SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/300

Karar No

2024/1372

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/300

KARAR NO: 2024/1372

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/05/2023NUMARASI: 2022/224 Esas - 2023/379 Karar

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Taraflar arasındaki Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... San. Ve Tic. Aş arasında nakliyat abonman sözleşmesi bulunduğunu; müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına ait hazır giyim emtiasının taşınmasının teminat altına alındığını; emtianın davalının sorumluluğu altında uluslararası taşınması esnasında, 08/04/2015'de hırsızlık olayının gerçekleştiğini; araç sürücüsünün gerekli tedbirleri almadan aracı yol kenarına park ettiği sırada vuku bulan hırsızlık hadisesi yüzünden müvekkili tarafından sigorta poliçesi gereğince, sigortalısının zararının giderilmek zorunda kaldığını; zararın tespiti yönünden müvekkili tarafından usulünce ekspertiz çalışması yaptırıldığını, ekspertiz raporu ile zararın 630.181,68 TL olarak belirlendiğini; bu zararın müvekkili tarafından ödenmek suretiyle sigortalısının haklarına halef olunduğunu; halef sıfatıyla davalıya rücu başvurusunda bulunduklarını, davalının CMR sigortacısı tarafından müvekkiline 263.807,20 TL ödenmiş ise de, bu miktarın mahsubundan geriye 366.374,48 TL bakiye alacaklarının kaldığını; somut olayda ağır kusurlu olan ve taşımanın tabii olduğu kurallara göre mesuliyetine sınırlama getiren haklardan yararlanamayacak konumda bulunan davalı şirketin taşıyıcı olarak 366.374,48 TL'den sorumlu bulunduğunu belirterek; bu miktarın 30/09/2015 olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu; somut olayda sürücünün ihtiyaç molası verdiği sırada aracın yükü ile çalınmış olması noktasından hareketle taşıyıcının ağır kusurlu olduğu sonucuna varılamayacağını, kaldı ki davacının düzenlediği poliçede Ukrayna sevkıyatları için en az iki gün önce bildirim yapılması gerektiğinin belirtildiğini ve buna riayet edilmediği durumlarda sigortalısının tazminata hak kazanamayacağının ön görüldüğünü; poliçede kararlaştırılan şartlarla çelişen ödemelerin zaten müvekkiline karşı rücu konusu yapılamayacağını, müvekkilinin alt taşıyıcıları ile ifa ettiği somut olayda üzerine düşebilecek mesuliyetin ise sınırlı olduğunun ve bu sınıra tekabül eden miktarın müvekkilinin CMR sigortacısı tarafından davacıya ödendiğini, aşan miktarda ya da davacının sigortalısına ödediği %10 ilave bedelden müvekkilinin mesul olmadığını, yemek molası için park eden ve yarım saat sonra aracı park ettiği yerde göremeyince derhal kolluk görevlilerine müracaat edip durumu bildiren sürücünün ağır kusurlu olmadığını; müvekkilinin kilitleri zorlanmış vaziyette bulunan aracı ulu orta bir yerde bıraktığı için basiretli bir tacir gibi davranmadığı varsayılarak ağır kusurlu kabul edilemeyeceğini; taşımanın tabii olduğu kurallara göre tazminat bağlamında mesul tutulabileceği bedel ise zaten müvekkilimin ise kendi sigortacısı tarafından ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "BAM daire kararı çerçevesinde araştırma yapılmış olup, sigorta poliçesinde sigorta ettirenin ... Firması olduğu, hasar ödemelerinin de Türkiye'de yapılacağının açıkça yazılı olduğu, bir başka deyişle poliçenin gönderen lehine yapılan bir poliçe olduğu, gönderilen lehine yapılan bir poliçe olmadığı; öte yandan ... Firmasıyla yapılan yazışmalarda da kaybolan mal bedellerinin herhangi bir şekilde gönderilen firmadan ya da üçüncü bir şahıstan tahsil edilmemiş olduğunun bildirildiği; taraflarca bu bildirime herhangi bir itirazın bulunmadığı; böylece ... Firmasının hasar bedelini sigortadan aldıktan sonra bir de gönderilen şirketten tahsili gibi herhangi bir durumun söz konusu olmadığı belirlenmiş; Kaldırma kararından sonra ortaya çıkan bu durumda nazara alınarak ve ilk kararımızdaki gibi mahkememizce halen emtiaların çalınmasında nakliyeci firmanın şoförünün ağır bir kusurunun bulunmadığı, sürücünün seyahat esnasında olay yerinde yemek molası verip aracı kitlediği, bu nedenle poliçeyle işaret edilen ağır kusurun söz konusu olmadığı; poliçedeki ağır kusurun kötü hareketle eş değer nitelikte bir davranış şeklini gerektirdiği; böyle bir durum söz konusu olmayınca da ilk kararımızda da yazılan gerekçenin geçerli olduğu, bu nedenle yeniden tekrarlanmasında artık bir fayda bulunmadığı nazara alınarak davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada daha önce istinaf yoluna başvurulduğunu ve haklı gerekçeleri neticesinde yerel mahkemenin verdiği kararın kaldırıldığını, işbu dosyada gerekli ve yeterli incelemeler yapılarak ağır kusur varlığının tespit edilmesi ve hatalı kararın kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda sigortalı emtianın tamamının çalınmış ve davacı şirket sigortalısının maddi zarara uğradığını, davalı şirket araç soförünün yol kenarına aracı korumasız şekilde bırakmasının ağır kusur niteliğinde olduğunu, bu nedenle davalı tarafın hasarın tamamından sorumlu olduğunu, davalı şirketin basiretli bir tacirden beklenen özen ve ihtimamı göstermesi gerektiğini, davalı taşıma konusunda uzman olan bir şirket olduğunu, güzergahlardaki sorunları da bilmesi gereken yine davalı şirketin kendisi olduğunu, aracı güvenliksiz, bekçisi olmayan ulu orta bir yere korumasız olarak bırakan davalı şirket çalışanının dava konusu olayda ağır kusuru bulunduğunu, bu nedenle davalının ağır kusurlu olmadığının belirtilmesinin usule yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay içtihatlarında ağır kusur değerlendirmesi yapılması gerektiğinin açıkça belirtilmekte olduğunu, Yargıtay kararı incelendiğinde de görüleceği üzere davalının ağır kusurlu olmasından kaynaklı yerel mahkeme kararının kaldırılarak haklı davalarının tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; uluslararası kara taşıması sırasında çalınan emtia hasar bedelinin emtia nakliyat sigortası kapsamında sigortalısına ödendiği ve sigortalının haklarına halef olunduğu iddiasıyla, davalı taşıyıcının sigortacısından tahsil edilen kısmı aşan tutarın davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, dava dışı sigortalısına ödediği 630.181,68 TL emtia hasar bedeli nedeniyle sigortalısı tarafından düzenlenen tazminat makbuzu ve ibraname ile TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek davalının CMR sigortacısından tahsil ettiği 263.807,20 TL hasar bedelinin tenzili ile bakiye 366.374,48 TL davalıdan tahsilini talep etmektedir. Taşımanın İstanbul/Türkiye'den, Rusya/Moskova arasında olmasına göre, CMR Konvansiyonu, sigorta ve rücu hususunda ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanması gerekir. Davacının sigortalısı tarafından İstanbul 'dan Rusya 'ya ihraç edilen brüt 8.100,815 kg ağırlığındaki 661 kap 41.436 adet hazır giyim emtiasının taşımasının davalı tarafından üstlenildiği, davalının akdi taşıyan olup, fiili taşıyan araç sürücüsünün Ukrayna'da, 08.04.2015 günü saat 4.00 civarında aracı yol kenarındaki kafenin karşısına park ederek kafeye gittiği ve yaklaşık 30.40 dakika sonra geldiğinde aracı park ettiği yerde bulamadığı, içindeki emtialarla birlikte aracın çalındığı, ancak bir buçuk iki saat sonra aracın şehrin diğer ucunda kontak ve kapı kilidi kırık, römorkun gümrük mühürleri sökülmüş ve içi boşaltılmış halde bulunduğu, davacının emtia nakliyat poliçesi kapsamında 630.181,68 TL olarak emtia hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödediği, bu bedelden 263.807,20 TL'sinin 17.03.2016 tarihinde davalının CMR sigortacısından tahsil ettiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut gümrük kayıtları, CMR senedi ve diğer belgeler okunaklı olmadığından teslim ve ödeme şeklinin ne olduğu anlaşılamamakla birlikte davacı tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen raporda, teslimin CPT teslim olduğu belirtilmiştir. CPT (Carriage Paid To) teslim şeklinde, satıcı varma yerine kadar navlun ücretini ödemekle yükümlü bulunup, malların taşınmak üzere araca teslim edildiği andan itibaren hasar alıcıya geçer. Dolayısıyla satıcı tarafından mallar nakliye aracına uygun şekilde yükletildikten ve taşımada oluşabilecek hasarlar için emtiayı alıcı adına sigorta ettirip, ücreti ödedikten sonra satıma konu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, bu malların satıcı lehine sigorta yapılması ve taşımada oluşacak hasarlardan dolayı sigortacının satıcıya ödeme yapmasının geçerli olmadığından sigortacının halefiyet hakkı gerçekleşmez. Bu nedenle, öncelikle teslim ve ödeme şeklinin ne olduğu ve dava dışı sigortalının mal bedelini tahsil edip etmediğinin tespit edilmesi zorunludur. Teslim şeklinin ekspertiz raporunda belirtildiği gibi CPT teslim olması ve dava dışı sigortalı satıcının, satım bedelini Rusya'da ki alıcıdan tahsil etmiş olması halinde artık sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığından davacı tarafından yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olmadığı ve halefiyet hakkının bulunmadığının kabulü gerekir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince dava dışı sigortalı ... Mağazacılıktan taşımaya konu malın bedelinin alıcı firma tarafından kendilerine ödenip ödenmediğinin sorulduğu, şirket müzekkere cevabında alıcı şirketten mal bedellerine ilişkin ödeme almadığını belirttiği görülmüş olup bunun üzerine ilk derece mahkemesince taşımaya konu malların çalınmasında nakliye şirketi şoförünün ağır kusurunun bulunmadığı sınırlı sorumluluk hükümleri gereğince sorumlu olacağı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. CMR 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2. madde, "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. 17/3. maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR 3.maddesi hükmü özel bir sorumluluk maddesi olup, sorumluluktan kurtulma imkanı düzenlenmemiştir. CMR' nin uygulanması bakımından taşıyıcı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır. Taşıyıcı kendisi tam kusursuz olsa bile kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin kusuru ne ölçüde ise aynı ölçüde kusuru varmış gibi sorumludur. CMR Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyıcı malların kısmen veya tamamen kaybından veya hasarından veya gecikmesinden sorumludur. Bu sorumluluk kural olarak tam tazmin esasına değil, taşıyıcıya teslim edilen değerin iadesine yöneliktir. CMR Konvansiyonu'nda sorumluluk kapsamı, esas itibariyle 23-28. maddelerde düzenlenmiştir. Ancak, 23.5 ve 29. maddelerinde açıklanan haller, sınırlı sorumluluk kuralının istisnasını oluşturmaktadır. CMR 29. maddesi hükmüne göre, ağır kusurun varlığı halinde taşıyıcı, bu konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya ispat yükünü diğer tarafa yükleyen hükümlerinden yararlanamayacaktır. Bu halde, taşıyıcı tüm zararlardan sorumlu olacaktır. Uluslararası taşımalarda hırsızlık olayı her an beklenebilir bir vakıadır. Özellikle tekstil ürünlerine ilişkin taşımalarda yüklerin hafif ve taşınabilir olması nedeniyle, hırsızlık ve gasp riski yoğun olarak bulunmaktadır. Bu durumda taşımacının söz konusu riskleri bertaraf etmek için gerekli önlemleri alması gerekir. Bu kapsamda TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir. Her somut olayın özelliğine göre değişmekle birlikte taşıyıcının, taşımayı yapan aracın etrafı çevrili, güvenlik kamerası ile izlenen ve giriş ve çıkışların kontrol edildiği bir alana park edildiğini, böyle bir imkan yok ise olası hırsızlık ve gasp olaylarının önlenmesi için tedbir alındığını ispatlaması gerekir. Somut olayda emtianın bulunduğu aracın Ukrayna'nın Koroleves şehrinde bulunan bir kafenin karşısındaki yol kenarına park edilerek bırakılması sırada hırsızlığın gerçekleşmesine göre taşıyıcının yükün güvenliğini sağlayacak tedbirleri almadığı, sürücünün aracın başından ayrılmayarak durum ve şartlara göre çalınma ihtimaline karşı önlem alması gerekirken bu gereği yerine getirmediği, taşıyıcının özen yükümlülüğünü ihlal etmesi sonucu hırsızlığın ve zararın meydana geldiği anlaşıldığından akdi taşıyıcı olan davalının sorumlu olduğunun ve zararın ortaya çıkma ihtimalini öngörülmesine rağmen aracın park edilmesi nedeniyle pervasız hareket sayılan eylemler sonucu davalının CMR'nin 29.maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanma olanağı bulunmadığının kabulü gerekir. Dolayısıyla davalı çalınan emtia bedelinin tamamından sorumlu olacağına dair husus gözetilmeksizin mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetli olmamıştır. Ayrıca çalınan ürünlerin 8.100,82 kg'lık ağırlığına göre sınırlı sorumluluğa ilişkin tutar 67.479,83 SDR olarak belirlenmiş, karşılığının dairemizin karar tarihi itibariyle (8.100,82 kg. x 8,33 x 46,1975 TL= 3.117.399,47 TL) olduğu talep edilen 366.374,48-TL'nin sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığı belirlenmiş ve bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda Mahkemece eldeki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile,-366.374,48-TL'nin 30/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 25.027,04 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 6.256,77- TL'ndan mahsubu ile bakiye 18.770,27‬ TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.279,13‬ TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan peşin harç tutarı 6.256,77 TL toplamı 8.535,90 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-İlk derece aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesin olduğundan Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgilisine iadesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 56.956,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 700 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileriderecekabulüistanbulkaldırılmasınaTazminattarihigerekçenumarasısebeplerikararıTazminat)mahkemesi(Rücuencevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim