Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/600
2024/1285
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/600
KARAR NO: 2024/1285
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/05/2023
NUMARASI: 2022/22 Esas - 2023/421 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "19.12.2018 tarihinde müvekkil ...'a evinde otururken tanımadığı bir numara tarafından ...arandığı belirtilerek ulaşılmıştır. Müvekkile 2019 yılı itibari ile hesabından sigorta ücretinin alınacağını ve ... uygulaması üzerinden bunun halledilebileceği söylenmiştir. Daha sonrasında müvekkile mobil uygulamasının güncel olmadığını ve bunu kendilerinin halledebileceğini söyleyen şahıs, müvekkilden hesabıyla ilgili çeşitli bilgiler elde etmiştir. ...telefon görüşmesinden sonra hesabını kontrol ettiğinde, banka hesabının içinin boşaltıldığını ve hesabındaki dolar ve euro birikimlerinin Türk lirasına dönüştürülerek 10.000 TL'nin ..adına kayıtlı ...A.Ş ... numaralı hesaba, 25.000 TL'nin ise ... adına kayıtlı ... numaralı hesaba gönderildiğini ve paranın çekildiğini öğrenmiştir. Söz konusu para aktarımları banka kayıtları ile de sabittir. Rızası hilafına paraların çekildiği/havale ve... edildiğini öğrenir öğrenmez ... Amirliğine giderek şikayette bulunmuştur. Müvekkil, borçlu/davacıları tanımamakta olup söz konusu para aktarımları müvekkilin rızası hilafına gerçekleşmiştir. Müvekkilin hesabından hesaplarına 25.000 TL ve 10.000 TL havale edilen ve bu paraları çeken .. ve .. hakkındaki İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/503 E. Sayılı dosyasındaki ... suçundan yargılama devam etmekte olup dosya derdest durumdadır. 25.000TL hesabına havale yapılan hesap sahibi borçlu ..., müvekkilin hesabından kendisine para aktarıldığı dolandırıcılık faaliyetinin gerçekleştiği sırada 18 yaşından küçüktür. Bilindiği üzere reşit olmayan bireyler banka hesaplarını ancak veli ya da vasinin onayı ile açabilmekte olup; banka gişe işlemlerini yine veli ya da vasi ile birlikte gerçekleştirebilmektedirler. Borçlu/davalı ... kendi hesabına havale edilen 25.000 TL'yi yanında velisi/vasisi bulunmadan...şubesinden çekmiştir. Bu husus İstanbul Anadolu CBS ...Soruşturma numaralı sorgulamada ve İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/27 E. Sayılı dosyasındaki ... 16.07.2020 tarihli duruşmasındaki savunmasında da ikrar edilmiştir. Dolandırıcılık faaliyetine konu paradan ...şubesinden çeken ..ile reşit olmayan... veli/vasi onayı bulunmadan para çekme işlemini yerine getiren...A.Ş müteselsilen sorumludur. TMK m. 352’ ye göre: "Anne ve baba, velayet hakları devam ettiği sürece çocuğun mallarını yönetme hakkına sahip ve bununla görevlidirler." Bu husus dikkate alınmadan banka veznesinden para çekme işleminin gerçekleşmesini sağlayan ... bankası A.Ş.'nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebi ile sorumluluğuna gidilmesi gerektiği açıktır. ...suçunda ... olan ....ve para çekiminde üzerine düşen yükümlülük ve kontrolleri yerine getirmeyen davalı... A.Ş'nin borçlarını ödemekten kaçınması üzerine tarafımızca .... Sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmış ve borçlular tarafından borca, faize ve tüm ferilerine haksız şekilde itirazda bulunulmuştur. Davalı/borçluların konu icra takibine yaptığı işbu itirazlar hiç bir yasal dayanağı bulunmayan haksız ve mesnetsiz itirazlar niteliğinde olup, kötü niyetle takibi sürüncemede bırakma, müvekkil davacının alacağının tahsilini geciktirme amacına yönelik olduğundan iptalini talep etmek zorunlu olmuştur." şeklinde beyanda bulunarak davasını ikame etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekilleri ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesi ile özetle; davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. davacı ile davalı gerçek kişinin tacir olmadığı, davalının olay tarihinde reşit olmadığı, davacının ise kolluk ifadesinden de anlaşılacağı üzere emekli olduğu, davalının hesabının bireysel ve vadesiz hesap olduğu, davacının ise davaya konu paranın çekildiği hesabın yine bireysel ve vadesiz hesabından gerçekleştiği bu durumda parayı gönderen ve alan kişilerin tacir olmamasının yanında yapılan işlemlerin ticari mahiyetinin bulunmadığı yani davacının vadesiz hesabından gönderilen ve davalı tarafça çekilen para alışverişinin ticari bir amaç ile yapılmadığı, binaenaleyh davacının ticari işletmesini ilgilendiren mahiyetinin de olmadığı, bilindiği üzere bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilmesi için iki tarafın da tacir olması yeterli olmayıp aynı zamanda yapılan işlemlerin ticari işletmeyi ilgilendiren mahiyetinin bulunması gerektiği hususları nazara alındığında, davalı Hakan yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, davalı banka yönünden ise davalının bankacılık işlemini hatalı yapması sebebi ile bankanın hukuki sorumluluğuna dayalı davanın ikame edilmesi, para çekme işleminin yapıldığı hesap ile banka arasında tüketici sözleşmesin kurulması, yapılan işlemin bankacılık işleminden kaynaklı olması, davacı ile diğer davalının tacir sıfatının bulunmaması ve yapılan işlemlerin ticari işletmeyi ilgilendiren mahiyette olmaması hususları nazara alındığında görevli mahkeme davalı banka yönünden Tüketici Mahkemesi olup, konuya ilişkin emsal mahiyette olan ve Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülen bir çok dava dosyası istinaf denetiminden geçmiş olup, (İstanbul BAM 46.Hukuk Dairesi 2020/2538Esas, 2022/1279 Karar), bu yönde bir ihtilafın bulunmadığı, davalılardan biri için özel diğeri için genel mahkemelerin görevli olduğu dava dosyasında özel mahkeme sıfatının bulunduğu mahkemenin görevli olması gerektiği, bu durumda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalı ile müvekkil Banka arasında dava arkadaşlığı bulunmadığından Mahkeme tarafından davaların tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken Mahkeme tarafından Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki huzurdaki davaya bakmakla görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu doğrultuda huzurdaki davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri görev ve yetkili olup; Mahkeme tarafından İstanbul Tüketici Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğuna dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, banka mudisi olan davacının banka bünyesinde mevcut hesabından rızası hilafina paraların çekilere...edildiğinden bahisle oluşan zararın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı banka vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, görevsizlik kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. 28.05.2014'te yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/1- k maddesindeki tanıma göre "tüketici", ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak, 3/1-l maddesine göre ise “tüketici işlemi”, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki amaçlarla hareket veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak ifade edilmiştir. Yine anılan yasanın 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; uyuşmazlığın davacı tüketicinin taraf olduğu davalı banka tarafından gerçekleştirilen bankacılık işleminden kaynaklanmasına göre görevli mahkeme, tüketici mahkemesidir. Her ne kadar dava ile davacı arasındaki uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekse de özel mahkeme olan tüketici mahkemesinde her iki davanın birlikte görülmesi, delillerin takdirinin aynı mahkemece yapılmasının usul ekonomisine uygun olduğu gibi çelişkili karar çıkmasını da engelleyeceği gözetildiğinde anılan davalı yönünden de görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Bu durumda ilk derece mahkemesince görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı Banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32