SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/304

Karar No

2024/1343

Karar Tarihi

26 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/304

KARAR NO: 2024/1343

KARAR TARİHİ: 26/09/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/12/2023

NUMARASI: 2021/459 Esas - 2023/951 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Limited Şirketinin ... Mah. ... Sok. ... Apt No:... D:... Ulus-Beşiktaş İstanbul adresinde faaliyet gösterdiğini, şirketin faaliyet konusu, madencilik ve tabii kaynakların işletilmesi, satın alınması, kiraya verilmesi ve anasözleşmesinde yazılı diğer işler olup şirket ağırlıklı olarak mermer ihracatı ile iştigal ettiğini, ...'ın şirketin tek ortağı olduğunu, şirketi temsil ve ilzam konusunda tek yetkili ... olup şirket çalışanlarına ya da üçüncü kişilere şirketi temsil ve ilzam konusunda herhangi bir yetki devri söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi, davacı ... tarafından verilen siparişlere ilişkin avans ödemelerine karşılık davalı tarafın yaptığı mermer teslimatı şeklinde işlediğini, davalıya yapılan ödemelerden, davalı tarafça teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde müvekkilinin kayıtlarına göre davalının 19.081,60 USD borçlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkili ... Limited Şirketi ile davalı şirket arasında devam eden ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisine göre; müvekkilinin bu zamana kadar yapılan ödemelerden, davalı şirketçe teslim edilen mermer emtia bedelleri mahsup edildiğinde, kayıtlarına göre 19.081,60 USD alacaklarının temerrüt tarihi olan takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı/borçlunun mezkûr icra takibini sürüncemede bırakma düşüncesiyle, haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, fer'ilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, iş bu itiraz nedeniyle de yapılan ilamsız takip durduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak bölümüne takip tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıl vadeli usd cinsi mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, likit olan alacak nedeniyle borçlunun haksız itirazı sabit olduğundan takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçlu taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dilekçesinde ...'ın tek yetkili olduğu iddia edilmiş ise de ticaret sicil kayıtlarında bu durumun öyle olmadığını, davacı şirketin genel kurulunun 02/11/2016 tarih ve 33199 sayılı kararıyla şirket müdürlüğüne 10 seneliğine ...'nin atanmasına karar verildiğin, şirket müdürüne şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiğinin belirtildiğini, işbu kararın 14/11/2016 tarih ve 9197 sayılı ticaret sicil gazetesiyle ilan edildiğini tarafların tacir olduğunu bu nedenle öncelikle sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğunu, sözleşmenin 7. Maddesinde Antalya Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirtildiğini, bu nedenle yetki itirazımızın kabulü ile davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sözleşme hükümleri uyarınca tüm edimleri yerine getirdiğini, davacı şirkete herhangi bir borçları olmadığını, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı borçlu tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinde, aleyhlerine başlatılan icra takibinde Antalya İcra Dairelerinin yetkili olduğu bildirilerek yetki itirazında bulunulmuştur. İİK'nın 50.maddesinde "para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK (HMK) yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılır, icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati suretle karara raptolunur" hükümleri mevcuttur. Borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde itirazın iptali davasında esasa girilmeden önce İİK'nın 50. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığı hususunun bir dava şartı ve ön sorun olarak incelenmesi gerekmektedir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre itirazın iptali davalarında da itirazın iptali davasını görmekle görevli asıl mahkeme aynen icra mahkemesi gibi önce icra dosyasındaki yetki itirazını tetkik ve karara bağlar. İcra müdürlüğünün yetkisi belirlenirken İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından, Taraflar arasında akdedilen 09/01/2017 tarihli Pazarlama ve Blok Mermer Alım-Satım Sözleşmesinin "Madde 7 - Uyuşmazlıkları n Çözümü ve Yetkili Merci" başlıklı hükmünde sözleşmeden doğacak olan ihtilaflardan Antalya Mahkemeleri ve İcra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırılmış olması karşısında dava konusu takibin başlatıldığı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün yetkili olmadığı, icra takibine karşı davalı/ borçlu tarafından süresinde ve takip başlatılmasında yetkili olan Antalya İcra Müdürlükleri yönüyle usulünce yetki itirazında bulunulması nedeniyle geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarafından, davacı şirketin daha önce ticari ilişki ve alacaklı olduğu birden fazla şirket ile ilgili de aynı yöntem ile geçmiş tarihli sözleşme hazırlayarak davacı şirketi ticari hayatında zor duruma düşürmeye çalışmış ve şirket aleyhine hareket ettiğini, soruşturma dosyalarının geldiği aşamalar gözetildiğinde mahkemece davalı aleyhine açmış oldukları davada sahte olarak ve eski tarihli düzenlenmiş Mermer Alım Satım sözleşmesinde geçen yetki hususunun dikkate alınması ve usule uygun icra takibi yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının dayandığı sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap" sebebine dayalı olarak 19.081,60 USD alacağın tahsili istemiyle 01/06/2021 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, borca ve yetkiye itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafça dosyaya sunulan 09/01/2017 tarih ve "pazarlama ve blok mermer alım satım sözleşmesi" başlıklı belge davacı unvanı adı altında ... tarafından imzalanmıştır. Bu sözleşmenin 7. Maddesinde uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak Antalya mahkemeleri ve icra daireleri yetkili kılınmıştır. İİK'nın 50/1. Maddesine göre, Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 17/1. Maddesinde de, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda icra dairesinin yetkisine itirazın HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. Zira, itirazın iptali davalarında ödeme emrinin takip borçlusuna yetkili icra dairesince tebliğ edilmiş olması, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde HMK'nın 114/2. anlamında özel bir dava koşuludur. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâlleri dışında, yetki sözleşmesi yapılmasına bir engel yoktur. Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Davacı tarafça, davalının dayandığı sözleşmenin davacı şirket adına yetkisi sona eren eski şirket yetkilisi ... tarafından geçmişe yönelik olarak düzenlendiği iddia edilmiştir. Dava dışı ..., 01.11.2016 tarihli genel kurul kararıyla münferit imzasıyla davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak şirket müdürlüğüne seçilmiş ve bu karar 14.11.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanmıştır. Daha sonra ... bu görevinden istifa etmiş ve istifası 14.03.2017 tarihli genel kurul kararı ile kabul edilmiş, bu karar ise 22.03.2017 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayımlanmıştır. Buna göre, davalının dayandığı sözleşme tarihi olan 09/01/2017 tarihi itibariyle ... şirketin yetkilisi durumundadır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/206676 sr. sayılı dosyasında alınan 16/03/2023 tarihli raporda "sözleşmenin 2 yıldan daha eski olamayacağı" ifade edilmiş ise de yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen kabul görmüş her hangi bir yöntem mevcut olmadığından bu rapora itibar edilmesi mümkün değildir.Bu nedenle, sözleşmede de aksi kararlaştırılmadığına göre HMK'nın 18. maddesindeki geçerlilik şartlarını taşıyan yetki şartı nedeniyle, icra takibi yönünden Antalya icra daireleri münhasır yetkili hale gelmiştir. Bu durumda takibin başlatıldığı İstanbul ... İcra Dairesi yetkili olmadığından ilk derece mahkemesince icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenSatımdanesastanKaynaklanan)İptalikararistinafreddinedereceistanbulgerekçesebepleriİtirazın(Ticarikararıilerinumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim