SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1279

Karar No

2024/1359

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1279

KARAR NO: 2024/1359

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/04/2024

NUMARASI: 2021/477 Esas - 2024/270 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin, davacı tarafından verilen siparişlere ilişkin avans ödemelerine karşılık, davalı tarafın yaptığı mermer teslimatı şeklinde işlediğini, şirketin temsil ve imza konusunda tek yetkilisinin ... olduğunu, davalıya yapılan ödemelerden, davalı tarafça teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde müvekkilinin kayıtlarına göre davalının 43.830,00USD borçlu olduğunun anlaşıldığını, alacaklarının temerrüt tarihi olan takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, icra takibini sürüncemede bırakma düşüncesiyle, haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, yapılan ilamsız takibin durduğunu, arabuluculuk başvurularının tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararları gereğince; takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, likit olan alacak nedeniyle borçlunun haksız itirazı sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin rödövans sözleşmesi kapsamında işletmeci sıfatıyla faaliyet gösterdiği Antalya ili Merkez ilçesi ... Ruhsat, ... Erişim numaralı maden sahasında ürettiği ve üretecek olduğu blok mermer/mermerlerin, davacı (alıcı) şirket tarafından markalanması, markalanan blok mermerin satışı ve teslimi, ödeme koşulları ile Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Maden Kanunu hükümleri gereğince tarafların hak ve yükümlülüklerinin saptanması hususunda 13.01.2017 tarihli "Mermer Alım Satım Sözleşmesi" akdedildiğini, taraflar arasında bulunan akdi ilişkinin inkar edilmediğini, her ne kadar dava dilekçesinde şirketin temsil ve imza konusunda tek yetkilisinin ... olduğu iddia edilmiş ise de işbu iddia ticaret sicil kayıtları ile uyum sağlamadığını, davacı şirket genel kurulunun, 02.11.2016 tarih ve ... sayılı kararıyla; şirket müdürlüğüne 10 seneliğine ...'nin atanmasına karar verildiğini, şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğini, kararın 14.11.2016 tarihli ve ... sayılı ticaret sicil gazetesiyle ilan edildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin imza tarihinde ...'nin şirket müdürü olduğu ve münferit imzasıyla şirketi her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili olduğunun görüldüğünü, şirket müdürlüğünün yanı sıra ihraç edilecek blok mermerin hangi mermer sahasından alınacağı, blok mermerin niteliği, markalanması,satıcı şirketlerle yapılan görüşmelerde tam yetkili kılınmış olup uzun yıllardır belirtilen işlemlerin tamamının ... tarafından yerine getirildiğini, 13.01.2017 tarihli Mermer Alım Satım Sözleşmesinin,"Uyuşmazlıkların Çözümü ve Yetkili Merci" başlıklı 7. Maddesinde "Bu sözleşmeden doğacak olan ihtilaflardan Antalya Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olacağının" belirtildiğini, davanın HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince, davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden itirazda bulunduklarını, sözleşme hükümleri gereğince davalı şirketin, davacı şirkete herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını, sözleşmenin 4.1, 4.2, 4.3 ve 4.4 Maddeleri hükmü gereğince davacı şirket çalışanı olan blok eksperi tarafından incelenen ve markalanan blok mermer/mermerlerin zilyetliğinin davacı şirkete geçtiğini, markalama işlemi ile birlikte blok mermer/mermerlerin istenilen nitelik, kalite, renk ve ölçülerde olduğunun davacı şirket tarafından kabul edildiğini, davalı şirketin devir ve teslim yükümlülüğünün kalmadığını, markalama işlemi ile birlikte davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığının kabul edildiğini, davalı şirketin işletmeci olduğu mermer sahasında ihracata elverişli blok mermer üretildiğini, mermer alım satımlarında uygulamanın mermer blokların sevk ve nakli sırasında faturanın düzenlenmesi şeklinde olduğundan fatura düzenlenmesi VUK hükümlerine tabi olup, davacı şirketin yükümlülüğünde bulunan sevk ve nakil işlemlerinin yapılmamasından dolayı fatura düzenlenmemesinin malın bedelini talep etme hakkını ortadan kaldırmadığını, belirterek davanın ile haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açan davacının asıl alacağın %20'si üzerinden tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı taraf davalı aleyhine 04/06/2021 tarihinde icra takibi yapmış ve borca itirazında taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu, Antalya icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir. Bunun üzerine davacı taraf 07/07/2021 tarihinde mahkememizde itirazın iptali davası açmıştır. Dava dilekçesinde davacı taraf söz konusu sözleşmeye itiraz ederek yaptıkları suç duyurularından hiç bahsetmemiş, böyle bir iddiada veya davalının iddialarına bir savunma ve itiraz getirmemiştir. Davacı taraf HMK.nun 318.maddesi gereğince dava dilekçesi ile beraber tüm delillerini, beyan ve iddialarını, savunmalarını mahkemeye sunmak zorundadır. Bundan imtina etmiş, davalının verdiği cevap dilekçesine cevap mahiyetinde verdiği dilekçesinde bu hususları ileri sürmüştür. HMK.nun 319.maddesine aykırı olarak iddia genişletilmiştir. Bu nedenle söz konusu beyanlar verilmemiş, deliller sunulmamış kabul edilmiştir. İİK.nun 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davalarında icra takibinin yetkili icra dairelerinde başlatılması dava şartıdır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartı ile mahkemece bu hususun re'sen dikkate alınır. İİK.nun 50 maddesinde icra dairesinin yetkili belirlenmesine HMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur (Emsal; İstanbul BAM 12. HD.nin 03/06/2021 tarih ve 2021/672 E. 2021/334 K.). İtirazın iptali davalarında hem icra dairesinin yetkisine hemde mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK.nun 50. Maddesi gereğince öncelikle icra dairesinin yetkisinin incelenmesi gerekmektedir (Emsal; Yargıtay HGK.nun 25.10.2018 tarih ve 2017/13-534 E. 2018/1567 K. İle yine HGK.nun 28.03.2001 tarih ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.ile İstanbul BAM 13 HD.nin 27/09/2021 tarih ve 2021/847 E. 2021/1347 K.) Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda yetkili icra daireleri ve mahkemelerin Antalya mahkemeleri olduğu kararlaştırılmıştır. Oysa icra takibi Antalya icra daireleri yerine İstanbul icra dairelerinde açılmıştır. Bu nedenle usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli karara dayanak teşkil eden 13.01.2017 tarihli "mermer alım satım sözleşmesi" sahte olarak düzenlendiğini ve geçersiz olduğunu, işbu sahte sözleşmenin dosya kapsamına sunulmasının akabinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/206676 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, işbu soruşturma dosyasında sözleşme üzerinde uzman bilirkişilerce inceleme yapılmış ve ''sözleşmedeki imzanın üzerinde yazılı tarihte düzenlenemeyeceği'' sonuç ve tespitine varılmış ve iddianame hazırlanarak ağır ceza mahkemesinde dava açıldığını, iddianamede; sözleşmenin sahte olduğu hususu ispatlandığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturması ile ... hakkında özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin yürütülen soruşturmada, adli tıp kurumundan sahtecilik konusunda rapor alındığını, soruşturmaların hepsinin şüphelisinin ... ve ortak hareket ettiği şirket yetkilileri olduğunu, ..., düzenlemiş olduğu sahte ve geriye dönük eski tarihli sözleşmeler ile davacı aleyhine hareket ettiğini, soruşturma dosyalarının geldiği aşamalar gözetildiğinde mahkemece açılan davada sahte olarak ve eski tarihli düzenlenmiş mermer alım satım sözleşmesinde geçen yetki hususunun dikkate alınması ve usule uygun icra takibi yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının dayandığı sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap" sebebine dayalı olarak 43,830,00 USD alacağın tahsili istemiyle 02/06/2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, borca ve yetkiye itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan 13/01/2017 tarih ve "mermer alım satım sözleşmesi" başlıklı belge davacı unvanı adı altında ... tarafından imzalanmıştır. Bu sözleşmenin 7. Maddesinde uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak Antalya mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmıştır.İİK'nın 50/1. Maddesine göre, Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 17/1. Maddesinde de, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda icra dairesinin yetkisine itirazın HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Zira, itirazın iptali davalarında ödeme emrinin takip borçlusuna yetkili icra dairesince tebliğ edilmiş olması, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde HMK'nın 114/2. anlamında özel bir dava koşuludur. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâlleri dışında, yetki sözleşmesi yapılmasına bir engel yoktur. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Davacı tarafça, davalının dayandığı sözleşmenin davacı şirket adına yetkisi sona eren eski şirket yetkilisi ... tarafından geçmişe yönelik olarak düzenlendiği iddia edilmiştir. Dava dışı ... 01.11.2016 tarihli genel kurul kararıyla münferit imzasıyla davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak şirket müdürlüğüne seçilmiş ve bu karar 14.11.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanmıştır. Daha sonra ... bu görevinden istifa etmiş ve istifası 14.03.2017 tarihli genel kurul kararı ile kabul edilmiş, bu karar ise 22.03.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanmıştır. Buna göre, davalının dayandığı sözleşme tarihi olan 13/01/2017 tarihi itibariyle ... şirketin yetkilisi durumundadır. Benzer mahiyetteki sözleşmelere ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... sr. ve ... sr. sayılı dosyalarında alınan 16/03/2023 tarihli raporlarda "sözleşmenin 2 yıldan daha eski olamayacağı" ifade edilmiş ise de yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen kabul görmüş her hangi bir yöntem mevcut olmadığından bu raporlara itibar edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, sözleşmede de aksi kararlaştırılmadığına göre HMK'nın 18. maddesindeki geçerlilik şartlarını taşıyan yetki şartı nedeniyle, icra takibi yönünden Antalya icra daireleri münhasır yetkili hale gelmiştir. Bu durumda takibin başlatıldığı İstanbul ... İcra Dairesi yetkili olmadığından ilk derece mahkemesince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdanesastanKaynaklanan)İptalikararistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(Ticarikararıilerinumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim