Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
bam
2024/1137
2024/1281
19 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1137
KARAR NO: 2024/1281
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2024
NUMARASI: 2024/495 Esas - 2024/596 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Taraflar arasındaki Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili davalıdan alacağı mallar karşılığında iki adet çek teslim ettiğini, davalılar tarafından malların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle, fazlaya dair faiz ve diğer hakların saklı kalması kaydıyla öncelikle davalıya teslim edilen çekler yönünden İİK md.72/2 uyarınca dava sonuna kadar icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine; malların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kalan çeklerin toplamı olan 1.000.000,00-TL ve ferileri tutarında, davalılara borçlu olmadığın tespitine; yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2. bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine.." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının doğru ve hukuka uygun olabilmesi için, açılan davanın sadece asıl dava olması halinde mümkün olduğunu, ancak davanın ihtiyati tedbir talepli açılan bir dava olduğunu, olayda ihtiyati tedbir talebi yokmuş gibi değerlendirilerek usulden red karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkeme kararında, ihtiyati tedbir taleplerinden hiç bahsedilmediğini, Oysa açılan davada, asıl talep olan menfi tespit talepleriyle birlikte öncelikle ihtiyati tedbir talep edildiğini, ihtiyati tedbir her şeyden önce HMK'nın 389. Maddesine göre Geçici Hukuki Koruma tedbiri olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir talepli, (birlikte) açılan davada arabuluculuk şartı nedeniyle hem ihtiyati tedbir talebini hem asıl davanın usulden red edilmesinin doğru olmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulüne, kararın hukuka aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına, davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvurma dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (TTK) eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı yasanın Geçici 1.maddesine göre; 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. 7155 sayılı Yasanın 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesine göre ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Somut olayda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmayıp, davacı tarafından dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin başvuru formu sunulduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32