Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2021/924
2024/1456
10 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/924
KARAR NO:2024/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/02/2021
NUMARASI:2020/94 Esas - 2021/132 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişki nedeni ile cari hesap alacakları bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptaline, borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, alacak talepleri için zamanaşımı itirazları olduğunu, davacı yanın davalıya karşı cari hesap sözleşmesinin kaynağını oluşturan sözleşmelerdeki edimleri gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile davalı şirketin ödemezlik definde bulunma hakkına haiz olduğunun izahtan vareste olup, davalı şirket aleyhinde başlatılan haksız icra takibine itiraz etmeleri gerektiğini, davacı şirkete borçları olmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının ve davalının ticari defterler kayıtlarının incelenmesinde; İcra tarihi itibariyle davacının davalıdan 53.975,52 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi...' in hazırlamış olduğu 04/01/2021 tarihli rapor içeriğinde de, davacının alacak miktarının icra takibindeki miktar kadar hesap edildiği görülerek, davacının iddiasını ispat ettiği ve davalının bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir yazıl delil sunmadığı görülerek, açılan davanın kabulüne ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde itirazlarına rağmen yerel mahkemece itirazlarının değerlendirilmeyerek itirazın iptali kabul edilerek takibin alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, borçlar hukuku ilkelerine göre, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı tarafın borcunu hiç veya gereği gibi yerine getirmemesine rağmen ifa talebinde bulunmasının haksızlık teşkil edip diğer tarafın ödemezlik definde bulunmasının olağan olduğunu, davacı yanın davalıya karşı olan edimini gereği gibi yerine getirmemesi sebebi ile davalının ödemezlik definde bulunma hakkına haiz olduğunu, davalı şirket aleyhine başlatılan haksız icra takibine itiraz edildiğini, işbu nedenlerden dolayı da haksız davanın reddi gerektiğini, alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirir nitelikte olması sebebiyle, icra inkar tazminatı talebinde bulunulamayacağının yüksek mahkeme kararları gereği de ortada olduğunu, taraflar arasında ihtilafsız bir alacağın var olmadığının sabit olduğunu, hatalı olarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının cari hesaptan dolayı alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ödemezlik defi iddiasının ve icra inkar tazminatı talebinin yerinde olup olmadığ noktasındadır.Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz(Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacının üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir(Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 Tarih, 2015/13357 Esas ve 2016/2695 Karar Sayılı İlamı).Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından 2018 yılında 262.445,94 TL tutarlı toplam 320 adet fatura düzenlenmiş olup, bu faturalarını tamamının davalı şirket kayıtlarında bulunduğu, davalı şirket tarafından ise toplam 241.254,67 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödeme kayıtlarının tamamının davacı şirket kayıtlarında bulunduğu, 2017 yılında devir gelen 33.053,18 TL bakiyenin de hesaba dahil edilmesi neticesinde, davacı şirketin davalı şirketten 53.975,52 TL alacaklı olduğu, 2019 yılında ise cari hesaplarda herhangi bir işlem kaydı bulunmadığı, 09.01.2019 takip tarihi itibarı ile davacı şirketin davalı şirketten 53.975,52 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davacı ile davalı şirketlerin ticari defter ve dayanakları incelenmiş, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve defterlerde mutabakatsızlık bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyaya davacı tarafından sunulan, davalı şirket imza ve kaşesini taşıyan mutabakat yazısı ile davalı şirketin 2018 yılı cari hesap ekstresinde davacı şirket tarafından tanzim edilen 2018 yılına ilişin 320 adet faturanın bulunduğu, davacı Şirket cari hesap ekstresinde bulunan tüm faturaların teyit edildiği, takip tarihi itibariyle 53.975,52 TL davacı şirkete borçlu olduğu görülmüştür. Her ne kadar davalı tarafça aşamalarda ve istinaf dilekçesinde de davacının edimlerini eksiksiz yerine getirmediği iddia edilerek ödemezlik defi ileri sürülmüş ise de somut bir delil sunulmaması nedeniyle savunmalarına itibar edilmemiş olup İlk derece mahkemesince alınan dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı ticari defterindeki kayıtlarda; davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin davacını ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla 53.975,52 TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanı kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu cari hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1665,62 TL harcın, alınması gerekli olan 3.687,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.021,44- TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15