Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1135
2024/1336
26 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1135
KARAR NO: 2024/1336
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2023
NUMARASI: 2023/1131 Esas - 2023/958 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmalarla 16.03.2022 tarihli ticari satım sözleşmesi ile ... model lazer kesim makinasının 157.000 USD bedelle satımı konusunda mutabık kalındığını, davalı firmanın sözleşme gereği ön ödemesini yaptığı tarihten itibaren malın üretici yurtdışı firmaya sipariş verildiğini ve satış konusu makinenin 25.08.2022 tarihinde liman gümrüğünde alıcı firmaya teslim edildiğini ve akabinde de makine kurulumu yapıldığını, davalı müşteri kararlaştırılan satış bedelinden 148.000 USD tutarı müvekkili satıcı firmaya ödediğini, malın tesliminden sonra bu güne kadar muaccel hale gelen 9.000 USD bakiye bedelin satıcıya ödenmediğini, bu davada anılan bakiye alacaklarının tahsilini talep ettiklerini, davalının 13.02.2023 tarihinde kendilerine karşı malın ayıplı oluşu iddiasıyla açılan işbu dosyadaki alacak ve tazminat davasına karşı TTK.23 ve 25.maddesi uyarınca zorunlu olan ayıp ihbarını yapmadığını ve sonrasında ortaya çıkan teknik sorunlarla ilgili üretici firmanın somut çözüm önerilerine olumlu cevap verilmediğini ve açılan alacak davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve buna ilişkin tüm delillerini sunduklarını, aynı delilleri bu davada da ibraz ettiklerini, arz edilen nedenlerle ticari satım sözleşmesi uyarınca satılıp teslimi yapılan malın satış bedelinden ödenmeyen 9.000 USD.alacağın (ödeme tarihindeki kur üzerinden) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,yargılama giderlerinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında Lazer Kesim Makinası için 16.03.2022 tarihinde ticari satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre makinenin bedelinin 157.000 USD olduğunu, müvekkili şirketin anlaşma tutarının 148.000 USD’lik kısmını ödediğini, müvekkilinin ayrıca gümrük vergilerini de ödediğini, makinanın ayıplı olduğu, ayıbın davalı/k.davacı şirket tarafından giderilemediğinin izah edildiğini, halihazırda sözleşmeyi ayakta tutma imkanı kalmadığını, bu nedenle davalı/k.davacı tarafın ihtarın edildiğini, davalı/k.davacının, herhangi bir cevap vermediğini, bu nedenle taraflar verdiklerini alma, aldıklarını verme mükellefiyeti altında olduklarını, ayakta kalma ihtimali bulunmayan sözleşmenin tasfiyesine ilişkin yargılama kapsamında, davalı/k.davacı tarafın karşı dava ikame etme ihtimali bulunmadığını bu nedenle 9.000,00 USD’nin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın, karşı davasının reddi gerektiğini, makinenin çalışmadığının davalı/k.davacı tarafa bildirildiğini ancak davalı şirketin bir türlü makineyi çalıştıramadığını, halen de çalışmayan makinenin muhafaza masraflarının müvekkilleri tarafından karşılandığını, aynı şekilde makinenin muhafaza edildiği alan için kira, işletme ve muhafaza bedellerinin müvekkili şirketler tarafından ödenmeye devam edildiğini, aynı şekilde müvekkili şirketlerin makine çalışmadığı için kesim işlerini üçüncü şahıslara yaptırmaya devam ettiğini, davalı/k.davacı tarafın tüm ihtar ve ihbarlara rağmen eksikliği gideremediğini, dilekçeleri ekinde sunulan ticari yazışmalarda davalının durumu açıkça kabul ettiğini ancak makinenin çalıştırılması ve zararların tazminini sağlamaktan imtina ettiğini, bu nedenle tespit davası ikame edildiğini, Konya 4. SHM’nin 2022/96 D.İş sayılı dosyası ile makinenin çalışmadığı, ayıplı olduğu, ayıbın gizli mahiyette olduğu, müvekkili şirketlerin makinenin çalışmaması nedeniyle dışarıdan hizmet satın almak zorunda kaldığının tespit edildiğini, akabinde davalı tarafa durumun keyfiyeti ve müvekkillerinin alacak miktarlarının ihtar edildiğini, Konya ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı ihtarıyla mütemerrit sayılacağının bildirildiğini, davalının ihtara herhangi bir cevap vermediğini ve temerrüde düştüğünü, açıklanan nedenlerle “zamanında ihtarda bulunulmadığı” şeklindeki iddianın yerinde olmadığını, davalı/k.davacının itiraz ve cevap dermeyan edemediği için haksız ve kötü niyetli olarak kalan bakiye için alacak davası ikame ettiğini, makinenin kurulumu ve çalıştırılmasının sağlanamadığını, davalı/k.davacının kendi edimini yerine getirmediği halde müvekkili şirketlerin ödemelerin tamamına yakınını yerine getirdiğini, öte yandan makinenin çalışmadığının tespit davası sonucunda ortaya konulduğunu, tespit edilen ayıbın, gizli ayıp mahiyetinde olduğunu, davalı/k.davacının taleplerini kabul etmemek kaydıyla, kalan bakiye için (makine çalışsa bile) k.davacının talep hakkı bulunmadığını, kesin vadeye bağlanmamış edim bakımından k.davacının ihtar ve ihbarda bulunmadığını, öte yandan k.davacının ticari satım nedeniyle alacak talebinde bulunduğunu, k.davacının bu yönde dava ikame edebilmesi için dava şartı arabuluculuğa başvurması gerektiğini, davalı/k.davacının zorunlu arabuluculuğa başvurmadığını, açıklanan nedenlerle karşı davacının davasının reddi gerektiğini açıkladıkları nedenler ve mahkemece re’sen dikkate alınacak sebeplerle; davalı/karşı davacının davasının, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmadığından usulden reddini, aksi kanaat durumunda karşı davanın esastan reddini, ana dava dilekçelerinin kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin davalı/k. davacı tarafa yükletilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava; Mahkemenin 2023/916 Esas sayılı dava dosyasına sunulan 06.03.2023 tarihli ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'n karşı dava dilekçesinde ödenmeyen mal bedelinin ne kadar olduğuna ilişkin olup yukarıda belirtildiği üzere alacak davaları zorunlu arabuluculuğa tabidir. Arabuluculuk Son Tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğin sunulmadığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Kanunun 23.Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereği " davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği," denildiğinden, davacı vekiline, arabuluculuk aşamalarına katılmış tüm taraflarca imzalanmış ve yöntemine uygun olarak düzenlenmiş Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunulmamıştır. Hal böyle olunca davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının ikame ettiği Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/916 Esas sayılı asıl davada davacı tarafın taraflar arasında yapılan satışta malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen 148.000 USD ile 26.600 USD gümrük vergisi ve uğranılan zarar karşılığı kısmi tutarın tahsili amacıyla bir dava açtığını, kendi açtıkları karşı davanın ise satış bedelinin bakiyesi olan ödenmeyen bedelin tahsiline yönelik olduğunu, asıl davaya karşı açılan karşı davadaki talebin münhasıran asıl davadaki uyuşmazlıktan bağımsız bir talep ve dava olmadığını, asıl davadaki davacının ayıplı mal iddiası mahkemece çözüme kavuşturulduğunda bu kararın karşı davayı da doğrudan etkileyeceğini, asıl davada malın ayıplı olduğu iddiası kabul edilirse açılan karşı davanın dayanaksız kalacağını, bu itibarla asıl davada dile getirilen taraflar arasındaki uyuşmazlığın karara bağlanması ile her iki davadaki uyuşmazlık konusu hükme bağlanacağını, usul ekonomisi kuralları da gözetilerek asıl davadan bağımsız olmayan/asıl dava ile bağlantılı/ karşı davanın arabuluculuk sürecine başvurulmaması nedeniyle usulen reddinde usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satım sözleşmesine bakiye alacağın tahsili davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, karşı dava olarak açılan eldeki davanın arabulucuya tabi olup olmadığı noktasındadır. Davalı tarafça, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/916 Esas sayılı dosyasında satın alınan malın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen satış bedelinin tahsili ve uğranılan zararın tazmini istemli olarak dava açılmış ve eldeki davada bu dava dosyasında karşı dava olarak satış bedeli bakiyesinin tahsili istemiyle ikame edilmiştir. Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/916 Esas sayılı dosyasında 14/02/2024 tarihinde alınan ara karar ile karşı davanın tefrikine karar verilmiştir. Tefrik edilen karşı dava istinaf incelemesine konu kararı veren mahkemenin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Karşı dava bakımından da ayrıksı bir düzenleme bulunmamakta olup, ticari dava niteliğinde bulunan karşı dava yönünden de bu dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Asıl dava yönünden karşı tarafın arabuluculuğa başvurmuş olması, karşı dava bakımından arabuluculuğa başvuru zorunluluğunu kaldırmaz. Somut olayda, asıl davanın davacıları tarafından arabuluculuğa başvurulmuş ise de, karşı dava bakımından arabuluculuğa başvurulmadığından ilk derece mahkemesince eldeki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15