SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1254

Karar No

2024/1293

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/1254

KARAR NO: 2024/1293

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 27/05/2024

NUMARASI: 2024/148 Esas (Derdest)

DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili dilekçesinde özetle; dava konusu genel kurulun davacının katılımı ile gerçekleşen önceki genel kurullar ile aynı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararın şirket ile organlarının istikrarını sağlamak amacı ile alındığını, dava konusu genel kurulda 8. Maddede alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, tedbir kararı verilebilmesi için telafisi imkansız bir zarar koşulunun olması gerektiğini davacının kötü niyetli olduğunu belirtmiş, tedbir kararının kaldırılmasını aksi halde davacının teminat göstermekle yükümlü tutulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..., TTK dairesinde iptal davası hakkı, kanunen tanınan ve sahibinin rızası ile dahi vazgeçilemez niteliğiyle pay sahipleri açısından vazgeçilmez bir hak durumundadır Muhtemel zararların ortaya konulabilmesi teminata karar verilmesi açısından bir ön koşul niteliğinde olduğundan, davalı tarafından istem ileri sürülürken herhangi bir muhtemel zararın ortaya konamaması ya da her durumda mahkemede bu yönde kanaat oluşmaması halinde mahkemece herhangi bir teminata hükmedilmesi mümkün bulunmamaktadır. Diğer yandan, şirketin zarar görmesinin muhtemel olduğu konusunda ispat yükü şirkete aittir.Somut olayda davalı yanca böyle bir muhtemel zarar hususuna dair somut bir delil ibraz edilmediğinden davalının bu talebi uygun görülmemiştir. Kabul edilen tedbir yönünden davacının şirketteki hisse oranı ve yukarıda sayılan nedenlerden ötürü teminat alınmamıştır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davalının mahkememiz tedbir kararına itirazının reddine karar verilmiş, yukarıdaki gerekçelerle davacının teminat göstermekle yükümlü tutulmasına dair talebinin de reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, tedbir talep edilen kararların icrasının telafisi mümkün olmayan zararlara yol açması gerektiğini, tedbir talebinin kabulü için davacının teminat yatırması gerektiğinin açık olduğunu, tedbir kararı verilen 4 ve 8 numaralı kararlar dahil olmak üzere; dava konusu Genel Kurul'da alınan kararların hiçbiri davacı ve/veya 3. kişilerin menfaatlerine zarar verecek, haklarını esaslı olarak etkileyecek veya kalıcı olarak ortadan kaldıracak nitelikte olmadığını, sadece organsız kalan şirketin faaliyetlerine devam etmesine imkan sağlamak amacını taşıyan Genel Kurul kararları için yerel mahkemece verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ara kararın kaldırılması ve davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin alınan kararın, oydan yoksunluk halleri dikkate alınmaksızın usulsüz bir oylama neticesinde alındığını, anılan karar yönünden yürütmenin geri bırakılmasına karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığını, oydan yoksunluk hükümleri gözetilmeksizin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde TTK m. 395 ve m. 396 uyarınca izinlerin verilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan telafisi mümkün olmayan zarara yol açma şartının somut olayda mevcut olmadığı iddiasının doğru olmadığını, davalı şirketin teminat yatırılması talebinin yerinde olmadığını beyanla davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Talep, anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali istemli açılan davada genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ilgili genel kurulda alınan davaya konu 4 ve 8 numaralı kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 449. maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davalı ... Anonim Şirketinin 30/11/2023 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun 4 nolu maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 8 nolu maddesi ile de yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 maddesi gereği izinlerin verilmesine karar verilmiştir. Davacı taraf genel kurul çağrısının kendisine usulüne uygun olarak gönderilmediğini ve alınan kararların ana sözleşmeye aykırı olduğunu, toplantıdan 4 iş günü önce gönderilen e-posta ile haberdar olunduğunu ve 4 ve 8. Madde kararlarının alınmasında şirket yöneticisi olması nedeniyle TTK 436. Maddesi gereği oydan yoksun olan ortağın oyları ile kararların alındığını iddia etmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 436. Maddesi " - (1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. " düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davacıya çağrının bildirildiğine ilişkin bir belge sunulmamış olup, dairemizce aynı hususa ilişkin daha önceden 2024/761 Esas 2024/713 Karar sayılı dosyasıyla bu hususta karar verildiği, ilgili karardan sonra dosyaya kanaati değiştirecek bir delil sunulmadığı yaklaşık ispatın gerçekleştiği, yine yönetici ... Servis A.Ş. nin oydan yoksun olmasına rağmen kullandığı oylar ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ve TTK 395 ve 396 maddelerindeki izinlerin verildiği anlaşılmakla yaklaşık ispatın gerçekleştiği, dosyadaki delil durumu ve tedbirin mahiyeti dikkate alınarak HMK 392. Maddesi gereği teminat alınmamasında da bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürülenŞirketesastanKararınınİptali(Genelistinafİstemli)reddinedereceistanbulsebepleriKurulTicarikararıtalepilerinumarasımahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim