SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/560

Karar No

2024/1286

Karar Tarihi

19 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/560

KARAR NO: 2024/1286

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/03/2023

NUMARASI: 2022/359 Esas - 2023/210 Karar

DAVA: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024

Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, 15.05.2018 tarihinde müvekkil aleyhine Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/279 Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, İşbu dava ile, davacıların kızları olan ...'nın ...A.Ş çalışanı davalı müvekkil doktorun ihmali neticesinde kolunun kesildiğini, küçüğün protez masrafının meydana gelebileceğini bu nedenle protez ve diğer sağlık giderlerine ilişkin miktarların belirlenmesini ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edildiğini, müvekkil doktor aleyhine malpraktis nedeniyle Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2018/279 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası ikame edildiğini ve müvekkil maddi tazminat sorumluluğu altında kaldığını, Davalı sigorta şirketi ile müvekkil arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca, sözleşme süresi içinde ve geçmiş on yıla ilişkin mesleki faaliyet nedeniyle verilen zararların teminat altına alınacağı belirlendiğini, bu şekilde müvekkilin mesleki faaliyeti kapsamında oluşan işbu zararların davalı sigorta şirketince teminat altına alınması gerektiğini belirterek Çarşamba 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/279 Esas sayılı dosyası neticesinde müvekkili aleyhine hükmedilen ve Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından ödenen 750.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete yöneltilen tazminat talebi, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu, geçmişe etkili sigortada objektif olarak belirsiz bir riziko koruma altında olduğunu, buna karşın somut olayda riziko subjektif olarak belirlendiğini, bu yönüyle riziko ve teminat dışında olduğunu, davacının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirketin poliçede yer alan teminat kapsamında sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin halefiyet ve rücudan kaynaklanan tüm haklarının saklı tutulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davacı ile davalı sigorta şirketi arasında 05.10.2017 başlama tarihli tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin sözleşme tarihinden önceki on yıllık dönemdeki veya sözleşme süresi içinde mesleki faaliyet nedeniyle verilen zararları kapsadığı kararlaştırılmıştır. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/311 Esas 2015/898 Karar sayılı dosyasında davacı sanık olarak yargılanmış ve mahkumiyetine hükmedilmiştir. Bu dosyada soruşturma aşamasında davacı şüpheli sıfatıyla 10.12.2013 tarihinde savunmada bulunmuştur. Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/88 Esas sayılı dosyasında dava 19/08/2013 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla poliçe düzenlenme tarihinden 4 yıl önce davacı rizikonun gerçekleştiğini ve hakkında tazminat davası açıldığı konusunda bilgi sahibidir. TTK'nın 1458/1. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı değildir. Davacı vekili müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini iddia etmiş ise de, rizikonun gerçekleştiği bilgisinin yukarıda yer verilen poliçe hükümlerine uygun olarak davalıya bildirildiği ispatlanamadığından davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği iddiası kabul görmemiştir. Somut olayda poliçe tanzim tarihinden önce rizikonun gerçekleşmiş olduğu ve bu durumun sigorta ettiren tarafından bilindiği ancak sigortacı tarafından bilinmediği Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/311 Esas, Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/88 Esas sayılı dosyaları ile sabit olması ve gerçekleşmiş riziko nedeniyle geçmişe etkili sigorta sözleşmesi yapılmasının TTK md. 1458 hükmü ile yasaklanması ve geçersiz kılınması nedneiyle davanın reddine.. " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararı neticesinde, davacı tarafından Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile icra emri gönderilmiş olduğundan müvekkili tarafından işbu dosyaya 750.000 TL tutarında teminat mektubu sunulmak suretiyle tehir-i icra kararı alındığını, müvekkilinin bu aşamada davalı sigortacı ile defalarca görüşmüş olmasına rağmen davalı bu dosya bakımından müvekkiline ödeme yapmayacağını açıkça belirttiğini, söz konusu teminat müvekkilinin kendi imkanları ile sağlanmış buna ilişkin tüm masrafların müvekkili tarafından karşılandığını, keza sigortalı müvekkilin sorumlu tutulacağı bedel, davalı ile arasındaki poliçe uyarınca teminat dahilinde olduğunu, sigorta sözleşmesi tarihinden on yıl önceki mesleki faaliyete bağlı zararlar teminat altına alınmış olunduğundan 2013 tarihinde gelişen dava konusu olay teminat kapsamda olacağını, bununla birlikte 05.10.2017 tarihli sigorta sözleşmesi devam ederken 15.05.2018 tarihinde dava açılarak sigorta sözleşmesi süresi içinde tazminat talebinde bulunulduğunu, bu şekilde tazminat talebinin teminat dahilinde kalması için usuli tüm şartlar gerçekleşmiş olup, dava konusu mesleki faaliyet de sigorta sözleşmesinin teminatı kapsamında kaldığını, açıklanan sebeplerle isabetli olmayan İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.03.2023 tarih ve 2022/359 E. 2023/210 K. sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, Tıbbi Kötü Muamaleye ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleşmesi nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, 05.10.2017 tarihli Tıbbi Kötü Muamaleye ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesinin, 15.05.2018 tarihinde açılan tazminat davasında hükmedilen ve davacı tarafça ödenen tazminatı kapsayıp kapsamadığı noktasındadır. Hekimler hakkında ilk kez 21.01.2010 tarihinde 5947 sayılı yasa ile sigorta yaptırma zorunluluğu getirilmiştir ve Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin zorunlu hekim sigortası genel şartları yürürlüğe girmiştir. Genel Şartların A-1 maddesinde sözleşme tarihinden önceki 10 yıllık dönemdeki veya sözleşme süresindeki verdiği zarar ve tazminat taleplerinin teminat altına alındığı ve 10 yıllık dönemin başlangıcının 30.07.2009'u geçemeyeceği düzenlenmiştir. Yine genel şartların 1. maddenin "Rizikonun gerçekleşmesi başlıklı B.1 maddesinde "Sigorta sözleşmesinin konusuna ilişkin olarak sigortalının kendisine tazminat talebinde bulunulduğunu öğrendiği yada zarar görenin doğrudan doğruya sigortacıya başvurduğu anda gerçekleşmiş sayılır" hükmünü haizdir. Dosya kapsamına göre küçük ...'ın çitten düşme nedeniyle 21.06.2013 tarihinde geldiği ... Hastanesi'nde davacı doktor tarafından yapılan tedavinin ardından kolunun kesilmesinden dolayı davacı hakkında Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/311 Esas 2015/898 Karar sayılı kararı ile adli para cezasına hükmedildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği ; davacılar ...,... ve kızları ... tarafından davalılar ... Anonim Şirketi ile ... aleyhine 19.08.2013 tarihinde açılan Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/88 Esas sayılı dosyasında davacı küçük çocuk ... için maluliyet nedeniyle 250.288,00 TL maddi tazminata ve 75.000,00 TL manevi tazminata, davacı baba ve anne için ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulmasına neden olan dava, Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 15.05.2018 tarihinde açılan 2018/279 Esas sayılı dosyası olup, davacılar ..., ... ve kızları ... tarafından davalılar ... Şirketi ile ... aleyhine açılan küçük ...'ın protez ve diğer sağlık giderlerine ilişkin bu davada 356.757,65 TL'nin olay tarihi olan 21.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verildiği görülmüştür.İyiniyet ve karşılıklı güven ilişkisine dayanan sigorta sözleşmelerindeki doğru beyan yükümlülüğü, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1435/1. maddesinde "sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir" denilerek düzenlendikten sonra; TTK'nun 1439/1. maddesinde, bu yükümlülüğe uyulmamasının yaptırımı "sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440. maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 1458/1. maddesinde ise geçmişe etkili sigorta "sigorta, sigorta koruması sözleşmenin yapılmasından önceki bir tarihten itibaren sağlanacak şekilde yapılabilir. Ancak, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalkmış olduğu, sözleşmenin yapılması sırasında, sigortacı ile sigorta ettiren ve sigortadan haberi olmak şartıyla, sigortalı tarafından biliniyorsa sözleşme geçersizdir. Rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığının sigorta ettiren veya sigortalı tarafından bilinip sigortacı tarafından bilinmediği durumlarda, sigortacı sözleşme ile bağlı olmamakla birlikte, ödenmesi gereken primin tamamına hak kazanır" denilmek suretiyle düzenlenmiştir. (Y.17 HD 10/12/2018 tarih ve 2016/2576 - 2018/11900 sayılı ilamı) Taraflar arasında geçmişe etkili sigorta hükümlerini içeren Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi imzalanmış olup, geçmişe etkili sigortada hukuksal sonuçlar açıkça "bilinme" olgusuna bağlanmıştır. Dolayısıyla taraflardan birinin "bilinmesinin gerekmesi "veya" bilebilecek durumda olması" ihtimalleri bu madde bağlamında herhangi bir sonuç doğurmaz. Halin şartlarına göre "bilmeme" mümkün değilse, ilgili tarafın bildiği kabul edilecektir (Yargıtay 11.H.D. 27.02.1996, 1995/8243 Esas ve 1996/1193 Karar sayılı kararı). Burada sözleşmenin konusunun objektif olarak imkânsız hâle gelip gelmediği değil, tarafların sübjektif bilgisi dâhilinde ifasının mümkün olup olmadığı tek başına önem taşımaktadır. Ayrıca sigortacı veya acentesi rizikonun gerçekleşme ihtimalinin kalmadığını sözleşme kurulurken biliyorsa ve buna rağmen sözleşmeyi yapmış olsa dahi sözleşme yine de hükümsüz sayılmaktadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/11-655 Esas ve 2022/1349 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. HD., 2022/2114 Esas ve 2023/4461 Karar sayılı kararı) Geçmişe etkili sigortada, rizikonun gerçekleştiğini veya ortadan kalktığını bildirmeyen sigorta ettirene, beyan yükümlülüğünün ihlaline ilişkin TTK'nın 1439.maddesi hükmü değil, özel hüküm olarak sözleşmenin geçersizliği yaptırımı uygulanmalıdır. Somut olayda her ne kadar davacı tarafça 05.10.2017 tarihli sigorta sözleşmesi devam ederken 15.05.2018 tarihinde dava açılarak aleyhine tazminat talebinde bulunulduğu belirtilmiş ise de poliçe tanzim tarihinden önce davacı aleyhine açılan hukuk ve ceza davaları sonucunda davacının poliçe düzenlenme tarihinde rizikodan haberdar olduğu, bu durumda TTK'nın 1458.maddesi uyarınca gerçekleşmiş riziko nedeniyle geçmişe etkili sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğu gözetildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.( Yargıtay 11.HD'nin 2016/4503-2017/3591 K. sayılı kararı) HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsürülenileriistinafreddinederecesebepleriistanbulTazminatgerekçeesastannumarasımahkemesikararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim