinin durduğu, 02.08.2018 tarihinde de 1 yıllık Yasal süresi içerisinde Mahkememizdeki iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında taraflarca usulüne uygun olarak sunulan bilgi ve belgeler toplanarak dava dosyamız bilirkişiye tevdii edilmiş olup 16.03.2020 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, Yasal mevzuat ve dosya kapsamına uygun denetime elverişli 16.03.2020 tarihli bilirkişi raporu birarada değerlendirildiğinde; dava dışı .... Şti ile davalı-borçlu banka arasında 1 yıl süreli banka ürünleri pazarlama destek hizmeti sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince davalı bankanın destek hizmet bedeli ile masraflara katılma payı olarak adlandırılan masraf ve ücret ödeme yükümlülüğünün düzenlendiği, bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen Ek-A protokolünün son paragrafında, destek hizmet ücreti ve masraflara katılım payının tanımlandığı, masraflara katılma payının, ...'nın sabit işçi ücretleri, yapacağı hertürlü masraf ve gerek şirket veya gerekse ortaklarının maruz kalacağı her ne nam altında olursa olsun tüm ödemeler, iddia talep ve yükümlülükler gibi sair her türlü gideri içerdiğinin açıkça düzenlendiği, ayrıca davacının şirket müdürü olduğu, dava dışı ....Şti ile davalı-borçlu banka arasında 12.04.2011 tarihli avukatlık hizmet ve ücret sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmeye göre de avukatın sözleşme kapsamında yapacağı masrafların dava dışı .... Şti tarafından karşılanacağının 5. Maddede açıkça düzenlendiği dava dosyasında bulanan tüm yazılı sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının şirket müdürü olduğu dava dışı .... Şti tarafından, davalı bankaya verilecek destek hizmet ücreti ve masraflara katılım payının, davalı banka tarafından karşılanacağının açıkça kabul edildiği, hatta Ek-A protokolünün son paragrafındaki düzenlemeye göre de dava dışı .... Şti 'nin yapacağı sabit işçi ücretleri, yapacağı hertürlü masraf ve gerek şirket veya gerekse ortaklarının maruz kalacağı her ne nam altında olursa olsun tüm ödemeler, iddia talep ve yükümlülükler gibi sair her türlü giderleri, masraflara katılım payı adı altında davalı banka tarafından tazmin edileceğinin yoruma yer bırakmaksızın taraflarca kararlaştırıldığı, icra takibine konu edilen tutarların, davacının şirket müdürü olduğu dava dışı . Şti'nin kamusal borç ve cezaları için yine aynı şirketin müdürü olan davacı tarafından ödendiği anlaşılmakla, davacının bu ödemeler sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmelere göre davalı bankaya rücu hakkının olduğu ve davalı tarafça likit bir alacağa kötüniyetli olarak itiraz edildiği sonucuna varılarak, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek.." davanın kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin taraf sıfatının ehliyetinin yokluğu itirazımızı dikkate almamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili bankanın pasif husumet ehliyeti olmadığını, görüldüğü üzere, gerek 6183 sayılı kanuna göre gerekse 213 sayılı kanuna göre, davacı ... ödediğini iddia ettiği vergi borçları için yalnızca bunların asıl mükellefi olan ... Şirketine rücu edebileceğini, bu nedenle müvekkili bankanın taraf sıfatının olmadığının dikkate alınmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı tarafın, aktif husumet ehliyetine sahip olmadığını, mahkeme kararında belirtilenin aksine davacı tarafın gerçekleşmiş bir zararı olmadığını, müvekkili bankanın, gerek dava dışı ... Şirketine, gerekse davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dava dışı ... Şirketine ait defter ve belgelerin müvekkili banka tarafından anılan şirkete teslim edilmediği şeklindeki iddianın da gerçek dışı olduğunu, görüldüğü üzere, davacı tarafın “...'nin dava dışı ... Şirketine borçlu olduğu şeklindeki varsayımının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kaldı ki davacı tarafın bu varsayımdan hareket ederek müvekkili bankadan alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuki hiçbir dayanağı olmadığını, bu iddianın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkeme kararında belirtilenin aksine, protokülün 3. maddesi davacının iddialarının haksızlığını açıkça ortaya koyduğunu, ek-a protolünün bağlı olduğu sözleşme, sözleşmenin tarafları yani müvekkili banka ile dava dışı...Şirketi arasında akdedilen fesih sözleşmesi ile feshedildiğini, dolayısıyla mahkemenin kararını, tarafların feshettiği sözleşmenin ekindeki protokole dayandırmış olması dosya kapsamına ve hukuka açıkça aykırı olduğunu, mahkemenin icra inkâr tazminatına hükmetmesi diğer bir hukuka aykırılık olduğunu, huzurdaki davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksu olduğunu, müvekkili Bankanın gerek dava dışı... Şirketine, gerekse davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, gerek bu nedenle, gerekse Kanunun ve yerleşmiş yargı kararlarının aradığı şartların mevcut olmaması nedenleriyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, İstinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2020 tarih ve 2018/693 E, 2020/900 K sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesine göre red olunacak meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere müvekkili Banka lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı banka vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı, dava dışı ....Şirketi'nin halihazırda ortağı ve münferiden yetkilisidir. Eldeki davada; dava dışı ... Şirketi'nin davalı Bankaya hizmet vermek amacıyla kurulduğu, dava dışı .... Şirketi ile davalı ...Ş. arasında imzalanan Kredi Kartı Pazarlama Sözleşmeleri ve Banka Ürünleri Pazarlama Sözleşmeleri gereğince dava dışı şirketin münhasıran davalı Bankaya hizmet verdiği, sözleşmelerin BDDK'nın talimatları uyarınca 12/01/2010 tarihli "... ile .... Şti. arasındaki Banka Ürünleri Pazarlama Sözleşmesinin Feshedilmesine Dair Sözleşme" ile sonlandırıldığı, kuruluştan itibaren şirketin tüm masrafları davalı Banka tarafından karşılandığı gibi fesih sözleşmesi gereği tüm masraflardan da davalı Bankanın sorumlu olduğu, yükümlülüğüne amme alacaklarının da dahil olduğu ancak dava dışı ...ve ... Şirketi'nin borçları nedeniyle şirket ortağı olduğu için davacının şahsi sorumluluğuna gidilerek ...'nın .... ve .... ana takip dosyaları nedeniyle 79.129,64 TL lik vergi borcunun davacı tarafından ödendiği belirtilmiş, ödeme emrine konu amme alacaklarının dava dışı...'nin davalı Bankaya hizmet verdiği döneme ilişkin vergisel yükümlülüklerden kaynaklandığı ve davalı Banka'nın sorumlu olduğu iddiasıyla, ödenen bedellerin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir.Anadolu Kurumlar Vergisi Daire Başkanlığının 26/09/2019 tarihli yazısı ile dava ve takibe konu alacak talebine esas olduğu beyan edilen ... ana takip dosya no.lu dosyanın ödeme emri içeriği vergi borçlarının ödenmemesi nedeniyle davacının banka hesaplarına haciz uygulandığı, 22/03/2018 tarihinde haciz uygulanan banka hesaplarından 82.541,47 TL nin cebren tahsil edildiği bildirilmiştir. Yine davacı tarafça yapılan ödemeye ilişkin belgeler dosya içeriğinde sabittir. Somut dosyada, davalı banka ile dava dışı ... Ltd. ...arasındaki sözleşmeler birlikte gözönüne alındığında dava dışı ...Şti 'nin yapacağı hertürlü masraf ve gerek şirket veya gerekse ortaklarının maruz kalacağı her ne nam altında olursa olsun tüm ödemeler, iddia talep ve yükümlülükler gibi sair her türlü giderleri, masraflara katılım payı adı altında davalı banka tarafından tazmin edileceği kararlaştırılmıştır.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usülü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin I. fıkrasına göre, limited şirket ortakları, şirket malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen kamu borçlarından dolayı kendi malvarlıkları ile ve hisseleri oranında sorumludurlar. Davacının icra takibine konu edilen tutarı şirket ortağı sıfatıyla dava dışı ... Şti'nin kamusal borç ve cezaları için ödediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.351,35- TL harcın, alınması gerekli olan 5.405,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.053,99- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.11/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsürülenileriistinafdereceistanbulgerekçeesastannumarasımahkemesiaatuhk

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim