Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1308
2024/1339
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1308
KARAR NO: 2024/1339
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2024
NUMARASI: 2024/72 D.İş - 2024/76 D.İş Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün karşı taraf ... Gemisi Maliki ... ve ... Anonim Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; ... (...) gemisi 03.06.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından işletilen limana yanaştığını, gemiden 34 adet konteynerin denize düştüğünü, müvekkili şirket tarafından tahliyede kullanılacak olan vinçler öncelikle 21 (22) numaralı ambarda konumlandırılmış olsa da, gemi adamları tarafından bu ambardaki konteynerlerin çözme işlemleri devam ettiğinden tahliyeye elverişli olmadığı ve tahliyeye başka bir ambardan başlanması gerektiği beyan edildiğini, geminin 03.06.2024 tarihinde müvekkili şirket limanına yanaşmasının akabinde ilgili geminin gemi adamları, limanda bulunan vinç operatöründen geminin tahliyesine başlanmasını talep ettiğini, müvekkili tarafından sürecin sağlıklı işletilebilmesi amacıyla tahliyeye 21 (22) numaralı ambardan başlanması planlandığını ve bu nedenle müvekkili limanında vinçler bu ambardaki tahliyeyi gerçekleştirmek üzere konumlandırıldığını, gemi adamları tarafından teamül gereği sözlü olarak 21 (22) numaralı ambardaki konteynerlerin lashing - unlashing (konteyner kilitlerinin açılması) işlemlerine devam ediyor olması sebebiyle tahliyeye hazır olmadığı beyan edildiğini ve bu nedenle vinçler 9 (10) numaralı ambarda çözülme işlemi bittiğini ve tahliyeye hazır olan konteynerler yanında yeniden konumlandırıldığını, Cezayir’den yola çıkan ... (...) gemisinde istiflenmiş olan 34 adet konteyner hatalı istifleme nedeniyle denize düştüğünü, gemiden alınan talimat uyarınca 09 (10) ambarında konumlandırılan vinçler aracılığıyla konteynerlerin tahliyesine başlandığı esnada 21(22) ve 23 numaralı ambarda bulunan 34 adet konteyner blok halinde denize düştüğünü, gemi yükleme planlama listesinde yapılan incelemelerde 21(22) ve 23 numaralı ambarda çıkış limanından yapılan istiflemelerde 5 kat boş konteynerin üzerine 6.katlarda 26 tonluk konteynerin istiflenmiş olduğunun görüldüğünü, bu nedenle, geminin bu kısmındaki yükte bir stabilizasyon sorunu olduğu ve gemi adamları tarafından konteynerlerin çözümü işlemi esnasında dengesiz durumda bulunan konteynerlerin denize düştüğünün düşünüldüğünü beyanla müvekkili şirketin gemi alacaklısı hakkının doğmuş olduğunun kabulü ile fazlaya dair her türlü talep, hak, alacak ile ilgili olarak ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve dava açma haklarımız saklı kalmak ve ileride ortaya çıkacak durumlara göre beyan ve her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla bilgileri yer alan gemi hakkında müvekkili şirket lehine, müvekkili limanda iki gün boyunca faaliyetlerinin durmasının maliyeti olarak 500.027,36-USD, yine müvekkilin düşen konteynerlerin çıkartılması için kullandığı vinçlerin maliyeti 38.400-USD, kurtarma hizmeti veren ... firmasının iki adet dalgıç teknesi ve 25 kişilik mürettebatı için müvekkiline bildirdiği iki günlük maliyet olarak 100.000-USD, konteynerlerin çıkartılmasından sonra liman alanından depolanması, gümrük işlemleri ve nakliyesi için 159.325-USD ve 14.902-TL ve bu konteynerlerin ve imha masrafı olarak da 1.248.000-TL’nin toplam olarak 797.762-USD ile birlikte 1.262.902-TL’nin 05.06.2024 Merkez bankası döviz alış kuru üzerinden USD karşılığı olan 39.137-USD’nin toplamı olan 836.899-USD tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Aleyhine ihtiyati haciz istenen vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin maliki olduğu ... IMO numaralı "..." gemisi üzerinde, ... Ticaret A.Ş tarafından ihtiyati haciz başvurusu talep edildiğini, konu gemi üzerinde mahkemece 2024/265 Esas numaralı delil tespit başvurusunun inceleme aşamasında olduğunu bu nedenle delil tespit başvurusunun henüz tamamlanmadığı, raporun hazırlanmadığı dikkate alınarak konu rapor tanzim edilmeden gemi üzerinde ihtiyati haciz kararı verilmemesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahkemece 2024/265 esas numaralı delil tespit başvrusunun ihtiyati haciz başvurusu için bekletici mesele yapılmasına, aksi kanaat halinde ihtiyati haciz başvurusunun reddine, yine mahkeme aksi kanaate ise TTK m. 1358 ve 1374 hükümleri uyarınca alacağa konu tutarın %115’i tutarında bir teminat belirlenmesine, mahkemece belirlenecek teminatın nakden yahut banka teminat mektubu şeklinde depo edilmesi halinde ... IMO numaralı "..." üzerinde tesis edilen ihtiyati haczin kaldırılarak teminata kaydırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Talep eden vekili ... gemisi 03.06.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından işletilen limana yanaştığını, gemiden alınan talimat uyarınca 09 (10) ambarında konumlandırılan vinçler aracılığıyla konteynerlerin tahliyesine başlandığı esnada 21(22) ve 23 numaralı ambarda bulunan 34 adet konteynerın hatalı istiflleme nedeniyle blok halinde denize düştüğünü, gemi yükleme planlama listesinde yapılan incelemelerde 21(22) ve 23 numaralı ambarda çıkış limanından yapılan istiflemelerde 5 kat boş konteynerin üzerine 6.katlarda 26 tonluk konteynerin istiflenmiş olduğunun görüldüğünü, bu nedenle geminin bu kısmındaki yükte stabilizasyon sorunu olduğunu, olayın bu nedenle meydana geldiğini ileri sürerek ortaya çıkan zararın teminat altına alınması için geminin ihtiyaten haczini talep etmiştir. İtiraz eden vekili ise olayın meydana gelmesinde geminin ve gemi adamlarının bir kusuru bulunmadığını, vinç operatörünün hatalı ve talimata ve tahliye planına aykırı şekilde tahliyeye başlandığını ileri sürmektedir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirildiğinde ... gemisinin tahliyesi sırasında vinçler aracılığıyla konteynerlerin tahliyesine başlandığı esnada 34 adet konteyner blok halinde denize düşmesi olayında, her iki tarafın birbirine kusur izafe ettikleri, olayın hangi tarafın kusuru ile meydana geldiği yapılacak yargılama ile ortaya çıkacağı ancak geminin tahliyesi sırasında meydana gelen hasarlardan dolayı ortaya çıkan zarar TTK'nun 1352/1-a ve d bendine göre deniz alacağı, TTK'nun 1320/1-e bendine göre de gemi alacağı niteliğinde olup, TTK'nun 1353.maddesine göre talep eden tarafa ihtiyati haciz talep etme hakkı verdiği, talep eden vekilinin limanda iki gün boyunca faaliyetlerinin durmasının maliyeti olarak 500.027,36-USD, düşen konteynerlerin çıkartılması için kullandığı vinçlerin maliyeti 38.400-USD, kurtarma hizmeti veren ... firmasının iki adet dalgıç teknesi ve 25 kişilik mürettebatı için iki günlük maliyet olarak 100.000-USD, konteynerlerin çıkartılmasından sonra liman alanından depolanması, gümrük işlemleri ve nakliyesi için 159.325-USD ve 14.902-TL ve bu konteynerlerin ve imha masrafı olarak da 1.248.000-TL’nin toplam olarak 797.762-USD ile birlikte 1.262.902-TL’nin 05.06.2024 Merkez bankası döviz alış kuru üzerinden USD karşılığı olan 39.137-USD’nin toplamı olan 836.899-USD tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, buna ilişkin olarak maliyet tablosu, ...'nın maliyet yazısı, ... Liman İşletmelerinin maliyete ilişkin yazısı ve ekindeki tabloları, Bakırköy ...Noterliği'nin 04/06/2024 tarihli ihtarnamesini sunmuş olduğu, böylelikle meydana gelen zarar bakımından TTK'nun 1362 maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, bu aşamada kusur durumu belirlenemediğinden tarafların hak ve menfaat dengeleri gözetilerek talep edenin sunmuş olduğu belgelere göre tespit edilen zarar miktarının %50 sine tekabül eden 398.876,18 USD ve 631.451,00 TL yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek, bu doğrultuda talebin kısmen kabulü ile 398.876,18 USD ve 631.451,00 TL alacakla sınırlı olmak üzere PANAMA BAYRAKLI ... IMO NOLU ... isimli gemisinin ihtiyaten haczine , itiraz eden vekili itiraz dilekçesi ile aynı zamanda, mahkemece belirlenecek teminatın nakden yahut banka teminat mektubu şeklinde depo edilmesi halinde ... IMO numaralı "..." üzerinde tesis edilen ihtiyati haczin kaldırılarak teminata kaydırılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından TTK'nun 1371. Maddesi uyarınca bu yöndeki talebin kabulüne," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Aleyhine ihtiyati haciz verilen vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebine karşı itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, gemideki yükün hangi kısımdan ve hangi konteynerden başlanarak tahliye edileceğine ilişkin tarafların uymakla yükümlü olduğu bir tahliye planı olduğunu, tarafların bu plana aykırı işlem yapması tahliyenin emniyetli şekilde tamamlanmasını engelleyeceğinden hayati öneme sahip olup somut olayın meydana gelme nedeninin de tam olarak liman görevlilerinin bu tahliye planına aykırı şekilde hareket etmesi olup kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gemi tarafının tahliye planına aykırı hareket etmek istemesi halinde dahi (özel bir neden olmadıkça ve bu bildirilmedikçe) liman'ın bu plana uyulmasını gözetmesi gerektiğini, dilekçe ekinde mübrez ifadelerde de görülebileceği üzere liman kreyn operatörünün talimata aykırı şekilde ve risk alarak yaptığı bu işlemin güvertede tahliye işleminde görevli mürettebat üzerinde de hayati tehlike yaratmış, güvertedeki gemi adamları konteynerlerin altında kalmaktan son anda kurtulduğunu, büyük bir şans eseri herhangi bir ölüm ve yaralanma meydana gelmeden atlatılan hadiseden gemi mürettebatı psikolojik anlamda ciddi şekilde etkilendiğini, burada belirtmek gerekir ki, yükün tahliye edilmesine ilişkin her türlü talimat, gemi içerisindeki emir-komuta zinciri gereği kaptan tarafından denizcilik kural, örf ve adetleri gözetilerek verildiğini, yine emir-komuta zinciri gereği mürettebat üyelerinden birinin inisiyatif alarak kaptanın emrinin aksine işlem yapması büyük sorumluluk doğuracağından, bu hususu bilmeksizin gemiye çıkması mümkün olmayan personelin de böyle bir girişimde bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu sebeple talep edenin dilekçesinde yer verdiği "vardiya zabiti tarafından tahliyeye orta kısımdan devam edilmesine ilişkin talimat verildiği" iddialarına dayanarak karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, nitekim talep edenin iddiasını ispatlamak üzere dosyaya sunduğu bir delil de bulunmamakla birlikte, esasen mobil kreyn diafonunun ses kaydı dosyaya ibraz edilmiş olsa idi olayın, mürettebatın tutarlı ifadelerinde açıklandığı şekilde gerçekleştiğinin de anlaşılacağını ancak talebimize rağmen olay gününe ait liman görüntü kayıtları ile kreyn diafonu ses kayıtları tarafımızca paylaşılmaktan imtina edilmiş; bunun yerine olayı aydınlatmaya yetmeyecek birtakım kısa görüntüler mahkemeye ibraz edildiğini, dayanağı yalnızca iddiadan ibaret ihtiyati haciz talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu noktada, HMK gereği mahkemenin lehe ve aleyhe delil toplama yükümlülüğü olduğunu, ... personelinin gemide serdümen olduğu beyanlarının gerçeği yansıtmadığının en büyük kanıtının ise gemiye binen herkesin tarih-saat-ismi ile beraber imzalamak zorunda olduğu şirketin emniyetli yönetim sistemi formu olup form incelendiğinde liman tarafından yalnızca gemi operasyon memuru ... olayın olduğu 19.15'ten sonra saat 19.22'de gemiye çıkmış ve forma imza attığını, ...'tan önce ise gemiye yalnızca geminin acentesinın ... olduğunu, dolayısıyla denizcilik uygulamaları ve liman kuralları gereği gemide tahliye başlamadan ve tahliye esnasında bulunması gereken liman personeli olan serdümen olay öncesinde ve olay anında gemide olmadığını, şayet ...'un iddia ettiği üzere serdümen veya liman operasyon memuru tahliyenin başlaması için talimat almak için gemiye çıkmışsa bu forma neden imza atmadığının sorulması gerektiğini, sadece ... personelinin hukuki delilden yoksun beyanlarına dayanılarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz edenin uyuşmazlığa konu hadisenin müsebbibi değil, mağduru olduğunu, somut olay bakımından asla herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kaptanın, hayatın olağan akışına ve mesleğin kurallarına aykırı davranarak tahliyeyi durdurma emri vermemiş olsa dahi, liman tarafından tahliyenin herhangi bir kısmına devam edilmemesi gerektiğini, zira, geminin bir tarafa meyil verdiği açıkça görüldüğünden, gemideki yatma düzeltilmeksizin tahliyeye devam edilmemesi gerektiği, yalnızca mürettebat tarafından değil, liman personelince de bilinen ve/veya bilinmesi gereken bir husus olduğunu, uyuşmazlık konusu olayın sorumluluğunun müvekkil üzerinde olduğuna ilişkin herhangi bir delil ve hatta delil başlangıcı dahi olmaksızın verilen ihtiyati haciz kararı hukuka aykırı olduğunu, talep edenin sözde alacağının varlığının, incelenmesi gereken hukuk normları ile taraflar arasındaki liman sahalarında sunulan hizmetlere ilişkin sözleşme ve sözleşmedeki yetki şartı incelenmeksizin salt Türk Hukukuna göre yaklaşık ispat düzeyinde ve esaslı olmayan bir inceleme sonucu ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz başvurularında TTK md 1362'de belirtilen yaklaşık ispatın sağlanmadığını, talep edenin gösterdiği taraflar dikkate alındığında usulüne uygun tebligat yapılmadığını, taraf olarak gösterilen diğer iki gerçek kişiye (kaptan ve ikinci kaptan) herhangi bir tebligat yapılmadığı üstelik talep eden, itiraz eden taraf sıfatında da yanıldığını, ... Tic. A.ş karşı taraf olarak gösterilmesine karşın pasif husumet ehliyetine sahip olmadığını, gemi donatanı marşal adalarında mukim ... olup huzurdaki davanın ilgilisinin de ... olduğunu, sonradan düzeltilmesi mümkün olmayan bu usuli hata sebebiyle dahi ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, deniz alacağı nedeniyle gemi üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Talep eden tarafça, hatalı istifleme sonucunda konteynerlerin boşaltma sırasında denize düşmesi nedeniyle zarar oluştuğundan bahisle geminin ihtiyati haczine karar verilmesi istenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1353/1. maddesinde, deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebileceği; TTK'nın 1362. maddesinde ise, alacaklının, alacağının 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesinin yeterli olduğu düzenlenmiştir. TTK'nın 1369/1-a. maddesi uyarınca, hakkında deniz alacağı ileri sürülen her geminin ihtiyaten haczi; deniz alacağı doğduğunda geminin maliki olan kişi, ihtiyati haczin uygulandığı sırada da bu borçtan sorumlu olup geminin maliki ise; ( ... ) mümkündür. maddenin 2. fıkrasına göre de, deniz alacağına konu gemi dışındaki gemilerin ihtiyati haczi; haczin uygulandığı sırada gemiler bu deniz alacağından dolayı sorumlu olan bir kişiye ait ise ve alacak doğduğunda bu kişi; üzerinde deniz alacağı doğmuş olan geminin maliki ( ... ) ise mümkündür. Somut olayda, ... gemisinin tahliyesi sırasında kıyı kreyn operatörünün 14-15 numaralı güvertelerden tahliyeye başladığında 22 numaralı güvertenin iskele tarafında bulunan 6 dolu ve 28 boş konteynerin denize düştüğü ihtilaf konusu değildir. Bu haliyle ve dosyaya sunulan delillere göre, ihtiyati haciz talebi bakımından yaklaşık ispat gerçekleşmiş olup, ilk derece mahkemesince geminin ihtiyati haczine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça kusura ilişkin itirazlarda bulunulmuş ise de, bu itirazların dava yoluyla incelenmesi mümkün olup, ihtiyati hacze itirazın değerlendirilmesi aşamasında incelenmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesince teminat TTK'nın 1363. maddesine göre belirlenmiş olup, aleyhine ihtiyati haciz verilen vekilinin bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından aleyhine ihtiyati haciz verilen ... Gemisi Maliki ... ve ... Anonim Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Aleyhine ihtiyati haciz verilen ... Gemisi Maliki ... ve ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı karşı tarafça peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Karşı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karardan sonra ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan 260-TL posta masrafının karşı taraftan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15