Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2022/1306
2024/1394
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1306
KARAR NO: 2024/1394
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/04/2022
NUMARASI: 2020/779 Esas - 2022/226 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin Rekabet Yasağı başlıklı 9.maddesine göre; "Personel hem iş sözleşmesinin devamı sürecinde, hem de iş sözleşmesinin, personelin istifası ya da iş akdinin işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanarak feshi hali ile sona erdirilmesini takiben 12 (oniki) ay süre ile ... Restoran İşletmelerinin faaliyet gösterdiği illerde ve "Hızlı Servis Restoranları" pazarında faaliyet gösteren firmalarda, hangi unvan ve görevle olursa olsun çalışamaz. Bu hükme aykırı hareket halinde herhangi bir başka koşul aranmaksızın personel işverene, bu işyerinde çalıştığı sürede aldığı son brüt ücretin 12 (oniki) katı tutarında tazminat ödeyeceğini, şirketin zararının bahse konu cezai şart miktarını aşması halinde ise personel fazlasını tazmin etmekle yükümlü olacağını beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmü ile aynı sektörde hizmet veren işyerlerinde 12 ay süre ile çalışmayacağının hüküm altına alındığını, ancak davalının emeklilik sebebi ile işten ayrılır ayrılmaz Hızlı Servis Restoranları pazarında hizmet veren ... bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının davacı şirkette pozisyonu itibarı ile vakıf olduğu gizli bilgilerin ve gizli know-how'ın ... nin şirket politikası doğrultusunda davacı şirket aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde yararlanılıp kullanılacağının aşikar olduğunu, davalının davacı şirketteki görevi yerine getirirken ve daha öncesinde restoran müdürlüğü yaptığı sırada kedi bölgesi içinde ... operasyonlarını yürütmüş olup dolayısı ile bu hususta şirketin ... ile ilişkileri hakkında gizli bilgilere vakıf olduğunu, bu hususun ileride de kullanılabileceğini ve bu haliyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, davalının yapmış olduğu ihlal sebebiyle davacı şirkette almış olduğu son brüt ücretinin 12 katı tutarında cezai şart ödeme yükümlülüğü doğmuş olup, ilgili tutarın ödenmesi için Beyoğlu ...Noterliğinin 18/06/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile 141.251,88 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen haksız rekabet yasağına aykırılık iddiasının İş Mahkemesinde değil Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının ve davalının daha önce çalışmaya başladığı firmanın sundukları hizmetlerin farklı olduğunu, rekabet yasağı ile işçinin çalışma hakkının elinden alınamayacağını, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atılmaması şartıyla geçerli olduğunu, oysa davacının rekabet yasağını oldukça geniş yorumlayıp çalışma özgürlüğüne ölçüsüz sınırlamalar getirdiğini, rekabet yasağı anlaşmalarının öğrenilmiş yegane mesleğin kullanılmasını dolayısı ile işçinin iktisadi istikbalini engelleyecek şekilde düzenlenemeyeceklerini, davalının iş sırları ve know how bilgileri dolayısı ile karşı tarafı zarara uğratabilecek olmasının somutlaştırılması gerektiğini, bu iddianın ispatlanamadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın görev nedeniyle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Somut olayda taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin TBK.445/1 madde hükümlerinde yer alan yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun sınırlamalar içermediğinden geçerli bir sözleşme olmadığı, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı ... A.Ş.fast food restoran işletmecisi olmayıp aynı zamanda davacının fast food ürünlerinin de dağıtımını yaptığı, bu yönüyle de yapılan sözleşmenin TMK.442/2 maddesi hükmünde öngörülen müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde edilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartını taşımadığı, davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin aynı sektörde faaliyet göstermedikleri, ... A.Ş.nin hızlı servis restoran işletmeciliği yapmadığı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitlerle gizli bilgi, şirket sırlarının ifşası yoluyla davacı firmayı zarara uğratmaya ilişkin koşullar ile TBK mevzuatı nazarında haksız rekabete sebep olacak bir durumun tespit edilemediğinin bildirildiği, firmaların rekabet hali içinde olduklarına yönelik bir tespitin yapılmadığı, davacının kasıtlı şekilde zarara uğratılmak istendiğine yönelik yine toplanan deliller nazarında somut bir bulguya rastlanmadığı, davalı asilin, davacı firmada çalışırken yaptığı işe bağlı olarak öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunduğuna ilişkin bir kanaate erişilmediği, neticeten davaya konu cezai şart tazminatı koşullarının oluşmadığı değerlendirilmekle davanın reddine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirkette 01.03.2003-01.03.2019 tarihleri arasında en son Operasyon Bölge Sorumlusu olarak çalıştığını, davalının 01.03.2019 tarihinde emeklilik sebebiyle istifa ettiğini, ancak davalının, emeklilik sebebi ile işten ayrılır ayrılmaz Hızlı Servis Restoranları pazarında hizmet veren ... bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının davacı şirketteki görevini yerine getirirken ve daha öncesinde restoran müdürlüğü yaptığı sırada kendi bölgesi içinde ... operasyonlarını yürüttüğünü ve dolayısıyla bu hususta davacı şirketin ... ile ilişkileri hakkında gizli bilgilere vakıf olduğunu, bu hususun ileride de kullanılabileceği ve bu haliyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu sebeplerle davacı şirketin gizi bilgilerinin güvence altına alınmasını teminen davalının iş sözleşmesine konulmuş olan ilgili hükmün davalı tarafından ihlal edildiğini, bilirkişi raporunda, müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde edilen bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması şartı sağlanmadığı gerekçesiyle cezai şart ödenmesine gerek olmadığının tespit edildiğini, ancak davalının, emeklilik sebebi ile işten ayrılır ayrılmaz Hızlı Servis Restoranları pazarında hizmet veren ... bünyesinde çalışmaya başladığını, davalının da davacı şirkette pozisyonu itibari ile vakıf olduğu gizli bilgilerin ve gizli know-how'ın, ... nin şirket politikası doğrultusunda davacı şirket aleyhine sonuçlar doğuracak şekilde yararlanılıp kullanılacağının aşikar olduğunu ve aksinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının ve davalı tarafın daha sonra çalışmaya başladığı firmanın sundukları hizmetin farklı olduğunu, rekabet yasağı ile işçinin çalışma hakkının elinden alınamayacağını, rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye atılmaması şartıyla geçerli olduğunu, ancak davacının, dava dilekçesinde, rekabet yasağını oldukça geniş yorumladığını ve çalışma özgürlüğüne ölçüsüz sınırlamalar getirdiğini, rekabet yasağı anlaşmalarının öğrenilmiş yegane mesleğin kullanılmasını, dolayısıyla işçinin iktisadi iktisabilini engelleyecek şekilde düzenlenemeyeceğini, davalının iş sırları ve know how bilgileri dolayısıyla karşı tarafı zarara uğratabilecek olmasının somutlaştırılması gerektiğini, karşı tarafın gizli bilgiler ve know how yönündeki beyanlarının iddia vasfını aşmadığını, işverenin, işçinin firmanın know how bilgilerini yeni işinde kullandığını iddia ettiğini, ancak ispatla mükellef olduğu bu iddiasını ispatlayamadığını beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, Türk Borçlar Kanunu'nun 444 vd. maddelerinde düzenlenen ve iş sözleşmesi ile kararlaştırılan işçinin rekabet etme yasağına bağlanan cezai şartın tahsili davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın Reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanunu yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin 9. Maddesinde düzenlenen rekabet yasağının geçerli olup olmadığı, davalının eylemlerinin rekabet yasağını ihlal niteliğinde olup olmadığı ve davacının sözleşme maddesinde öngörülen cezai şartın tahsilini talep edip edemeyeceği noktasındadır. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin 01/09/2010 tarihinde başladığı, sözleşme ilişkisinin devam ettiği süreçte 01.03.2013 tarihli belirsiz süreli İş Sözleşmesi düzenlendiği, davacının pozisyonunun "operasyon bölge sorumlusu" olduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 9. Maddesi ; "Personel hem iş sözleşmesinin devamı sürecinde, hem de iş sözleşmesinin, personelin istifası ya da iş akdinin işveren tarafından geçerli bir sebebe dayanarak feshi hali ile sona erdirilmesini takiben 12 (oniki) ay süre ile ... Restoran İşletmelerinin faaliyet gösterdiği illerde ve "Hızlı Servis Restoranları" pazarında faaliyet gösteren firmalarda, hangi unvan ve görevle olursa olsun çalışamaz. Bu hükme aykırı hareket halinde herhangi bir başka koşul aranmaksızın personel işverene, bu işyerinde çalıştığı sürede aldığı son brüt ücretin 12 (oniki) katı tutarında tazminat ödeyeceğini, şirketin zararının bahse konu cezai şart miktarını aşması halinde ise personel fazlasını tazmin etmekle yükümlü olacağını beyan, kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 445. Maddesinde de rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı belirlenmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. (Y 11 H.D' nın 16.03.2016 tarih ve 2015/6975 E-2016/2969 K) Davalı'nın fiil ehliyetine sahip olduğu, rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin İş sözleşmesinin bir maddesi olarak yazılı yapıldığı bu yönlerden bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmaktadır. TBK'nın 445/2. maddesi uyarınca Hakimin hakkaniyete uygun biçimde sözleşmenin kapsamı ve süresi bakımından müdahale yetkisi uyarınca coğrafi sınırlama konusun da davacı işyeri ve davalının çalışmaya başladığı işyerinin aynı yerde olması da gözetilerek yapılacak değerlendirme ile İstanbul Bölgesi olarak sınırlandırıldığı kabul edilip böylelikle rekabet etmeme sözleşmesinin yer yerinden de geçerli olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda; dosyaya alınan bilirkişi raporu ile davacı firmanın (...) restoranları perakende fastfood satışı yaptığı, müşteri çevresinin hizmete bağlı olarak değişken olduğu, davalının müşteri çevresi hakkında bilgi sahibi olsa dahi bu bilgiyi kullanarak işverene önemli zarar verme ihtimalinin belirsiz olduğu, ... firmasının ise radyo tv, posta yoluyla veya internet üzerinde yapılan perakende ticaret sektöründe olduğu, bu firmanın hızlı servis restoranlarının işletmesi olmadığı, aynı zamanda davacının ürettiği fast-food ürünlerin perakende müşterilen dağıtımı yaptığı belirlenmiştir.Bu durumda davacının edindiği bilgilerini davalının önemli ölçüde zarar verecek nitelikte olmaması gerekse davalının yeni işe başladığı firmanın davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermemesi hususları göz önüne alındığında davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 604,00 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazlaya dair 176,40 TL bakiye istinaf karar harcının davacıya iadesine,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15