SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/391

Karar No

2024/1412

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/391

KARAR NO: 2024/1412

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/12/2023

NUMARASI: 2023/485 Esas - 2023/985 Karar

DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024

Taraflar arasındaki Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 4 adet gelinlik ve 16 adet nişanlık sattığını ve satmış olduğu ürünleri kargo ile göndermek için hazırladığını, müvekkili şirket bünyesinde çalışan ... aracılığı ile ... Kargo Genel Müdürlüğü Batman Raman Şubesinden 08/05/2023 tarih ve ... fatura numarası ile teslim ederek ürünleri gönderdiklerini, davalı kargo şirketi tarafından müvekkilin kargosunun da bulunduğu araca peynir yüklendiğini ve teslim ettikleri paketli gelinlik ve nişanlıklarına peynir ve peynir suyu döküldüğünü, ürünleri bu şekilde dava dışı ... şirketine teslim etmek istediklerinde ise dava dışı şirketin ürünleri teslim almadığını, aralarındaki sözleşmeden caydıklarını, davalı şirket bünyesinde çalışan görevliler tarafından İzmir Transfer Merkezinde tutanak tutulduğunu ve bu tutanakta ürünlerin ıslak biçimde kendilerine teslim edildiğini belirttiklerini ve yine Diyarbakır Transfer Merkezindeki görevliler tarafnıdan da tutanak tutulduğunu, bu tutanakta da koli içerisindeki muhtelif sayıdaki elbiselerin diğer kargodan zarar gördüğünün belirtildiğini, müvekkili şirketin davaya konu kargonun Raman Şubesine iadesi sonucu olaydan haberinin olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten oluşan zararın tazminini talep ettiğini ancak karşılanmadığını, bunun üzerine davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini ve yine zararın tazmin edilmediğini, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulünü, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacını ürünün hak sahipliğini ispat etmesi gerektiğini, faturada göndericinin ..., alıcının ise ... San. ve tic. Ltd. Şti. olduğunu, dolayısıyla davacının gönderinin tarafı olmadığını, dava değerinin belirlenmesinin davacıdan beklenebilecek bir nitelik olduğundan kısmi alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kargo içeriğinin ürünün iddia edilen ürün olduğunun belgelendirilmeli ve davacı taleplerindeki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, davacı tarafın kargo içeriğindeki tüm ürünlerin hasarlandığını iddia ederek tüm ürünlerin bedelini talep ettiğini ancak söz konusu kargonun iki parçadan oluştuğunu ve hasar tespit formunda yalnızca 1 kolinin hasar aldığının belirtildiğini, kolinin içerisindeki ne miktarda ürünün hasar gördüğünün bilinmediğini ve davacının zarar gören ürünlerdeki hasarın tamir edilemeyeceği iddiasını kanıtlar bir belge de sunmadığını, ambalaj sorumluluğunun her ihtimalde gönderene ait olduğunu ve buna bağlı bir durumdan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davanın esasa girilmeksizin husumet yokluğu nedeniyle reddini, aksi halde esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde dava değerinin belirlenmesi davacıdan beklenebilecek nitelikte olduğundan kısmi dava açılamasında hukuki yarar bulunmadığı belirtilmişse de, HMK'nın 109/2. fıkrasında talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı belirtilmiş iken söz konusu ikinci fıkra 11.04.2015 tarih ve 6644 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yürürlükten kaldırılarak alacağın taraflar arasında tartışmasız ve belirli olup olmadığına bakılmaksızın kısmi dava açılması olanağı sağlandığı, mevcut yasal düzenlemeler karşısında zararın tazmini amacı ile ister kısmi, ister tam eda veya belirsiz alacak davası açılsın, dava açmakta her zaman hukuki yarar bulunduğu, iş bu dava kısmi dava olarak nitelendirilse bile dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 109. maddesi uyarınca davacının kısmi dava açmasına yasal bir engel bulunmadığı anlaşılmıştır."Yargıtay 11. H.D'nin 21.06.2022 tarih 2021/4318 E, 2022/5118 Karar" Her ne kadar davacı şirket kargoda taşınan emtianın gerçek sahibinin kendisi olduğunu, dava dışı ...'nun çalışanı olduğu için emtiaları kargo şubesine teslim ettiğini, bundan dolayı davacı şirketle kendisinin muhatap olduğunu beyan etmişse de, dosya kapsamına göre taşımacılık sözleşmesinin esasen dava dışı ... ile davalı arasında akdedildiği, gönderici ... adının bu şekilde barkodlu kargo fişinde, davalı kargo şirketi çalışanları tarafından düzenlenen durum tespit tutanağında, hasar başvuru formunda ve kargo hareketleri izleme ekran görüntüsünde belirtildiği, davacının fatura muhatabı olması ve hatta malın sahibi olması, taşıma sözleşmesinden doğacak tazminat davalarında davalı taşımacıya husumet yöneltebileceği anlamına gelmediği, temlik ve sair yazılı muvafakat bulunmadığı sürece taşıma sözleşmesinden doğan talepler yönünden sözleşmenin tarafı olmayan davacının davalı taşımacıya iş bu tazminat davasını yöneltemeyeceği re'sen gözetilmesi gerektiğinden öncelikle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Batman merkezli kurulmuş olup, düğün, kına ve organizasyon faaliyetleri yürütmekle birlikte gelinlik ve kınalık üretim, alım, satım ve kiralama işleriyle iştigal ettiğini, müvekkilinin İzmir ilinde faaliyet gösteren ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 4 adet gelinlik ve 16 adet nişanlık satmış olup, bu şirkete 430.704,00 TL bedelli 07/05/2023 Tarih ve ... numaralı fatura kestiğini, daha sonra müvekkil şirket tarafından iş bu fatura konusu gelinlik ve nişanlıklar alıcı firma olan ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kargo ile gönderilmek için paketlendirilip hazırlandığını ve şirket bünyesinde sigortalı çalışan ... tarafından ... Kargo Genel Müdürlüğü'nün Batman Raman Şubesinden 08/05/2023 Tarih ve ... Fatura numarası ile teslim edilerek gönderildiğini kargoda zarar gören ürünlerin müvekkili şirketin İzmir ilinde faaliyet gösteren ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine satmış olduğu 4 adet gelinlik ve 16 adet nişanlık olduğunu, müvekilinin bu satışa isnaden 430.704,00 TL bedelli 07/05/2023 Tarih ve ... numaralı fatura kestiğini, ancak oluşan zarardan dolayı alıcı firma kargoyu teslim almayarak gelinlik ve nişanlıkları almaktan vazgeçtiğini, satış gerçekleşmediğinden müvekkili şirketin 430.704,00 TL zarara uğradığını, gönderici ...'nun dosyaya sunmuş oldukları belgelerden de anlaşılmış olduğu üzere müvekkili şirketin çalışanı olduğunu, davalı tarafın cevap dilekçesi ve ekinde sunmuş olduğu ekspertiz raporunda gelinlik ve nişanlıkların müvekkili şirkete ait olduğu kabul edildiğini, 7/05/2023 tarihli talep formunda davacı şirket müdürü ...'nin tazminat talebinde bulunduğunu, a Aynı formda hem şirket müdürü ... hem de gönderici ...'nun adının bulunduğunu, bu hususa ne gönderici ...'nun ne de davalı şirketin bir itirazı olmadığını, davanın ... adına açılması halinde, kargo fişinde gönderici olarak görünüyor olsa da mal sahibi olmadığından herhangi bir zararı söz konusu olmamakla birlikte, lehine bir karar verilmesi ihtimalinde sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet veren bir karar olacağını, bu durumda da gerçek hak sahibi olan müvekkilinin zararı hiçbir şekilde karşılanmamış olacağını, ayrıca bir diğer hususun yerel mahkemece "temlik ve sair yazılı muvafakat bulunmadığı sürece taşıma sözleşmesinden doğan talepler yönünden sözleşmenin tarafı olmayan davacının davalı taşımacıya iş bu tazminat davasını yöneltemeyeceği " belirtildiğini, mahkemenin bu hususa ilişkin tanık dinletme taleplerini kabul etmediği gibi temlik veya yazılı muvafakatname sunmak için taraflarına süre de vermediğini beyanla haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesine konu kargonun zarar görmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davacı ile davalı kargo şirketi arasında taşıma sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dosya kapsamından davaya konu 08.05.2023 tarihli taşıma sözleşmesinin dava dışı ... ile davalı arasında gerçekleştiği, barkodlu kargo fişinde, davalı kargo şirketi çalışanları tarafından düzenlenen 26.05.2022 tarihli durum tespit tutanağında, kargo hareketleri izleme ekran görüntüsünde gönderici adının ... olarak belirtildiği, gönderi içeriğinin gelinlik olarak kaydedildiği, alıcının ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.olduğu, alıcının adresi olan Efes/İzmir transfer merkezi tarafından tutulan 11.05.2023 tarihli hasar tespit formunda iki koliden birinin içinde bulunan muhtelif sayıda elbisenin başka kargonun zarar vermesi nedeniyle zarar gördüğü tespitinin yapıldığı, SGK kaydına göre dava dışı ...'nun 07.05.2023 tarihinden itibaren davacı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde 07.05.2023 tarihli davacı tarafından tanzim edilen e-arşiv faturada 4 adet gelinlik ve 16 adet nişanlıktan oluşan ürünlerin dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne satıldığı, 21.06.2023 tarihli dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından tanzim edilen e-arşiv faturada 4 adet gelinlik ve 16 adet nişanlıktan oluşan ürünlerin kargoda hasar gördüğü için teslim alınmadan iade edildiği notuyla iade faturası tanzim edildiği görülmektedir. Öncelikle vurgulama gerekir ki; taraf sıfatı mahkemece resen gözetilmelidir. Yargıtay HGK'nın 27.11.2013 gün ve 2013/439 Esas ve 2013/1595 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır). Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re'sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir. Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumetin; davalı bakımından pasif husumetin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def’i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir (Kuru/Arslan Yılmaz, s. 234- 237). (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2016/762 E. 2017/977 K. Sayılı ilamı) Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 871.maddesinde "Eşyanın teslim yerine varmasından sonra gönderilen, taşıyıcıdan, taşıma sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi karşılığında, eşyanın kendisine teslim edilmesini isteyebilir. Eşya zayi olmuş veya hasara uğramış yahut geç teslim edilmişse, gönderilen, gönderenin taşıma sözleşmesinden doğan istem haklarını taşıyıcıya karşı ileri sürebilir. Gönderen, bu hakların ileri sürülmesinde yetkili kalmaya devam eder. Gönderilenin veya gönderenin kendilerinin veya başkasının menfaatine hareket etmeleri farklılık yaratmaz" hükmü mevcuttur. Somut olayda davaya konu kargonun göndericisinin davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğ, davacı tarafça dosyaya sunulan faturalarla kargo içeriğinin örtüştüğü gözetildiğinde TTK'nın 871.maddesi uyarınca davacı şirket, gönderen sıfatına haiz olup, aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu durumda Mahkemece işin esası incelenerek tarafların iddia ve savunmalarına göre bir karar verilmesi gerekirken davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.03/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileriderecesebepleriusuldenkabulüistanbulAlacakkaldırılmasına(TaşımagerekçenumarasımahkemesikararıKaynaklı)cevapSözleşmesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim