SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/867

Karar No

2024/1366

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/867

KARAR NO: 2024/1366

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/03/2021

NUMARASI: 2017/109 Esas - 2021/212 Karar

DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Taraflar arasındaki İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... A.Ş.'nin halka açık şirket olduğunu, davalılardan ... Holding A.Ş.'nin 10.10.2013 tarihinde bu şirketin ortaklarından diğer davalı ...'in sahibi olduğu % 38,10 payını 10.000.000,00 TL karşılığında devraldığını, iki şirket arasında yapılan 29.11.2013 tarihli pay devir sözleşmesine göre payların karşılığı olan paranın 500.000,00 TL bedelli 20 tane çek ve 20 tane bono ile yapılmasının kararlaştırıldığını, SPK tarafından yapılan araştırmada payları devralan davalı ... Holding A.Ş.'nin hiç bir bankadan çek karnesi almadığının tespit edildiğini, payları devreden ... A.Ş.'nin ... Bank A.Ş. hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... A.Ş. tarafından her biri 500.000,00 TL bedelli 10 tane çekin davalı ... Holding A.Ş. lehine keşide edildiğinin, daha sonra davalı ... A.Ş.'nin de bu 10 çeki paylarını devreden diğer davalı ...'e ciro ettiğinin, söz konusu çeklerin her iki şirketin de kayıtlarında yer almadığının ve vadeleri geldiğinde de karşılıksız çıktığının anlaşıldığını, söz konusu çeklerin üzerinde çeklerin keşide edildiği dönemde ... A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliği yapan diğer davalılar ... ve ...'in imzalarının bulunduğunu, aynı çeklerin yine davalı ... Holding A.Ş.'yi temsilen davalılar ... ve ... tarafından ciro edilerek davalı ...'e verildiğini, her iki davalının da bir günde en fazla 500.000,00 TL tutarında işleme imza atabilme yetkilerinin bulunduğunu, her iki davalının da bir günde 10.000.000,00 TL tutarında işlem gerçekleştirmelerinin temsil ilzam yetkisinin aşılması anlamına geldiğini, diğer davalı ...'nun davalı ... A.Ş.'nin % 100 pay sahibi olup bu paylarını diğer davalı ...'e devrettiğini, konu ile ilgili olarak SPK'nın hazırladığı Denetleme Raporunda her iki davalının da bu 10 tane çekin dışında bankaya sunulmamış 5.000.000,00 TL değerinde başka çeklerinde bulunduğunu belirttiklerini, SPK'nın 23.05.2016 tarih ve 17 / 577 sayılı kararı ile sermaye ve mal varlığı azaltılan ... A.Ş.'nin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21'e göre aktarılan tutarın üç ay içinde tahsil ve takibi için gerekli işlemlerin yapılmasına ve verilen süre içinde iadenin yapılmaması durumunda aynı kanununun 94'üncü maddesine göre iade davası açılmasına karar verildiğini, ... A.Ş. sermayesinin örtülü kazanç aktarımı yoluyla azaltıldığını, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21'e göre kendilerine kazanç aktarımı yapılan kişilerin SPK tarafından verilen süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorunda olduklarını, bunun yapılmaması durumunda halka açık şirketin sermaye ve mal varlığı kaybına uğramaması için aynı kanunun 94'üncü maddesinin SPK'ya iade davası açma yetkisi verdiğini, bu yetki çerçevesinde ... A.Ş.'den aktarılan 10.000.000,00 TL tutarındaki mal varlığının iadesi için 6100 sayılı HMK m. 109'a göre fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL tutarlı kısmi dava açtıklarını, bu miktarın yasal faizi ile birlikte ... A.Ş.'ye iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, müvekkilinin Kadıköy .... Noterliğinin 19.02.2014 tarih ve ... sayılı ve 19.03.2014 tarih ... sayılı ihtarnameleri ile ... A.Ş.'deki görevlerinden istifa ettiğini, diğer davalı ... A.Ş.'den de 10.01.2014 tarihinde istifa ettiğini bu nedenle davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın esasına ilişkin olarak da davacı kurum olan SPK'nın verdiği üç aylık süre içinde 20 adet çekin ... A.Ş.'ne iade edildiğini, davalı ... ile ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" ile davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiğini kalan 1.000.000,00 TL bedelli iki adet çek için de davalı ...'in çekleri elinde bulunduran üçüncü kişilerden almayı, alınamaması durumunda şirketin uğrayacağı zararı ödemeyi taahhüt ettiğini ve bu sözleşmenin Kamuyu Aydınlatma Platformunda yayınlandığını, bu nedenle şirketin zararının doğmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" ile davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiğini, söz konusu çekleri 17.08.2016, 26.09.2016 ve 20.10.2016 tarihlerinde iade ettiklerini, dava açılmadan çeklerin iadesini yaptıkları için davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, davalı ...'in çekleri iade etmesi nedeniyle diğer davalı ...'in de hukuki sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde, davacının kısmi dava açamayacağını, müvekkilinin istifa etmesinin ... A.Ş. tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformunda 14.04.2014 tarihinde saat 17.52'de yayınlandığının ancak şirket tarafından geç bildirildiğini, çeklerde imzasının bulunmadığını, ... A.Ş. ile davalı ... Holding A.Ş. arasında alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, çeklerin ... A.Ş. kayıtlarına alınmamasından da diğer davalıların sorumlu olduğunu, çeklerin karşılıksız olmalarından ... A.Ş. Yönetim Kurulunun bilgisi bulunduğunu, bu durumun kamudan gizlenmiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir. Davalı ... Holding A.Ş. davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " .Davacının iddialarının araştırılması için 6100 sayılı HMK m. 266'ya göre davalı ... Holding A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş.'nin ticari defterleri, şirket pay defteri, Yönetim Kurulu Karar Defterleri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri üzerinde mali müşavir ve sermaye piyasası uzmanı bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişilerden; ... A.Ş.'nin 10.000.000,00 TL tutarlı sermaye kaybının yerine konulup konulmadığının tespiti, davalı ...'e davalı ... Holding A.Ş. tarafından para aktarımı yapılıp yapılmadığının tespiti ve ... A.Ş.'nin davaya konu paylarının davalı ... A.Ş. tarafından iade edilip edilmediğinin tespiti istenilmiştir. Ancak defter inceleme gününde her iki şirkette istenen defterlerini mahkememize sunmadığından inceleme yapılamamıştır. Yargılama devam ederken davalı ... dava dosyasına kendisi ile ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" belgesini sunmuştur. Bu belge incelendiğinde davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiği, söz konusu çekleri 17.08.2016, 26.09.2016 ve 20.10.2016 tarihlerinde ... A.Ş. yetkilisi ...'ün teslim aldığı anlaşılmaktadır. Teslim edilmeyen ... Bank A.Ş.'ye ait ... sayılı 500.000,00 TL bedelli ve ... sayılı 500.000,00 TL bedelli iki adet çek için davalı ...'in Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından başlattığı icra takibi için ibraname verdiği, ibranameyi de dava dosyasına sunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ... A.Ş.'nin ...'in diğer davalı ... Holding A.Ş.'ye devrettiği payların bedellerini düzenlediği çekler sebebiyle kendi mal varlığından ödemesini gerektirecek durum ortadan kalkmıştır. Mahkememizde görülmekte olan dava ise 06.02.2017 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı tarihte davalı ... ile ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" yapılmış ve davalı ... ile ... A.Ş. arasında işleme konulmuştur. Aynı tarihte "Borç Tasfiye Sözleşmesi" Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) yayınlanmıştır. KAP açıklamasının bir örneği SPK'nın internet sitesinden alınarak dosyamız içine alınmıştır. Dolayısıyla davanın açıldığı 06.02.2017 tarihinden önce 29.07.2016 tarihinde davacı SPK'nın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21 ve 94 uyarınca ... A.Ş.'nin mal varlığı ve sermayesinin azalması gerekçesiyle sermayenin tamamlanması çağrısını yerine getirdikleri dolayısıyla mahkememizdeki davanın açılmasına haklı gerekçe oluşturacak nedenlerin ortadan kalktığı anlaşıldığından bütün davalılar yönünden davanın reddine.." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; halka açık ...’in maksat ve mevzusu ile ilgisi olamayan, tamamen üçüncü kişilerin yükümlülüklerini ifa amacıyla, toplam 10.000.000 TL tutarındaki karşılıksız çeklerin tanzimi anında zarara uğratıldığı sabit olup, davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, halka açık şirket olan ...’in 10.000.000 TL tutarında malvarlığının azalmasına neden olan ve organize şekilde hareket ettiği tespit edilen davalıların fiilleri spkn’nun 21. maddesinde tanımlanan örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğunu, ...’i sermaye veya malvarlığı kaybına uğratan karşılıksız çekler, ... lehine ... kaşesi altında, yönetici kişiler olan ... ve ... tarafından imzalanarak keşide edilmiş yine bu çekler ... kaşesi altında aynı kişilerin imzası ile ...’e ciro edildiğini, öte yandan, ... ise, karşılıksız çeklerin düzenlendiği tarihte ... ve ...’nin yönetim kurulu başkanı ve hatta ...’nin tek sahibi ve ortağı olduğunu, kişilerin beyanlarına göre ..., çeklerin düzenlenmesi ve ...’e verilmesi esnasında ...’e yönlendirmiş ve talimat vermiş böylelikle suçun işlenmesini kolaylaştırdığını, buna ilaveten, ...’ndan başka, işlemden daha iki gün önceye kadar ... yönetim kurulu başkanı olan ... de, kardeşi ...’i yönlendirerek örtülü kazanç aktarımı fiilinin gerçeklestirilmesini kolaylaştırdığını, son olarak, ...’in danışmanı olan, ... ile birlikte ...’i kontrol ettiği bilinen, somut olaydan kısa zaman sonra ... ve ...’nin yönetim kurulu başkanı olan ... de, fiil nedeniyle sorumlulukları bulunan ... ve ...’i yönlendirmiş ve böylelikle fiilin işlenmesini kolaylaştırdığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2021 tarih ve 2017/109 Esas, 2021/212 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın yeniden görülerek davanın kabulüne ve Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE :Dava; örtülü kazanç aktarımı nedeniyle ... A.Ş'nin uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup süresi içerisinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu somut olayda davalılardan ... Holding A.Ş.' nin 10.10.2013 tarihinde ... A.Ş.'nin ortaklarından diğer davalı ...'in sahibi olduğu %38,10 payını 10.000.000,00 TL nominal değerli paylarını 27.500.000,00 TL karşılığında devralmıştır. İki şirket arasında yapılan 10.10.2013 tarihli pay devir ve 29.11.2013 tarihli ek protokol başlıklı belgeye göre payların karşılığı olan bakiye 10.000.000,00 TL paranın 500.000,00 TL bedelli 20 tane çek ve 20 tane bono ile yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak davacı SPK tarafından yapılan araştırma sonucunda payları devralan davalı ... Holding A.Ş.'nin hiç bir bankadan çek karnesi almadığı tespit edilmiş olup bunun üzerine payları devreden ... A.Ş.'nin ... Bank A.Ş. hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda ... A.Ş. tarafından her biri 500.000,00 TL bedelli 10 tane çeki davalı ... Holding A.Ş. lehine keşide ettiği, daha sonra da davalı ... Holding A.Ş.'nin de bu 10 çeki paylarını devreden diğer davalı ...'e ciro ettiği söz konusu çeklerin karşılıksız çıktığı tespit edilmiştir. Davacı taraf, davalı ...'in şirket paylarının satış parasını ... A.Ş. adına düzenlenen çek ve bonolar karşılığında diğer davalı ... Holding A.Ş.'den tahsil etmeye çalıştığını, söz konusu çek ve bonoların tahsil edilebilmesi durumunda ... A.Ş.'nin aslında davalı ... Holding A.Ş.'nin ...'e ödemesi gereken payların bedelini ödemek zorunda kalacağını, bu durumda da şirketin mal varlığının ve sermayesinde azalma meydana getirdiği ve davalıların kendilerine örtülü kazanç aktarımında bulunduğunu iddia etmiştir. Davalı taraf ise ... A.Ş'nin zararının doğmadığını, örtülü kazanç aktarımının söz konusu olmadığını savunmuştur. SPK tarafından düzenlenen 21/08/2015 tarihli denetleme raporunda davalı ...'e ciro edilen çeklerden 18052-18053 nolu çeklerin dava dışı ..., ... nolu 6 adet çekin ... ve ... nolu 2 adet çekin ise ...adlı kişilere cirolandığı ve bu kişilerce bankaya ibraz edildiği, karşılıksız çıkması sonucunda şirketin 5.000.000,00 TL borç altına girdiği, yine bankaya ibraz edilmeyen 5.000.000,00 TL tutarında başka çeklerin de olduğunun davalıların ifadelerinden anlaşıldığı toplamda zararın 10.000.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Anılan denetleme raporu üzerine davacı SPK tarafından davalılar hakkında örtülü kazanç aktarımı yaptıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulunulmuştur. Yapılan soruşturma sonucunda davalılar hakkında açılan kamu davasında Bakırköy 3. asliye ceza mahkemesinin 2016/574 E. Sayılı dosyada mahkeme sanıkların beraatlerine karar vermiş olup hüküm kesinleşmiştir. Yargılama sırasında davalı ..., kendisi ile ... A.Ş. arasında imzalanan 29.07.2016 tarihli "Borç Tasfiye Sözleşmesi" belgesini sunmuştur. Bu belge incelendiğinde davalı ...'in elinde bulunan 9.000.000,00 TL bedelli toplam 18 adet çekin iadesine karar verildiği, söz konusu çekleri 17.08.2016, 26.09.2016 ve 20.10.2016 tarihlerinde ... A.Ş. yetkilisi ...'ün teslim aldığı anlaşılmaktadır. Teslim edilmeyen ... Bank A.Ş.'ye ait ... sayılı 500.000,00 TL bedelli ve 0018052 sayılı 500.000,00 TL bedelli iki adet çek için davalı ...'in Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından başlattığı icra takibi için ibraname verdiği, ibranameyi de dava dosyasına sunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca dava tarihinden sonra bu hususlara ilişkin ilgili KAP açıklamaları da dosyaya sunulmuştur.Örtülü kazanç aktarımı, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 21. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaklanmıştır. Bu hükme aykırılığın tespitinde izlenmesi gereken usul ve esasların Kurul tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Hükmün son fıkrasında ise "kazanç aktarımının Kurulca tespiti hâlinde halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, Kurulca belirlenecek süre içinde kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflardan, aktarılan tutarın kanuni faizi ile birlikte mal varlığı veya kârı azaltılan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesini talep eder. Kendilerine kazanç aktarımı yapılan taraflar Kurulca belirlenecek süre içinde aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmek zorundadır. Örtülü kazanç aktarımı yasağının ihlali ile ilgili 94 üncü ve 110 uncu maddeler ile ilgili mevzuatta öngörülen hukuki, cezai ve idari yaptırımlar saklıdır." denilmiştir. Örtülü kazanç aktarımına dair tespit edilen hukuka aykırılıklar nedeniyle dava açma yetkisi ise kanunun 94. maddesinde düzenlenmiştir.Anılan 94/1 uyarınca Kurul; 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kollektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkili kılınmıştır. İlk derece mahkemesince, davalıların davanın açıldığı 06.02.2017 tarihinden önce 29.07.2016 tarihinde davacı SPK'nın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 21 ve 94 uyarınca ... A.Ş.'nin mal varlığı ve sermayesinin azalması gerekçesiyle sermayenin tamamlanması çağrısını yerine getirdikleri dolayısıyla davanın açılmasına haklı gerekçe oluşturacak nedenlerin ortadan kalktığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince çeklerin kimin elinde olduğu, akıbeti sorulmamış, ... şirketinin ödeme yapıp yapmadığı dolayısıyla şirket malvarlığında azalma olup olmadığı, çeklerin lehdarı olan davalı şirketin menfaat elde edip etmediği araştırılmaksızın ve ticari defterler incelenmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Yine davaya konu edilen çeklerin keşidecisi ... şirketine iade edilmiş olduğunun kabulü halinde ise çekin keşidecide olması bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceğinden bu karinenin aksinin de ispatlanması gerektiği değerlendirilmelidir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenistinafileriderecesebepleriİstirdatusuldenistanbulkabulüSatımdankaldırılmasınagerekçeKaynaklanan)numarasımahkemesikararı(Ticaricevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim