Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2021/896
2024/1364
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/896
KARAR NO: 2024/1364
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2020
NUMARASI: 2017/878 Esas - 2020/717 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin yıllardır faaliyet gösteren yerli bir tekstil firması olduğunu, müvekkilinin, davalı şirket ile şirket yetkili davalı aralarındaki ticari ilişki ve güven ilişkisinden kaynaklı olarak davalı şirket yetkilisi ...'nın talebi üzerine ...'a ait ... isimli işyerine duvar kağıdı ve döşemelik kumaş temin ettiğini, bunun karşılığında da ücretin yarısının davalı şirket yetkilisi tarafından, diğer yarısının da hizmet sunulacak olan ... tarafından ödeneceği hususunda anlaştıklarını, ancak daha sonra davalı şirket yetkilisi tarafından borcun tamamının kendisi tarafından ödeneceği bildirmesine rağmen ödeme yapmayarak müvekkilini oyalaması üzerine, müvekkilinin davalı şirket adına 12.01.2017 tarihli ... nolu fatura düzenleyerek gönderdiğini, davalı şirket tarafından indirim yapılmasını ve faturanın iade alınarak Mart ayına yeniden fatura kesilmesi talep edilmesi üzerine, müvekkilinin iyi niyetli olarak faturayı imza karşılığı teslim aldığını, faturanın teslim alınmasından sonra karşı tarafa hiçbir şekilde ulaşılamaması üzerine müvekkilinin yeniden 03.04.2017 tarihli ... nolu fatura düzenlediğini ve bedelinin ödenmesi için Noter kanalı ile ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kalması nedeniyle alacağın tahsili için İst. Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Es. sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirket ile arasında ticari ilişkisinin olmadığını, davacı tarafın mal ve hizmeti dava dışı 3.şahsa verdiğini ikrar ettiğini, müvekkili şirketin 3.kişi ile de aralarında ilişki bulunduğu yada o şirketin borçlarına ilişkin kefalet veya taahhüdü bulunduğu yönde de davacının bir beyanın olmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin borcu üstlendiği iddiasında ise tarafların tacir oldukları da dikkate alınarak bu hususta yazılı bir delil sunması gerektiğini, ...'nın müvekkili şirket ortağı olduğunu ancak şirketi borçlandırma yetkisine haiz olmadığını, öte yandan davanın tarafları tacir olup sözlü yada mesajlaşma yoluyla borç doğurucu işlem yapılmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacının tek taraflı ve dayanaksız faturalar düzenleyerek müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını, kaldı ki V.U.K.' nun 231/5.maddesinde " fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklinde açıklandığı üzere davacının kanuna aykırı fatura keserek müvekkilini dayanaksızca borçlandırmaya çalıştığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20 ' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, İstanbul Ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalı şirketin 03.12.2016-6.12.2016 tarihleri arasındaki şirket yetkililerinin ... ve ... olduğu, imza yetkilerinin müşterek yetkili olduğu, davacı defter belge ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, uyuşmazlığa konu faturanın kayıtlara alındığı, davacının defter kayıtlarında davalının davacıya 36.473,80 TL. borçlu gözüktüğü, Davalının Kadıköy ... Noterliği, 18.04.2017 tarih ve ... Yevmiye numarası ile davacıya faturanın iadesi ve itiraz İhtarnamesi gönderdiği, Davalının defter belge ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, uyuşmazlığa konu faturanın defter kayıtlarında bulunmadığı, Uyuşmazlığa konu olan irsaliyeli faturada, irsaliyeli faturanın içeriği mal ve hizmetin teslim eden ve teslim alan kısımlarında teslim eden ve teslim alanın imzalarının bulunmadığı, Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmayacağı, adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması, faturayı düzenleyen tarafın faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tesliminin yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından dosyaya yeterli delil sunulamadığı, BA kayıtlarından davacı ve davalının kaydına rastlanılmadığı, davacı vekilinin beyanında yemin deliline dayanmadığını beyan ettiği, ispatın yazılı belge ile yapılması gerektiğinden davacı tarafın tanık beyanlarına itibar edilmediği, ...'nın fatura düzenlendiği tarihte yetkili olmadığı, davalı şirketi tek başına temsil kabiliyeti olmadığı ve tarafların tüzel kişi olduğu dikkate alındığında tek başına davalı şirketi borçlandırmaya yetkili olmadığından ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili firma arasındaki güven ilişkisi sebebiyle davalı şirketin yetkilisi ve yönetim kurulu başkanı sıfatını haiz olan şahsın istediği adrese dava konusu faturadaki mallar teslim edildiğini ve hizmetin yerine getirildiğini, müvekkilce teslim edilen malların ve verilen hizmetin bedelini ödemeyi üstlenen davalı şirket, müvekkil ile aralarındaki güven ilişkisini hiçe sayarak müvekkili oyalamak suretiyle zaman kazanmak istediğini, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık mahkemece ön inceleme duruşmasında tespit edildiğini, işbu uyuşmazlığa ilişkin olarak sunmuş olunan deliller ve 13.11.2019 tarihli duruşmada dinlenen tanıklar şüpheye yer bırakmayacak şekilde uyuşmazlık konusunu aydınlattığını, yazılı delil niteliğindeki sms kayıtları ve fotoğraflar mahkemece hukuka aykırı şekilde dikkate alınmadığını, müvekkil firmanın defter kayıtlarında uyuşmazlık konusu faturanın kayıtlara alındığının ve davalının 36.473,80-TL borçlu olduğunun gözüktüğünün belirtilmesine rağmen mahkemece karar verilirken bu husus da göz ardı edildiğini, mahkemenin ‘davalı şirketin 03.12.2016-06.12.2016 tarihleri arasındaki şirket yetkililerinin ... ve ... olduğu ve imza yetkilerinin müşterek olduğu’ tespiti hatalı değerlendirildiğini mahkemenin ‘Ba kayıtlarında davacı ve davalının kaydına rastlanılmadığı’ tespiti hatalı değerlendirme ve eksik incelemeden ibaret olduğunu, zira davalı firmaya ait ‘BA form’ ekranında müvekkil firmaca kesilen fatura bilgileri yer aldığını, müvekkil firmanın BS bildirim form ekranında da dava konusu faturaya ilişkin bildirim yapıldığını, işbu faturaya konu mal ve hizmetin yerine getirildiğini, mahkemece yazılı delil niteliğini haiz müvekkil firmanın defter kayıtlarına, taraflar arasında gerçekleştirilen sms kayıtlarına, sunulan fotoğraflara itibar edilmemesi hukuka aykırı olduğunu, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, beyanlar dikkate alındığında huzurdaki dava kapsamındaki haklılığın açık ve net bir şekilde ortaya konulduğunu, davalı şirketçe yapılan itirazlar haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını ve müvekkili zarara uğratma amacıyla hareket edildiğini, bu sebeple de İİK m. 67/2 uyarınca davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin olduğunu, mahkeme dosyasına sunmuş olunan deliller ve 13.11.2019 tarihli duruşmada dinlenen tanık beyanları ile mahkemece ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusunu şüpheye yer bırakılmayacak şekilde aydınlatılmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davanın kabulü gerekirken davanın reddi kararı verilmesi usul ve hukuka aykırı olduğundan, bu sebeple mahkeme ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, fatura konusu malların dava dışı 3. Kişiye teslim edilip edilmediği, edildi ise davalının bu malların bedellerini ödemeyi üstlenip üstlenmediği ve bu kapsamda davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "03/04/2017 tarihli fatura" sebebine dayalı olarak 36.473,80-TL asıl alacak ve 375,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.849,78 TL nin tahsili istemiyle 08/05/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup her iki ticari defter ve kayıtlarının da usulüne uygun tutulmuş ve defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 36.473.80-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise davacı tarafın davalı tarafa kestiği davaya konu 03/04/2017 tarihli faturayı defterlerine kaydetmemiş olduğu, irsaliyeli faturada irsaliyeli faturanın içeriği mal ve hizmetin teslim eden ve teslim alan kısımlarında teslim eden ve teslim alan imzalarının bulunmadığı belirtilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Davacı taraf, kendi ticari defterlerindeki kayıtlara, davalı şirket yetkilisi olduğunu iddia ettiği ... ile yapılan SMS kayıtlarına dayanmış olup davalının malların tesliminin gerçekleştirildiği 3. Kişinin ödeme borcunu üstlendiğini iddia etmiştir. Davalı tarafın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini kabul etmemesi karşısında ispat külfeti kendisine düşen davacının davalı şirket ile arasındaki davaya konu faturaya dayalı sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğini HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Somut olayda davacının düzenlediği 36.473,80 TL'lik faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı gibi bu fatura içeriği malların teslim edildiğine dair bir delil dosyada mevcut olmadığı, davalının bu konuda bir alışverişleri bulunmadığına yönelik savunmada bulunduğu, davalı şirketin müştereken iki kişi tarafından temsil edildiği kaldı ki davacının davalı şirket ile görüşmeleri yaptığını iddia ettiği ...'nın faturanın düzenlendiği tarihte yetkili olmadığı, davalı taraf BA formlarında bu faturanın bildirilmediği, davacı BS formlarında bildirilmiş ise de bunun sonuca etkili olmadığı, dolayısıyla davacının fatura konusu malların ve faturanın davalıya yada 3. kişiye teslimini ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15