Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2023/975
2024/1413
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/975
KARAR NO: 2024/1413
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2023
NUMARASI: 2021/1089 Esas - 2023/245 Karar
DAVA: Tazminat-Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Taraflar arasındaki Tazminat-Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DOSYA
DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait araç'ta, davalının ağır kusuru ve hile ile gizlenmiş ayıbı neticesinde meydana gelen arızanın tamir tutarı toplamının fatura karşılığı olan 134.000,00 TL'nın, aracın arızalanma tarihi olan 12/11/2020 tarihinden itibaren, TC. Merkez Bankası'nın mevduata uyguladığı en yüksek avans faizi veya ticari faizin yüksek olması durumunda ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine,dava konusu araçtaki arıza sonrasında meydana gelen şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının (HMK.m.107 gereğince, bilirkişi incelemesi sonrasında ortaya çıkacak olan gerçek dava değerinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla), aracın arızalanma tarihi olan 12/11/2020 tarihinden itibaren, mevduata uygulanan en yüksek avans veya ticari faizin yüksek olması durumunda ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/5D.İş. sayılı delil tespit dosyasına ait yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ihtarname giderlerinin davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekillerinin aracın ihtalatçısı yada satıcısı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DOSYA
DAVA :Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalılardan ... Anonim Şirketi'nin ithalatçısı olduğu, ... Şirketi'nin satıcısı olduğu, dava konusu ... marka aracı 2.el olarak satın aldığını, aracın henüz 41.288 km'de iken yetkili serviste yıllık bakımlarının yapıldığını, ancak 41.603 km'ye geldiğinde arızalandığını ve akabinde ... Oto'nun yetkili servisine teslim edildiğini, motorun tamamının değiştirilmesi gerektiği hususunun taraflarına bildirildiğini, söz konusu arızanın ve kusurun kimden kaynaklı olduğunun belirlenmesi için İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/5 Değişik iş sayılı dosyası ile delil tespiti davasının açıldığını ve ibraz edilen rapor içeriğindeki yer verilen ifadeler sonucunda söz konusu kusurun araca ilişkin imalatın hatalı olmasından kaynaklandığının anlaşıldığını, iş bu davadan önce de Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1089 esas sayılı dosyası üzerinden dosya davalılarıyla organik bağı bulunan dava dışı ... Dağıtım Anonim Şirketi aleyhine dava açıldığını belirterek iş bu dosyanın Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1089 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekilleri ... pazarlamanın aracın ihtalatçısı olduğunu, araç bedelini tahsil eden olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan y.argılama sonunda, " .. davacı tarafça ... marka aracın ayıp nedeniyle arızalanması sonucunda aracı tamir ettirmek zorunda kaldığı iddiasıyla onarım bedeli ve tamir nedeniyle uğranılan değer kaybı tazminatı talep edilmiş olup davacı tarafça aracın 2.el olarak 09/08/2019 tarihinde satın alındığı, davalı ... Ticaret A.Ş.'nin ilk ithalatçı olduğu, aracın model yılının 2016 olduğu ve 222/11/2016 yılında tarihinde aracın trafiğe çıktığı TBK 231 de düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmuş olduğu ve davalının ağır kusurlu sayılamayacağı anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeni ile reddine (İstanbul BAM.12. H.D. 2023/10 Esas 2023/38 Karar sayılı ilamı) Diğer davalıların dava konusu aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı olmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satıcı ... Ticaret A.Ş. ile araç için ötv ödemesini yapan ... İthalat Ve Dağıtım A.Ş. Hakkında pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine yönelik kararın kanuna BAM ve Yargıtay kararlarına açık bir şekilde aykırı olduğunu, davalıların tamamının, dava konusu araçtaki gizlenmiş ayıp nedeni ile ağır kusurlu olup, zamanaşımı iddiasının olay nezdinde dikkate alınmasının haksız ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde "kaldırılarak" dosyanın yeniden ve esastan yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine, istinaf yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olduğu iddia olunan aracın onarım bedeli ve değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalı ... Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Yönünden davanın zamanaşımı nedeni ile reddine , diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı şirket, davaya konu aracı ikinci el olarak 09.08.2019 tarihinde dava dışı ... Ticaret A.Ş.'den satın almış olup, dosya kapsamına alınan vergi ve gümrük idaresi yazı cevabına göre dava konusu aracın ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş tarafından ithal edildiği, aracın ilk satıcısının ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. olduğu, davalı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş 'nin ÖTV kaydı yaptıran olduğu, dava konusu aracın yargılama sırasında 15.12.2022 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı 23.maddesinde bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 219.maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü mevcuttur.TBK'nın 227.maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme yönünden seçimlik haklardan birini kullanabileceği, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu, TBK'nın 228/2.maddesinde satılanın alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcının onu başkasına devretmesi ya da biçimini değiştirmesi halinde alıcının ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hâkim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddî hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddî hukuka göre tespit edilir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(15)6-609 Esas ve 2022/1424 Karar sayılı kararı) Somut olayda asıl dosyada davalı ... Anonim Şirketi'nin satıcı, ithalatçı olmayıp, ÖTV beyannamesini veren şirket olduğu gözetildiğinde bu davalıya husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Diğer yandan birleşen dosyada dava konusu aracın ilk satıcısı olan davalı ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. İle davacı arasında satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacı, aracın ayıplı olmasından doğan haklarını ve tazminat talebini kendisinin yaptığı satım akdinin tarafı olan satıcısına karşı ileri sürebileceğinden asıl dosyada davalı ... Anonim Şirketi, birleşen dosyada davalı ... Oto Servis ve Ticaret A.Ş. yönünden mahkemece pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. İlk derece mahkemesince birleşen dosyada davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olup, davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş'nin dava konusu aracın ithalatçısı olduğu , ticari nitelikteki satımlarda ithalatçı ile satıcı arasında müteselsil sorumluluk bulunmadığı gözetildiğinde sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davacının, ayıba karşı teminat borcu kapsamında bu davalıdan talepte bulunması mümkün değildir. Davacının davalıdan garanti sorumluluğu kapsamında talepte bulunması mümkün ise de dava konusu aracın ikinci el olması nedeniyle araçta var olduğu ileri sürülen gizli ayıbın garanti süresi içerisinde ortaya çıkmadığı anlaşıldığından birleşen dosyada davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. İstinaf edenin sıfatına göre davalı ... Otomotiv Pazarlama ve Ticaret A.Ş yönünden verilen karar sonucu itibariyle doğrudur. Bu nedenle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15