Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2022/1373
2024/1304
20 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1373
KARAR NO: 2024/1304
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ: 26/05/2022
NUMARASI: 2022/62 Esas - 2022/328 Karar
DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Taraflar arasındaki Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili sigorta şirketine sigortalı emtianın davalı şirket tarafından deniz yolu ile nakliyesi esnasında 1 adet kauçuk levha tabakanın hasarlandığını, emtiada meydana gelen hasarın davalı şirket tarafından yapılan taşıma esnasında meydana geldiğinin delilleri ile belirlendiğini, ekspertiz çalışması sonucu sigortalı emtiada 18.246,00 TL hasarın tespit edildiğini ve 04/08/2016 tarihinde hasar tazminatının sigortalısına ödendiğini ve sigortalısının kanuni halefi olduğunu belirterek 18.246,00 TL tazminatın 04/08/2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın hatalı olarak ... Şti.'ye yöneltildiğini, ancak taşımaya ilişkin konşimentonun ...tarafından düzenlenmiş olup taşıyıcı sıfatını bu şirketin haiz olduğunu, davacının bu şirketin acentesi olarak belirtilmiş olan ...sanki asıl taşıyıcı firmaymış gibi izafeten kendisine husumet yönelttiğini, bu taraf teşkilinin tamamen hatalı olduğunu, kendisinin burada acentenin acentesi durumunda olduğundan öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, iş bu taşıma işleminde acente sıfatını haiz olsaydı da sorumluluğunun bulunmadığını, bu halde dahi davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, kendisinin ya da acentesi olduğu firmanın davacının sigortalısına karşı ayrıca düzenlemiş olduğu navlun faturası ya da taşıma taahhüdünü içerir bir başka belgenin bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen konşimentoda "said to contain" ve "... ibarelerinin yer aldığını, bu nedenle yükleme ve istiflemeden kaynaklanabilecek hasarlarda taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, hasara konu konteynerin tahliyesi esnasında üzerinde orijinal mühürünün sağlam olduğunun müvekkili delillerinden anlaşıldığını, göndericinin sorumluluğunda gerçekleştirilen bir işlemin sonuçlarını taşıyıcıya yüklemenin kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, sorumluluk ve ispat yükünün davacıda olmasına karşın kendisinin sorumluluğuna gidilebilecek net bir bilgi bulunmadığını, davacının sunduğu ekspertiz raporunun her ne kadar tarafların birlikte katılımı ile birlikte düzenlenmemiş objektif olmayan bir rapor olması nedeniyle kendisince kabul edilmemekle birlikte, raporun sonucunun dahi net olmadığını ve hasarın sevkiyatın herhangi bir aşamasında meydana geldiğinin belirtildiğini, hasara sebebiyet veren olayın ise tespit edilememiş olup farazi ifadelerle sonuca varıldığını, davacının delil olarak sunmuş olduğu tutanakların kendisinin firmanın katılımı olmaksızın düzenlendiğini ayrıca ilgili tutanaklarda da hasarın tespitinin "muhtemelen ... nedeniyle hasar meydana gelmiştir” şeklinde tahmini dayanaklarla ifade edildiğini, bununla birlikte tutanaklarda yer alan tespitlerin kara taşıması sonrası yapılan tespitler olduğunun anlaşıldığını, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlar bir delil bulunmadığını, bu nedenle deniz taşımasını gerçekleştiren şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Dairemizin 30.12.2021 tarih 2021/1134 Esas ve 2021/1674 Karar sayılı "... davacı vekili cevaba cevap ile HMK m.124’e göre tarafta iradi değişiklik talebine ilişkin 23.06.2017 tarihli dilekçesinde; konişmentoda taşıyıcının ... isimli şirket olduğunun anlaşıldığı, maddi hataya dayanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan talebi doğrultusunda, HMK m.124 gereği, davalının ... Ltd. Şti’ne yönetilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, ilk derece mahkemesince bu talebi reddedilmiştir.6100 Sayılı HMK'nun “Tarafta İradi Değişiklik” başlıklı 124. maddesindeki “(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” şeklindeki düzenleme ile taraf değişikliğinin şartları düzenlenmiştir.Maddi hatanın düzeltilmesi davanın tarafının değişmesine yol açacaksa bu yola başvurulamaz. Çünkü bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olup (HMK. m. 124/1) karşı tarafın açık rızası olmaksızın görülmekte olan davanın tarafının değiştirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi söz konusu ise, bu halde karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından bu düzeltme yapılacaktır (HMK. m. 124/3). Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, bu halde de hakim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilecek ve gerekli değişikliği yapabilecektir.Bu açıklamalar ışığında, dosya kapsamı ve taraf beyanları gözetildiğinde, davacının talebinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığının ve dürüstlük kuralı içinde kaldığının kabulü ile HMK'nun 124/3.maddesine dayalı olarak davacının dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verilerek işin esasına girilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda "..konteyner içinin istifinin ve yüklemesinin durumunu gösterir bir fotoğraf dava dosyasında bulunmasa da konteyner içi istifin uygunsuzluğundan, konşimentoda bulunan... kaydı gereği taşıyanın sorumlu olacağı, konteynerin henüz gümrüklü sahada geçici depolama alanı içerisinde iken düzenlenen tutanağa göre konteyner üzerindeki orijinal mühürün sağlam olduğu görülerek açıldığı; iç boşaltma sırasında 1 kasanın kırık olduğu tespit edildiği anlaşılmakla, dava konusu hasarın eşyanın geçici depolama alanına getirilmesinden önce meydana geldiği, konşimentoda da yükleme esansında kasanın hasarlı olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, buna göre hasarın taşıma esnasında meydana geldiği mahkemece kabul edilmiştir. Bu kapsamda yukarıda açıklandığı üzere eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönündeki iki karinenin dosya kapsamı ile çürütüldüğü kabul olunmuştur. Teknik bilirkişi tarafından hasar miktarının da kadri maruf bulunduğu açıklanmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulü ile 18.246,00 TL'nin 04/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şti'nin ne taşıyan sıfatı ile asaleten; ne de .. izafeten dava konusu taşıma ile hiçbir ilgisi olmamasına rağmen acente kabul edilerek aleyhine hüküm kurulduğunu, davada taraf teşkilinin sağlanamadığını, müvekkili şirket ile davacının sigortalısı ... arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi kurulmamış, taşıma işi üstlenilmemiş veya aracılık edilmediğini, müvekkili şirketin taşıyan ... Limited ile ve dava konusu taşıma ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, acente sıfatını haiz olmayan müvekkiline TTK 105. maddesi ve acentelik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen konşimentoda "saıd to contaın" ve ...ibarelerinin yer aldığını, bu nedenle yükleme ve istiflemeden kaynaklanabilecek hasarlarda taşıyanın sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak TTK. m. 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığı gibi her iki tarafın da katıldığı bir tespit de bulunmadığını, dava konusu hasarın deniz taşıması sırasında mı yoksa gemiden tahliye sonrası depoya sevk edildiği sırada kara taşıması esnasında mı meydana geldiği hususunun net olmadığını, davacının delil olarak sunmuş olduğu tutanakların müvekkili firmanın katılımı olmaksızın düzenlendiğini, ayrıca ilgili tutanaklarda da hasarın tespiti "muhtemelen nedeniyle hasar meydana gelmiştir" şeklinde tahmini dayanaklarla ifade edildiğini, bununla birlikte tutanaklarda yer alan tespitlerin kara taşıması sonrası yapılan tespitler olduğunu, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispatlar bir delil bulunmadığını, bu nedenle deniz taşımasını gerçekleştiren ... Limited'e husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hatalı ve hukuka aykırı bir şekilde oluşturulduğu anlaşıldığından kararın duruşmalı olarak incelenerek kaldırılmasına, akabinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava uluslararası deniz yolu taşıması nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyaya Türkçe tercümesi sunulan konişmentoda, yükletenin ...gönderilenin ...AŞ, teslim alma yeri ...yükleme limanı.. gemi adı ... boşaltma limanı ... teslim yeri .. taşıyanın ...., yerel teslim acentesi ...Ltd Şti. olduğu görülmüştür. Bu durumda, dava konusu yükün denzi yoluyla ... ve buradan İstanbul'a taşınması işinin ... Limited tarafından üstlenildiği ve icra edildiği, bu çerçevede bu şirketin taşıyan sıfatını haiz olduğu, konişmentoyu taşıyan adına imzalayan ... taşıyanın acentesi, kendisine taşıyana izafeten husumet yöneltilen ...Ltd Şti’nin ise konişmentoda “teslim için lütfen başvurunuz” kaydıyla gösterilmek suretiyle taşıyanın teslimat acentesi konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin kaldırma ilamından sonra davacı vekilinin HMK 124.maddesi uyarınca davanın ...izafeten ... Ltd. Şti’ne yönetilmesine ilişkin talebi ilk derece mahkemesince kabul edilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.Somut olayda konişmentoda teslimat acentesi olarak gösterilen ... Ltd Şti’nin taşıyanın acentesi olarak hareket ettiği ve teslimat işlemlerinin bu şirket tarafından yerine getirildiği gözetildiğinde davanın dava tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK m.105 gereğince taşıyan ... Ltd.'ye izafeten davanın ... Ltd Şti yöneltilmesi yerinde olup, aksi yöndeki davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Aktif husumet (taraf sıfatı) taraflarca ileri sürülmese de mahkemece re’sen gözönünde bulundurulması gerekir. Dolayısıyla öncelikle davacı sigortacının geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak ve hukuken ödemesi gereken bir tazminatı ödeyip ödemediği ve diğer şartlar da gözönünde bulundurularak sigortacının kanuni halefiyetinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekir.Dosya kapsamından dava dışı sigortalı alıcı ile dava dışı satıcı arasında ...satış şekli ... Satış” olarak belirlenmiştir.... satışta malların gemiye yüklenmesi, malların satıcı tarafından alıcı hesabına sigortalanması, satış bedelinin mal bedeli yanında sigorta ücreti ve navlunu da kapsaması gerekir. Malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya aittir, bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmamaktadır. Bu nedenle .. satış sözleşmesi gereğince satıcının yaptırmakla yükümlü olduğu sigorta esas itibariyle alıcının menfaatini korumayı amaçlamaktadır.Satıcının bu aşamadan sonra sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklanan bir sorumluluğu olmadığından alıcıya karşı bizzat sigortacı vazifesi de göremeyecektir. Alıcı bu durumda dahi satış konusu malların bedelini satıcıya ödemekle yükümlüdür. Dosyaya sunulan 210407415-2 numaralı, 11.4.2016 başlangıç ve 11.4.2017 bitiş tarihli nakliyat emtia blok sigorta poliçesinden, dava dışı alıcı ... tarafından tüm dünya ülkelerinden Türkiye'ye kamyon, gemi, uçak ve trenle yapılacak ithalat sevkiyatlarında bilimum kumaş, konfeksiyon, iplik makine, yedek aksam, aksesuar, tekstil boyaları ve kimyevi maddenin davacı ...tarafından nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına alındığı, ... "İşbu blok abonman sözleşmeye ilişkin özel şartlar ve diğer notlar sözleşmenin ayrılmaz parçası olarak poliçe beraberinde ek olarak poliçe...düzenlenmiştir." ibaresi mevcut olduğundan anılan poliçenin abonman poliçeye istinaden düzenlendiği, hasar ihbarında bulunulması üzerine ... ait dekonttan 04.08.2016 tarihinde davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... 18.246 TL ödendiği, dosyaya sunulan ...numaralı ...” başlıklı belgeye göre...tarafından ... satıcı tarafından alıcı ...hesabına sigorta sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır. Davacı ... tarafından tanzim edilen.... numaralı sigorta poliçesinde yer alan “diğer sigorta notu” şartı bulunmakta olup, bu şarta göre bu sigorta ile teminat altına alınan rizikolara ilişkin bir başka sigortanın varlığı durumunda bu poliçe, diğer sigortadan tazmin edilebilecek hasarın artan kısmı için geçerli olacaktır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, sigortacının ödeme yaptığı sigortalısının haklarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472/1 maddesi uyarınca halef olabilmesi için ödemenin teminat kapsamında olması zorunludur. Teminat kapsamına ve poliçe hükümlerine uygun olmayan ödemeler ex gratia ödeme (hatır ödemesi) mahiyetinde olduklarından, halefiyet kapsamında değerlendirilemezler. Ancak bu ödemeyi yapan sigortacı sigortalısından, zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında alacağın temliki yoluyla devralmışsa rücu hakkına sahip olabilir.Somut olayda, davacı tarafından, sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin ödeme dekontu ve sigortalıdan zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkı TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında alacağın temliki yoluyla devralındığına dair ibraname ve temlikname sunulmuştur. Artık bu durumda davacı sigortacı alacağın temliki yoluyla sigortalıdan alacağı temlik aldığından alacağı temlik alan davacı sigorta şirketi sigortalıya ödediği bu bedeli davalıdan talep hakkına sahiptir.Dosyaya Türkçe tercümesi sunulan konişmentoda yer alan ... kaydı, konteyner içi emtia hakkındaki bilgilerin gönderen tarafından beyan edilen bilgiler olduğunu, ağırlık, ölçüler, miktar, durumu ve içeriğinin taşıyan tarafından kontrol edilmediğini göstermektedir. Yine "shippers pack and weight" kaydı konteyner içine taşıyan tarafından istiflenen yükün ambalajının yükleten tarafından yapıldığını, ağırlığının yükleten tarafından tartıldığını ve tahta sandığın içeriğinin yükleten tarafından beyan edildiğini göstermektedir.Dosya kapsamından gemiden tahliye edilen konteynerin Ambarlı liman bölgesinde bulunan ...sevk edildiği ve 14.07.2016 tarihinde konteynerin iç boşaltımı esnasında ambar sorumlusu, ambar memuru ve puantör tarafından "konteyner üzerinde orjinal mühürün sağlam olduğu görülerek açıldığı, iç boşaltma sırasında ilgili taşıma senedi muhteviyatı eşyalardan 1 kasanın kırık olduğu tespit edildiğinden durumu gösterir fotoğraf çekilerek, geçici depolama yerine tahliyesi yapıldığı, iç aksamda herhangi bir hasar tespiti yapılmadığı " şeklinde tutanak tanzim edildiği, 20.07.2016 tarihinde hasarlı teslim alınmış olduğu beyan edilen emtianın dava dışı sigortalı şirketin teknik ve idari direktörü ile depo yetkilileri nezaretinde incelendiği ve yürütülen inceleme sonucunda içerisinde kauçuk bant emtiasının sevk edilmiş olduğu sandığın yan kapağının hasarlı olduğu, sandık çivilerinin kauçuk levha tabakasının sağ tarafına battığının tespit edildiği, dava dışı sigortalı şirket tarafından ... Noterliğinin 25.07.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle taşımaya konu emtianın hasarlı teslim edildiğinin ve ekspertiz çalışmalarının devam ettiğinin davalı şirkete bildirildiği, yine dava dışı sigortalı şirket tarafından ...tesisine sevk edilen emtianın araçtan tahliyesi öncesi yürütülen 01.08.2016 tarihli incelemede, kauçuk bandın yan kısmından almış olduğu vida darbesi (vidanın kauçuk banda girmesi) sonucu delinmiş olduğunun tespit edilerek tutanak altına alındığı anlaşılmaktadır.Dosyaya sunulan ekspertiz raporunda, antrepoda çekilmiş fotoğrafların incelenmesinde sandığın bir tarafının özellikle alt kısmının dağılmış olduğunun görüldüğü, sandığın yapısı göz önünde bulundurulduğunda böyle bir dağılmanın normal elleçleme/sevkiyat sürecinde maruz kalınan sarsıntı sonucu oluşamayacağı, sevkiyatın herhangi bir aşamasında dikkatsiz elleçleme sonucu düşürülmesi neticesinde dağılmış/hasarlanmış olabileceği, ahşap sandığın tabanında ve iskeletini oluşturan çerçevesinde 3.7 cm kalınlığında kereste ve yan / üst kısımlarında 1 cm kalınlığında ahşap panel kullanılmış olduğunun ve sandığın iç kısmında iskeletini desteklemek amacıyla ayrıca ahşap köşebent ile desteklenmiş olduğunun, sandığın üzerinde çivi ve kanca kullanılmaması doğrultusunda uyarı işaretlemesi bulunduğunun tespit edildiği ve sandığın içinde taşınan yükün ambalajının konu hassas ürünün sevkiyatı için yeterli ve uygun olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hasarın dava konusu yükün taşıyan tarafından konteyner içine yüklenmesi sırasında oluşması ihtimalinin yüksek olduğu, sandığın yapısı göz önünde bulundurulduğunda böyle bir dağılmanın normal elleçleme / sevkiyat sürecinde maruz kalınan sarsıntı sonucu oluşamayacağı, konteyner içinin istifinin ve yüklemesinin durumunu gösterir bir fotoğrafın dava dosyasında olmadığı, konteynerin taşımasının herhangi bir aşamasında dikkatsiz elleçlenmesi sonucu düşürülmesi neticesinde içindeki hasarlı sandığın bu darbe ile dağılmış / hasarlanmış olmasının da mümkün olduğu belirtilmiştir.TTK'nın 1178/1 uyarınca taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında; özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. TTK 1179/1 uyarınca taşıyan kendisinin ve adamlarının kusurundan kaynaklanan zarardan kural olarak sorumludur. Ancak aynı hükmün ikinci cümlesi uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir. TTK'nın 1185/1. maddesi uyarınca zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Bu düzenlemeler sonucu ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmaktadır.Somut uyuşmazlıkta davacı, taşınan emtianın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve hasarın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönündeki karinelerin aksini dosya kapsamına alınan eksper raporu, bu rapor ile örtüşen bilirkişi raporu, dosyaya ibraz edilen tutanaklar ile ispat etmiş olup, taşınan emtiada meydana gelen zararın konteyner içine yüklenmesi sırasında meydana geldiği anlaşılmakla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 392,30 TL harcın, alınması gerekli olan 1.246,38 TL harçtan mahsubu ile bakiye 854,08 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15