Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1315
2024/1338
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1315
KARAR NO: 2024/1338
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/716 Esas (Derdest)
TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararı sonrası mahkemece istinaf ilamında belirtilen niteliklerde olmayan bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği, süresin bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen dava dışı İstanbul ... şirketinin defterleri incelenmeksizin ve bozma ilamında belirtilen hususları kapsamayan rapor mesnet tutularak dava dışı ... şirketine kayyım atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, defterlerin birazından imtina edildiği iddiasının gerçek dışı olup mahkemece atanan kayyımın defterleri incelediğine ilişkin raporu dosyada mübrez olduğunu, davalının kayyım atanan şirketin menfaatlerini ağır kusurlu olarak engellediği ya da şirketi borç batağına soktuğu iddiasının hayal ürünü olduğunu, ... firmasının sermayeder ortak davalı dışında hiçbir bankaya üçüncü şahsa ya da faktoringe borcu bulunmadığını, rapora itiraz süresi bitmeden dava dışı şirkete kayyım atandığını, rapora yapılan itirazlar değerlendirilmek sureti ile ve ortaklıktan çıkarma davası da gözetilerek yeniden karar verilmesi gerektiğini beyanla ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İstinaf kararında belirtilen niteliklerde olmayan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmadığı itirazı ileri sürülmüş ise de; bilirkişilerin SMM, gayrimenkul değerleneme uzmanı ve TTK Konu uzmanı bilirkişilerden oluşmakla bu itiraz yerinde görülmemiştir. ... defterlerinin incelenmeksizin rapor düzenlendiği ve tedbir kararı verildiği itirazında bulunulmuş ise de defterlerin üçüncü kişi şirketten müzekkere ile celbi ile rapor aldırılması talebinin kaldırma kararı sonrası yapılan tensipte inceleme gününün ve saatinin yazılı olup davalı tarafa tensip zaptının duruşma günü ile birlikte tebliğ edilmiş olduğu, tebliğ tarihi itibari ile de şirket yönetimine ilişkin devam eden bir tedbir kararının bulunmadığı, 3. Kişi şirketin yöneticisinin davalı olduğu anlaşılmakla bu itirazın yerinde olmadığı görülmüştür. "TTK m. 630/3 dahilinde, 'şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi' bir haklı sebep olarak ifade edilmesine karşın, herhangi bir kavramsal açıklamada bulunulmamıştır....Müvekkiılın İstanbul ... firmasının menfaatlerini ağır kusurlu olarak engellediği, yada şirketi borç batağına soktuğu iddiası tamamen hayal ürünü olup hayatın olağan akışına aykırıdır. " beyanları ile itirazda bulunulmuş ise de; tedbir kararının verilmesindeki neden taşınmaz satış bedelinin bilirkişi raporu ile 2.007.202,00-TL olarak tespit edildiği, davalı şirket müdürü tarafından taşınmazın 600.000,00-TL'ye satılması, tedbir kararı için yeterli yaklaşık ispatın sağlanmasıdır. Bilirkişi raporuna itiraz süresi dolmadan tedbir kararı verildiği iddia edilmiş ise de; ibraz edilen emsal kararlar esas hakkında karar verilmesine ilişkin olup, tedbir kararı verilmesi için rapora beyan süresinin dolmasına gerek bulunmamaktadır. İtiraz değil istinaf yolu açılması gerektiği itirazında bulunulmuş ise de; HMK 341/1/b maddesinin "karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir verilen ihtiyati tedbir" kararları ancak istinafa tabi olmakla bu itiraz da yerinde olmadığı, gibi, iş bu itirazın reddine ilişkin karar istinaf kanun yoluna tabidir. Ortaklıktan çıkarma davası gözetilmeden tedbir kararı verildiği itirazında bulunsa da, çıkarma davasının ancak kesinleşmekle ve kesinleşme tarihinde hüküm ifade etmekle tedbir kararı verilmesine engel veya tedbirde yaklaşık ispata bir etkisi bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dışı şirket İstanbul ... Tic. Ltd. Şti., 05/12/2012 tarihinde kurulmuş olup ilgili şirketin %95 oranında ki hissesinin davalı adına, %5 hissesi davacı adına olduğunu, şirketin olağan ve olağanüstü yönetim iş ve işlemlerini yapmaya, temsil ve ilzama tek yetkili 99 yıl süreyle %95 pay sahibi olan davalı İsmet İnce olup dava dışı şirketin kurulması aşamasında davalının sermaye koymuş, davacının sadece inşaatın takibi nedeniyle ortak olduğunu, davacı tarafından davacının edimlerini yerine getirmediği iddia edilmişse de davalının tüm sermayesini verdiği ve tüm masrafları üstlendiği şirketi zarara uğratmasının söz konusu olduğunu, davalının dava dışı şirkette sermaye sahibi ve tüm masrafları üstelenen taraf olduğundan, zararına satış yapması halinde öncelikle dava dışı şirketin tüm masraflarına katlanarak sermayesini ortaya koyan ve %95 hissedarı olan davalının en büyük zarara uğrayacağını, mahkemece BAM kararına uyulmaksızın salt bilirkişi raporundaki 600.000,00TL ye satılan mecurun değerinin 2.007.202,00TL olduğu tespitine dayanılarak yaklaşık ispat koşulunun yerine geldiğinden bahisle kayyım atanmasına ilişkin tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, anılan rapora itiraz süreleri devam ederken mahkemece raporun denetimi dahi yapılmadan usule aykırı şekilde anılan tedbir kararı verildiğini, bilirkişi raporunda, dava dışı şirketin ticari defterleri ibraz edilmediği, mahkemece karar verilen 2 haftalık kesin süre içinde yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığından haklı nedenle azle ilişkin tespitte bulunulamadığı şeklinde mesnetsiz tespitlerde bulunulduğunu, oysa ki aynı dosyada daha önce mahkemece atanan kayyım tarafından tüm ticari defterler incelenmiş olup ticari defterlerin incelemeden sakınılmasına ilişkin bir durumun söz konusu olmadığını, kaldı ki, dava dışı 3. Şahıs şirketin adresi belli olup ilgili şirkete muhtıra gönderilmesi suretiyle defterlerin hazır edilmesinin sağlanabileceğini, davacı tarafından, dava dışı İstanbul ... firmasının kötü yönetildiğinden bahisle kayyım atanması istinafa konu dava da talep edilmişse de, davalının müdürlüğünü yaptığı İstanbul ... firmanın İstanbul'un en değerli semtlerinde 6-7 adet gayrimenkulü olup şirketin, davalının inşaatların yapılması için vermiş olduğu sermaye bedeli dışında başka hiçbir üçüncü şahsa borcu olmayıp, şirketin maliki olduğu gayrimenkuller üzerinde herhangi bir ipotek ve haciz kaydı bulunmadığını, mahkemece BAM bozma kararına uyulmuş olmasına rağmen, bozma kararında belirtilen, ''..ortaklıktan çıkarma davasının da gözetilmesi gerektiği..'' şeklinde ki karara uyulmadığını, davacının, iş bu dava açma ehliyeti ilgili dava ile ortadan kalma durumu olmasına ve bozma kararına uyulmasına rağmen ilgili davanın gözetilmemesi ve bekletici mesele yapılmamasının izahtan vareste olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin verilen ihtiyati tedbirin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, davalı şirket müdürünün şirket taşınmazlarının satış işleminde tapu bedelleriyle, gerçek değerleri arasında fahiş fark olduğu, şirketin uhdesinde fakat davacının hakkı olan taşınmazların üçüncü kişilere devir riski olduğundan şirket müdürü davalının defterleri ibraz etmekten imtina ettiğini beyanla şirkete kayyım atanması talep edilmiş ve mahkemece talep kabul edilerek 14/06/2024 tarihli ara karar ile mali müşavir ..., ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ye yönetim kayyımı olarak atanmıştır. Bunun üzerine ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından, istinaf kaldırma kararı sonrası mahkemece istinaf ilamında belirtilen niteliklerde olmayan bilirkişiye dosyanın tevdi edildiği, süresin bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen dava dışı ... şirketinin defterleri incelenmeksizin ve bozma ilamında belirtilen hususları kapsamayan rapor mesnet tutularak dava dışı ... şirketine kayyım atanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve esasa yönelik şartlarının oluşmadığı ve şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2. Maddesinde, her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak anılan maddede bu halde alınacak önlemlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, limited şirket yöneticisinin azli davasında yapılan kayyım talebi hakkında ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının şartları bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığından bahisle eldeki dosyada ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati tedbire itirazın kabulü ile tedbirin kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/716 Esas sayılı dosyasında 18/07/2024 tarihinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 35 (1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati tedbir kararına vaki itirazın KABULÜ İLE; Mahkemece 2023/716 Esas sayılı dosyası üzerinden 14/06/2024 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/09/202
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15