Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1278
2024/1308
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1278
KARAR NO: 2024/1308
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 29/07/2024
NUMARASI: 2024/456 Esas (Derdest)
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın yukarıda yazılı davacılar vekilince vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Genel Kurul toplantısında alınan, hükümsüzlüğünü/iptalini talep ettikleri kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ettiklerini, Mahkemeden Davalı tarafın, ilan mecburiyetini ötelemesini engellemek amacıyla tensiple beraber bu ilanların yapılması için karar verilmesini, kanuna uygun olarak ilan yapılmadığı takdirde ise genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etiklerini, davalı şirketin 01/04/2024 tarihinde gerçekleştirilen 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararlarının yokluğunun tespitine, yok hükmünde olduğu tespit edilebilen genel kurul kararları hakkında mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda da bu kez bahse konu genel kurulda alınan ve pay sahipliği haklarını sınırlandıran/ortadan kaldıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olan 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların batıl olduğuna, mahkemenin yine aksi kanaatte olması durumunda ise olumsuz oy kullanılıp muhalefeti tutanağa geçirilen 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların iptaline, Türk ticaret kanunu ve ilgili mevzuata uygun düzenlenmeyen vekaletnamelerle toplantıya katılan ve alınan kararlarda kullanılan oyların, madde madde oy hesabından çıkarılması, her bir gündem maddesi için ayrı ayrı gerçek rakamların bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve alınan kararların ortaya çıkan yeni şekliyle tescil ve ilan edilmesine, Genel kurulda alınan kararların yürütmesinin (teminatsız olarak) geriye bırakılmasına, Söz konusu genel kurul kararları ile ilgili açılan davanın Ticaret Sicil Gazetesinde ve tirajı en yüksek bir gazete ile şirketin internet sitesinde yayınlanmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda kurulan 29/07/2024 tarihli ara karar ile "...taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden şu aşamada bahsedilmesinin mümkün olmadığı gibi ciddi bir zararın doğacağına dair emare ve delilinde bulunmadığı gözetildiğinde HMK 389 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir isteminin bu aşamada reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yönetim kurulu üyelerinden alınan beyanlarda tedbir kararının verilmemesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, yetkisiz kişilerin genel kurula katıldığını, oy kullandığını ve kararların alınmasında etkili olduğunu, Genel kurula katılan ... Holding AŞ temsilcisi İbrahim ... ve ... temsilcisi ...’in vekaletinde pay adedi yazmadığını, bu durumun yönetmeliğin 21.maddesine açıkça aykırı olduğunu, zira maddeye göre, vekaletnamede bulunması gereken bilgilerden herhangi birinin bulunmaması halinde vekaletnamelerin geçersiz olduğunu, Şirketin toplam 11.000.000.000 adet payı bulunduğunu, bu temsilcilerin, genel kurulda temsil ettiği pay adedinin 7.178.130.860 olduğunu, yüzde olarak hesaplandığında %65,26'ya tekabül ettiğingi, işbu %65,26'ya tekabül oyların geçersiz sayılması halinde de toplantı yeter sayısı sağlandığını, ancak alınan kararların akıbetinin değişeceğini, söz konusu genel kurul toplantısında yetkisiz kişilerin oylarıyla yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, finansal tablolar onaylandığını, bağımsız denetçi ve yönetim kurulu üyeleri seçildiğini, TTK m. 436. maddesinde, şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilişlerine ait kararlarda, kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları hükmüne rağmen yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait ibralarda oylamaya katıldıklarını, geçersiz vekaletname ile toplantıya katılanların oylarının kararların alınmasında etkili olduğunu, bu oyları hesaba katılmadan yapılacak hesaplamalarda farklı sonuçlar ortaya çıktığını, yaklaşık ispatın ötesinde açıkça hukuka aykırılılığın söz konusu olduğunu, İşbu genel kurulda hükümsüzlüğünü talep ettikleri kararların uygulanmaması gerektiğini, müvekkillerine bilgi alma ve inceleme hakkı kullandırılmadığını, yönetim kurulu tarafından karı azaltıcı işlemler yapıldığını, Yönetim kurulu bağış işlemi ile pay sahibinin kar payını azaltıldığını, bu sebeple yapılacak bağışın bir üst sınırı olması gerektiğini, Ancak somut davada, davalı şirketin kurucu iradesi tarafından bir vakıf kurulduğunu ve bu vakfa holdingin %51'nin aktarıldığını, kısaca şirketin bağış yapmasına gerek olmadığını, ibra oylamasında yönetim kurulu üyelerinin, hukuka aykırı oy kullandığını, ibra oylamasında yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin lehine oy kullandıklarını, yönetim kurulu üyelerine hukuka aykırı bir şekilde mali haklar tanındığını, bağımsız denetçinin "bağımsız" ve "tarafsız" olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin şirketin menfaatini değil, kendi menfaatlerini gözettiklerini beyanla, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/456 Esas davada verilen 29/07/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını; genel kurulda alınan 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 numaralı kararların yürütmesinin (teminatsız olarak) geriye bırakılmasına karar verilmesini ve yürütmesi geriye bırakılan Yönetim Kurulu üyelerinin mali haklarıyla ilgili 7 numaralı karar çerçevesinde davalı Şirket yönetim kurulu üyelerine yapılan her türlü ad altındaki (huzur hakkı, maaş, ücret, prim vs) ödemelerin durdurulmasına ve 01.04.2024 (genel kurul toplantısı) tarihinden sonra yapılan ödemelerin Şirkete geri iadesi hakkında karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan derdest davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamına sunulan belgelerden ve davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde sunulan 01.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısı hazır bulunanlar listesinden, davalı şirketin 110.000.000,00 TL sermayesi olup, pay toplamının 11.000.000.000 olduğu, ... A.Ş'nin 3.066.356.256 payı, ... ve ...'in 7'şer payı, ...'nun 4.111.774.604 payı, ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın 191.093.457'şer payı, ..., ..., ..., ..., ...'ün 127.395.638'şer payı, ..., ..., ...'ın 42.465.213'şer payı, ..., ..., ..., ...,..., ..., ...,..., ...'ın 95.546.728'şer payı,...'nın 23.886.682 payı, ... ve ...nın 35.830.023'şer payı bulunduğu; 01.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında 10.543.498.958 payın temsil edildiği, ... ile ... temsilcisi ve ...'nın ayrılması üzerine toplantıda 10.447.952.230 payın temsil edildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilince cevap dilekçesi ekinde sunulan 01.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağına göre davalı ... İnşaat A.Ş.'nin 01.04.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı olağan genel kurulunun 2 nolu kararının yönetim kurulu tarafından hazırlanan 2023 yılı faaliyet raporu ile kar zarar ve bilançonun okunmuş sayılmasına ve onaylanmasına ilişkin olup, faaliyet raporu ile kar zarar ve bilançonun okunmuş sayılmasına ilişkin oybirliğiyle karar alındığı, onaylanmasına ilişkin ise 1.847.236.744 olumsuz oya karşılık 8.600.715.486 olumlu oy ile karar alındığı; 3 nolu kararın bağımsız denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin olup, oybirliğiyle karar alındığı; 5 nolu kararda yönetim kurulu başkan ve üyeleri ..., ... ve ...'in sahip oldukları paydan doğan oy haklarını kullanmadığı belirtilerek toplantıya katılan diğer ortakların oylaması neticesinde ..., ... ve ... 'ın 1.847.236.734 olumsuz oya karşılık 8.218.528.567 olumlu oy ile, ...'in 1.178.409.647 olumsuz oya karşılık 8.887.355.664 olumlu oy ile, ... 382.186.913 olumsuz oya karşılık 9.683.578.398 olumlu oy ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin 2023 yılı faaliyetlerinden ibralarına ilişkin karar alındığı; 6 nolu kararın ..., ... ve ..., ... ve ...'in 3 yıl için görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin olup, 1.273.956.376 olumsuz oya karşılık 9.173.995.854 olumlu oyla karar alındığı, yönetim kurulunun görev bölümü ile yetkili imzaların tespitinin yönetim kurulu tarafından karara bağlanmasına ilişkin oybirliğiyle karar alındığı ; 7 nolu kararın yönetim kurulu üyelerine 2024 yılında sağlanacak mali hakların belirlenmesine ilişkin olup, her bir yönetim kurulu üyesine aylık brüt 20.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine 1.273.956.376 olumsuz oya karşılık 9.173.995.854 olumlu oyla karar alındığı; 8 nolu kararın bağımsız denetçi atanmasına ilişkin olup, 1.465.049.832 olumsuz oya karşı 8.982.902.398 olumlu oyla karar alındığı ; 9 nolu kararın TTK m. 395 ve 396 md uyarınca yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'e izinlerinin verilmesine ilişkin olup, bu yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu paydan doğan oy hakkını kullanmadığı belirtilerek 1.847.236.745 olumsuz oya karşılık 8.218.528.566 olumlu oy ile karar alındığı görülmektedir. Davacılar vekili, davalı şirketin %37,38'ine isabet eden payın, şirket yöneticisi ... tarafından "vasi" olarak kontrol edildiğini, bu durumun açıkça menfaat çatışması oluşturduğunu, hazır bulunanlar listesinin (hazirun cetveli) ticaret siciline teslim edilmediğini, hazirun cetvelinde yer alan Vakfın temsilcisi ve ...'nun temsilcisinin vekaletnameleri yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini ve geçersiz olduğu için bu belgenin Ticaret Sicilinden kaçırıldığını, şirketin toplam 11.000.000.000 adet payı bulunduğunu, bu temsilcilerin, genel kurulda temsil ettiği pay adedinin 7.178.130.860 olduğunu ve %65,26'ya tekabül oyların geçersiz sayılması halinde de toplantı yeter sayısı sağlandığını ancak alınan kararların akıbetinin değişeceğini, yönetim kurulu üyelerinin kendilerine ait ibralarda oylamaya katıldıklarını, Yönetim Kurulu üyelerine genel kurul dışında hangi ad altında olursa olsun ve hangi görevden dolayı olursa olsun, ödenecek diğer tüm mali hakların geçersiz olduğunu, bağımsız denetim şirketinin yaptığı bağışın 1.500.000 TL seviyesinde olduğunu, adı “bağımsız” olan bir denetim şirketinin, denetlediği holdingin vakfına bu denli yüksek bağış yapmasının, aralarında muvazaalı işlemlerin olduğunu, organik ve inorganik bağların olduğunu ortaya koyduğunu ileri sürerek 01.04.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların yokluğunun tespitine,mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların batıl olduğuna, mahkemenin yine aksi kanaatte olması durumunda ise olumsuz oy kullanılıp, muhalefeti tutanağa geçirilen 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça, davalı şirket genel kurulunda alınan 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu kararların kanuna ve esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu olgusuna dayanılmış ve bu kapsamda anılan genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğmasını önleme gerekçesi ileri sürülmüştür. Ancak, davacının ihtiyati tedbir talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlara ilişkin olarak toplanacak delillere göre yapılacak yargılama sonucu bir neticeye varılabileceğinden bu haliyle yaklaşık ispat olgusunun dosyanın bulunduğu aşama itibariyle gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bunun yanı sıra HMK'nın 389. Maddesinde düzenlenen "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" sebeplerinin varlığı da yaklaşık olarak ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15